T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/127 Esas
KARAR NO : 2025/778 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili işi eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş ve anlaşıldığı üzere karşı tarafa 462.000 TL'lik fatura kestiğini, Davalı bu tutarın 122.000 TL'sini ödememiştir. Müvekkilimizce ödenmeyen tutar için Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, Davalı tarafın itirazı sonrası tarafımızca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuş olup ..... Büro ve ..... Arabuluculuk Dosya numaralı bu dosyada anlaşamama ile sonuçlanmış ve 12.10.2023 tarihli, e-imzalı son tutanak ekte sunulduğunu, Neticeten; Borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, Borçlu'nun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, Borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen oranlarla ödemesine, Takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesin karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı ..... ile şifahi anlaşmaya dayalı olarak, ..... ’da düzenlenen ve 24-29 Ocak 2023 tarihlerini kapsayacak şekilde “Kiralık Ahşap Mobilya Standı”yapımı ve kurulumu için anlaşma yapıldığını, Şifahi anlaşmaya göre işin bedeli her şey dahil olmak üzere 430.000,00 TL olacağını, Stand davacı tarafça kurulduğunda bir çok ayıplı ve anlaşma dışı malzeme ve anlaşmaya rağmen tamamlanmayan işler olmasına rağmen, müvekkili mecburen fuarı tamamladığını, Müvekkilim tarafından alınmış ve davacıya ait depoda muhafaza edilmekteydi İşin bedeli olan 430.000,00-TL’nin,340.000,00-TL’si müvekkil tarafından davacı tarafa ödenmiş olup; kalan 90.000,00-TL’si eksik ve hatalı olan işler nedeniyle bedel indirimi olarak mahsup edilmiş ve bu husus davacıya şifahen bildirilmiş, nihayetinde Müvekkilinin davacı tarafa hiçbir borcu kalmadığını, Gerçekten de davacı taraf yapılacak olan kiralık ahşap stant ile ilgili müvekkilime taahhütlerde bulunmuş ve kiralık ahşap standı için görseller sunmuş; ancak taahhütlerinin önemli kısmını geçersiz mazeretler bildirerek yerine getirmediğini, Ayrıca anlaşılan işler kalitesiz malzemeyle ve eksik olarak yapılmış; müvekkile ayıplı ifada bulunulduğunu, Mevzubahis eksiklikler ve ayıplar fuar esnasında davacı tarafa şifahi olarak ve sürekli bir şekilde bildirilmiş ancak çözüme ulaşmadığını, Fuar süresi kısa ve devam etmekte olduğundan, fuar süreci de yoğun olduğundan bu eksiklerle ilgili Mahkeme tespiti yaptırılamadığını, Şirket yetkilileri; tanıklarla beraber tespitlerde bulunmuş ve fotoğraflar ve video kayıtlarıyla davacının kusurlu ve eksik işlerini tespit ettiklerini, Davacı; müvekkiline ait olan ve standın kurulumunda kullanılan ve yine daha önceki kurulumlarda da kullanan malzemeyi, hukuka aykırı olarak yedinde tutmaktadır anılan sebeple yapılacak tespitle anılan malzemenin değerinin de mahsubunu ve fazlaya ilişkin bedelin de müvekkiline ödenmesi talep ettiklerini, Neticeten; Davacının Usul ve Esasa aykırı davasının REDDİNE, İcra İnkar Tazminatı talebinin de REDDİNE, Yargılama Giderleri ve avukatlık ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ahşap stant kurulması hizmetine ilişkin alacak iddiası kapsamında başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ..... numaralı dosyasında; 12/10/2023 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 11, m. 15. m ve 16 ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ...... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 122.000,00-TL alacak (İstenen: Günlük reeskont avans faiz) yönünden 20/06/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın kalan borcunun gösterildiği, davalı tarafından 10/08/2023 tarihinde ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, ayıplı ifa olup olmadığı, eksik malzeme kullanılıp kullanılmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle tüm dosya kapsımına göre tarafların iddia ve savunmaları da irdelenip değerlendirilerek uyuşmazlık hakkında hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor sunulmak suretiyle 10/12/2024 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 28/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Dava konusunun, davacının, davalı ile arasında ticari işlemlerden dolayı ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı .....’ın 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacı .....’ın ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle Davacı ......’ın, Davalı ...Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.’den 122.000,00 TL alacaklı olduğu, Davalı ..... Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalı ..... Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle Davalı .....Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Davacı.....’a, 183.500,00 TL borçlu olduğu, Takip konusunun davacının davalıya düzenlemiş olduğu 28.02.2023 tarihli ..... no.lu KDV Dahil 462.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı olduğu, mezkur faturanın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın (183.500,00 TL – 122.000,00 TL) 61.500,00 TL olduğu, davalının cevap dilekçesinde 340.000,00 TL ödeme yaptığının ikrar edildiğinden ve yapılan ödemelerin de davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan taleple bağlılık ilkesi gereği davacının davalıdan alacağının 122.000,00 TL tutar üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, Ancak davalının cevap dilekçesinde mezkur takip konusu faturanın 430.000,00 TL olarak şifahi olarak anlaşma yaptıklarını beyan ettiği ve bunun üzerine yapılan standa ayıpların bulunduğunu beyan ettiği, Bu beyanın üzerine heyetimiz teknik bilirkişisi tarafından yapılacak değerlendirme neticesinde borç/alacak tespiti yapılacağı, Davalı tarafından, davacı tarafa yaptırılacak işle ilgili kabul görmüş, mutabakata varılıp, imza, paraf, kaşe v.b onay altına alınmış yazılı olarak sözleşme, sözleşme eki bulunmadığı, Harici olarak teknik şartname, proje çizimi, malzeme listesi, teslim ve tesellüm tutanakları bulunmadığı, Fuar standında kullanılmak üzere ..... tarafından üretilen dış cephede kullanılacak mobilya ürünlerinin atölyede depolandığı, yer döşemesi olan parkelerin palette korunaklı olarak ambalajlı durumda atölyede bulunduğu, Sözleşme taslağındaki görsele göre ...... logoları ve stand taç kısmının atölyede bulunmadığı, Davacıda bulunmayan logo ve taçın üretim bilgilerini içeren proje, malzeme bilgisi v.b. bilgi olmamasından dolayı net bir hesaplama yapılamamış olmakla standart ürünlerle üretilmesi halinde yaklaşık 15.000,00 TL’lik maliyeti olabileceği, Video ve görsellerde görülen hasarların basit onarımla yapılabilecek türde oldukları, basit silikonlama ve macun ile giderilebileceği, maliyetinin yaklaşık 1.000,00 TL’yi bulabileceği, Neticeten, Sayın Mahkemece teknik heyetimiz teknik bilirkişisi tarafından hesap edilmiş olan (15.000,00 TL+1.000,00 TL) 16.000,00 TL’lik masrafın davacıdan mahsubu yönünde karar vermesi halinde davacının davalıdan (122.000,00 TL-16.000,00 TL) 106.000,00 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği, Sayın Mahkemece teknik heyetimiz teknik bilirkişisi tarafından hesap edilmiş olan 16.000,00 TL’lik masrafın davacıdan mahsup edilmesine gerek görülmemesi yönünde karar verilmemesi halinde ise davacının davalıdan 122.000,00 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, fatura alacağının doğduğuna ilişkin ispat yükünün davacı üzerinde olması, ayıp ve eksik iddiaya ilişkin ise ispat yükü davalı üzerindedir. Her iki tarafın da bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Düzenlenen raporda defter incelemesi ile, Davacı .....’ın, Davalı ..... Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.’den 122.000,00 TL alacaklı olduğu, Davalı ..... Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalı ..... Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle Davalı ..... Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Davacı ....’a, 183.500,00 TL borçlu olduğu, Takip konusunun davacının davalıya düzenlemiş olduğu 28.02.2023 tarihli ..... no.lu KDV Dahil 462.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı olduğu, mezkur faturanın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın (183.500,00 TL – 122.000,00 TL) 61.500,00 TL olduğu, davalının cevap dilekçesinde 340.000,00 TL ödeme yaptığının ikrar edildiğinden ve yapılan ödemelerin de davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan taleple bağlılık ilkesi gereği davacının davalıdan alacağının 122.000,00 TLalacaklı olduğunu ispat etmiştir. Davalının ayıp ve eksik ifa iddiası yönünden sektör bilrkişisince yapılan incelemede, standart ürünlerle üretilmesi halinde yaklaşık 15.000,00 TL’lik maliyeti olabileceği, Video ve görsellerde görülen hasarların basit onarımla yapılabilecek türde oldukları, basit silikonlama ve macun ile giderilebileceği, maliyetinin yaklaşık 1.000,00 TL’yi bulabileceği tespiti karşısında bu miktarın alacaktan düşülmesi gerekmektedir. Neticeten, davacının davasını ayıplı ürünlerin bedelinin mahsubu ile ispat ettiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Takip konusu alacak faturadan kaynaklı açık hesap alacağı olup, taraflarca bilinebilir ve likit bir alacak niteliğinde olup davacının ticari defterleri ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile asıl alacak olan 106.000,00-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 21.200,00- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 7.240,86-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.473,46-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.767,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.473,46-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.961,86-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan (Bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 9.867,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren % 86,89'u olan 8.573,44-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 86,89'u olan 2.710,97-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 409,03-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 16.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025
Katip ....
¸e-imzalı
Hakim ....
¸e-imzalı