T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/362 Esas
KARAR NO: 2025/430
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/03/2019
KARAR TARİHİ: 02/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/05/2025
Büyükçekmece ....... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... Esas, ..... Karar sayılı kararında davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin ..... Esas, ..... Karar 12/03/2025 tarihli ilamında görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verildiğinden, dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Köyü, Trakatya mevkiinde kain, .... ada ..... parsel sayılı, 813.00 m2. miktarlı arsa vasıflı taşınmazın tamamının mülkiyetini müvekkilinin tapuda davalı ...... Mermer Sanayicileri Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi'nden 25/06/2010 tarih ve ...... yevmiye nolu Resmi Senet ile iktisap ettiğini ve daha önce taşınmaza ilişkin 11/08/2010 tarihli aplikasyon krokisini ilgili Kadastro Müdürlüğünden temin ettiğini, bunun üzerine davalı kooperatif karar defterine müvekkilini, 18/11/1992 tarih ve 78 nolu karar ile ve 813.00 m2. miktarlı taşınmaza ilişkin olarak üye kaydettiğini, müvekkilinin davalı kooperatife ibraz ettiği 17/03/2017 tarihli olduğunu, maliki bulunduğu taşınmaza ilişkin olarak imar durum belgesi talebini ihtiva eden dilekçesine kooperatif tarafından verilen aynı tarih ve 234 sayılı cevabi yazıda “söz konusu parselle ilgili yapılan incelemede, parsel üzerinde ....... Elektrik Dağıtım A.Ş. firmasına ait trafo binası yeri gözükmekte olduğunu, konuyla ilgili ...... Elektrik Dağıtım A.Ş. firmasına yazı yazıldığını, trafo binasına ait işli plan örneğinin ve mülkiyet bilgilerinin taraflarına gönderilmesinin talep edildiğini,"imar durum belgesiyle ilgili talebiniz ilgili kurumdan gelecek bilgiler doğrultusunda bilgilendirilecektir” denildiğini davalı kooperatif tarafından bilahare müvekkiline gönderilen 20/03/2017 tarih ve ...... sayılı yazıda “yapılan incelemede T.C. Beylikdüzü Belediyesi E-İmar Kadastro kayıtlarında, adınıza tahsisli ...... ada ..... nolu parsel içerisinde ..... parselde 35.055 m2. miktarda pilon yeri gözüktüğü tespit edildiğini, tarafınıza imar durumu belgesi verebilmemiz için pilon yeri gösterildiği güncel Röperli Krokinin, Beylikdüzü Tapu Ve Kadastro Müdürlüğü'nden alacağınız takyidatlı tapu kaydı tarafımıza ulaştırılması gerekmektedir” denildiğini, maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde ..... parsel sayılı pilon yerinin varlığı hakkında bilgi edinen ve ..... ada ...... parsel sayılı taşınmazın içerisinde ..... parsel sayılı pilon yerinin mevcudiyeti nedeniyle arsasına bina inşa etmek üzere imar durumu alamayacağını öğrenen müvekkilinin bilahare bizzarur .... Genel Müdürlüğü Boğaziçi Bölge Müdürlüğü'ne ibraz ettiği 22/12/2017 tarihli dilekçe ile, ...... parsel sayılı taşınmazı, vergi, harç ve diğer tüm masrafların kendisince karşılanacağını kabul beyan ve taahhüt ederek satın alma talebinde bulunduğunu, müvekkilinin talebi doğrultusunda 2 ayrı dekont ile ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin davalı kooperatiften ...... ada ..... parsel sayılı taşınmazı, 813.00 m2. miktarlı olarak ve bu miktar alanın karşılığı olan bedeli ödemek suretiyle, bilahare ...... parsel sayılı taşınmazı da bizzarur 144.000,00 TL bedelle ayrıca her iki tarafa ait tapu harç ve sair tüm giderleri bizzat kendisi karşılayarak TEK'den satın almak suretiyle, davalı kooperatife 36.00 m2. miktarlı alanın bedelini fazladan ödediğini, bu suretle kooperatif 36.00 m2.lik tapu alanı bakımından sebepsiz zenginleştiğini, .... parsel sayılı taşınmazın 25/06/2010 iktisap tarihinden itibaren emlak vergilerini de ..... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetini tapuda iktisap ettiği tarihe kadar boşuna ödemek suretiyle müvekkilinin bu bakımdan da maddi anlamda mağdur olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL alacağın, alacaklarına dayanak ödemelerin yapıldığı ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ..... Sanayicileri Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazında içerisinde bulunduğu yaklaşık 780.000.00 m2 lik alan, 1986'lı yıllarda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından, ..... Sanayi Sitesi alanı olarak kamulaştırıldığını ve müvekkili kooperatife satıldığını, tarla olarak satın alınan taşınmazların bulunduğu yaklaşık 780.000.00 m2 lik alanın 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının müvekkili kooperatif tarafından yaptırıldığını ve oluşan imar parsellerinin kooperatif üyelerine tahsis edildiğini ve daha sonrada tapularının devir edildiğini, davacının kooperatiflerinin ..... nolu ortağı olduğunu, kendisine ..... da ..... parsel sayılı 813.00 m2 miktarlı imarlı arsa tahsis edildiğini ve daha sonrada tapusunun devir edildiğini, davacıya tahsis edilen ...... Ada ..... parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 813.00 m2 olarak oluştuğunu ve müvekkili kooperatif adına da bu miktar olarak tescil edildiğini, tapu kaydının müvekkili kooperatif adına düzenlenen 813.00 m2 miktarlı, ..... Ada..... Parsel sayılı taşınmaz davacıya da bu miktar üzerinden devir edildiğini, 35.5544 m2'lik pilon yerinin tapulu maliki şirket parselden geçen enerji nakil hattını kaldırdığını ve sözü edilen taşınmaza da ihtiyacının kalmadığını, davacının açmış olduğu bu tapu iptali ve tescil davasını takip etmeyerek 2 kez müracaata bıraktığını ve bu davanın 22.10.2018 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiğini, gerek tapu kayıtlarına ve gerekse kooperatif kayıtlarında dava konusu ..... Ada ..... parselin içerisinde 35.00 m2 lik bir pilon yer gözüktüğünü, kooperatiflerinin imar uygulaması sonucu oluşan ve tapuda 813.00 m2 olarak gözüken taşınmazı davacıya tahsis ettiğini, daha sonrada tapusunu devir ettiğini, yapılan işlemlerde yada pilon yerinin tapu kaydı üzerinde gözükmemesinde müvekkili kooperatife atfedilecek bir kusur yada kasıt yüklenemeyeceğini, bu nedenlerle kooperatiflerinin davacıya ayıplı bir mal satmasının söz konusu olmadığını, tapu kaydı ve diğer belgelerin dosyaya ibrazı halinde bu hususun kanıtlanacağını, kamulaştırmanın yapıldığı dönemde taşınmaz maliklerine bir bedel ödenmiş ise, pilon yerine ihtiyaç kalmadığı için terk edilmesi halinde kamulaştırma bedeli ödenmiş ise, bu bedelin de kamulaştırma bedelini alan eski maliklerden geri alınması yoluna gidilmesinin gerektiğini, davacı yan dava dilekçesinde fazladan ödemiş olduğu emlak vergisi farkı, tapu harç ve giderleri gibi masrafları da müvekkili kooperatiften talep ettiğini, müvekkili kooperatifin davacıya tam tapu verdiğini, davacının da bu tapu kaydına göre emlak vergisi vs ödediğini, müvekkili kooperatife bir kusur yüklenemeyeceğine göre bu taleplerinde hukuki dayanağının olmadığının açık ve net olduğunu, bu nedenlerle hukuki dayanağı olmayan bu taleplerinin de reddi gerektiğini, davacı yan zarar ziyana dayanarak tazminat davası açtığına göre, talep edeceği tüm bedellerinde bilecek ve hesaplayacak konumunda olduğunu, bu nedenlerle huzurdaki davanın tipik kısmi dava olduğunu, davacı yanın belirsiz alacak davası yönündeki taleplerini kabul etmediklerini beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı tarafından usulüne uygun cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dava, tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememiz tarafından hazırlanan 22/04/2025 tarihli muhtıra ile davacı vekiline "Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin 1 Haftalık Kesin Süre içerisinde sunulması, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği hususu" ihtar edilmiştir.
Davacı vekili 02/05/2025 tarihli beyan dilekçesinde; huzurdaki dava bakımından davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi sırasında arabulucu başvurusu zorunlu değil iken, davamızın görevli mahkemenize tevdii nedeniyle tarafıma 22/04/2025 tarihinde tebliğ edilen muhtıra uyarınca tarafınca aynı gün, Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'na ..... sayı ile başvuruda bulunulduğunu, arabuluculuk süreci halen devam ettiğini, işlem tamamlandığında Arabuluculuk Son Tutanağı'nı ibraz edeceğini bildirmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4.üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, huzurdaki dava da 21/04/2025 tarihinde açılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacı vekiline 22/04/2025 tarihli muhtıra ile kesin süre verildiği, 27/04/2025 tarihinde muhtıranın davacı vekiline tebliğ olunduğu, kesin sürenin henüz dolmadığı ancak davacı vekili tarafından Mahkememize sunmuş olduğu 02/05/2025 tarihli beyan dilekçesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığının anlaşıldığı, görevsizlik kararı sonrasında gönderme kararından önce de anılan eksikliğin giderilmediği görülmekle tazminat davası zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve red sebebi ortak olduğundan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
Alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafça yatırılan 2.561,63 TL harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 1.946,23 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı ..... Sanayicileri Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperetifi tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...... Sanayicileri Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperetifi'ne verilmesine,
AAÜT 7/2 uyarınca hesaplanan 24.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere HMK.320/1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi.02/05/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır