T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1103 Esas
KARAR NO: 2025/105
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2024
KARAR TARİHİ: 06/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçeside; Müvekkilinin dava dışı ... .İnşaat A.Ş'nin .... A.Ş'den ihalesini aldığı konut projesinde davalı şirketin alt yükleniciliğini üstlendiği Adıyaman ili ... ilçesi ... Mah. Bulunan .... Konutları B Etabı 1.Kısım inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işine ilişkin olarak toplam 1.000 dairenin sözleşmesi tamamlanan mekanik tesisat işçiliğini, daire başına 33.000 anahtar teslimi götürü bede usulü ile üstlendiğini, taraflar arasında yazılı sözleşmenin 01/03/2024 tarihinde imzalandığını ancak tarafların Aralık 2023 te anlaştıklarını ve anlaşmaya göre müvekkilinin 25/12/2023 tarihinde eylemli olarak işe başladığını, sözleşme ilişkisinin 25/12/2023 tarihinde kurulduğunu, taraflar arasındaki anlaşma gereği ve ayrıca sektörde teamül olduğu üzere, davacının çalıştırdığı işçilerinin SGK Bildirgeleri ve sigorta yükü davalı şirkete ait olduğunu, işçilerin asgari ücret miktarınca ücretleriyse davalı şirket tarafından davacının ilgili aya ilişkin hakedişinden kesilmekte ve işçiye ödendiğini, çerçevede, davacının ilgili hakkediş dönemine ilişkin alacak tutarı belirlenirken, ilgili hakediş dönemdeki imalata göre alacak miktarı belirlendikten sonra, ilgili dönem işçi ücretleri toplamı kesilmekte ve sonrasında nakit teminat tutarı düşüldükten sonra bulunan miktar hakkediş alacağı olarak davacıya ödendiğini, davalı şirketin, 04.07.2024 tarihinde iş ilişkisini sonlandıracağını davacıya sözlü olarak bildirdiğini, 12.07.2024 tarihinde davacının çalışanlarının SGK Çıkışlarını yaparak davacıyla iş ilişkisini sonlandırdığını, davalı şirketin, tarafların mutabakatına uygun olarak müvekkilinin Nisan ve Mayıs 2024 dönemlerine ilişkin hekedişlerini hesaplamadığını, müvekkilinin alacaklarının ödemediğini, sonuç olarak pursantaj oranlarında tek taraflı değişiklik yapılarak alacakların azaltılmaya çalışıldığını, işçi çıkışları nedenleri ile cezai kesintilerin yapıldığını, servis ücreti ödemesinin yapılmadığını, temerrüt faizi ve diğer alacakların ödenmediğini 20.000 TL'nin , arabuluculuk tutanağının imzalandığı 29.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda TCMB avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı nispetinde temerrüt faiziyle birlikte , davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.000 TL 'nin hakediş tarihi ile 29.11.2024 tarihi arasında işleyecek temerrüt faizi alacağı namıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, duruşma günü beklenmeksizin tensiple birlikte, 9 no.lu delili olan , davalı şirket yetkililerinin kullanımında olan ... no.lu telefon ile .... no.lu telefondan davacının kullanımında olan ... no.lu telefona gönderilmiş olan konuya ilişkin mesajların, kaybolması ihtimaline binaen, tensiple birlikte delil tespiti zımnında bilirkişi marifetiyle tespit edilerek kayıt altına alınmasına, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusunun eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğunu, kanun koyucu tarafından ticari dava olarak kabul edilen ya da Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir düzenleme getirilmediğini, söz konusu uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için; her iki tarafında tacir ve uyuşmazlık tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekmektedir. Aksi takdirde söz konusu borç adi borç olarak sayılacaktır ve görevli mahkeme herhangi bir ihtisas mahkemesi değil ise; uyuşmazlık, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerinde görüleceğini, davacı ....'ın herhangi bir mükkellefiyet kaydı, ticari işletme kaydı ve esnaf kaydı bulunmadığı tespit edildiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafın sunduğu sözleşmenin eklerde bulunamadığını, müvekkili şirkette de davalı ile yazılı bir sözleşme veya sözleşmesel ilişkisi olmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edildiğini ve reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce davacı ....'ın tacir araştırmasının yapılması için Küçükköy Vergi Dairesi, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
HMK'nın 2. maddesine göre;
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, uyuşmazlık konusunun TTK'nın 4. maddesi kapsamında sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, yapılan araştırma neticesinde taraflardan hepsinin tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava türüne girdiği de söylenemeyecektir. Dolayısıyla HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince ,
-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden ,
-Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
-Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren
2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,
5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 06/02/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza