T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/115 Esas
KARAR NO : 2025/140
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin dava dışı ...... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile .... Tekstil Limited Şirketi aleyhine İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. dosyası ile icra takibi başlattığını, işbu icra dosyası kapsamında Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... talimat sayılı dosyası ile 17.05.2024 tarihinde müvekkili şirketin faaliyet adresine hacze gelindiğini, haciz esnasında gelme sebebini müvekkili şirketin muhasebe sorumlusuna anlatıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin de haciz tutanağından görüleceği üzere borçlu şirketi tanımadıklarını, iş yerindeki malların tamamıyla kendilerine ait faturalı mallar olduklarını, söz konusu malların borçlu şirket ile bir alakası olmadığını ve borçlu şirket ile hiçbir alakaları olmadıklarını beyan ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin söz konusu haciz esnasında haciz işlemi yapılan mallara ilişkin faturaları ve şirket vergi levhasını sunmasına karşın haciz işlemi yapıldığını ve söz konusu malların müvekkili şirket yetkilisine istihkak iddiası olması sebebiyle yediemin olarak bırakıldığını, bunun yanında davalı tarafın şirketler arasında herhangi bir bağlantı olup olmadığının tespiti açısından şirket bilgisayarlarında ve kayıtlarında icra memuru vasıtası ile evrak araştırması yaptırdığını, borçlu şirket yetkililerin dahi isimlerinin kayıtlarda arandığını, ancak ne borçlu şirkete ne borçlu şirket yetkililerine ilişkin herhangi bir kayıt bulunamadığını, alacaklı şirket tarafından kendisine verilen sürede istihkak davası açılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirkete ait olan mallardaki haczin davalı tarafın müvekkilinin istihkak beyanını kabul etmesi üzerine düştüğünü, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00TL manevi tazminatın müvekkili şirkete faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin haklı alacağının tahsili maksadıyla başlatılan icra takibi neticesinde 3.şahıs ..... firması tarafından huzurdaki manevi tazminat davası ikame edildiğini, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... tal. sayılı dosyası ile 17.05.2024 tarihinde dosya borçlusu ...... Tekstil adına " ...... Mah. ...... Cad. ...... Sok. No:20 Bodrum Kat Güngören/İstanbul" adresinde gerçekleştirilen haciz işlemleri ile ilgili olarak, şirketin muhasebecisi ... tarafından 3.şahıs şirket ....... firması lehine istihkak iddiasında bulunuduğunu, süresinde dava açılmaması üzerine mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kendiliğinden kalktığını, 17.05.2024 tarihli hacizde toplam değeri 18.000,00-TL olan 4 çuval iplik haczedildiğini, davacı 3.şahıs lehine istihkak iddasında bulunulması üzerine, mahcuzlar muhafaza altına alınmadığını, mahalde şirketin muhasebecisine yediemin olarak bırakıldığını, davacı tarafın tamamen haksız bir kazanç elde etmek saikiyle huzurdaki davayı ikame ettiğini, alacaklı vekili olarak yapılan tüm iş ve işlemlerin, devletin resmi icra organları onayı ile yapıldığını, herhangi bir hukuka ve usule aykırı bir işlem bulunmadığını, dosya borçlusu ...... şirketinin ortak ve yetkilisi olan ...... ile mahalde lehine istihkak iddiasında bulunulan davacı-3.şahıs şirketin ortak-yetkilisi ...... arasında kardeşlik bağı bulunduğunu, ayrıca her iki şirketin ortak ve yetkililerinin de "......" soyadını taşıdığını, tarafların aynı işkolunda faaliyet gösterdiğini, borçlu şirketin piyasada borca batık hale geldikten sonra, aynı işkolundaki yakın akrabası olan 3.şahıs şirket üzerinden ticaretine devam ettiğine yönelik alınan duyumlar neticesinde söz konusu adreste haciz işlemi gerçekleştirildiğini, mahalde borçlu adına evrak araştırması yapılmasının kanundan kaynaklı bir yetki olduğunu, somut olayda müvekkili adına tamamen hukuka uygun bir şekilde yasanın verdiği yetkiye dayanarak haciz işlemleri gerçekleştirildiğini, dolayısıyla haksız fiilin hukuka aykırılık şartının sağlanmadığını, davacı tarafa herhangi bir kusurlu harekette bulunulmadığını, İİK hükümleri dışına çıkılmadan yasal hak olan cebri icra hakkı kullanıldığını, alacağına kavuşmak arzusunda olan alacaklı adına icra takibi yapıldığını, haciz işleminin gerçekleştirildiğini yalnızca hukuki prosedür işletildiğini, dolayısıyla herhangi bir kusur bulunmadığını, yapılan iş ve işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, somut olayda davacının tamamen tazminat davası vasıtasıyla zenginleşme amacı güttüğünü, mahcuzların muhafaza altına alınarak mahal dışına çıkarılmadığını, şirketin muhasebecisine yediemin olarak bırakıldığını, mahalde muhafaza işlemi yapılmadığından şirket çalışanlarının faaliyetinin kesintiye uğramadığını, bu nedenlerle davacı tarafın haksız kazanç sağlama amacı ile ikame ettiği huzurdaki haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli işbu manevi tazminat davasının esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava; haksız hacizden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı tarafın icra dosyasının borçlusu ile davacı arasında organik bağ olduğuna yönelik beyanları doğrultusunda Mahkememizce dava dışı ...... firması ile davacı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, dava dışı borçlu ...... şirketinin davacı şirket üzerinden ticari faaliyet yürütüp yürütmediğinin tespiti için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; "... İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından inceleme ve davacı şirket ile dava dışı ...... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında ticari
ilişki, borç/alacak ilişkisi olup olmadığı ile ilgili olarak ticari defter kayıtlarından inceleme olmak
üzere 2 aşamalı inceleme yapıldığı, dava dışı ...... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ......
oda sicil numarası ile İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı olduğu, şirket ortağı ......
kavak’ın 15/02/2037 tarihine kadar münferiden müdür olduğu, şirket ortağı ......’ın
25/09/2037 tarihine kadar münferiden müdür olduğu, davacı şirketin ...... sicil
numarası ile İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı olduğu,
o şirket ortaklarının; ...... olduğu,
şirket müdürlerinin; ortak ...... 13/11/2027’ye kadar münferiden müdür, ortak ...... 13/11/2027’ye kadar münferiden müdür oldukları,
davacı ..... Sanayi Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı ..... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ayrıca farklı adreslerde faaliyette bulundukları,
yukarıdaki bilgiler doğrultusunda davacı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunmadığı, davacı şirket ile dava dışı ..... Tekstil Sanayi Ticaret Limited
şirketi arasında ticari ilişki, borç/alacak ilişkisi olup olmadığı ile ilgili olarak ticari defter
kayıtlarından inceleme neticesinde
davacı şirketin 2022, 2023 ve 2024 yılı ayrıntılı mizanları ve ticari defterlerinin incelenmesi
sonucunda dava dışı ..... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin kaydı olmadığı,
aralarında ticari ilişki olmadığı, borç/alacak ilişkisi olmadığı..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun hükme esas almaya ve denetime elverişli olduğu görülmüştür.
21/01/2025 tarihli celsede taraf tanıkları dinlenilmiştir.
Davacı tanığı ...... ; "ben davacı ... sanayide 2018 den beri muhasebeci olarak çalışmaktayım, hacze gelindiğinde bende iş yerindeydim, öncelikle belge araştırması yapıldı, ....... firması ve .......'a ilişkin herhangi bir belge olup olmadığına ilişkin benim ve .......'nın bilgisayarında araştırma yapıldı ancak herhangi bir kayda rastlanılmadı, haciz esnasında orada müşterilerde vardı, biz yöneticilerden birisi geldikten sonra işlemlere devam edilmesini talep ettik, ancak kabul etmediler üretim bandında olan 200 kg'lık ipi de haciz listesine eklediler, iş yeri kiradadır, iş yeri sahibi bu haciz işleminden sonra gelerek ne olup bittiği hakkında bilgimize başvurdu, iplik satın aldığımız bir firmanın yöneticisi ve kumaş sattığımız bir müşteri haciz işlemi sırasında oradaydılar ve şahit oldular, haciz işleminden sonra birkaç komşumuz da işyerine gelerek ne olduğunu görmek istediler, 3 personel dışında herkes kendi işine devam etti, çalışmayı engelleyen bir durum olmadı, bir makinenin üretimi ve siparişi aksadı, haczedilen mallar işyerinde bırakıldı ancak kullanılmaması gerektiği söylendi, bizde kullanmadık, ilgili iplik yerine başka bir iplik temin etmek durumunda kaldığımız için üretim aksadı, haciz işlemi yaklaşık 45 dakika 1 saat sürdü, biz yöneticininde hazır olmasını istediğimiz için biraz daha uzamış olabilir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ......; "ben davacı ... sanayide 12 yıla yakın bir süredir çalışıyorum, haciz işlemi yapıldığında bende işyerindeydim, icra memurları işyerine geldiler ve ...... firması ile bir bağlantımızın olup olmadığını sordular bizde olmadığını söyledik, benim ve ......'in bilgisayarına baktılar ayrıca diğer evraklara baktılar, herhangi bir ilişkiye rastlayamadılar, ofisle depomuz yanyanadır, 5 çuval ipliği haczettiler ve yediemin olarak bize teslim ettiler, hiçbir şekilde kullanmamamız gerektiğini söylediler, bu iplikleri kullanamadığımız için siparişlerimiz aksadı, haciz esnasında hem işyeri sahibi olan kişi hemde komşular gelerek ne olup bittiğini öğrenmek istediler, bunun yanında işyerinin yanında bulunan showroom da bulunan müşterilerde haciz olayına şahit oldular, haciz işlemi sırasında icra memurlarıyla ilgilenen bizler ve diğer personeller bir süre çalışmadılar bu sebeple iş aksadı, haciz işlemi yaklaşık 1-1 buçuk saat sürdü, mahcuzlar bize teslim edildi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ...; "ben davalı ... tekstil firmasının avukatı olarak haciz işlemi yapıldığı sırada işyerindeydim, resmi olarak görünen 20 nolu işyerine gittiğimizde işyeri yetkilisi olduğunu söyleyen bir şahıs karşıda bulunan 21 nolu işyerinin ofis olduğunu ve orada görüşmemizi söyledi, haciz tutanağında da bu husus sabittir, resmi olarak 1 saat olmasına rağmen çok daha kısa bir süre orada durduk, orada bulunduğumuz sürenin bir kısmı bekleme salonunda çay içmekle geçti, haciz tutanağına yalnızca davacı işyerinde bulunan personelin beyan etmiş olduğu 5 çuval ipliği yazdık, onun dışında başkaca bir kalem yazılmadı, nakliye hazır edilmedi, muhafaza işlemi gerçekleşmedi, yediemin olarak bırakıldı, haciz mahalline ilk gittiğimizde icra memurları borçlu ..... firması ile hacze gidilen yerin bir bağlantısı olup olmadığı yönünde araştırma yaptı daha sonra hacze gidilen işyeri yetkilisinin borçlu firma yetkilisinin kardeşi olduğunu aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerini söylediler, bunun üzerine hacze devam edildi, işçilerin olduğu bölüme girilmedi, makinelerin olduğu bölüme girilmedi bu nedenle işlerin aksaması gibi bir durum söz konusu olmadı, eski ortaklık yapıları, kardeş olmaları ve aynı iş kolunda faaliyet göstermeleri nedeniyle, haczedilen mala ait bir fatura sunulmadığı için devam edildi, eski ortaklık yapısından kastım borçlu şirketin yetkilisi ile hacze gidilen şirketin şirket yetkilisinin kardeş olmasıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacıya ait işyerinde yapılan haciz işleminin haksız nitelikte olup olmadığı, davacının haksız haciz işlemi nedeni ile manevi zararı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri 6098 sayılı yasanın 49-76 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Somut olayda davacı icra takibinin tarafı değildir. Davacının malları, takip borçlusuna ait olduğundan bahisle haczedilmiştir. Davacı tarafından istihkak iddiasında bulunulmuş olup, haczedilen mallar davacı şirkete yediemin olarak teslim edilmiştir. İcra takip dosyasının alacaklısı olan davalı tarafça İİK 99 maddesi uyarınca dava açılmamış ve bunun üzerine haciz kaldırılmıştır. Bu durumda haczin haksız olduğu sabittir. Davalı her ne kadar davacı şirket ile icra dosyasının borçlusu dava dışı ...... firması arasında organik bağ bulunduğunu iddia etmiş ise de, Mahkememizce bu hususta değerlendirme yapmak üzere aldırılan bilirkişi raporunda davacı şirket ile dava dışı ...... firması arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığı tespit edilmiştir.
Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK'nın 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Dava konusu olaya gelindiğinde ise, dava dışı takip borçlusu ile davacının organik bağının olmaması, dinlenilen tanıkların haczedilen malların davacıya ait olduğu hususunun hacze gelen kişilere iletildiği yönündeki beyanları, haciz konusu malların dava dışı borçlu ile ilgisinin olmaması, haciz tutanağında yer alan hacze konu yerde borçlu şirkete ait herhangi bir evrak ya da kayıt bulunamadığı yönündeki tespit, hacze konu yerde buna dair bir delil de olmamasına rağmen davalı alacaklının haczin yapılmasında ısrarlı olduğunu beyan etmiş olması, haciz işlemi sırasında davacının müşterilerinin de orada bulunduğu yönündeki tanık beyanları ve diğer tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalının haczin yapılmasına kusurlu olduğu ve davacının manevi tazminata hak kazandığı anlaşılmakla, haczedilen malların değerinin 18.000,00-TL olduğu ve yediemin olarak davacı işyerinde bırakıldığı hususları da göz önünde bulundurularak takdiren 10.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 683,10-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 683,10- TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.171,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 900,00-TL'sinin davalıdan, 2.700,00-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 5.121,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 1.280,25-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025
Katip......
¸e-imza
Hakim .....
¸e-imza