T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/338 Esas
KARAR NO : 2026/342
DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ : 21/04/2026
KARAR TARİHİ : 22/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacının ..... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin 600.000 paya sahip hissedarı olduğunu, davacının davalı şirkette %33,3 oranında hissesinin mevcut olduğunu, TTK uyarınca davalı şirketin bağımsız denetime şirketlerden olduğunu, TTK 1524, TTK 400, TTK 309, TTK 399 ve TTK 635 uyarınca; davalı şirkette 2026 yılının ilk üç ayı boyunca ve öncesi de dahil olmak üzere 2024 yılı olağan genel kurul toplantısı dahi düzenlenemediğini, davacı tarafından genel kurul toplantısı için çağrı yapılmasının talep olunmuş ise de müdürler kurulu tarafından genel kurul toplantısı düzenlenmesine ilişkin karar alınmadığını, davacının davayı açmakta ehliyetli olduğunu, davalı şirket müdürlerinin hukuka aykırı olarak şirket zararına hareket etmeleri ve yönetim haklarını kötüye kullanmalarından dolayı şirket müdürlerinin azli talebiyle dava ikame edildiğini, davanın Bakırköy ...... ATM'nin ..... esasıyla derdest olduğunu, yine şirket müdürlerinin şirketi zarara uğratmaya matuf eylemleri nedeniyle şirketin zararının tazmini talepli olarak Bakırköy ...... ATM'nin ..... esas sayılı dosyasını açtıklarını, taraflar arasında devam eden davaları ve içerikleri dilekçelerinde detaylı şekilde bildirdiklerini beyanla davalı şirkete TTK 635 atfı ile 399/6 uyarınca bağımsız denetçi atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava davalı Irak Dış Ticaret Limited Şirketi'ne bağımsız denetçi atanması isteminden ibarettir.
Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK'nın getirdiği yeniliklerden biri de azınlığa özel denetçi atanmasını isteme imkanı tanımasıdır. TTK 438 ve devamı maddelerde bu hakkın nasıl kullanılacağına ilişkin kurallar konulmuş bulunmaktadır. TTK düzenlemesi dikkate alındığında her pay sahibi gündemde yer almasa bile, gerekli olması ve daha önce bilgi alma hakkının kullanılmış olması halinde özel denetçi atanmasını genel kuruldan isteyebilir. Bu talep genel kurulca kabul edilirse şirket veya her hangi bir pay sahibi şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir. Fakat bu talep şirket genel kurulu tarafından kabul edilmez ve ret edilir ise TTK 439. maddesi gereğince sermayenin en az onda birini (halka açık anonim şirketlerde yirmide birini) oluşturan pay sahipleri veya payların itibari değeri toplamı en az bir milyon TL olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir.
Ayrıca; özel denetçi atanması isteğinin dinlenebilmesi TTK 439/2. maddesi gereğince "dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir surette ortaya koymaları" da gerekir. Başka bir anlatımla davacıların şeklen dava açma hakları bulunsa da TTK 439/2. maddesi gereğince talebin kabul edilebilmesi için şirketin kurucuları veya şirket organlarının şirketi zarara uğratmaları şart olduğu gibi, bu zarara uğratma eyleminin de zarar veren bu organların kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal etmeleri suretiyle gerçekleşmiş olması ve bu hususların ikna edici bir surette ortaya konulması gerekir. Buradaki ispat yaklaşık ispat değil, ikna edici ispattır.
Davacıların şirket ortağı olarak bilgi alma hakkına sahip olduğu, bu hakkın ihlali halinde hak sahibinin hangi hakları kullanabileceğine ilişkin TTK 437. madde hükmü gözetildiğinde davacının bu nedenle bilgi alma hakkının tanıması için yetkili mahkemeden talepte bulunarak bilgi alma hakkını kullanabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda; TTK 439/2. maddesi gereğince talebin kabul edilebilmesi için şirketin kurucuları veya şirket organlarının şirketi zarara uğratmaları şart olduğu gibi, bu zarara uğratma eyleminin de zarar veren bu organların kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal etmeleri suretiyle gerçekleşmiş olması ve bu hususların ikna edici bir surette ortaya konulması gerektiği, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, bu hususta açılmış Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas ve Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası ile davaların devam ettiği, iş bu dosyalarda TTK 439/2 uyarınca ispatın gerçekleşmediği, ayrıca bahsi geçen davalarda tedbir talebi yoluyla da davacının denetim talep edebileceği, bu aşamada ayrı bir dava açarak mahkeme kararı ile özel denetim talep edilmesi koşullarının da oluşmadığı anlaşıldığından, HMK 114/h ve 115/1 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın HMK 114/h ve 115/1 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç, peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 22/04/2026 Başkan .....
e-imzalıdır
Üye ......
e-imzalıdır
Üye .....
e-imzalıdır
Katip ......
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy