T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1041 Esas
KARAR NO: 2025/752 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 09/12/2024
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya ..... kutu kodlu Mikrofiber Havlu Mop ürünlerinin satıldığı, 05/07/2024 tarihinde teslim edildiği, davalıya 01/10/2024 tarihinde fatura kesildiği, davalı tarafından 02/10/2024 tarihinde iade faturasının kesilerek iade edildiği, Ankara ...... Noterliğinin ..... yevmiye numaralı ve 09/10/2024 tarihli yazısı ile ihtarname gönderildiği, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, bu nedenlerle öncelikle İkitelli V.D.’den ......’nın ..... vergi no’su ile 2024 yılına ilişkin BA formlarının istenilmesine, Esenyurt V.D.’den Davacı-Müvekkil Şirketin ..... ile 2024 yılına ilişkin BS formlarının istenilmesine, davanın kabulü ile davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ...... E. sayılı icra takibinde borca ve yetkiye yönelik haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline ve icra takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Küçükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin, ...... Esas, ...... Karar sayılı, 12/12/2024 tarihli görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiştir.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İkitelli Vergi Dairesi, Başakşehir Vergi Dairesi, Esenyurt Vergi Dairesi ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. Davalının tacir olduğu, davanın nispi ticari dava olması nedeni ile mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ...... Numaralı dosyasında; 28/11/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 196.988,00-TL fatura alacağı (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) olmak üzere toplam 196.988,00-TL toplam yönünden 16/10/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak fatura alacağı gösterildiği, davalı tarafından 25/10/2024 tarihinde borcun tamamına itiraz edildiği, takibe dayanak olarak ..... nolu faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı noktalarındadır.
6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 29/04/2025 tarihine inceleme günü verilmiş olup davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, davalı ticari defter ve belgelerini sunmamıştır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 24/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; " Teslim ve sevk belgesi durumu: İnceleme konusu mal (110 kutu mikrofiber havlu-mop) için dava dosyasında yer alan “teslim tutanağı” fiilen imzalanmış olmakla birlikte, Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu'nun emredici hükümleri uyarınca zorunlu olan resmi sevk irsaliyesi niteliğini taşımamakta olduğu konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu, Sözleşme eksikliği: Taraflar arasında yazılı bir satış veya hizmet sözleşmesi ya da sipariş teyidi bulunmamakta, yazılı sözleşme veya sipariş teyidi olmaksızın, teslim şartları, fiyat, ödeme planı ve iade koşulları net şekilde belirlenemediği, Faturaların düzenlenmesi ve tebliğ edilmesi: Satış faturası (....., 01.10.2024) düzenlenmiş, ancak mahkeme dosyasına faturanın doğrudan muhataba (davalıya) tebliğ edildiğini gösterir alındı belgesi ya da noter kanalıyla tebliğ tutanağı sunulmadığı, ancak; davalı tarafça düzenlenen İade faturası (....., 02.10.2024), davalının kendi kayıtlarına bu faturayı intikal ettiği kabul edilerek dolaylı bir tebliğ delili oluşturduğunun görüldüğü, Defter kayıtları ve bakiye durumu : Davacıya ait yevmiye defteri kayıtları usulüne uygun tutulmuş ve süresi içinde tasdikinin yapılmış olup, 16.10.2024 tarihi itibarıyla toplam 196.988 TL tutarında bakiyenin davalıdan alacaklı durumda olduğu görülmüştür. Davacı defter ve kayıtlarına göre davalı tarafın bu tutarı ödemekten imtina etmiş, mahsup ya da itiraz kaydı sunmamış olduğu," görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, ..... Esas, ..... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 196.988,00-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturaların davalıya teslim edildiğine dair, davalının imzasının olduğu 05/07/2024 tarihli teslim tutanağının sunulduğu. Davalının teslim alan olarak imzasının bulunduğu görülmüştür. Aynı zamanda her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır. Davacının alacağa dayanak faturanın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, taraflar tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilmiştir. (T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, 2017/3912 Esas, 2020/340 Karar.) Neticeten, davacının davasını HMK madde 220/3 ve teslim tutanağı ile ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Takip konusu alacak faturadan kaynaklı açık hesap alacağı olup, taraflarca bilinebilir ve likit bir alacak niteliğinde olup davacının ticari defterleri ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... Esas Sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile asıl alacak olan 196.988,00-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasa uyarınca davacının talebi aşılmamak üzere avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 39.397,60- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 13.456,25-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 2.379,13-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 11.077,12-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 2.379,13-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 2.867,53-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.392,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 31.518,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2025
Katip .....
¸e-imzalı
Hakim .....
¸e-imzalı