T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/351 Esas
KARAR NO: 2025/766
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/04/2025
KARAR TARİHİ: 22/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yüksek mimar olarak "... Mah. ... Sok. Dış Kapı No:18 K.Çekmece" adresindeki İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... .... Pafta, 657 Ada 38 Parselde güncel tapu bilgileridir. (Eski numarası: 244 DS-IVa Pafta 657 Ada 20 Parsel ) inşaattaki mimari proje ve mimari tadilat projesi için, davalılar ile anlaştığını, yüklenici ...'un dava konusu taşınmazın inşaatı üstleneceğini arsa sahiplerinden de gerekli ödemeleri alarak müvekkiline ödeme yapacakları konusunda yüklenici ve diğer arsa sahipleri davalılardan ..., ... ile anlaştığını, müvekkilinin yüksek mimar olarak hem tadilat projesini eksiksiz tamamladığını hem de mimari projesini teslim ederek yapı ruhsatını aldığını ancak davalıların müvekkilini yıllardır ödeme yapacakları yönünde türlü bahanelerle oyaladıklarını, müvekkilinin yapmış olduğu projelerin paralarını müvekkiline ödemediklerini, davalıların tamamının proje bedellerinden müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının doğduğunu beyan ederek; HMK 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak olarak davacıya iş yapılmasına rağmen ödenmeyen şimdilik 6.788 TL mimari proje bedelinin dava tarihi itibariyle güncel değerinin hesaplanacağından (bilirkişi hesaplaması sonrası arttırma hakkı saklı kalmak kaydıyla) müvekkiline 01.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ödenmesini, bu talebi kabul edilmediği taktirde; Terditli olarak denkleştirici adalet ilkesi gereğince şimdilik 1.000 TL mimari proje bedelinin (bilirkişiden alınacak rapor sonrası arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla) ruhsat tarihi olan 01.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, HMK 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak olarak davacıya iş yapılmasına rağmen ödenmeyen şimdilik 4.408 TL mimari tadilat proje bedelinin dava tarihi itibariyle güncel değerinin hesaplanacağından (bilirkişi hesaplaması sonrası arttırma hakkı saklı kalmak kaydıyla) müvekkiline 08.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ödenmesi, bu talebi kabul edilmediği taktirde; terditli olarak denkleştirici adalet ilkesi gereğince şimdilik 1000 TL mimari tadilat proje bedelinin (bilirkişiden alınacak rapor sonrası arttırma hakkı saklı kalmak kaydıyla) ruhsat tarihi olan 08.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamışlardır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Tarafların tacir araştırması için yazılan müzekkere cevaplarına göre davalıların gerçek kişi tacir işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği, sonuç olarak davalıların tacir olmadığı, davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, her iki tarafı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı anlaşılmakla, davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır