T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/294 Esas
KARAR NO: 2025/318
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 26/03/2025
KARAR TARİHİ: 27/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; 2024-2025 Eğitim Öğretim yılında okuldan, spor kulüplerinden sorumlu idareci değişikliğinin yaşandığını, spor kulübünün üye kayıt defteri, işletme defteri, demirbaş defteri, karar defteri, evrak kayıt defteri ve borç alacak-verecek defterine ulaşılamadığını, bu durumdan zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir.
Anılan TTK'nun 82/7. maddesinde zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir.
TTK'nun 16/1. maddesi ise, "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." hükmünü içermektedir.
Talep eden ... ve okul bünyesinde kurulan spor kulübünün Milli Eğitim Bakanlığından ayrı tüzel kişiliği olmadığından ve ticari işletme işletmediğinden tacir sıfatına sahip değildir.
Bir başka anlatımla tacir olmayan, tacir sayılmayan ve tacir gibi sorumlu olmayan davacının TTK 82/7. Maddesi kapsamında zayi belgesi verilmesini talep etme hakkı bulunmamaktadır.
07/09/2022 tarihli ve 31946 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Spor Kulüpleri Tarafından Tutulacak Defter ve Kayıtlar Hakkında Yönetmeliğin, Defterlerin kaybolması başlıklı 15 inci maddesinde; "Spor kulüpleri tarafından tutulan defter veya belgelerin kaybolması, çalınması, okunamayacak duruma gelmesi veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet nedeniyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması durumunda, spor kulübü yöneticisi zıyaın öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde zayi belgesi almak için spor kulübü merkezinin bulunduğu yer yetkili mahkemesine başvuru yapar ve neticesinden il müdürlüğü yazılı şekilde bilgilendirilir." hükmünü haizdir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 382. maddesinde, "çekişmesiz yargı işleri" düzenlenmiş, aynı yasanın 383.maddesinde de çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir. Maddede çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu önce genel çerçevesi belirlenerek daha sonra da mümkün olduğunca sayılarak belirtilmiştir.
Somut olayda, zayi belgesi istemine ilişkin uyuşmazlık, 6100 sayılı yasanın 382/2-e maddesinde sayılmamakla birlikte anılan yasanın 382/1. maddesinde sayılan ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup, ilgili yönetmelik ve 6100 sayılı HMK'nun 383. maddesi gereğince de Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okul müdürlüğü bünyesinde kurulan spor kulübüne ait defter ve belgeleri için zayi belgesi verilmesi hususunda hangi mahkemenin görevli olduğuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından, mahkememizin görevsizliği ile görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 27/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır