T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/297 Esas
KARAR NO: 2025/670
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/03/2025
KARAR TARİHİ: 14/07/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ...'in sürücüsü ve maliki olduğu .... plakalı araç arasında 24/08/2024 tarihinde Gaziemir/İzmir'de maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Ekspertiz Raporu incelendiğinde ... plakalı araç maliki ve sürücüsü olan davalı ... 'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili ve sair maddelerini ihlal ettiğinin açıkça görüleceğini işbu nedenlerle ... plakalı araç maliki ve sürücüsü olan davalı ...'in söz konusu kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu müvekkilinin, davaya konu kazayı kasko şirketi olan .... Sigorta'ya bildirdiğini, mezkur kaza ile ilgili sigorta şirketi nezdinde "...." numaralı hasar dosyası açılarak bir sigorta eksperi tayin edildiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracında büyük hasar oluştuğundan eksper tarafından hasar bedeli tespit edilerek araca onarım onayı verildiği ve tamir işleminin başlatıldığını, işbu hasar sebebiyle 15 adet klips, 2 adet cam yapıştırma macunu, bagaj kapağı, yazı amblem model, arka amblem, tip etiketi, dıchtfolie, bagaj kapak alt çıtası, arka tampon, arka tampon demiri, üçüncü stop lambası, kilit açma kolu gibi müvekkilinin aracının bir çok yerinde değişim, boya ve onarım işlemi yapıldığını, bu süre boyunca müvekkili bünyesinde çalışan .... plakalı aracın, ticaretten mahrum kaldığını, bu mahrum kalmadan dolayı müvekkili şirketin gerçekleşmiş olan zararının tazmin edilmesi ve müvekkilin haklı alacağının ... plakalı araç maliki ve kaza esnasındaki sürücüsü olan davalı ...'den alınarak müvekkiline tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Dava konusu trafik kazasının İzmir de meydana geldiğini ayrıca davalının da İzmir de ikamet ettiğini öncelikle davanın yetki yönünden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise, müvekkiline ait bulunan ... plaka sayılı aracın önündeki ... plakalı taksiye duramayarak çarpması ve bunun sonucunda da taksinin de önündeki davacı ... ait ... plakalı aracın arkasına çırpması şeklinde olduğunu, davacı ... ait bunan minibüsün arka kapısının alt kısmında eziklikler oluştuğunu, meydana gelen bu hasarların müvekkili aracın sigortası tarafından karşılandığını, değer kaybının da belirtilen sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda %100 kusurun müvekkiline atfedildiğini, halbuki kazaya üç aracın karıştığını, her ne kadar kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurlu olduğu kabul edilse bile %100 kusur verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin karşı tarafa zarar vermek için bile isteye önündeki araca çarpması demek olacağını ve bunun da mümkün olmadığını, ayrıca davacının aracını serviste orijinal parçaları ile değiştirdiğini ve boyandığını eski halden daha iyi hale getirildiğini, cüzi bir değer kaybının olduğunu, bunun da sigortadan alındığını, tamir zamanının da en fazla 10 gün olduğunu, kazanç kaybının da olmadığının düşünüldüğünü, bu açıklamalar dikkate alınacak olursa davacı ... müvekkilinin bir borculunun kalmadığın ortada olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü, İzmir Vergi Dairesi, .... Sigorta, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi yazı cevabı, ... ve ... plaka sayılı araçların kaza tarihi olan 24/08/2024 itibari ile malik bilgisi, faturalar, ticari defterler ve belgeler, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, 24/08/2024 tarihinde meydana gelen kazada oluşan zararın ileride artırılmak üzere şimdilik 500,00-TL ticari kazanç kaybı bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte ..., 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısında davalının ticari işletme kaydına rastlanılmadığı, Menderes Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında davalının tacir olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; davalının tacir olup olmadığı hususunda mahkememizce yazılan müzekkerelere verilen cevaplar incelendiğinde, davalının tacir olmadığı görülmüş olup, tacir sıfatına haiz olmayan davalı ile davacının arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, aracın ticari olmasının da davayı ticari dava haline getirmeyeceği, İstanbul BAM .... H.D'nin ... Esas ... karar sayılı ilamında da bu hususun belirtildiği, yukarıda detayı verilen ticari dava tanımları kapsamında nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal; İstanbul BAM 14.HD 2021/2368 Esas, 2025/428 Karar sayılı ilamı, Konya BAM 6.HD 2023/1180 esas, 2024725 karar sayılı ilamı)
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/07/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸