T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/389 Esas
KARAR NO: 2025/749
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 29/04/2025
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne ... esas sayılı dosyası üzerinden ikame edilen istihkak davasıının 29/01/2025 tarihli duruşması ile kendilerine ihya davası açmak üzere yetki verildiğini, Tasfiye Halinde .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicilden terkin edildiğini, şirketin daha önce Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile ihya kararı verilmiş ise de, başka dosyalara özgü olarak ihya kararı verildiğini, emsal Yargıtay kararları gereği ticaret sicil müdürlüğüne ve tasfiye memuruna husumet yöneltilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, bu nedenle şirketin tek tasfiyesine karar verilmesini, şirketin son müdürü ...'ün tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini, Tasfiye Halinde .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:
Davalı ... müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddeceğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, ihyası talep edilen şirketin dosyasında yapılan incelemede, vergi kaydının terkin edildiği, adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31/07/2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, resen terk kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri sicil müdürlüğüne ibraz etmeleri veya şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması durumunda aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmeleri gerektiğini, şirketlerin tasfiye edilmemiş olmasının malvarlığı bulunması durumunda ticaret sicilinden terkin edilemeyeceklerine dair bir düzenleme bulunmadığını, beyanla dava konusu şirkete kayıtlı olduğu iddia edilen aracın tasfiye işlemleri kapsamında tasfiyeye karar verilmesi durumunda, ihyası talep edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini ve dava açılmasına sebep olmadıklarından müvekkili müdürlük hakkında aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ya tebligat yapılması hususunda Almatı Başkonsolosluğu'na yazılan müzekkereye olumsuz cevap verildiği, davalı ...'ya tebligat yapılamadığı görülmüştür.
DELİLLER:
Ticaret Sicil kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dava dosyası,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir.
Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; ihyası talep edilen şirketin sicil kaydının tasfiyesinin sona erdiği 12/09/2018 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, daha sonra şirketin 30/12/2019 tarhinde tekrar ihyasına karar verildiği, ...'ün ihyası talep edilen şirketin ortağı ve temsile yetkili müdürü olduğu anlaşılmıştır.
Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.)
HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.
İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin İstanbul/ Beylikdüzü ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ihyası talep edilen şirketin sicil kaydının tasfiyesinin sona erdiği 12/09/2018 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, daha sonra şirketin 30/12/2019 tarhinde tekrar ihyasına karar verildiği, ...'ün ihyası talep edilen şirketin ortağı ve temsile yetkili müdürü olduğu, İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası ile ihyası talep edilen şirket aleyhine taşınır mal haczinden kaynaklanan istihkak davası açılmış olduğu, iş bu 29/01/2025 tarihli celsesi'nin 1 no'lu ara kararı gereği, davacıya ihya davası açması için yetki verildiği, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği, davalı ... yurt dışında bulunması, kendisine tebligatın yapılamaması karşısında, tasfiye memurluğu görevini yerine getiremeyeceği anlaşıldığından, davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, şirketin ortağı ve yetkilisi dava dışı ...'ün tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi, kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kabulü ile ihyası talep edilen şirketin sicil kaydının tasfiyesinin sona erdiği 12/09/2018 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu Tasfiye Halinde .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, TTK'nın 547/1. maddesi gereğince İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasına özgü olarak, taraf teşkilinin sağlanması ve tasfiye işleminin eksiksiz yapılmasına özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine,
2-TTK 547. Maddesi gereğince tasfiye memuru olarak ... T.C kimlik nolu 01/07/1952 doğum tarihli, davacı ...'ün görevlendirilmesine, kendisinin ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,
3-Davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... Müdürlüğü zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davalı yönünden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ve yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
8-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır