T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/152 Esas
KARAR NO : 2025/355 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/09/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı/borçlu taraf arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden faturalar tanzim edildiğini, davacı şirketin iş bu faturalara ilişkin alacağını tahsil edemediği için davalı/borçlu taraf aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı icra dosyasıyla takip başlatma zorunluluğunun hasıl olduğunu, ancak davalı/borçlu tarafın borca itiraz ettiğini, davalı/borçlu tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı icra dosyasına haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz etmiş olduğunu, davalı/borçlu tarafın faturayı aldıktan sekiz gün içerisinde itiraz etmediği için fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını ifade ederek; davanın kabulüne, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı şirkete borcu bulunmadığını, davalının, davacı şirketten takibe konu bir mal satın almadığını, takibe konu faturalarda belirtilen bir ürün de teslim almadığını, davacının takibe dayanak faturalara ilişkin ne bir teslim tutanağı ne sevk irsaliyesi dosyaya sunmadığını, icra dosyasında temerrüt faizi talep edildiğini, davalının borçlu olduğu hususunu kabul etmemekle birlikte alacaklı tarafından temerrüte düşülmediğinden icra takibi ile faiz talep edilemeyeceğini açıklanan nedenlerle, davanın reddi ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan haksız takibin iptaline, haksız başlatılan takip için alacaklı aleyhine ana alacağın %20 den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, masraf ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin .... Numaralı dosyasında; 04/09/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 5.03379-TL asıl alacak, 1.568,81-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 6.632,60-TL alacak yönünden 25.07.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 4 adet olarak gösterildiği, davalı tarafından 31/07/2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın asıl alacak bakımından bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Davacı; ticari ilişki kapsamında takibe konu 4 adet fatura nedeni ile alacaklı olduğu ileri sürmüş; davalı süresinde cevap dilekçesi ile ispat yükünün davacıda olduğunu, faturaya dayanak belgeler ile ispatının gerektiği, faturaya konu malların teslim alınmadığını, davcıya borcunun olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, faturaya konu malların davalıya usulüne uygun olarak teslim edilip edilmediği, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu, icra dairesinin ve mahkememizin yetkili olup olmadığı noktalarındadır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 17/12/2024 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için Bursa Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde mahkememizce resen atanan SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
Bursa Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle dosyanın bilirkişiye verildiği, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda bilirkişi tarafından hazırlanan 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; görevlendirmesine istinaden; taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, denetime elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması hususunda, bilirkişiliğimizce yapılan çalışma sonucu olarak; davacı ... Süt Ürünleri Gıda Sanayi Ve Ticaret A.Ş. nin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait kanuni defterleri incelendiğinde; Davacı ... Süt Ürünleri Gıda Sanayi Ve Ticaret A.Ş. nin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin GİB- ...Gov.tr sitem programı üzerinden elektronik ortamda tutulduğu, ticari defter tasdilerinin aylık dönemler halinde e-DEFTER BERATLARI ile yasal süreleri içinde onaylanmış olduğu, ticari defter muhasebe kayıtlarının Tek Düzen Muhasebe Hesap Planı ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerinde belirtilen esaslara uygun olarak tutulmuş olduğu, davacı şirket resmi defterleri sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu, davacı Şirket ticari defterlerine kaydedildiği görülen satış faturaları nedeniyle taraflar arasında 2022, 2023 ve 2024 yıllarında ticari mal alış-satışından kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketin davalıyı 120 Alıcılar Hesabı altında ... : YOL KEBAP / ... Kod ile takip edildiği, hesap hareketleri incelendiğinde; 2022 yılının 992,70 TL borç bakiye ile açılmış, 98 adet fatura karşılığı 68.004,00 TL mal satışı yapılmış, 86 adet ödeme karşılığı 66.988,44 TL havale ödemesi yapılarak, hesap 2.008,26 TL borç bakiye ile 2023 yılına devredilmiş olduğu, 2023 yılının 2.008,26 TL borç bakiye ile açılmış, 97 adet fatura karşılığı 100.632,76 TL mal satışı yapılmış, 96 adet ödeme karşılığı 98.921,23 TL havale ödemesi yapılarak, hesap 3.719,79 TL borç bakiye ile 2024 yılına devredilmiş olduğu, 2024 yılının 3.719,79 TL borç bakiye ile açılmış, 9 adet fatura Karşılığı 10.098,00 TL mal satışı yapılmış, 8 adet ödeme karşılığı 8.784,00 TL havale ödemesi yapılarak, hesap 5.033,79 TL borç bakiye ile 25.07.2024 Tarihinde şüpheli alacaklar hesabına devredilmiş olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 2022, 2023 ve 2024 yıllarında yapılan ticari mal alış-satışı ile ilgili olarak davacı şirketin ticari defter muhasebe kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı şirketten 5.033,79 TL cari hesap alacağının bulunduğuna dair görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, davalı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda bilirkişi tarafından hazırlanan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Bilirkişi görev tanımı ile mahkeme tarafından tevdii edilen görev ile sınırlı olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davalı şirket ticari defter kayıtlarının incelenmesinde davacı cari hesabına mahsup açıklaması ile yapılan borç kayıtlarının izaha muhtaç olduğu ve davalı defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, davacı defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil edebileceği ve davacı defter kayıtlarına göre davacının 5.033,79 TL alacaklı olduğu, çekişme konusu alacağın 992,70 TL'si cari hesap alacağı ile 4.107,47 TL'sinin 3 adet faturadan kaynaklandığı (Cari Hesap Alacağı ile 3 adet faturadan kaynaklanan Alacak toplamı 5.100,17 TL olmakla birlikte davacı defter kayıtlarına göre alacak 5.033,79 TL dır.), davalı defter kayıtlarına göre davacı alacağı değerlendirildiğinde, 992,70 TL cari hesap alacağının davalı defter kayıtlarında tespit edilemediği, 03.05.2023 tarihli 1.158,47 TL fatura ile 02.09.2023 tarihli 1.635,00 TL faturanın kabul edilerek davalı defter kayıtlarına işlendiği ve davalı tarafından faturalara yasal süresi içerinde itiraz edilmediği, 20.01.2024 tarihli 1.314,00 TL'lık faturanın davalı kayıtlarında tespit edilemediği, taraflar arasında akdedilmiş Sözleşme olmadığı ve davalı temerrüde düşürülmediği için takip tarihine kadar temerrüt faizi talep edilemeyeceği, mahkeme tarafından hükmolunacak davacı alacağına takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 SK. m.2/2 kapsamında ticari avans faizi talep edilebileceğine dair görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporlarının HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
"...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği, davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi, 25.10.2018 Tarih, ... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Dosya içerisinde bulunan 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda her iki tarafın ticari defterlerinin, açılış kapanış onayları yaptırılan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulayan ticari defterler, HMK‟nın 222/3. fıkrasında belirtilen şartları da taşımasıyla birlikte sahibi lehine delil niteliğindedir. Takibe konu 03/05/2025 tarihli fatura ile 02/09/2023 tarihli fatura bakımından her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeni ile davalının faturaya konu malları almadığı iddiası kabul edilmemiş, kendi defterlerindeki kayıtlarla davacının defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulaması ve davalı taraf ileri sürülen iddianın aksini kendi ticari defterleri ya da geçerli diğer delillerle ispat edememiş olması nedeni ile bu faturalar bakımından davacı davasını ispat etmiştir. Diğer iki fatura olan 20/01/2024 tarihli fatura ve 24/12/2022 tarihli fatura bakımından davacının defterlerinde kayıtlı olması, 13/03/2025 tarihli ara karar ile davacının dosyaya sunduğu fatura asılları ve belgeler ile davalının defterlerinin incelemesine ilişkin 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporun 4. Sayfasında davalının BA formlarının davacı kayıtlarının örtüştüğüne ilişkin tespit dikkate alındığında yukarıda bahsi geçen T.C. Yargıtay .... Hukuk Dairesi, 25.10.2018 Tarih, ... Esas, .... Karar sayılımı ilamında da açıkça belirtildiği gibi bu iki fatura bakımından f davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden davacının takibe konu 4 fatura bakımından söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden davacının asıl alacak yönünden davasını ispat ettiği ancak icra takibine faiz alacağını da eklediği faiz alacağı bakımından ise takip öncesinde davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, faturalar ve davalının BA kayıtları ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 5.033,79-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 1.006,75- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL'den mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 916,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 11.417-TL toplam yargılama giderlerinin kısmen kabul - red oranları dikkate alınarak olan 8.664,36-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 2.732,04-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 867,96-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 5.033,79-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre red edilen miktar üzerinden hesap edilen 1.598,41-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/04/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır