T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(Kabul)
ESAS NO : 2024/136 Esas
KARAR NO : 2025/161 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/09/2024
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi tarafından ...... nolu Trafik Sigortası Poliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu ...... plakalı aracın 03/06/2022 tarihinde 8/8 kusurlu olarak ve olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresinde iken ...... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kaza nedeniyle tutulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre ...... plakalı aracın 8/8 kusurunun bulunduğunu, dava konusu kaza sebebiyle hasara uğrayan ...... plakalı araç için müvekkili şirket tarafından 26/07/2022 tarihinde 10.350,01 TL 22/08/2022 tarihinde 5.11,74 TL, 22/08/2022 tarihinde 575,20 TL, 22/08/2022 tarihinde 839,70 TL ve 22/08/2022 tarihinde 839,70 TL olmak üzere toplam olarak 17.716,35 TL hasar tazminatını ödediğini, müvekkili şirketin Trafik Sigortası Genel Şartları B.4/f'ye göre sigortalıya/sigorta ettirene rücu hakkının bulunduğunu, müvekkili şirketin alacağının tahsili için Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusunun anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı şirketin kötü niyetli itirazları sebebiyle aleyhlerine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza sırasında müvekkili şirketin, aracı işleten konumunda olmadığından davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ile dava dışı ...... arasında "Araç Kiralama Sözleşmesi" imza edildiği bu sözleşme uyarınca ...... plakalı aracın kiralandığını, söz konusu 03.06.2022 tarihli kaza araç kiracı ...... sevk ve idaresinde iken gerçekleştiğini, Trafik Sigortası Genel Şartlar B.4 maddesi (a) bendine göre, işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin “kasti bir hareketi veya ağır kusuru” sonucu meydana gelen kazalar nedeniyle sigorta bedelini ödeyen sigortacı, sigorta ettirene rücu edebildiğini, ancak işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru yoksa, yüzde yüz kusur durumunda bile sigortacının rücu hakkından söz edilemeyeceğini, somut olaya ait KTT'de, ...... plakalı araç sürücüsünün KTK 56/1A uyarınca şerit değiştirme ve izleme kuralına uymadığı gerekçe gösterilerek kusurlu olduğuna kanaat getirilmiş ve sürücünün olay yerini terk ettiği gerekçe gösterilerek müvekkil şirketten tazminat talebinde bulunulmuş ise de, müvekkili şirket kaza tarihinde işleten sıfatına haiz olmadığından, belirtilen bu tutardan sorumlu tutulamayacağını, öncelikle huzurdaki davanın kiracı/işleten konumundaki ...... ihbarı ile, müvekkili şirkete yöneltilen işbu davanın pasif husumet yoksunluğundan reddine karar verilmesini talep ettiğini, aksi halde dahi sadece olay yerini terk etmek rücu nedeni sayılmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, ödeme emri ekine dayanak belgenin sunulmadığını, açıklanan nedenlerle, öncelikle davanın pasif husumet yokluğu gözetilerek usulden reddine, aksi halde esastan reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, olay yeri terk sebebine dayalı rücu alacağı nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İstanbul Arabuluculuk Dairesinin ...... Numaralı dosyasında 31.07.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ...... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 17.716,35-TL asıl alacak, 4.516,30-TL faiz alacağı
yönünden 20.03.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı ve borçlunun maliki olduğu ...... plakalı aracın 03.06.2022 tarihinde %100 kusurlu ve Olay Yerini Terk Eden sürücü ...... sevk ve idaresinde iken ..... plakalı araca çarpması sonucu; çarptığı araç için ödenen Hasar Tazminatının T.S.G.Ş. B.4/f gereğince rücuen tahsili" göre oluşan alacak olarak gösterildiği, davalı tarafından 02/04/2024 tarihinde borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Davacı; 03/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkını ileri sürmüş; davalı ise, öncelikle kira sözleşmesi nedeni ile kendilerine rücu imkanı olmadığını, olay yeri terki tek başına rücu sebebi olmadığı bu nedenle takip nedeni ile borcu bulunmadığını savunmuştur.
Uyuşmazlık, 03/06/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı sigorta şirketinin terke dayalı rücu sebebine dayalı olarak davalıdan alacaklı olup olmadığı noktalarındadır.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Sürücülerin araçlarını sevk ve idare ederken olası tehlikelere karşı algı ve dikkatlerini sürekli yola ve eklentilerine vermeleri, tehlikeyi algıladıktan sonra güvenli sürüş için tedbirli davranmaları gerektiği, sürücüsü tespit edilemeyen ...... plaka sayılı araç sürücüsü 03.06.2022 günü saat 19:50 sıralarında araç sürücüsü İstanbul İli ..... İlçesi ..... Mahallesi .... mevkinde trafiğin yoğun olduğu saatte sürekli drift ve zik zak” larla şerit değiştirerek seyri esnasında yolun en sağında seyir halinde olan ...... sivil plakalı ..... plaka sayılı araca kendi aracının sağ tarafı ile çarpması sonucu, çarpılan araç çarpmanın etkisi ile kendi sağ tarafı ile yolun sağında bulunan oto korkuluk ( bariyerlere) çarpması sonucu iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazaya müteakip çarpan .... plaka sayılı araç durmayarak kaza yerinden kaçtığı, bu kazanın oluşumunda ..... plaka sayılı araç sürücüsünün ehliyetsiz, olay öncesi almış olduğu alkol, yasaklı maddenin etkisinde olduğu kanaatini oluşturduğu, objektif olarak önlenebilirliği öngörüsü olan bu kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucunda önceden teknik olarak belirlenmiş, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Kara Yollarında Trafiğin Akışı Madde 46/ A-b-c İle Aynı Kanun Yönetmelik Madde 94/A/a-b-c Bentlerinde belirtilen, Karayollarında trafik sağdan aktığı, aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler:A) Araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumunagöre hızının gerektirdiği şeritten sürmek,B) Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek,C) Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek, zorunda oldukları,Kuralını ihlal ile 2918 SAYILI Karayolları Trafik Kanunu Trafik İşaret Ve Kurallarına Uyma Zorunluluğu Madde 47/ D İle Aynı Kanun Yönetmelik Madde 95/ D Bentlerinde belirtilen, karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; D) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda oldukları kuralları ihlal edildiği, Kusurludur Oransal Olarak ( 96 100 Yüzde Yüz Kusurludur.) ..... plaka sayılı araç sürücüsü .....” ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda ve Yönetmeliğinde belirtilen Kural İhlali görülmemiştir. Kusursuz Olduğu Dikkate alınarak sonuç olarak; açıklanan mevzuat hükümlerine göre ..... plakalı araç sürücünün dava konusu kaza sonrası olay yerini terk etmesi Sigorta Şirketinin rücu hakkının oluşmasına yol açtığı, sigorta şirketinin ödediği tazminat kadar sigortalısına rücu hakkı olduğu, dosya içerisinde bulunan Kiralık Araç Sözleşmesinde aracın 18.05.2022 — 18.07.2022 tarihleri arasında kiralandığı, mevzuat hükümlerine göre uzun süreli kiralama yapılmadığı, araç malinin dava konusu kazada İşleten sıfatı olarak sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, ...... plaka sayılı aracın sürücüsü 96100 oranında kusurlu olduğu, davacı, ...... Sigorta Şirketi tarafından,dava konusu ....... plaka sayılı aracın, tamir/onarım bedeli olarak ..... no'lu hasar dosyasına istinaden, maddi hasar tazminat bedeli 17.716,35 TL olduğu sonuç ve kanaatlerini belirtirir raporlarını ibraz etmişlerdir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda sigortacının rücu hakkı, KTK'nın 95/2.maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca sigortacı; tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması" hali rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme ile araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiş, ancak bedeni hasara neden olan bir kazada, sigortalının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaşması gibi zorunlu haller rücu hakkının istisnası olarak belirtilmiştir.
Somut olayda, kaza tarihinin 03.06.2022 tarihli olduğu, KTK'nın 95. maddesi ve poliçe tanzim tarihindeki Genel Şartlar uygulanacağı, Genel Şartlar'da da istisnai durumlar hariç olay yerini terk tek başına rücu sebebi olarak kabul ediliğinden, trafik kazasının yaralamalı yahut maddi hasarlı olup olmadığına bakılmaksızın olay yerinin terk edilmesi durumunda, sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigortalısından (akidinden) yapmış olduğu ödemeyi rücuen talep edebilir. Bu durumda sigorta şirketi araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ve yapmış olduğu ödemenin gerçek zarar ile sınırlı olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Kaza tespit tutanağında aracı kullanan sürücünün dirift attığı, sonrasında olay yerinden kaçtığının sabit olduğu bu itibarla sigorta şirketinin olay yeri terki kanıtlamıştır. Terkin haklı sebebe dayalı olduğunu kanıtlama yükümlülüğü ise sigortalıya aittir. Davalı tarafça zorunlu nedenlerle olay yerinin terk edildiğinin ispat edilememiştir. KTK'nın 95/2.maddesine ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre davacı sigorta şirketinin; ödediği tazminata ilişkin rücu talebini ancak akidine (-yani ZMM sigorta poliçesinin tarafı davalıya-) yöneltebilecek olması, rücuda işletenlik sıfatının değil, ZMM sigorta sözleşmesine taraf olmanın belirleyici olması karşısında davalının kira sözleşmesine dayalı olarak kendisine husumet yöneltilemeyeceği itirazları isabetli bulunmamıştır. (Bu husuta benzer yönde bkz; Yargıtay 17.HD'nin 2018/1410 Esas, 2018/4696 Karar sayılı ilamı) Sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir. ( Yargıtay 17.HD'nin 2014/15731 Esas, 2017/587 Karar sayılı ilamı) Bu nedenle mahkememizce kazada zarar gören 3. kişiye ödenmesi gereken maddi tazminatın ne kadar olduğu hususunda ( tespit edilen yada edilecek kusur durumu da nazara alınarak) konusunda ve davacının davalıdan rücuen talep edilebileceği gerçek zararın tespiti bakımından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda maddi hasar tazminat bedeli 17.716,35 TL olduğu tespit edilmiş olup her ne kadar raporda davacının talep edebileceği faiz oranı bakımından inceleme yapılmamış ise de ödeme tarihinden takip tarihine kadar faiz hesabı yapıldığında davacının faiz talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan 17.716,35-TL asıl alacak, 4.516,30-TL faiz alacağı bakımından itirazın iptali ile asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 4.446,53- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.518,71-TL karar ve ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.091,11-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60- TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 916,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 14.739,40-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 22.232,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır