T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/894 Esas
KARAR NO: 2025/158
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/11/2024
KARAR TARİHİ: 17/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait, ..,..,..,..,..,..,...,...,...,..,...,... plakalı araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrine davalı tarafından yapılan itiraz sonucu, takibin durduğunu, takibin devamına, davalı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin Davalı üzerinde bırakılmasına ve lehimize vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ikame olunan davada müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemeleri yetkili olduğundan, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dosyada yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından tebliğ alınan ödeme emri incelendiğinde takibe dayanak plaka bilgisinin açıkça gösterilmediği, bu bilgileri ihtiva etmeyen bir ödeme emrinden hangi aracın hangi geçişinden bahsedildiğinin açıkça tespit edilebilir durumda olmadığının görülmekte olduğunu, bertilen ihlalli geçişlere ilişkin görüntü ve sair bilgiler incelendiğinde görüntülerin bildirilen plakalara ait olmadığı, plakaların okunaklı dahi olmadığı, giriş-çıkış kayıtlarının birbiriyle uyumlu olmadığı, müvekkili şirkete ait olmayan araçların geçişlerine yer verildiğinin tespit edildiğini, ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen araçların görüntülerinin somut bir tespitten uzak olduğunu ispat edilmeyen davanın esastan reddinin, davacı tarafın usul ve yasaya uygun olmayan bir ödeme emri ile müvekkili şirketten bir alacak talep etmiş olup alacağın belirlenebilir olmadığını, bunun yanında dosyaya sunulan delillerin de iddia edilen ihlalli geçişleri ispat edemediğini, davacının talebinin yargılamaya muhtaç olduğu ve icra inkar tazminatı talebinin de reddini istemiştir.
DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi 'nin ... esas sayılı dosyası, Karayolları Bölge Müdürlüğü, PTT yazı cevapları, araçların malik bilgileri ve tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından başlatılan Bakırköy ... İcra Dairesi 'nin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarına ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy .... İcra Dairesi 'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak toplam 242.125,00 TL tutarın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür.
Yetki kuralları, (HMK m. 5-19) kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Sadece istisnai olarak bazı yetki kuralları kamu düzenine ilişkindir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (HMK m. 114/1-ç). Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK m. 19/1).
Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde ise taraflar yetki sözleşmesi (HMK m. 17) ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabileceği gibi bu durumda yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir (HMK m. 116/1-a). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m.119).
Somut olaya gelince; davalı şirketin dava dilekçesinde adresinin ... Mah. ... Sk. ... Merkezi No:1/23 Şişli/istanbul, olduğu, davacı şirketin dava dilekçesinde adresinin ... Mah. ... Cad. ... Plaza A-3 Apt. No: 3 / 44 Çankaya/ ANKARA olduğu, dava konusu ihlalli geçiş otoyolunun ... (... Yolları Dahil) olduğu görülmekle mahkememiz yargı çevresinde olmadığı, davalının yerleşim yeri itibariyle İstanbul Adliyesine bağlı olduğu ve yetki itirazında bu mahkemeyi belirttiği anlaşılmakla davalı tarafın yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin yetkilili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(ç) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE;
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup,usulen anlatıldı. 17/02/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸