T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/107 Esas
KARAR NO : 2025/97 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ : 05/02/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 26.02.2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı şirketin bu ilişki neticesinde müvekkili şirkete 80.292,1013 USD borçlandığını, borcun ödenmemesi üzerine Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile borçlu davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu şirketin haksız olarak takibe yetkiye ve borcunun bulunmadığı gerekçesiyle borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, ancak tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında da görüleceği üzere davalı şirketin müvekkili şirkete borcu bulunduğu gibi gerek HMK gerekse İİK uyarınca yetkili icra dairesinin davalının bağlı bulunduğu Bakırköy Adliyesi olduğunu, borçlunun yetki itirazında yetkili icra dairesini belirtilmediği için borçlunun bu yöndeki itirazlarının geçersiz olduğunu, taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu ve tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşamayarak arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, neticede itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatı ödemesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı şirket tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü.
Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30/12/2024 tarihli raporda; "Takdirler Sayın Mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; Davacı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 23.12.2024 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. Takibe konu edilen cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait KDV hariç 113.545,36 USD=3.414.337,66 TL/KDV dahil 124.882,45 USD=3.755.212,18 TL tutarlı 7 adet faturanın olduğu, faturaların USD para cinsi tutarları ile düzenlendiği, TL para cinsi tutarlarının da ayrıca belirtildiği, 2024 yılı ocak ayına ait 6 adet faturanın davacı tarafından ihraç kayıtlı olarak düzenlendiği, iş bu faturaların 2024 yılı ocak ayı KDV beyannamesinde ihraç kaydıyla teslim bölümünde beyan edildiği ancak daha sonra düzeltme olarak tekrar verilen 2024 yılı ocak ayı KDV beyannamesinde sehven ihraç kayıtlı olarak kesilen faturaların normal satışlara alındığının ve bunun için düzeltme verildiğinin beyan edildiği, Faturaların açıklama kısmına mal hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Takibe konu edilen cari hesaba ait davacı tarafın davalı tarafa 2024 yılında düzenlediği 7 adet faturanın olduğu, tarafların 2024 yılı BS-BA Formu beyanlarının karşılıklı olarak birbirini teyit ettiği, takibe konu edilen cari hesaba ait 7 adet faturanın tamamının taraflarca tutarlar birbirini teyit edecek şekilde ve karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, Takibe konu edilen cari hesaba ilişkin davalı tarafın davacı tarafa yaptığı 2024 yılında 2 adet ve 50.043,82 USD=1.571.828,00 TL tutarlı ödemenin olduğu, dekontlar üzerinden ödemelerin TL para cinsi olarak yapıldığının tespit edildiği, davacı tarafın cari hesap ekstresinde iş bu ödemeleri ödeme tarihlerinden 1 gün önceki TCMB döviz satış kurları ile USD para cinsine çevirerek kaydettiği, iş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 15.12.2023 tarihli 1.103.251,00 TL=38.000,16 USD tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 03.04.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 2.354.157,22 TL= 80.292,10 USD alacaklı olduğu, 01.07.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 2.645.640,75 TL=80.292,10 USD alacaklı olduğu, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 2.645.640,75 TL=80.292,10 USD alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 99/son maddesine göre, alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceği, bu alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz istenebileceği, Netice itibariyle, Takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 80.292,10 USD alacağını talep edebileceği, Davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD mevduatlara fiilen uygulanan yıllık azami faiz oranlarıyla faiz talep edebileceği, 4. Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacı tarafça (açık hesap) alacak iddiası kapsamında başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görülmüştür.
Dava konusu Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 80.292,10-USD toplam asıl alacağının fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası USD efektif satış kurundan hesaplanacak TL karşılığı ile asıl alacağa Merkez Bankası tarafından kamu bankalarına fiilen uygulanan azami USD faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Dava konusu miktar 80.292,10-USD (2.645.640,75-TL) dir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davacının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır.
Davalı taraf ticari defterlerini dosya içerisine sunmamıştır.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı fatura, BS/BA kayıtları ve ticari defter ve ticari kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında mal alım - satımına ilişkin yazılı olmayan bir satış sözleşmenin olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defterler ve kayıtları ile Bilirkişi Seyit SAY' ın hazırlamış olduğu rapor içeriğinin incelenmesinde;
- Takibe konu edilen açık hesaba ilişkin davacı tarafından davalıya yönelik 2024 yılına ait KDV dahil 124.882,45 USD (3.755.212,18 TL) tutarlı 7 adet faturanın düzenlendiği, faturaların USD para cinsi tutarları ile düzenlendiği, TL para cinsi tutarlarının da ayrıca belirtildiği,
- 2024 yılı Ocak ayına ait 6 adet faturanın davacı tarafından ihraç kayıtlı olarak düzenlendiği, iş bu faturaların 2024 yılı Ocak ayı KDV beyannamesinde ihraç kaydıyla teslim bölümünde beyan edildiği ancak daha sonra düzeltme olarak tekrar verilen 2024 yılı Ocak ayı KDV beyannamesinde sehven ihraç kayıtlı olarak kesilen faturaların normal satışlara alındığının ve bunun için düzeltme verildiğinin beyan edildiği; faturaların açıklama kısmına mal hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu,
- Faturaların teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı; iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği; ancak, düzenlenen bu 7 adet faturanın tamamının davacı ve davalı taraflarca tutarlar birbirini teyit edecek şekilde ve karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği,
- Takibe konu edilen açık hesaba ilişkin davalı tarafın davacı tarafa yaptığı 2024 yılında 2 adet ve 50.043,82 USD=1.571.828,00 TL tutarlı ödemenin olduğu, dekontlar üzerinden ödemelerin TL para cinsi olarak yapıldığının tespit edildiği, davacı tarafın cari hesap ekstresinde iş bu ödemeleri ödeme tarihlerinden 1 gün önceki TCMB döviz satış kurları ile USD para cinsine çevirerek kaydettiği, iş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği,
- Davalı tarafça yapılan ödemeler neticesinde, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 2.645.640,75 TL=80.292,10 USD alacaklı olduğu görülmüştür.
Kural olarak, faturaların tebliğ edildiğinin ve malın teslim edildiğinin ispat yükü davacı üzerindedir.
Ancak, dosya içerisine celp edilen davacı ve davalıya ait BS/BA formlarında, davacı şirket tarafından düzenlenen yukarıda belirtilen takibe konu 7 adet faturanın davalı şirket tarafından BA formunda bildirdiği, bu haliyle davacı şirketin fatura ve içeriği malzemeleri davalı şirkete teslim ettiği anlaşılmıştır.
Yine dosya kapsamında davalı tarafından BA formu ile beyan edilen takibe konu alacağa ilişkin faturaların iade edildiği ya da bu faturalara ilişkin itiraz edildiğine dair herhangi bir belge de bulunmamaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilir." şeklindedir.
Anılan yasa hükmüne göre, taraflarca aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır. Dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder. Vadede ödeme yapılmaması halinde ise seçim hakkı yine alacaklıya geçmektedir. Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 05/12/2019 Tarih ve 2018/965 E. - 2019/5447 K. sayılı ilamı)
Takibe konu malların teslim edildiği, teslim sonrasında takip tarihine kadar bakiye alacak miktarının ödenmediği, davalı tarafın takibe itiraz dilekçesinde borç para birimine ve vadeye ilişkin bir itirazının olmadığı, faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlendiği de görülerek, davacının davalıdan yabancı para birimi ile talepte bulunabileceği mahkememizce kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlar kapsamında davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, davacı tarafça bu aşamada fatura ve mal teslim olgusunu ispatının da artık gerekmeyeceği, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 25.12.2020 Tarih ve 2020/1170 E. - 2020/1325 K. Sayılı ilamı.), bunun yanı sıra davacının yine yukarıda açıklanan hususlar kapsamında mal teslimini ispat ettiği, davalının ticari defter ve kayıtlarını da sunmayarak da ispat yükünü kendi üzerine aldığı kabul edilmiş ve yine davalının aksini gösterir başka yazılı kesin kayıtta sunmadığı ve kesin delile dayandığını ileri sürmediği, bu sebeple davalının icra takip tarihi itibariyle davacıya 80.292,10 USD borçlu bulunduğu mahkememizce kabul edilmiş ve açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca (icra takibindeki kur üzerinden) TL üzerinden icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 80.292,10 USD üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA,
-Alacağın % 20'si olan 529.124,94-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (USD) 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin UYGULANMASINA,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 180.723,72-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 31.952,73-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 148.770,99-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 32.441,13-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 8.842,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 351.020,48-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı