T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/305 Esas
KARAR NO : 2026/362
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 22/04/2025
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2026
Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... Esas, .../... Karar, 22/04/2025 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle, davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, davalı icra alacaklısı ... ile müvekkili şirketin yetkilisi olan .... arasında, davalı ...'in tefecilik işi yapması sebebi ile bir ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili tarafından çetenin çökertilmesi için Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının .../.... soruşturma sayılı dosya açıldığını, daha sonra Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, şikayete konu ... Şubesi Müdürlüğünün ... iban numaraları hesabından ... çek nolu bir adet çeki şüpheli ... tarafından müvekkili ...'dan tehdit ve korkutma ile boş olarak imzalattığını, çeki yağma yoluyla müvekkilinden aldığını, daha sonrasında müvekkilinden yine aynı şüpheli tarafından değişik tarihlerde başkaca çek yapraklarının da zorla imzalatılarak alındığını, boş olan çeklerinin üzerinin doldurularak diğer davalı ... ili müvekkili şirketin hiçbir ticari alışverişi olmamasına rağmen ciro edildiğini, şirketteki yetki kullanımının çift imzalı olduğunu, sadece tek imza sebebiyle çekin kambiyo vasfına haiz olmadığına dair şerhin 05/10/2023 tarihinde arkasına yazıldığını, çekin alınması ile başlayan suç oluşturan eylemler silsilesinin 29/12/2023 tarihinde ... Şubesinde sonlanmış olduğunu, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün dosyasından başlatılan icra takibinde haksız menfaat temin etmek istediklerini beyanla icra takibinin müvekkili şirketi adına ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, borçlu bulunmadıklarının tespiti ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin iptalini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava; Menfi Tespit (Haksız Eylemden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Mahkememiz tarafından hazırlanan 14/04/2026 tarihli muhtıra ile davacı vekiline "Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin 1 Haftalık Kesin Süre içerisinde sunulması, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği hususu" ihtar edilmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4.üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, huzurdaki dava da 22/04/2025 tarihinde açılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacı vekiline 14/04/2026 tarihli muhtıra ile kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, menfi tespit davası zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, Alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafça tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 650,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, AAÜT 7/2 uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'e verilmesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere HMK.320/1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi.28/04/2026 Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy