T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/85 Esas
KARAR NO : 2025/256
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2023
KARAR TARİHİ : 17/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere bir kısın çek ve senedin, MNG kargo tarafından taşıma işi sırasında kaybedildiğini, dava konusu Keşidecisi .... Giyim Sanayi Ticaret Limited Şirketi, lehdarı .... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. olan, son yetkili hamil .... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Bankamıza tahsile verilen 31.01.2023 tanzim tarihli 250.000 TL bedelli düzenleme yeri Kayseri olan çekin de aralarında olduğunu, 02/01/2023 tarihinde kaybolduğunu, müvekkili banka tarafından 06/01/2023 tarihli tutanak düzenlendiğini, çekin iptali amacıyla Kayseri .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, kaybolma nedeniyle yapılan suç duyurusu sonunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davaya konu çekin dosya davalısı ... tarafından ...bank' dan karşılığının sorgulandığı/ibraz olunduğu çek bankası beyanı ile tespit edildiğini, davalının dava konusu çekin yetkili hamili olmayıp bu çeki ne suretle ele geçirdiğinin bilinmediğini, ayrıca aynı davalı tarafından dava konusu çek haricinde, detayları dava dilekçesinde belirtilen çeklerin de ibraz edildiğini ve savcılık kararı gereği el konulduğunu, istirdat davaları açıldığını, bu çeklerin farklı şehirlerden keşide edildiğini, hayatın olağan akışında herhangi bir ticari ilişkisi olmayan farklı keşidecilerin çeklerin ilgisiz bir firma tarafından yasal bir şekilde elinde bulundurup ibraz edebilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle mezkur kambiyo senedi dayanak yapılarak kambiyo senetlerine mahsus takip başlatılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu esnada bilgileri haricinde icra takibi başlatılmış olması halinde söz konusu icra takibinin durdurulması ve varsa dosyadan yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu sayede haksız bir şekilde başlatılacak olan icra takibine istinaden işbu çek tahtında herhangi bir borcu söz konusu olmayan müvekkili banka müşterisinin haciz tehdidi altında borcu ödeme yükümlülüğü doğmayacağı gibi huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar mezkur çekin yetkili hamili olmayan bir kimseye(davalıya) haciz tehdidi altında ödeme yapılması ve bu kimsenin sebepsiz zenginleşmesi riskinin de önüne geçileceğini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmemesi halinde icra dosyasına haciz tehdidi nedeniyle ödenmek zorunda kalınabileceğini tutarların tüm fer'ileriyle birlikte ödeme gününden başlayacak ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia ederek TTK 792 uyarınca çekin istirdatını talep ettiğini, çek istirdat davalarında yetkili mahkemeler genel yetki kuralı uyarınca davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin yerleşim yeri istanbul olduğundan yetkili mahkemelerin de istanbul asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkisine itiraz ettiklerini ve yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, TTK'nun 792.maddesi, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin, çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğunun hükme bağlandığını, kötüniyetin ve ağır kusurun bulunması gereken zaman ise çekin bankaya ibraz anı değil, çekin iktisap anı olduğunu, davacı, bu maddeye göre müvekkilinin kötüniyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı dava konusu çekin iptali için kayseri .... asliye ticaret mahkemesi'nin .... e sayılı dosyasıyla çek iptal davası açtığını, TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağının belirtildiğini, dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkili yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisinin olmadığını, müvekkili çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibrazdan sonra öğrendiğini, bu nedenle iyiniyetli olduğunu, davacı bir tacir olduğundan basiretli hareket etme yükümlülüğü bulunduğunu, bir banka olması sebebiyle de bu yükümlülük ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü olduğunu, çek ve benzeri kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınması mevzuat gereği yasak olduğunu, kargo poşetlerinin her yerinde, matbu bir şekilde çek vb kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınmasının yasak olduğu, bunun sonuçlarından da göndericinin sorumlu olduğu açık bir şekilde yazılı olduğunu, bunu bilmeyen veya bilip de önemsemeyen davacının, bu kusurunu müvekkiline yüklemesinin beklenemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı, Şişli .... İcra Dairesi, Kayseri .... Asliye Ticaret Mahkemesi, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi yazı cevapları, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca, rıza hilafına elden çıktığı iddia edilen çekin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasının 15/02/2023 tarihinde Kayseri .... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... esasını alarak açıldığı, 24/11/2023 tarihinde ... karar numarası alınarak yetkisizlik kararı verildiği, 26/01/2024 tarihinde ... esas numarası alınarak mahkememize tevzi olduğu görülmüştür.
Somut olayda davalının dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu çeklerle ilgili dosyaya celp edilen Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma numaralı soruşturmasının bulunduğu ve soruşturmanın derdest olduğu, Uyap sisteminden yapılan sorgulamada ve dosyaya sunulan belgelerden bu çeklerle birlikte çalınan farklı çeklere de ilişkin Türkiye'nin değişik yerlerinde benzer iddialarla birden fazla farklı davaların bulunduğu anlaşılmış, dosyalar celp edilmiştir.(Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas)
Somut olayda soruşturma sonucunda takipsizlik, ceza veya beraat kararı verilse bile mahkememizce verilen hükmün etkilenmeyeceği, zira ceza dosyasındaki maddi olaylarla bağlı olunduğu ancak beraat hükmüyle bağlı olunmadığı dikkate alındığında dosyadaki delillere göre her iki hüküm sonucunda da davacının çekten sorumlu olmadığının sabit olması nedeniyle soruşturma dosyası bekletici mesele yapılmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... HD. ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı; "Dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken..."şeklindedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Keşidecisi .... Limited Şirketi, lehdarı .... Gıda İnşaat Plastik San. Tic.Ltd.Şti. olan dava konusu çekin kargoda çalınması olayı sonucunda, bu çekle birlikte çalınan farklı çeklere de ilişkin Türkiye'nin değişik yerlerinde benzer iddialarla birden fazla farklı davaların bulunması dikkate alındığında davalının dava konusu çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiği anlaşılmış olmakla davacının dava konusu çekin istirdadı talebinin kabulüne karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kabulü ile; Keşidecisi ... Limited Şirketi, lehdarı ... San. Tic.Ltd.Şti. olan, 31.01.2023 tanzim tarihli düzenleme yeri Ankara olan 230.000,00 TL bedelli çekin davalıdan alınarak davacıya istirdadına,
2-Alınması gerekli 15.711,30 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.927,83 TL harcın mahsubuyla bakiye 11.783,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 3.927,83 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.107,73 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 760,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-AAÜT gereğince hesap edilen 36.800,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğundan açıkça okunup, usulen anlatıldı.
17/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸