T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1038 Esas
KARAR NO: 2025/185 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/12/2024
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin; sanayi tipi binaların ve özellikle çimento fabrikalarının projelendirilmesi hususunda bilinen köklü bir mimarlık ve mühendislik şirketi olduğunu, Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 11.01.2019 tarihli ve ....... numaralı "......" başlıklı sözleşmenin "......" başlıklı 3 numaralı ekinin 1.3. Ve 1.4. Sayılı maddeleri gereğince davalı şirket ile dava dışı ...... arasında sözleşme imzalanmasından itibaren 5 gün içinde müvekkil şirkete 200.000,00 USD ödeneceği hususunda anlaşmaya varıldığını, daha sonra taraflar arasında imzalanan 15.05.2019 tarihli ek protokolün 2.Maddesi ile söz konusu bedelin imza tarihinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, davalı şirket ile dava dışı ....... arasındaki sözleşme 22.05.2019 tarihinde imzaladığını, ilgili sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ek protokol gereği davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin imza tarihinden sonra en geç 60 gün içerisinde müvekkili şirkete 200.000,00 USD tutarındaki bedelin ödenmesi gerekmekte iken davalı şirket tarafından ilgili ödeme yapılmadığını, davalı şirket tarafından alacağın ödenmemesi neticesinde müvekkili şirket tarafından Üsküdar ...... Noterliği'nin 16.08.2022 tarih ...... yevmiye numaralı işlemi ile keşide edilen ihtarname ile davalı şirkete ödeme yapılması hususu ihtar edilmiş olmasına karşın ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından daha evvel davaya konu alacağın 11.000,00-USD'lik kısmı için itirazın iptali davasının kabulüne karar verildiğini, , bakiye kısım olan 189.000,00-USD için yapılan icra takibine de davalı şiket tarafından itiraz edildiğinden işbu davayı ikame ettiklerini, müvekkili şirket tarafından öncelikle işbu alacağa ilişkin Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... E. Sayılı (Küçükçekmece .....İcra Müdürlüğü'nün...... E.) dosyası ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin asıl alacağının 11.000,00 USD'lik kısmı için icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından söz konusu icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak herhangi bir gerekçe ileri sürülmeksizin itiraz edildiğini ve bu nedenle itirazın iptali davasının ikame edildiğini, neticeten Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... E. ...... K. Sayılı ilamı ile ikame etmiş oldukları itirazın iptali davasının kabulüne karar verildiğini, müvekkili şirketin 200.000,00-USD tutarındaki sözleşmeden kaynaklanan alacağa hak kazandığı açıkça anlaşılmakla, bakiye kalan 189.000,00-USD 'lik kısmı için de Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak alacaklarını sürüncemede bırakmak adına davalı şirket tarafından yine borca itiraz edildiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu sabit olduğunu, işbu davadaki alacak miktarının yüksek olduğunu, davalı şirket yetkilisinin yabancı uyruklu olduğu, şirketin borçlarından kurtulmak amacıyla şirkete ait taşınır ve taşınmaz mallarını, banka hesaplarını boşaltarak mallarını kaçırma faaliyeti içerisinde olduğunun öğrenildiğini, davalı şirketin mal kaçırma ihtimalinin söz konusu olması sebebiyle, daha evvel aynı sözleşme konusu alacağın bir kısmı için ikame edilen itirazın iptali davasının kabul edildiği ve bu nedenle teminatsız ihtiyati haciz kararı alındığı da gözetilerek; davalı şirket adına kayıtlı ...... plaka sayılı araçlara, banka hesaplarına ve gayrimenkullere teminatsız ihtiyati haciz konulmasını, neticede davalı şirketin haksız ve mesnetsizce Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz eden davalı şirket aleyhine alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sözleşmenin konusu ve devamı maddelerinden de anlaşılacağı gibi dava dışı ...... ile davacı arasında imzalanan anlaşmanın amacı sadece İşveren ile Müteahhitlik yapacak şirket arasında anlaşmanın imzalanmasını sağlamak olmadığını, diğer bir deyişle davacı şirketin iddia ettiği üzere İşveren ile sözleşmenin imzalanması başlı başına ücrete hak kazanmak için yeterli olmadığını, danışmanlık bedelinin ödenmesi sadece anlaşmanın imzalanmasına bağlı olmadığını, sözleşme uyarınca diğer şartların da yerine getirilmesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde delil, emsal olarak sunmuş olduğu Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ...... E sayılı dava dosyasında hatalı inceleme yapıldığını, söz konusu dava dosyasındaki bilirkişi raporunda belirtilen ödemeleri parçalar halinde değerlendirdiğini, yapılan inceleme sonucu ise hatalı bir şekilde değerlendirme yaparak davacı yanın sözleşmenin hazırlanması aşamasında danışmanlık yapması nedeniyle 200.000 USD ödemeye hak kazandığına karar verdiğini, oysa ki sözleşmedeki ödemelerin taksitlendirme mahiyetinde olduğunu, davacı şirketin hakedişi dava dışı çin firmasının ödeme yapması şartına bağlandığını, davacı yana dava dışı 3. kişi olan CHMC'den ödeme alınmadığı, bu sebeple işe başlanılmadığı ile ilgili süresi içerisinde mail yoluyla ihtarda bulunulduğunu, sözleşmede belirtilen ihtar sürelerine uyarak yapılan bu ihtara karşı takip başlatılmasının kötü niyetli olduğunu, Müvekkili ile davacı arasında bir sözleşmenin bulunmadığını, dava dışı Miran ile davacı arasındaki sözleşmeye “simsarlık sözleşmesi” demenin mümkün olmadığını, dava dışı Miran tarafından, davacının bu sözleşmede seçilmesinin sebebi yani kendisi ile sözleşme yapılmasının nedeni davacının dilekçesinde de belirtiği üzere sanayi tipi binaların ve özellikle çimento fabrikalarının projelendirilmesi hususunda bilinen köklü bir mimarlık ve mühendislik şirketi olması olduğunu, davacının https://www......com.tr/hizmetlerimiz.html isimli resmi internet sitesine bakıldığında da dava dışı .......'ın sözleşme yapmasının ana sebebi yine davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere “ ......'de inşa edilecek çimento fabrikasının inşasına ilişkin imzalanacak sözleşmenin teknik detaylarının hazırlanması, teknik şartlarının belirlenmesi ve nihayetinde tarafların sözleşme şartlarında anlaşmalarının sağlanması yönünde mühendislik ve danışmanlık hizmeti” olduğunu, yani işi yapacak şirketle sözleşmenin hazırlanmasından, projesinin hazırlanması, imalatı, müşavirliği ve tesisin üretime hazır şekilde kuruluşuna yönelik bir sözleşme imzalandığını, sözleşme bedeline de bakıldığında tüm bu hizmetler için davacıya 2.100.000 USD verileceğini, davacının talepte bulunduğu 200.000 USD sözleşme kurulduğunu, davacı belirlenen hizmetlerini/ödevlerini yerine getirmiş olsaydı 2.100.000 USD içinden ödenmiş olacağını, davacı şirketin sahibi müvekkili şirketin iyi niyetini suistimal ederek şahsi borç almış tüm bunları isterken uyuşmazlık konusu sözleşme bedelini talep edemeyeceğini gerekli açıklamalar sonucu anladığını, müvekkili ..... İnşaat A.Ş nin "11.01.2019 tarihli ve ..... numaralı "......" başlıklı sözleşme" taraf olmaması nedeniyle pasif husumet nedeni ile davanın reddine, müvekkilinin pasif husumet itirazının kabul edilmemesi halinde sözleşmenin 14.üncü maddesinde düzenlenen tahkim şartı nedeni ile HMK’nın madde 413. maddesi gereğince tahkim sözleşmesinin uygulanabilir olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine, ihtiyati haciz talebinin reddine, neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; Davalı tarafın, müvekkili şirketin haklı alacağını inkar etmek adına dava konusu borç ile ilgisi olmayan konular ileri sürdüğünü, müvekkili şirketin alacaklı olduğunun gerek sözleşme hükümleri gerekse de delilleri ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin; sanayi tipi binaların ve özellikle çimento fabrikalarının projelendirilmesi hususunda bilinen köklü bir mimarlık ve mühendislik şirketi olduğunu, müvekkili şirketin; davalı şirket ile dava dışı ...... arasında ......'de inşa edilecek çimento fabrikasının inşasına ilişkin imzalanacak sözleşmenin teknik detaylarının hazırlanması, teknik şartlarının belirlenmesi ve nihayetinde tarafların sözleşme şartlarında anlaşmalarının sağlanması yönünde mühendislik ve danışmanlık hizmeti verdiğini, davalı şirket tarafından taahhüt edilen danışmanlık hizmet bedelinin ödenmediğini, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 11.01.2019 tarihli ve ...... numaralı "......" başlıklı sözleşmenin "......" başlıklı 3 numaralı ekinin 1.3. Ve 1.4. Sayılı maddeleri gereğince davalı şirket ile dava dışı ...... arasında sözleşme imzalanmasından itibaren 5 gün içinde müvekkili şirkete 200.000,00 USD ödeneceği hususunda anlaşmaya varıldığını, daha sonra taraflar arasında imzalanan 15.05.2019 tarihli ek protokolün 2. Maddesi ile söz konusu bedelin imza tarihinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, davalı tarafın da bu durumu cevap dilekçesinde ikrar ettiğini, neticede davalı şirketin haksız ve mesnetsizce Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz eden davalı şirket aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde; Davacının husumet itirazları konusunda verdiği bir cevabın bulunmadığını, davacının dava dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, dosyaya sunulan sözleşmelere bakıldığında davacı ile sözleşme imzalayan şirketin ...... mukim "......" isimli şirket olduğunu, şirketin adresinin yine sözleşmede belirtildiği üzere ...... olduğunu, davanın müvekkile karşı açılmasını gerektiren sözleşme, fatura, protokol vs hiçbir belgenin bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu belgelerdeki şirket ile hakkında dava açılan ...... İnşaat A.Ş'in imzası, kefaleti olmadığı gibi davacının sözleşme imzaladığı şirketle de hiçbir bağı, bağlantı vs.'nin bulunmadığını, davacının dava ve cevaba cevap dilekçesinde "11.01.2019 tarihli ve ...... numaralı "....." başlıklı sözleşme" olarak belirttiği sözleşmenin 14 üncü maddesinde Tahkim şartının bulunduğunu, dava dışı ...... ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin bedelinin 2.100.000 USD değerinde olduğunu, anahtar teslimi iş olarak anlaşılabileceğini, ödemelerin taksitlere bölündüğünü, işin hangi aşamasında ne kadar ödeme yapılacağının belirtilmiş olmadığını, örneğin işe başlanması ve ilerlenmesi durumunda inşaat malzemelerinin temininin davalı yana yüklendiğini, bu aşamada bir uyuşmazlık çıkması halinde ......'un ne kadar ödemeye hak kazanacağının ödeme planından anlaşılamadığını, zira bu ödeme planı edimlerinin parçalara bölünmediğini, taksitlendirmeye yönelik olduğunu, neticede müvekkili ile davacı arasında bir sözleşme bulunmadığını, dava dışı ...... ile davacı arasındaki sözleşmeye “simsarlık sözleşmesi” demek mümkün olmadığını, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ...... E sayılı dava dosyasında eksik inceleme yapıldığını, sözleşme şartları, tarafların davranışları, sözleşmeden beklentileri ve tarafların yükümlülükleri dikkate alındığında davacı/danışmanın alacağının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçeleri, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, 11 Ocak 2019 tarihli sözleşme, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... E. - ...... K. sayılı dosyası, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, taraflar arasında imzalanan 11 Ocak 2019 tarihli "Yatırım ve Proje Yönetimi Danışmanlığı Saha Denetimi ve Mühendislik Müşavirlik Hizmetleri Sözleşmesi" sözleşmesi ve bu sözleşme akabinde imzalanan protokol hükümlerinden kaynaklı olarak davalının ödemesi gereken hizmet bedelinin ödenmemesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemi ile davacı tarafça başlatılan itirazın iptali ve takibin devamı isteminden ibarettir.
Dava konusu Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 189.000,00 USD asıl alacak ve 67.223,66 USD faiz olmak üzere toplam 256.223,66-USD alacağın tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili süresinde borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Dava konusu miktar 189.000,00-USD (6.590.543,40.-TL) dir.
Dava konusu olayda, davacı taleplerini taraflar arasında 11 Ocak 2019 tarihinde imzalanan "Yatırım ve Proje Yönetimi Danışmanlığı Saha Denetimi ve Mühendislik Müşavirlik Hizmetleri Sözleşmesi" ne dayanarak öne sürmektedir.
Davalı tarafça, cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde 11 Ocak 2019 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı ileri sürülmüştür. Ancak, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... E. - ...... K. sayılı dava dosyasında, iş bu yargılamadaki talep yönünden 11.000,00 USD' lik kısmi (ilk) dava açıldığı, iş bu davanın karar çıktığı görülmüştür. Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. - ..... K. sayılı dava dosyasında, davalı tarafça sözleşmenin tarafı olunmadığına yönelik herhangi bir iddia ve itirazda bulunulmamıştır. Aksine, sözleşmenin taraflar arasında imzalandığına dair beyanlarının olduğu görülmüştür. Bu sebeple mahkememiz dosyasında yapılan husumet itirazının, çelişkili davranış yasağı kapsamında kaldığı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Bu sebeplerle davalının 11 Ocak 2019 tarihli sözleşmenin tarafı olduğu kabul edilmiştir.
Davalının süresinde tahkim ilk itirazında bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce öncelikle davalı tarafın tahkim ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir.
Çekişmeli bir hak üzerinde uyuşmazlığa düşmüş olan iki tarafın rızaları ile anlaşarak bu uyuşmazlığın çözümünü özel kişilere bırakmalarına ve uyuşmazlığın bu özel kişiler tarafından incelenip karara bağlanmasına ihtiyari tahkim denmektedir.
6100 sayılı HMK' nın 413. maddesi; " (1) Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder. (2) Tahkim itirazının ileri sürülmesi, tahkim yargılamasına engel değildir. " şeklindedir.
4686 sayılı MTK' nın 5. maddesi; " Tahkim anlaşmasının konusunu oluşturan bir uyuşmazlıkta dava mahkemede açılmışsa; karşı taraf, tahkim itirazında bulunabilir. Tahkim itirazının ileri sürülmesi ve tahkim anlaşmasının geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıkların çözülmesi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilk itirazlara ilişkin hükümlerine tâbidir. Tahkim itirazının kabulü halinde, mahkeme davayı usulden reddeder. Yargılama sırasında tarafların tahkim yoluna başvurma konusunda anlaşmaları halinde, dava dosyası mahkemece ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir. " şeklindedir.
5718 sayılı MÖHUK' un 47. maddesi; " (1) Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür. (2) 44, 45 ve 46 ncı maddelerde belirlenen mahkemelerin yetkisi tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemez. " şeklindedir.
5718 sayılı MÖHUK 47. madde hükmüne göre; yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebileceği, dava konusu uyuşmazlığın yabancı unsur taşıması, mahkemenin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın akdi borç ilişkisinden doğması gerekir.
Yukarıda belirtilen kanun hükümlerinden anlaşıldığı üzere, mahkemece yapılacak tahkim incelemesinin sınırlı şekilde yapılmayıp, geçerli bir tahkim anlaşmasının var olup olmadığının ayrıntılı bir şekilde irdelenmesi gerekmektedir. Zira, kanunda "kabul edilebilir" bir tahkim anlaşmasının bulunması şartı aranmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 10.06.2021 Tarih ve 2021/899 E. - 2021/884 K. sayılı ilamı)
Taraflar arasında imzalanan "Yatırım ve Proje Yönetimi Danışmanlığı Saha Denetimi ve Mühendislik Müşavirlik Hizmetleri Sözleşmesi" başlıklı 11 Ocak 2019 tarihli sözleşmenin "ANLAŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ" başlıklı 14. maddesinde tahkim şartı düzenlenmiştir. Sözleşmenin 14. maddesi;"
- İşveren ve Danışman arasında Sözleşmenin yürütülmesi sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilecek
her türlü ihtilaf, talep veya farklılık her iki Tarafça dostane bir şekilde çözülmeye çalışılacaktır.
- İşbu Sözleşmeden veya Sözleşmenin varlığı, geçerliliği veya feshi ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek ve her iki Tarafça dostane bir şekilde çözülemeyen tüm ihtilaflar, farklılıklar veya talepler tahkime havale edilecek ve nihai olarak tahkim yoluyla çözülecektir.
- Taraflardan her biri, bu Sözleşmeden kaynaklanan veya bu Sözleşmeyle bağlantılı olarak ortaya çıkan her türlü ihtilaf, biri her bir tarafça atanan ve biri de twc hakemleri tarafından seçilen üç hakem tarafından nihai ve bağlayıcı tahkime sunmayı gayrikabili rücu olarak kabul eder. hepsi Uluslararası Ticaret Odası Kurallarına uygun olarak atanır, ancak ihtilafın tarafları aksini kabul etmedikçe, hakem dosyayı aldıktan sonraki 28 gün içinde Gözev Şartlarını hazırlayacak ve ihtilafın taraflarına imza için sunacaktır. Görev Belgesi (ICC Kurallarında tanımlandığı şekliyle) belirlenecek konuların bir listesini içermez. Acil Tahkim hükümleri uygulanmayacaktır.
- Tahkim, İsviçre Uluslararası Tahkim Kuralları uyarınca "SCAT - Swiss Chambers" Arbitration Tnstitution' da yapılacaktır.
- Herhangi bir tahkim yargılaması sırasında kullanılan dil İngilizce olacaktır. Herhangi bir Tarafça talep edilmesi halinde, masrafları talep eden Tarafa ait olmak üzere, tahkimin canlı duruşmalarının tercümesi ve yazılı argümanların ve belgelerin tercümesi sağlanacaktır. Tahkim kararı, tahkim Tarafları için nihai ve bağlayıcı olacaktır ve aleyhine icra talep edilen Taraf üzerinde yargı yetkisine sahip herhangi bir mahkemede icra edilebilir." şeklindedir.
Dava konusu taraflar arasındaki uyuşmazlığın, her iki tarafın iradelerine tabi ve serbestçe tasarrufta bulunabildikleri bir sözleşmeden kaynaklandığı; bu haliyle dava konusu uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Yine taraflar, rızalarıyla yukarıda belirtilen sözleşme hükmü ile aralarındaki uyuşmazlığın çözümü için tahkime (İsviçre Uluslararası Tahkim Kuralları uyarınca "SCAT - Swiss Chambers" Arbitration Tnstitution) başvuruyu yazılı olarak açık ve net bir şekilde kararlaştırmışlardır. Açıklanan bu hususlar kapsamında; tahkim şartının geçerli, tesirli ve uygulanması mümkün olduğu anlaşılmakla davalının tahkim ilk itirazı kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde açılan davanın usulden reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- 6100 sayılı HMK' nın 116/1-b maddesi kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesi uyarınca, tahkim itirazı sebebiyle davacının davasının USULDEN REDDİNE,
2- Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 69.792,91-TL harçtan mahsubu ile 69.177,51-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Karar türü dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (ön inceleme duruşması öncesi 1/2 oranında) tayin ve takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen oy birliği ile verilen açıkça okundu. 26/02/2025
Başkan ......
¸e-imzalı
Üye ......
¸e-imzalı
Üye ........
¸e-imzalı
Katip .......
¸e-imzalı