T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1 Esas
KARAR NO : 2025/265 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)
DAVA TARİHİ : 02/09/2024
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, davalı şirketin hem hissedarı hem de yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin çoğunluk pay sahiplerinden oluşan yönetiminin, uzun yıllardır azınlık hissedarlarının haklarına riayet etmediğini, hesap ve bilgi vermekten ısrarla kaçındığını, bugüne kadar şirket tüzel kişiliği ve yöneticilerine yapılan tüm ihbar ve ihtarların sonuçsuz kaldığını, genel kurul ve yönetim kurulu toplantı ve kararlarında yasal sorumluluklara uyulmaması konusundaki tutuma devam edildiğini, bu durum karşısında önce, TTK'nın 411. ve 412. maddesi uyarınca ve Beyoğlu .... Noterliğinin 19.03.2024 tarih ve .... numaralı ihtarname ile yapılacak genel kurul toplantısı gündemi denetim sağlayacak bazı maddelerin eklenmesi istenmişse de bu isteğin kabul edilmediğini, daha sonra müvekkili tarafından TTK'nın 437. maddesi uyarınca bazı belgelerin incelenmesi talepli Üsküdar ... Noterliğinin 03.06.2024 tarih ve ... sayılı ihtarname gönderildiğini, bu talebin kabul edildiği ve isteğe uyulacağına dair yönetim kurulu kararına rağmen, belirlenen günde şirkete giden yönetim kurulu üyeleri ..., .... ve danışmanlara, uydurma gerekçelerle hiçbir belge verilmediğinin de tutanakla tespit edildiğini, bu tutanaktaki durumun danışman ... tarafından da 09.07.2024 tarihli raporla açıklandığını, ayrıca yine müvekkili tarafından TTK'nın 392. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulması talepli Üsküdar .... Noterliğinin 11.06.2024 tarih ... sayılı ihtarnamenin de gönderildiğini, ancak müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olarak bilgi alma ve inceleme hakkının yönetim kurulu başkanı ve diğer üyeler tarafından kısıtlandığını, müvekkilinin bu talebine yönelik yeni bir yönetim kurulu toplantısı da yapılmadığını, bu tutumun en bariz ve en etkili olan kısmının ise, şirketin ana gelir unsurunu teşkil eden AVM ve mevcut bölümlerin kira sözleşmelerinin, buradan elde edilen gelirlerin şirketin çoğunluk payına sahip olduğu iştiraklerin mali tablolarının bile azınlık pay sahiplerinden hatta bunlardan şirket yönetim kurulu üyesi olanlardan bile saklanması olduğunu, şirket yönetiminin bu tutumuyla azınlık pay sahibi hissedarlar ve hatta yönetim kurulu üyelerinin bile şirketin geliri gideri ve işlemleri konusunda bilgi almasını tümüyle engellediğini, ancak yönetim kurulunda karar alma nisabına sahip olan çoğunluk pay sahiplerinin yasa ve ana sözleşmeye aykırı karar alıp, hatta karara bile ihtiyaç duymadan işlemler yapmalarına müvekkilinin mani olamadığını belirterek müvekkilinin 6102 sayılı TTK'nın 392/4 maddesi gereği davalı şirket nezdindeki bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının müvekkili şirkette hissedar ve 2006-2024 yılları arasındaki farklı dönemlerde görev yapmış eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkili şirketin hisselerinin pay gruplarına bölünmüş olup davacının E grubu hissedarı olan iki pay sahibinden biri olduğunu, şirket ana sözleşmesine göre yönetim kurulunun 2 üyesinin E grubu hissedarlarının gösterdiği adaylar arasından, 4 üyesinin ise D grubu hissedarlarının gösterdiği adaylar arasından seçilmekte olduğunu, davacının müvekkili şirketin uzun yıllardır hissedarı, 2006 yılından bu yana da yönetim kurulu üyesi olduğunu, hal böyleyken bunca yıl yönetim kurulu ve genel kurul kararlarına gerekli muhalefet şerhlerini düşmediğini, davacının huzurdaki davayı açmak üzere hazırlık ve kendi lehine delil toplama girişimi olarak nitelendirdikleri ihtarnamelerinin başlangıç tarihinin 2023 yılı olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirilmesinden hemen önce olduğunu, davacı tarafın azınlık hissedarı koruyan TTK hükümlerini hakkın kötüye kullanımı olarak rahatlıkla değerlendirilebilecek şekilde ve Şirketteki hissedar ve eski yönetim kurulu üyesi olmaktan kaynaklanan haklarını da Şirket ana sözleşmesine, işleyişine, teamülüne aykırı bir usulde kullanarak esasen sadece Şirketi işlemez hale getirmeye çalışmakta olduğunu, sırf bu nedenle 2023 yılı olağan genel kurulunda yönetim kurulu seçimine dair alınacak kararlara engel olduğunu, Şirketin yönetim kurulu seçimini imkânsız hale getirdiğini, kişisel husumet ile yönetim kurulu başkanını gerekçesiz şekilde ibra etmeyerek Şirkete zarar verme kastının olduğunu açık ettiğini, davacının Beyoğlu .... Noterliğinin 19.03.2024 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirimde bulunan dava dışı .... San. ve Tic. A.Ş.’nin hissedarı olmakla birlikte ihtarnamenin tarafının davacı olmadığını, ihtarnamenin konusunun "özel denetçi tayini istemi ve ana sözleşme değişikliği önermesi içeren bildirim" olarak belirtildiğini, bu ihtarname ile iletilen taleplerin yönetim kurulu üyesine tanınan bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, dava dışı .... A.Ş.’nin bu bildirim ile hakkında özel denetçi ile inceleme yapılmasını talep ettiği husus ve bilgilerin önemli bir kısmının müvekkili şirket ile ilgili olmadığını, zira talep edilen AVM ve otel kiraları bilgileri müvekkili şirketin de hissedarı olduğu dava dışı .... Turizm İnşaat Tesisat ve Taahhüt A.Ş.’nin ticari bilgi ve belgelerine ilişkin olduğunu, talep edilen bilgilerde Şirkete ait "AVM" olarak bahsedilen ... AVM’de müvekkili şirketin sadece arsa sahibi olup, AVM’yi işleten, dolayısıyla AVM’deki iş yeri kiraları ile ilgili sözleşmeleri yapan ve kiraları tahsil eden şirketin dava dışı .... Turizm İnşaat Tesisat ve Taahhüt A.Ş. olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkette .... A.Ş.’ye ait bu bilgilerin mevcut olmadığı gibi pek tabii ki bu bilgi taleplerinin muhatabının da müvekkili şirket olmadığını, davacı ve hissedarı olduğu .... San. ve Tic. A.Ş. ile ... Dış Tic. San. ve A.Ş. ile bir başka hissedar ....’in, 22.07.2024 tarihinde gerçekleştirilen 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında bir yazılı önerge sunarak TTK madde 438 kapsamında özel denetçi tayin edilmesi talebini Genel Kurula sunduğunu, bu talebin kapsadığı konular açısından ise davacı ve tek hissedarı olduğu .... Ticaret A.Ş. ile ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. tarafından keşide edilen Üsküdar .... Noterliğinin 03.06.2024 tarih ve ... sayılı ihtarnamenin işaret edildiğini, davacının görevde olduğu sürede hiçbir yönetim kurulu toplantısında bu bilgileri talep etmediğini, bu konulara ilişkin bilgi alma inceleme hakkına dair şerh düşmediğini, alınan kararlara muhalefet etmediğini, bu anlamda hem bir hak hem de yükümlülük olan bilgi alma ve inceleme hakkını kullanma yönünde bir girişimi olmadığını, bu anlamda zaten davacının salt .... A.Ş.’nin ve ... San. ve Tic. A.Ş.’nin kendisine ait olduğu için bu şirketlerle birlikte aynı kapsamda bilgi alma ve inceleme talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, 22.07.2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında sunulan özel denetçi tayini talebine ilişkin oylama yapıldığını ve ilgili talebin oy çokluğuyla reddedildiğini, 08.07.2024 tarihli "bilgi alma ve inceleme tutanağı" isimli davacının da bizzat imzasının olduğu belgede kendileri ile paylaşılmayan belgelerin tam da müvekkili şirkette bulunmayan ve müvekkili şirket yönetim kurulunun paylaşma yetkisinin de olmadığı bir diğer şirkete ait olduğu bilgi ve belgelere ilişkin olduğunun açıkça görüldüğünü, sonuç olarak davacının bilgi alma ve inceleme haklarının kullandırılmadığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğu, davacının talep ettiği belgeleri yönetim kurulu üyesi mi yoksa hissedar olarak mı talep ettiği konularının dahi belirsiz olduğu, usul ve yasaya aykırı, gerekçesiz, gerekliliği olmayan, taktiksel ve Şirketi zor durumda bırakma gayreti taşıyan talepler içerdiğinin açık olduğunu belirterek huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle süresi içinde açılmamış olduğundan usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise bu kez açıkladıkları nedenlerle esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 23/12/2024 tarihli raporda; "Önce, dosyada mübrez belgelerden davalı .... Anonim Şirketi'nin 18.10.1977 tarihinde tescil edildiği; davacı ....'ın 08.04.2022 tescil tarihli YK kararı çerçevesinde YK üyesi seçiminde YK üyesi seçildiği; davacının da katılmış olduğu 12.06.2024 tarihli YK kararı ile ertelenen 2023 yılına ilişkin olağan GK'nın aynı gündem ile 02.07.2024 tarihinde şirket merkezinde toplanmasına oybirliğiyle karar verildiği; davacı ve ... A.Ş.'nin 12.12.2023 tarihli yazı ile davalı şirketin şirket ortakları olarak belirttikleri hususlarda belge talebinde bulundukları; davalı şirketin 20.12.2023 tarihli hissedarlara gönderdikleri yazıda talep doğrultusunda vergi beyannamelerinin gönderileceği, 25.12.2023 tarihinde ilgili tabloların şirket merkezinde incelemelere açık tutulacağının bildirildiği; davacının Üsküdar ... Noterliğinin 25.03.2024 tarih ve .... yevmiyeli ihtarnamesi ile davalı YK üyelerine YK'nın belirtmiş oldukları gündemi görüşmek üzere 29.03.2024 tarihinde toplantıya davet etmiş olduğu; davalı şirket YK başkanı ....'ün Bakırköy .... Noterliğinin 27.03.2024 tarih ve .... yevmiyeli davacıya cevabi ihtarnamesi ile 29.03.2024 tarihli YK toplantısına davet ihtarnamesinde davacının GK ilânının gecikmesine neden olduğu, davacının ortağı ve YK üyesi olduğu, davalının iştiraki .... A.Ş.'nin verileri olmadan davalının bağımsız denetim raporunun hazırlanmasının mümkün olmadığı, talebin YK başkanı olarak kabul edildiği ve 2023 yılı GK toplantısının gündem ve tarihi ile saatinin belirlenmesi konulu YK toplantısının 29.03.2024 günü 14:00'de şirket merkezinde yapılacağını bildirdiği; davacı ve ... A.Ş. ile ... İnş. Tur. San ve Tic. A.Ş.'nin Üsküdar .... Noterliğinin 03.06.2024 tarihli .... yevmiyeli ihtarnamesi ile davalı YK başkanlığına GK öncesi belirtmiş oldukları belgelerin en geç üç gün içinde taraflarına iletilmesini ihtar ettikleri; .... Anonim Şirketi'nin Bilgi Alma ve İnceleme tutanağı Başlıklı 08.07.2024 tarihli ..., ... ve .... tarafından imzalı belgede ihtarnamede belirtilen ve alınan YK kararına aykırı olarak aşağıdaki belgelerin sunulmadığı, iştiraklere ait nakit akış tabloları, AVM ve iştiraklerine ait AVM'de bulunan tüm dükkânların kira bedelleri iştiraklerin son üç yıllık bilanço ve zarar hesapları, YK faaliyet raporları, bağımsız denetim raporları, 2022 yılına ait bağımsız denetim raporu sunulmadığının belirtildiği; davalının hissedarlara hitaben YK'nın mümkün olan en kısa zamanda toplanarak reddedilen tescil nedeniyle 2'nci GK toplantısı yapmak üzere GK toplantısı çağrısının ilân edileceği bildiriminin mevcut olduğu, dava dışı ... A.Ş.'nin Beyoğlu .... Noterliğinin 19.03.2024 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile özel denetçi tayini ve ana sözleşme değişikliği talep ettiği anlaşılmaktadır. Sonra, işbu dava TTK m. 392/4 gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talepli olarak ikame edilmiştir. TTK m. 392/1 uyarınca “Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Bir üyenin istedi herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Reddedilmişse dördüncü fikra hükmü uygulanır.” TTK m. 392/4 uyarınca “Başkan bir üyenin, üçüncü fikrada öngörülen bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddederse, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde üye, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabillir. Mahkeme istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlayabilir, mahkemenin kararı kesindir.” YK üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkı görevlerini gereği gibi yapabilmeleri ve müteselsil sorumluluktan kurtulmaları için tanınmış olan bir haktır. TTK m. 392 bilgi alma ve inceleme hakkını emredici olarak düzenlemiş ve kısıtlanmasına cevaz vermemiştir. TTK m. 392 defter ve belgelerin bizzat YK üyesi tarafından incelenmesi gerektiği izlenimini uyandırmakta ise de uzmanlık gerektiren hususlarda YK başkanından incelemenin bir uzman katılımı ile yapılması talep edilebilir. Şirket sırrı bakımından bu talebin reddi hâlinde YK üyesinin TTK m. 392/4 uyarınca mahkemeye başvurma hakkı saklıdır (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu- Ortaklılar Hukuku T — 14. Baskı — İstanbul — 2019 — s. 408 vd.). Yukarıda da belirtildiği üzere davalının 07.10.2024 tarihli dilekçesinde davacının eksik olduğunu belirttiği belgelerin davalı uhdesinde bulunmayan diğer şirketlerin YK'larına iletilmesi gereken talepler olmakla yerine getirilemediği beyanı, 26.11.2024 tarihli e-postada davacının talep ettiği belgeleri davalının sağlayabileceği belgeler arasında olmadığı ibaresinin mevcut olması davalıca davacının bilgi alma ve inceleme hakkının karşılanmadığını göstermektedir. Sonuç;
Bilirkişi heyetimizce yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, genel kurul toplantı ve müzakere defterinin açılış tasdiki ile yönetim kurulu karar defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2. Davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ayrıntılı bilançosu incelendiğinde; 124.250,00 TL tutarındaki iştiraklerin, enflasyon düzeltmesi sonucunda 31.12.2023 tarihi itibarıyla 2.142.416,53 TL değerinde olduğu, 3. Davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ayrıntılı gelir tablosu incelendiğinde; iştiraklerden temettü gelirlerinin bulunmadığı, enflasyon düzeltmesi sonucunda 2023 yılında 7.646.950,80 TL tutarında bağlı ortaklıklardan temettü geliri elde ettiği, 4. Davacının TTK m. 392 çerçevesinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasına izin verilmesi kabulünün Sayın Mahkeme’nin takdirinde bulunduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; 6102 Sayılı TTK' nın 392/4. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Davacının, 6102 Sayılı TTK' nın 392/4. maddesi uyarınca davacı yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkının koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının bilgi ve inceleme talebinin haklı bir gerekçeye dayanıp dayanmadığı, bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması halinde bu hakkın sınırının ne olduğu noktalarında toplandığı görülmüştür.
Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; davalı .... sicil numarasında kayıtlı ... İnşaat A.Ş.' nin adresinin ... Mah. .... Cad. .... No:7/1 Bakırköy/İSTANBUL olduğu görülmüştür.
Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 392/4. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
İş bu davanın, kanuni olarak herhangi bir dava açma süresine tabi olmadığı görülerek, davalının süresinden sonra açıldığı itirazının reddine karar verilmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde;
* Davalı şirketin dava tarihi itibariyle pay sahiplerinden birinin davacı olduğu görülmüştür.
* Davacının olağan yönetim kurulu üyesi görev süresinin bitiminin 31.03.2024 tarihi olarak belirlendiği görülmüştür. Ancak, bu tarihten 18.10.2024 tarihine kadar yeni yönetim kurulu üyeleri seçilememiştir. Yeni yönetim kurulunun seçildiği 18.10.2024 tarihi ve sonrası itibariyle de davacı yönetim kurulu üyesi değildir.
* Anonim şirketlerde görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair 6102 sayılı TTK' da bir düzenleme olmadığından, yeni yönetim kurulu seçilene kadar olağanüstü ve acil durumlar için yönetim kurulu üyeleri görevlerine devam edebilecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.09.2022 Tarih ve 2021/1446 E. - 2022/5737 K. sayılı ilamı.) Bilgi alma ve inceleme hakkı, yönetim kurulu üyesinin kısıtlanamaz ve kaldırılamaz haklarındadır. Genel kurulda ya da yönetim kurulunda alınacak kararlar açısından, yol gösterici, belirleyici ve sorumluluktan kurtarıcı mahiyette olabilir. Bu açıdan, acil ve önemli bir mahiyete sahiptir. Açıklanan sebeplerle davacının, dava tarihi itibariyle yönetim kurulu üyesi görevinin devam ettiği ve görevinin, yönetim kurul üyesi seçildiği ancak tescil edilemeyen 05.09.2024 tarihli genel kurul sonrasında istifasını sunduğu 06.09.2024 tarihine kadar devam ettiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Başvuru süreci açısından inceleme;
* Davacının 6102 Sayılı TTK' nın 392/3. maddesi uyarınca, davalı şirkete Üsküdar .... Noterliği' nin 03.06.2024 Tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile genel kurul öncesi belge ve bilgi talebi ile başvurduğu görülmüştür.
* Davalı şirketin bu başvuru üzerine, 08.07.2024 tarihinde bilgi alma ve inceleme hakkının davacıya kullandırıldığı ve buna dair tutanak tutulduğu görülmüştür. Ancak davacının, bu tutanak içerisine " iştiraklere ait ayrı ayrı nakit akış tablosu (AVM ve Otelin), iştiraklere ait AVM'de bulunan tüm dükkânların kiracılar varsa kefilleri ve aylık/yıllık kira bedellerini gösterir liste, iştiraklerin son 3 yıllık bilanço, kar zarar hesabı, yönetim kurulu faaliyet raporu ile bağımsız denetim raporları, 2022 yılına ait bağımsız denetim raporu sunulmadığı" şeklinde ihtirazı kayıt düştüğü görülmüştür.
* Davacı tarafın Üsküdar .... Noterliği' nin 03.06.2024 Tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesine ve ihtirazı kayıt şerhi düştüğü 08.07.2024 tarihli tutanak içerisine konu yapmadığı, "tüm dükkanların metrekareleri ve ilgili kira başlangıç tarihlerini içeren liste, ilgili kira sözleşmeleri kopyaları ve şirket bağımsız denetim raporlarında gösterilen "Hasılat" kaleminin detaylı muavinlerinden oluşan 'şirket defter ve dosyalarının' sunulması" şeklindeki taleplerini de, diğer taleplerine ek olarak iş bu davada yargılama konusu yaptığı da görülmüştür.
* Davalı taraf, diğer itirazlarına ek olarak ayrıca iddia edilen belgelerin kendileri uhdesinde olmadığını da ileri sürmüştür.
Dava şartları yönünden inceleme:
a) Taraf ehliyeti yönünden değerlendirme:
6102 sayılı TTK' nın 392/4. maddesine dayalı yönetim kurulu üyesinin bilgi alma ve inceleme hakkı istemli olarak açılan iş bu davada, husumetin şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Bu haliyle davalının, taraf ehliyetine tek başına sahip olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava takip yetkisi yönünden değerlendirme:
6102 sayılı TTK' nın 392/4. maddesinde, her yönetim kurulu üyesinin yasal şartların varlığı halinde, bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma hakkını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere, davacının dava tarihi itibariyle davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu görülmüştür. Bu haliyle davacının, yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin iş bu davadaki talepleri açısından, dava şartı olan dava takip yetkisine (yönetim kurulu üyesi sıfatına) sahip olduğu anlaşılmıştır.
c) Hukuki yarar yönünden değerlendirme:
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 18.02.2022 Tarih ve 2019/5 E. - 2022/1 K. Sayılı ilamında da belirttiği üzere; davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukukî bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı hukukî yarar ile sınırlıdır. Buna hukukî korunma (himaye) ihtiyacı da denir. Yani davacının mahkemeden hukukî korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır, aksi hâlde devletin mahkemelerini (davası ile) gereksiz yere uğraştıramaz.
Hukukî yarar dava açıldığı anda var olmalıdır; ilerideki (müstakbel) bir yarar yeterli değildir. Bu nedenle, muaccel olmayan (müeccel) alacak için dava açılamaz; açılırsa, dava hukukî yarar yokluğundan (usulden) reddedilir. Fakat bu, alacağın muaccel hâle gelmesinden sonra yeniden dava edilmesine engel değildir. Aynı şekilde, açıldığı sırada belli olmayan, şüpheli veya ileride doğacağı beklenen bir yarar da hukukî yarar sayılmaz (Kuru/Arslan,/Yılmaz, s. 244; Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, Cilt I, Ankara 2016, s. 456).
Davanın açıldığı sırada var olmayan “hukukî yararın” dava sırasında tamamlanması, mahkemenin “hukukî yarar” eksikliğinin tamamlanmasını beklemesi söz konusu olamaz. Çünkü, hukukî yarar dava şartı eksikliği ilgili tarafa belli bir süre verilerek taraf eylemi ile tamamlanabilecek bir dava şartı değildir. (Pekcanıtez, Hakan Atalay, Oğuz/ Özekes, Muhammet: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2015, s. 250-251; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, Ciltli, İstanbul 2017, s. 948).
Hukukî yararın bulunması dava şartı, sadece dava açılırken değil, nihai karar verilinceye kadar mevcudiyetim devam ettirmelidir. (Arslan, Ramazan Yılmaz, Ejder/Ayvaz Taşpınar, Sema/ Hanağası, Emel: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2020, s. 316; Budak, Ali Cem/ Karaaslan, Varol: Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2021, s. 176; Postacıoğlu, İlhan: Medeni Usul Hukuku, İstanbul 1975, s. 204; Karslı, Abdurrahim: Medeni Muhakeme Hukuku, İstanbul 2012, s. 466; Alangoya, Yavuz: Medeni Usul Hukuku Esasları, İstanbul 2000, s. 170-178).
Yukarıda belirtilen sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davacının yargılama sırasında yönetim kurulu üyeliği sona ermiştir.
Yönetim kurulu üyeliği sona eren ancak pay sahipliği sıfatı bulunan davacının, çoğun içerisinde azda vardır ilkesi kapsamında, pay sahipliği sıfatına dayalı olarak 6102 sayılı TTK' nın 437/5. maddesi kapsamında talebinin değerlendirilmesi neticesinde; talebinin yerine getirilmediğinin ihtirazı kayıt ile şerh düşüldüğü tutanak tarihi olan 08.07.2024 tarihinden itibaren 10 günlük yasal süre içerisinde iş bu davanın açılmadığı görülerek, pay sahipliği sıfatı yönünden süresinde bir davanın açılmadığı mahkememizce anlaşılmıştır.
Yönetim kurulu üyeliğinin yargılama sırasında son bulması yönünden değerlendirme yapıldığında; öncelikle yönetim kurulu üyeliğinin yargılama sırasında son bulması, tek başına davacının dava takip yetkisini ortadan kaldırmamaktadır. Burada tartışılması gereken husus, güncel korunmaya değer bir yararın mevcut olup olmadığıdır.
Yönetim kurulu üyeliğinin halihazırda varlığı, kanunun amacından anlaşıldığı üzere tek başına hukuki yararın varlığı açısından karinedir. Çünkü, bilgi alma ve inceleme hakkı yönetim kurulu üyesinin kısıtlanamaz ve kaldırılamaz haklarındadır.
Yönetim kurulu üyeliğinin yargılama sırasında son bulması halinde ise, güncel korunmaya değer bir yarar halihazırda mevcut olmalıdır. Bunun en tipik örneği de, yönetim kurulu üyesinin görev süresi sona erdikten sonra sorumluluk davası ile karşılaşması halidir. Bu dava sebebiyle kişinin kendisini savunabilmesi için, bilgi ve belgeye ihtiyaç duyması halinde, görevi sona ermiş olsa da, kendi dönemindeki bilgi ve belgeleri yönetim kurulu üyesi sıfatıyla talep etme hakkı olacaktır. Ancak, iş bu yargılamadaki talepler yönünden, davanın açılması sırasında ve hüküm tarihi itibariyle davacıya karşı açılmış herhangi bir yönetici sorumluluğu davası bulunmamaktadır.
Davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği 06.09.2024 tarihi itibariyle iş bu dava yönünden hukuki yararının bulunmadığı, ileride doğacağı şüpheli bir yararın hukuki yarar olamayacağı, hukuki yarar dava şartının tamamlanabilecek bir dava şartı da olmadığı, hüküm tarihi itibariyle de hukuki yararın mevcut olmadığı görülmekle açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
d) Diğer dava şartları yönünden değerlendirme:
Davacı tarafın Üsküdar .... Noterliği' nin 03.06.2024 Tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesine ve ihtirazı kayıt şerhi düştüğü 08.07.2024 tarihli tutanak içerisine konu yapmadığı, "tüm dükkanların metrekareleri ve ilgili kira başlangıç tarihlerini içeren liste, ilgili kira sözleşmeleri kopyaları ve şirket bağımsız denetim raporlarında gösterilen "Hasılat" kaleminin detaylı muavinlerinden oluşan 'şirket defter ve dosyalarının' sunulması" şeklindeki taleplerini de, diğer taleplerine ek olarak iş bu davada yargılama konusu yaptığı da görülmüştür.
İş bu talepler yönünden, 6102 sayılı TTK' nın 392/3. maddesi kapsamında, şirkete (yönetim kurulu başkanına) usulüne uygun bir başvuru bulunmamaktadır. Bu talepler yönünden, usulüne uygun yapılacak bir başvuru dava şartı olup, bu şart yerine getirilmemiştir. Bu talepler açısından, 6100 sayılı HMK' nın 114/2. maddesindeki "Diğer kanunlarda yer alan dava şartı" yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddi gerekmektedir. Ancak, hukuki yarar dava şartı daha önce incelenmesi gereken dava şartı olduğundan, tüm talepler yönünden aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının HUKUKİ YARAR YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Davalı tarafından sarf edilen (Bilirkişi Yol Ücreti) 750,00-TL yargılama gideri ve 60,80-TL harç olmak üzere toplam 810,80-TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Dair; Kararın niteliği gereği kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı