T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/161 Esas
KARAR NO : 2025/253
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirket nezdinde .... nolu Kasko poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı
araca, 21.01.2022 tarihinde davalı şirketin maliki, diğer davalının sürücüsü olduğu .... plakalı
aracın çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilin sigortalısının aracının ağır
hasar gördüğünü, davalı sürücünün mezkûr kazada 8/8 (%100) oranında tam kusurlu olduğunu, davacı şirketin sigortalısına mezkûr kaza dolayısıyla açılan hasar dosyası nezdinde 202.903,16 TL
tazminat ödemesi yapmak suretiyle sigortalısına halef olmuş olduğunu, rücuen tazminatın tahsili
maksadıyla başlatılan icra takibini davalı tarafların itiraz etmek suretiyle durdurmuş olduğunu, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü,
icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini, davalıların %20’den az
olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesini, her türlü yargılama harç ve giderleri
ile vekâlet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle ; 21.01.2022 tarihinde, davalı şirketin maliki, diğer davalının sürücüsü olduğu ....
plakalı araç ile davacı şirket nezdinde .... nolu Kasko poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın karıştıkları trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkillerin mezkûr kaza dolayısıyla kusursuz bir sorumluluklarının söz konusu olmadığını, bu nedenle rücu edilemeyeceğini, kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespitinin
gerektiğini,
bu nedenlerle; kusur incelemesi yapılmasına, her halükârda davanın reddine,
her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar
verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca halefiyet esasına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine İİK'nın 67. Maddesi kapsamında açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının .... Sigorta Şirketi olduğu, borçlusunun ... Anonim Şirketi ve .... olduğu, 152.903,16 TL asıl alacak ve 50.407,77 TL işlemiş avans faiz olmak üzere toplam 203.310,93 TL üzerinden icra takibinin başlatıldığı, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacı taraf, 21/01/2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davalı tarafın kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davacı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araçta meydana gelen hasarın dava dışı sigortalıya ödenmesi sebebiyle sigortalının haklarına halef olduğunu iddia etmektedir. Buna göre; davacı taraf, meydana gelen olayda davalı tarafın kusurunu, davalı tarafın kusuru sebebiyle davacı sigorta şirketine sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarını ve araçta meydana gelen hasarın ödenmesi sebebiyle sigortalının haklarına halef olduğunu ispat etmekle mükelleftir. TTK.'nın 1472. maddesinde de belirtildiği üzere; sigorta şirketi, meydana gelen zarar sebebiyle sigortalısına ödediği bedel nispetinde hukuken sigortalısının haklarına halef olur. Bu halefiyet, karşı tarafın kusuru ve sigorta şirketinin yaptığı ödeme nispetindedir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya makine mühendisi ve sigorta eksperi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...21.01.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1 – ... plakalı aracın davalı sürücüsü ... ’nun kazanın meydana
gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu,
2 – ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ... ’in kazanın meydana gelmesinde
alabileceği tedbir bulunmadığı ve tamamen kusursuz olduğu,
3 – .... plakalı araçta mezkûr kazada oluşan hasarın kaza tarihi itibariyle;
Hasar onarım bedelinin KDV dahil 190.098,00 TL olduğu,
Makûl onarım süresinin 5 (beş) iş günü olduğu,
4 – Dava konusu 21.01.2022 tarihinde meydana gelen kazanın .... plakalı araç için davacı
Anadolu Sigorta nezdinde tanzim edilen Genişletilmiş Kasko Sigortası vadesi ve teminat kapsamında
meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucunda davacı sigorta şirketince
13.05.2022 tarihinde dava dışı sigortalısına 187.427,50 TL hasar tazminatı ödendiği,
5 – 21.01.2022 tarihinde meydana gelen kazada davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortası ile
teminatta bulunan araçta hasar tutarı heyetimiz tarafından KDV dahil 190.098,00 TL olarak tespit
edildiği, davalı tarafa ait ... plakalı aracın ZMSS teminat limiti 50.000,00 TL tenzili sonrası
davacı sigorta şirketinin talep edebileceği bakiye zarar tutarı 140.098,00 TL olarak hesaplanmıştır.
6 – Davacı sigorta şirketi yönünden Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın çarpma hasarı şeklinde
kasko sigortası teminat kapsamında meydana geldiği, , davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu,
dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacı sigorta şirketince 13.05.2022
tarihinde 187.427,50 TL hasar ödemesi yapıldığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı sigorta şirketine sigortalı dava dışı şirkete ait ... plakalı aracın 21.01.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde hasar görmesi nedeni ile davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi TTK'nın 1472. Maddesi kapsamında halefiyet ilkesi gereği davalıdan tahsili ile başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin maliki olduğu .... plakalı aracın davalı sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, aracın hasar onarım bedelinin 190.098,00-TL olduğunun tespit edilmiştir. 21.01.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sigortalı araç için davacı sigorta şirketi nezdinde tanzim edilen Genişletilmiş Kasko Sigortası vadesi içerisinde ve teminat kapsamında gerçekleşmiş olup, davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalısına 187.427,50-TL hasar tazminatı ödendiği, davacı vekilince dava dilekçesinde ödenen bedel hesaplanırken davalı şirketin maliki olduğu .... plakalı aracın ZMMS teminat limiti olan 50.000,00-TL'nin mahsup edildiğinin belirtildiği, bu halde hasar onarım bedeli olarak hesaplanan 190.098,00-TL'den ZMMS poliçe teminat limiti olan 50.000,00-TL düşüldüğünde davacı sigorta şirketinin talep edebileceği bakiye zarar tutarının 140.098,00-TL olacağı anlaşılmış olup, davacının bu bedel üzerinden icra takibi başlatmakta haklı olduğundan 140.098,00-TL asıl alacak yönünden davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın işlemiş faiz talebi değerlendirildiğinde; davalıların temerrüt tarihinin, davacı sigorta şirketinin halefiyetinin başlangıcı olan ödeme tarihinin olmasının gerektiği(Yargıtay 17 HD 2012/16603 E. ve 2013/2189 K.), bu suretle davalının ödeme tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, her ne kadar bilirkişi raporunda işlemiş faize yönelik hesaplama yapılmamış ise de Mahkememizce yapılan hesaplamada davacının 45.279,48-TL işlemiş faiz alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, davacı taraf icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de dava konusu edilen sigortalıya ödenen bedelin davalı tarafından bilinmesinin ve hesaplanmasının beklenemeyeceği, zarar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği ve dolayısıyla likit olmadığı, bu durumda davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı (İstanbul BAM 14 HD 2021/1708 Esas, 2024/1975 Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine ve netice itibari ile açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 140.098,00-TL asıl alacak, 45.279,48-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 185.377,48-TL yönünden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 12.663,13-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.455,50-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.207,63-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.943,90- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.464,46-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 335,54-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 9.577,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 8.731,35-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.933,45-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza