T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/379 Esas
KARAR NO : 2026/387
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 04/05/2026
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... ... Şubesi'nin ... seri numaralı 30.06.2026 keşide tarih ve 340.000,00 TL miktarlı çeki ... İNŞAAT A.Ş ye vermek üzere imza altına almış olduğunu, fakat çeki alacaklı olan şirkete vermeden kaybettiğini, müvekkilinin yapmış olduğu tüm araştırmalara rağmen çeki bulamadığını, çekin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi durumunda telafisi imkan dahilinde olmayan zararların oluşacağını, müvekkilinin muhatap bankaya gerekli talimat verdiğini, ancak çeki eline geçiren kişinin, çek karşılığını bankadan tahsil etmesi veya çeki işletmesi tehlikesi halen söz konusu olduğunu, böyle bir durumun yaşanmasının müvekkili açısından telafisi imkansız zararlar oluşturacağını, ayrıca çek yaprağının bankaya teslim edilmemesi durumunda banka kayıtlarında durum görüleceği için müvekkilinin kredi fizibilitesi açısından da ciddi bir risk oluşturacağından öncelikle çek üzerine ödeme yasağı konulmasını, akabinde dava konusu çekin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava TTK'nun 651. maddesi gereğince kıymetli evrakın zayi sebebi ile iptaline ilişkindir.
TTK'nun 818. maddesi yollaması ile aynı yasanın 680 inci madde uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması hâlinde tedaüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup böyle bir çek için TTK'nun 757,758,759 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı sadece hamile aittir. Böyle bir iddiaya sahip keşideci yani imzasını içeren fakat kaybettiği çekin bedelinin kendisinden istenmesi hâlinde aynı kanunun 792 inci maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açmak hakkına sahiptir. Çek iptali davası ile amaçlanan hamilin belgesi olarak borçludan çek bedeli tahsil hakkı sağlamaktır. Keşidecinin böyle bir alacağı da söz konusu değildir. Çek keşidecisi bu hâli ile ancak rızası dışında elinden çıktığını söylediği çek bedeli kendisinden talep edildiğinde veya çekin kimde olduğunu öğrendiğinde TTK'nun 790-792 inci maddeleri uyarınca çeki elinde bulunduran kişiyi hasım gösterip davasını açmak ve mahkemeden o aşamadan sonra tedbirleri istemek hakkına sahiptir.
HMK'nun "Dava Şartlarının İncelenmesi" başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.
Tüm dosya kapsamı ve davacının iddiası ile dava konusu çekin davacının çek hesabına ait olduğu ve davacının işbu davayı keşideci (hesap sahibi) sıfatı ile açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce de benimsenen birçok yerleşik Yargıtay kararında belirtildiği gibi TTK nun 651.maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818/s maddesi yollamasıyla 757.maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptal davası açabileceği ve keşideci olan davacının dava açma (aktif husumet) ehliyeti olmadığı anlaşılmıştır.
Zayi olmuş çek hakkında keşideci, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabilir veya çekte imzası yoksa her zaman muhatap banka şubesini çekteki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde uyarabilir veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açabilir.
Davacı, çek hesabı sahibi olduğundan hesap sahibi tarafından zayi nedeni ile iptal davası açılamaz. HMK nun 114/1-d (tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartıdır) ve HMK nun 115/2. maddeleri gereğince dava şartlarından olan bu hususun sonradan giderilmesi mümkün olmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler uyarınca;
1-Davanın usulden reddine,
2-Alınması gerekli 244,00 TL harcın davacı tarafça yatırılan 732,00-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 488,00-TL harcın istem halinde ve hükmün kesinleşmesine müteakiben davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/05/2026 Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy