T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/374 Esas
KARAR NO: 2025/830
Bakırköy .... İcra Dairesi: ....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/04/2025
KARAR TARİHİ: 06/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında 17.04.2025 tarihli boat house alımına ilişkin sözleşme yapıldığını, müvekkilinin davalıya ait ... Bankası ... numaralı hesaba "katamaran house boat alımı" açıklamasıyla 22.04.2024 tarihinde 400.000,00 TL, 22.04.2024 tarihinde 400.000,00 TL, 06.05.2024 tarihinde 750.000,00 TL, 06.05.2024 tarihinde 50.000,00 TL, 16.07.2024 tarihinde 215.000,00 TL ödeme yaptığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre katamaranın 31/07/2024 tarihinde müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini, müvekkilinin son ödemeyi yaptıktan sonra 22/07/2024 tarihinde davalıya ait işyerine gittiğinde katamaranın inşaatının hiçbir şekilde bitmediğini ve satışa hazır olmadığını gördüğünü, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeyi 20/02/2025 tarihli Bakırköy .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile feshettiğini, davalıların bu ihtara cevap da vermediklerini, davalıların sözleşmenin feshine rağmen de kendilerine ödenen 1.815.000,00-TL'yi müvekkiline iade etmediklerini, davalıların takibe dayanak belgelere dekontlara sözleşmeye imzaya yetkiye itiraz etmediklerini yalnızca borca itiraz ettiklerini beyan ederek; dava sonuna kadar borçluların borca yeter miktarda menkul, gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak tedbiren ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile davalı borçluların Bakırköy İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyasında ileri sürdüğü itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalıların asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın dava konusunun niteliği itibariyle bir ticari ilişki ve eser sözleşmesine dayandığını, müvekkili şirketin merkez adresinin Balıkesir ili ... ilçesi olup burada faaliyet gösterildiğini, diğer davalının ise merkez adresinin Balıkesir ili ... ilçesi olduğunu, yetki bakımından da uyuşmazlığın çözüm yerinin davalı şirketlerin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, bu yerin Balıkesir sınırları içerisinde olduğunu, HMK Md.6 uyarınca davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinin kural olarak yetkili olduğunu, sözleşmede ifa yeri hususunda açık bir yetki anlaşması veya kesin tespit bulumadığından davanın yetkisiz mahkemede açıldığı kanaatinde olduklarını, yapılacak tahsilat ve sevkiyat işlemlerinin tamamen diğer davalı ile gerçekleştirileceğini, müvekkili şirketin işbu sözleşme ilişkisi ile hukuken ve fiilen hiçbir ilgisinin dahli ve iradesinin bulunmadığını, müvekkili ve diğer davalının tamamen farklı tüzel kişiler olduğunu, tüzel kişinin yalnızca kendi borçlarından sorumlu olduğunu ve her tüzel kişinin ancak kendi fiilleri ve ilişkileri nedeniyle hak ve borç sahibi olduğunu, müvekkili şirketin işbu durumda davacının iddiaları ile tarafmış gibi gösterilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu beyan ederek; davanın reddine, taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sanayi A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalı şirketin ikamet ve yerleşim yerinin Balıkesir İli ... ilçesi olduğunu, aksine bir hüküm yoksa davanın davalıya ait ikamet yeri mahkemesinde açılması gerekmektedir, taraflarına tebliğ edilen evraklar içinde bulunan 17/04/2024 tarihli sözleşme akdinde işveren olarak ... isminin bulunduğunu, her ne kadar imzanın bulunduğu bölgede davacı ...'ın kaşesi bulunsa bile işveren bölümünde bu şirketin ismi geçmediği için davacının sözleşmede taraf olduğunun kabul edilemeyeceğini, davanın görevsizlik kararı verilerek Dursunbey Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini beyan ederek; mahkememizin görevine ve yetkisine itirazlarının kabulü ile görev itirazının kabul edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili Dursunbey Asliye Hukuk Mahkemesine, sadece yetki itirazının kabul edilmesi halinde dosyanın yetkili Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, bu itirazlarının kabul edilmemesi halinde dosyanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Bakırköy ... . İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden doğan alacağın tahsili talebiyle başlatılan Bakırköy İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarına ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Eser sözleşmesinden kaynaklanan davalara HMK'nın 6. Maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinde ve 10. Maddesi uyarınca da işin yapıldığı yer mahkemesinde bakılabilir. Ancak taraflar sözleşmede farklı yer mahkemesini yetkili kılabilirler.
HMK hükümlerine göre, yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartıdır (md. 114.1/ç). Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde ise yetki itirazı ilk itirazdır (md.116.1/a). Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olarak kanunla öngörülmüş kesin yetki kuralı bulunmadığından davalının yetki itirazı “ilk itiraz” niteliğindedir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir (md. 19/2). Somut olayda davalılar vekilleri tarafından süresi içerisinde sunulan cevap dilekçeleri ile yetki itirazında bulunulduğu ve yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı görülmüştür. HMK’daki yetkiye ilişkin hükümler incelendiğinde, HMK’nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. 4721 sayılı TMK’nın 51. maddesinde, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başkaca bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olarak tanımlanmıştır.
Davalıların, davanın açıldığı tarih itibariyle sicildeki muamele merkez adresi yerleşim yeri adresi olup, adresin .. Mah. ... Sk. No: 89 Dursunbey / BALIKESİR olduğu, dava tarihi itibariyle davalı şirketlerin muamele merkez adresinin mahkememizin yargı alanı dışında bulunduğu görülmüştür. Bu nedenle somut olayda HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme Balıkesir Mahkemesidir. HMK’nın 10. maddesine göre, sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de görülebilir. Sözleşmenin ifa yeri, sözleşmede açıkça veya zımnen gösterilmişse gösterilen yerdir.
Örnek olarak belirtmek gerekirse İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2022/873 Esas 2022/741Karar sayılı ilamında "Dosya kapsamına göre, taraflar arasında gübre sıyırıcı imali ve montajına ilişkin sözlü sözleşme bulunmaktadır. Taraflar arasındaki bu sözleşme niteliğince, TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir eser sözleşmesidir.
Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. TMK'nın 19. Maddesine göre gerçek kişilerin yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Aynı Kanunun 51. Maddesine göre tüzel kişilerin yerleşim yeri ise, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. HMK'nın 10. Maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğine dair TBK'nın 89. maddedeki kural salt para alacakları ile ilgili olup, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarıyla da kabul edilmektedir.
Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2019 tarih ve 2019/2763 esas, 2019/3958 karar sayılı kararında "Taraflar arasındaki ihtilâf, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından, bu türden uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinin kural olarak İİK'nın 50. maddesi uyarınca HUMK'nın (HMK) hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra dairelerinden birinde açılması gerekir. Bu türden sözleşmelerde para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen ve sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesinin uygulama imkânı yoktur. Gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73, gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde takip ve davaya konu olması sonucunu doğurur ki bu da; Hukuk Muhakemesi Kanunu'nda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Oysa, gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355 ve gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir. Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir." denilmiştir. (Ayrıca bkz. Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2015 tarih ve 2015/3705 esas, 2015/4747 karar; 24/03/2015 tarih ve 2014/3179 esas, 2015/1457 karar; 23/02/2015 tarih ve 2014/2485 esas, 2015/922 karar sayılı kararları) " şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklama ve tespitler karşısında; huzurdaki dava yetkili mahkemede açılmamış olup davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde Balıkesir mahkemesinin yetkili olduğunu açıkça belirttiğinden yetki ilk itirazı süresinde ve usulüne uygun olarak yapılmış olmakla seçimlik hak davalıya geçmiştir. HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme davalının dava tarihi itibariyle ticaret sicilindeki muamele merkez adresinin bağlı bulunduğu mahkeme olduğundan süresinde yapılan yetki ilk itirazının HMK'nın 116 ve 117. maddeleri gereğince kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin yetkilili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(ç) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE;
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Balıkesir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve Davalı .... vekilinin yüzüne karşı davalı .... vekilinin yokluğunda açıkça okunup,usulen anlatıldı. 06/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır