T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1015 Esas
KARAR NO: 2025/363
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 03/12/2024
KARAR TARİHİ: 28/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ve alacaklı müvekkilinin nakliye şirketi olup bu kapsamda müşterilerine nakliye hizmeti sağladığını, davalının müvekkili şirketten nakliye hizmeti satın aldığını, verilen hizmete karşılık müvekkili şirket tarafından fatura keşide edildiğini fakat davalı şirketin fatura bedellerini ödemediğini, bundan dolayı müvekkili tarafından Küçükçekmece İcra Dairesi .... E. sayılı icra dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine cari hesaptan kaynaklı yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra kalan bakiyenin konu edildiğini, davalının 25.07.2024 tarihinde başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, yapılan itiraz sonucunda icra takibinin durdurulduğunu, davalı borçlunun itirazında ödediğini iddia ettiği, 1.976,83 TL'yi takipten sonra 25.07.2024 tarihinde müvekkiline haricen ödediğini belirterek müvekkilinin ileride doğabilecek zararlarının önüne geçilebilmesi adına (teminatsız olarak) ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptaline ve takibin devamına (takipten sonra ödenen 1.976,83 TL'nin borçlu davalı tarafından tahsil harcı yatırılması durumunda mahsup edilmesine, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen reeskont avans faizi ile ödemesine, davalı/borçlunun kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, nakliye hizmeti ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 9.334,00 TL Fatura (İstenen: Yıllık Reeskont Avans), 2.251,86 TL (01.01.2024 -18.07.2024 İşlemiş Faiz, 11.585,86 TL Toplam Alacak, Tutarındaki toplam alacağın tahsilde tekerrür olmamak şartıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa (fatura) - yıllık (%44,25) oranında ve değişen oranlarda işleyecek reeskont avans faizi, icra gideri ve vekâlet ücreti ile birlikte tahsili (Fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep haklarının saklı kalması ve TBK. 100. mad. gereğince kısmi ödemelerin öncelikle varsa işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edilmesi) talebiyle icra takibinde bulunmuş olup, E-tebliğ mazbatasının incelemesinde, ödeme icra emrinin davalıya 22.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
SMMM Bilirkişi ....'in mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, 2022 yılı yevmiye e-defter açılış beratının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, 2022 ve 2023 yılları envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2022 yılı yevmiye e-defter kapanış beratı ile 2023 yılı yevmiye ve kebir e-defter açılış beratları ve yevmiye e-defter kapanış beratının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklenmediği tespit edilmiş olup ticari defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususlarındaki takdirin mahkemeye ait olduğu, davacının 20.07.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 9.330,83 TL alacaklı göründüğü, davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaati ile rapor sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, ticari satım nedenine dayalı, davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf iddia ve savunmalara bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Taraflar tacir olduğundan mahkememizce taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Taraflardan davacı incelemeye esas olacak şekilde defterlerini sunmuş, davacı defterlerinde her ne kadar davalıdan alacaklı olduğuna dair kayıtlar yer alsa da bu kayıtlara değer verilebilmesi için tarafın kendi defterlerini usulüne uygun tutmuş olması, açılış ve kapanış kayıtlarını süresinde yaptırmış olması lazımdır. Lâkin dosya kapsamına sunulan rapor neticesinde davacıya ait 2022 ve 2023 yılı defterlerinin kapanışlarının yaptırılmamış olduğu, dolayısıyla kendi lehine kayıtlar yer alsa da defterlerin usulüne uygun tutulmamış olduğu dikkate alınarak bu kayıtlara mahkememizce itibar edilmemiştir. Gelinen aşamada davacının iddiasını defterleri dışında başkaca delillerle ispatlaması gerektiği, buna ilişkin yeterli delil sunmadığı, alacak iddiasının soyut nitelikte kaldığı anlaşılmakla "tevehhüme itibâr yoktur" (soyut beyana itibar edilemez-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kuralı gereği dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 656,39-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 228,79-TL harcın harcın davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın reddi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar üzerinden kesin olmak üzere davacı tarafın yüzüne karşı karar verildi.28/04/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza