T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/122 Esas
KARAR NO : 2025/392 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından inşaat yapım işlerinde kullanılmak üzere, davalı şirketten 2021 yılından bu yana malzeme satın aldığını, işbu ilişkiden kaynaklı olarak taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluşturulduğunu, müvekkili şirket cari hesap kaydedilmek üzere, önden peşin avans olarak davalıya ödemeler yapmakta ve daha sonrasında işbu ödemeye mahsuben ürün sipariş ettiğini, davalı da aldığı avanstan teslim ettiği ürünlerin bedelini mahsup ettiğini, müvekkili şirketin yine aynı maksatla 02.02.2023 tarihinde 1.000.000,00 TL (birmilyonlira) peşin ödeme yaptığını, 2023 cari hesap dönemi içerisinde toplamda 1.036.474,56 TL alacaklı hale geldiğini, müvekkili şirket tarafından peşin ödenen işbu tutardan mahsup edilmek üzere davalı şirkete siparişler oluşturulduğunu, davalı şirket tarafından ise vaatlerine aykırı olarak siparişlerin teslim edilmediğini, müvekkili şirketin fiyat artışlarından etkilendiğini, aynı ürünleri daha yüksek ücretlerle başka satıcılardan satın almak zorunda kaldığını, yine aldığı siparişleri teslim edemediği için kazanç kaybı yaşamış ve bu şekilde zarara uğradığını, Büyükçekmece .... Noterliği ... yevmiye numaralı, 29/03/2024 tarihli noter ihtarnamesi ile davalıya uhdesinde tuttuğu 624.393,26 TL tutarın iadesi, aksi takdirde hukuki yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, ancak davalı tarafından bu bedelin iade edilmediğini, müvekkilinin parasına kavuşabilmesi maksadıyla Küçükçekmece İcra Dairesi .... esas sayılı takip dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, işbu icra takibine istinaden ödeme emrinin 25/04/2024 tarihinde UETS posta kutusuna gönderildiğini, davalı şirket tarafından aynı gün haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz edildiğini, somut uyuşmazlık dava şartı zorunlu arabuluculuk müessesine tabi olup, bu doğrultuda 26/04/2024 tarihinde Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu ... arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, işbu arabuluculuk görüşmeleri 15/05/2024 tarihinde anlaşamama ile neticelendiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun kötüniyetli olması sebebi ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın daha evvel taraflar arasında ticari ilişkiye aykırı davranarak haksız ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, müvekkilinin davacıya olan bütün edimlerini yasal olanaklar çerçevesinde süresinde yerine getirdiğini, davacının iddiasının ispatı gerektiğini, dava ve takip dayanağı olarak gösterilen alacağın ve alacak miktarının hukuksal dayanağı mevcut olmadığını, davacının iddialarının aksine davacı firmanın, taraflar arasında meydana gelen ticari ilişkiden dolayı müvekkiline 05.10.2023 keşide tarihli, ... Bank .... Şubesi'ne ait ... seri numaralı 1.000.000,00 TL bedelli çekin keşide ederek müvekkiline verildiğini, davacının ısrarla müvekkilinin deposundan talep ettiği ürünlerin müvekkilinin deposunda bulunmadığını, müvekkilinin üretici firma olmayıp mal alımlarını üretici firmaların alım satımı yapan bayiler üzerinden temin etmekte ve bu firmalara bağlantı ödemesi yani ön avans çeki ve senedi veren bir firma olduğunu, Davacının mallarını ısrarla istediği firma olan .... Malzemeleri Yatırım Ve Pazarlama A.Ş. olup bu firmanın ana bayii konumunda .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'dir. Müvekkil firma, üretici İntema firmasına ilişkin alımlarını hem bu üretici firmaya hemde bunun ana bayii ...'e verdiği avans (çek yada senet veya ipotek karşılığında ) bağlantısı vermek suretiyle peyderpey yaptığını, müvekkili firma, üretici İntema firmasına ilişkin alımlarını hem bu üretici firmaya hemde bunun ana bayisi .....'e verdiği avans (çek yada senet veya ipotek karşılığında ) bağlantısı vermek suretiyle peyderpey yaptığını, davacı firma malların müvekkili tarafından verilen ön avans ile bunların tedarik edilip kendi stoklarına alındığını ve bundan sonra stokta bunların malı varsa bunu sipariş etmesi gerektiğini daha önce taraflar arasında yazılı olmayan ticari teamül olduğunu en iyi bilecek firma olduğunu, firmaların bu şekilde çalıştığını, müvekkili firma ile dava dışı üretici firma .... İnşaat Ve Tesisat Malzemeleri Yatırım Ve Pazarlama A.Ş. ile 2023 yılı sonuna doğru bunun ana bayisi olan ... de 2024 yılı başından itibaren ticari ilişki bozulmaya başlamış ve müvekkili ile bu firmalar arasında hem fiili hemde hukuki ihtilafın meydana geldiğini, müvekkilinin en büyük tedarik firmaları olan bu firmalarla yaşadığı ihtilaftan dolayı mal alımının sekteye uğramış ve bu firmalardan mal tedariki yapamadığını, davacı firmanın bu durumu fırsat kollayarak müvekkilin stoğunda yeterli miktarda mal olmasına rağmen özellikle mal tedarik edemediği bu firmanın mallarını istemesi tamamen kötü niyetle hareket ettiğini, 17.11.2023 tarihli büyük meblağlı bir fatura detayında İntema firmasına ait olan ve müvekkilinin stoğunda olan mallar sipariş üzerine davacı firmaya çek ödemesinden sonra gönderildiğini, taraflar arasında malların hangi tarihte ve hangi miktarda teslim edileceğine veya hangi tür malın verileceğine dair bir yazılı sözleşme olmadığını, davacının iddia ettiği üzere müvekkili şirkete izah edildiği üzere 1.036.471,56-TL. peşin ödeme yapılmadığı gibi 8 ay vadeli ifa yerine geçen çek verildiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya dair talep ve dava hakları ek beyan hakkı saklı tutarak davacının usul ve yasaya aykırı dayanaksız davasının reddine, haksız ve kötü niyetli davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere, tarafların 2023 yılı BS ve BA formlarının gönderilmesiyle cevap verildiği görüldü.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile alacak için ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının 15/05/2024 tarihinde düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 617.654,06-TL asıl alacak, 6.739,20 TL Faiz yönünden 24/04/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak olarak gösterildiği, davalı tarafından 25/04/2024 tarihinde borcun tamamına, ferilerine edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinden kaynaklı davacının cari hesap alacağı olup olmadığı, davacının çek ödemesini avans ödemesi şeklinde yapıp yapmadığı, sözleşme gereğince teslim edilen ürün bedellerin buradan düşülüp düşülmediği, davacının davalının stokta olmayan ürünleri sipariş vermesinin sözleşmeye aykırılık teşkil edilip edilmediği, tarafların sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu noktalarındadır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme günü verilmiş olup tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
Dosyanın SMMM bilirkişisine verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 16/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; tarafların 2023-2024 yıllarına ait defterlerinin incelendiği, yapılan tespitler ışığından TTK 64/3 VUK 182 gereğince 2023-2024 dönemlerinin yasal sürelerinde tasdilerinin yapıldığı kesin delil vasfı taşıdığı, .... - 1.000.000,00 TL'lik Anadolubank çeki hakkında tespit (Avans çekinin ödenmesinin tespit) tahsilat makbuzu ile teslim alındığı ve tarafların defter kayıtlarına yansıdığı,(çekin ödeme aracı olduğu ) tarafların defterlerinde 3.907,70 TL fark bakiyenin olduğu, farkın ise ...., (01) Satınalma .... BİLİŞİM A.Ş davacı tarafın defter kaydında 320 kayıt olması gerekirken 120 hesaba hatalı kayıt (ters kayıt ) yapıldığından müteakip olduğu tespit edildiği, (taraf defterlerinde kayıtlı), davacı tarafın davalı taraftan; 05/10/2023 tarihli avans çekten kaynaklı bakiye (defter kayıtlarına göre 24/11/2023 tarihi itibari ile ( 613.746,37 TL) alacaklı olduğu, temerrüt tarihinin tespit 29/03/2024 Büyükçekmece .... Noterlik .... yevmiye numarası ile davacı tarafın davalı tarafa ihtar çekildiği 3 iş günü için de temerrüde düşeceği konusunda ihtar edildiği, E Tebliğ mazbatasından tebliğ tarihi olarak 03/04/2024 olarak tespit edilmiştir. 03/04/2024+3 iş günü = 09/04/2024 temerrüde düştüğü, 613.746,37 TL asıl alacağın 09/04/2024 temerrüt tarihi ile takip tarihi 18/04/2024 işlemiş avans faizinin (%44,25) 6.696,56 TL olarak hesap edildiği(=620.442,93TL) Küçükçekmece İcra Dair 2024/38728 esas dosyasınd; asıl alacak 617.654,06 TL asıl alacak, faiz 6.739,20 TL=624.393,26 TL talep edildiği, talebin 624.393,26 TL olduğu, hesaplama ve tespitin (=620.442,93TL) olduğu, farkın ise 3.950,33 TL olarak hesap edildiği görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Tarafların itirazı üzerine bilirkişiye dosyaya bilirkişi Akademisyen Prof. Dr. ....'nin eklenmek üzere ek rapor için bilirkişiye verildiği, bilirkişiler tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; 613.746,37 TL asıl alacağın 09/04/2024 temerrüt tarihi ile takip tarihi 18/04/2024 işlemiş avans faizinin (% 44,25) 6.696,56 TL olarak hesap edildiği, (=620.442,93TL) Küçükçekmece İcra Dairesi 2024/38728 esas dosyası yönünden; asıl alacak 617.654,06 TL asıl alacak, faiz 6.739,20 TL=624.393,26 TL talep edildiği, talebin 624.393,26 TL olduğu, hesaplama ve tespitin (=620.442,93TL) olduğu, farkın ise 3.950,33 TL olarak hesap edildiği, davacının stokta bulunan mallardan sipariş etme yükümlülüğünün bulunmadığı, davalının sipariş edilen malları teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporlarının HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Bayilik sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının olduğu iddiası TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereğince davacı taraf ispat yükü altındadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ve “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
TBK'nın 207. maddesine göre satım akdi kural olarak peşin olup, alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi asıldır. TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler. Faturanın davacı/alıcı tarafından sunulması ve kayıtlı olması nedeniyle, davalının ayrıca emtiayı teslim ettiğini kanıtlamasına gerek bulunmamaktadır. İspat yükü TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddesine göre davacıda olup, davacının avans ödemesini yaptığını kesin delillerle kanıtlaması gerekmektedir.
"....TBK 207/2 maddesi gereğince –sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler. Mahkemece söz konusu madde dikkate alınmaksızın çek tutarı kadar mal teslim edildiğini ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğu yönünde ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp, davacının söz konusu çek nedeniyle borçlu olmadığını ispatla yükümlü olduğu gözetilerek tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, yanılgılı gerekçe ile eksik inceleme sonucu yazılı şekile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir...." Yargıtay ... Hukuk Dairesi, 22.05.2014 Tarih, ... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davacının takibe dayanak olarak alacak olarak talepte bulunduğu, davalının itirazı ile iş bu davanın açıldığı, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında bayilik sözleşmesinin bulunduğu, bu her iki tarafında kabulünde olduğu sabittir. Bu sözleşmeye istinaden davacı 1.000.000,00-TL lik çek ile avansı ödemesi yaptığı, siparişler teslim edildikçe ödemenin buradan düşüldüğü ancak istenilen bayilik ürünlerinin teslim edilememesi nedeni ile fazla ödemenin iadesi talep edilmiştir. Dosyaya sunulan SMM raporu ile SMM ve hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen ek raporda davacının ödemesinin sabit olduğu ve teslim edilen ürün bedelleri kadar düşüm yapıldığı tespit edilmiştir. Bu hali ile davacının çek ile yaptığı ödemenin avans ödemesi olduğu kabul edilmiştir. Davalının davacının ısrarla elde olmayan ürünlerin siparişinin verildiğine ilişkin savunması bakımından ise sektör bilirkişisi incelemesindeki tespitlerde dikkat alındığında taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde davalının yerine getirmesi gereken edim sipariş edilen ürünlerin teslimi olduğu ancak yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Bu kapsamda yapılan defter incelemesinde davacının takip miktarı kadar alacaklı olduğu hem davacı hem davalı defterleri ile tespit edilmiş olup davacının davasını 613.746,07-TL bakımından ispat ettiği anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir.Tarafların ticari defterleri, ihtarname ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 613.746,37-TL asıl alacak, 6.696,56-TL faiz alacağı üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 124.088,58- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 42.359,71-TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 7.541,11-TL'den mahsubu ile bakiye 34.818,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 7.541,11-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 8.029,51-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 13.875,00- TL yargılama giderlerinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 13.736,25 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 TL arabuluculuk verilen kararın niteliği nazara alınarak ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.564,00 TL'nin davalıdan alınarak, bakiye 36,00-TL kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 97.066,44-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 3.950,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır