T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(Kısmen Kabul)
ESAS NO : 2024/168 Esas
KARAR NO : 2025/160 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/09/2024
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışı kara ve deniz yolu ile taşıma nakliye ve lojistik hizmetleri işi ile taşımacılık hizmeti verdiğini, müvekkili şirket tarafından, davalı tarafın talebi ve onayladıkları teklif formları uyarınca karayolu taşımacılık hizmetinin uluslararası boyutta sağlandığını, Bahsi geçen hizmete ilişkin müvekkil şirket tarafından davalı şirkete fatura kesildiğini, ancak fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, davalı tarafın fatura bedellerini ödememesi üzerine, davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı dosyası üzerinden 3.450,00 Euro asıl alacak ve 142,15 Euro vade farkı talebi ile icra takibi başlatıldığını, davalının işbu dava konusu icra takibine ilişkin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun sebeple itiraz ederek icra takibinin durdurulması talebinde bulunmuş ve huzurdaki davanın açıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan işe uygun düzenlenen faturaların davalı tarafından kabul edildiğini, faturalara herhangi bir itirazın yapılmadığını, davalı tarafından yapılan itirazının iptalinin gerektiğini, arabuluculuk aşaması anlaşmama ile sonuçlanarak işbu davanın açılmasına davalı tarafından sebebiyet verildiğini, açıklanan nedenlerle, davalının haksız ve kötüniyetli olarak yapmış olduğu itirazın iptaline, Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyası üzerinden açılan icra takibinin işlemiş ve işleyecek faiz ve ferileri ile birlikte devamına , haksız ve kötüniyetli olarak yapılmış bulunan itiraz nedeniyle %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı (borçlu) tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava şartı arabuluculuk gerekliliği yerine getirilmediğini, davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin davacı şirket ile 14.10.2023 tarihinde 27 paletlik parsiyel bir sevkiyat için anlaştıklarını, davacı şirketin müvekkili şirketin yüklerinin taşınacağı araç içerisinde, müvekkili şirket dışındaki başka müşterilerine ait olan Rusya yükü de bulundurduğundan ve bu yükleri de beklemeleri gerektiğinden, aracın Türkiye'deki gümrükten çıkışının çok uzun sürdüğünü, müvekkili şirket de davacıdan kaynaklanan bu gecikmeyi kendi sevkiyat bekleyen müşterisine hissettirmemek adına bazı yüklerin express olarak başka bir firma ile sevkiyatını gerçekleştirmek zorunda kaldığını, express olarak sevkiyatı yapılmak zorunda kalınan taşıma için müvekkili şirketin 3.450,00 Euro ek masraf yapmak durumunda kaldığını, bu durum davacı firma ile görüşüldüğünü, kendi hataları sebebiyle oluşan iş bu zararın masrafının karşılanması hususunda mutabık kalındığını, müvekkili şirketin zararına mahsuben davacı tarafından müvekkili şirket adına tanzim edilen ..... fatura nolu 2.000,00 EURO bedelli ve .....8 fatura nolu 1.573,00 EURO bedelli faturalar bu fatura için fiyat farkı uygulanarak 1.450,00 EURO üzerinden müvekkili şirket tarafından ..... fatura nolu 2.000,00 EURO bedelli ve ..... fatura nolu 1.450,00 EURO bedelli iade faturaları düzenlenmiş ve mutabık kalınan zararın giderilmesinin sağlandığını, dolayısıyla müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı taraf edimini gereği gibi yerine getirmediği için zarara uğratılmış ve mağdur edildiğini, açıklanan nedenler ve lehe re'sen tespit edilecek nedenlerle, yerinde olmayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, taşıma sözleşmesi nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bilirkişi incelemesi için dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle;rapor içeriğinde yapılan açıklamalar ışığında, tarafların 2023,2024 dönemlerine ait E defterlerinin süresi içinde verilmiş olduğu zaman damgaların gönderildiğinin tespit edildiği, envanter defterlerinin süresi içinde tasdik ettirilmiş olduğu tespit edildiği, TTK ve VUK gereği kesin delil vasfi taşıdığı, 2023 dönem açılış ve 2024 kapanışlarının birbirini takipli olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... numarası ile 10/05/2024 takip tarihli 3.450 EUR asıl alacak 142,15 EUR işlemiş faiz talep edildiği, tarafların muavin defter kaydı dip bakiye de 24/04/2024 tarihi itibari i EUR borç-alacak bakiyesi olduğu, davacı tarafından 09/05/2024 tarihinde temerrüde di ve defter kayıt edildiği 3.450,00 EUR euro alacağa takip öncesi işlemiş (devlet bankalarına fiili mevduat faiz oranı ile ) faizin 0,36 EURO olarak hesap edildiği, dava dosyasında, davalı gönderici tarafından davacı taşıma şirketinin zamanında yurt dışı çıkışı yapılamadığı için sevk edilen emtianın alıcılarına zamanında ulaştırılması amacıyla farklı taşıma firmalarına ekspres taşımacılık yaptırmak zorunda kaldıklarını iddia ettiği “Türkiye — Rusya arasında 14.10.2023 tarihinde gerçekleşmesi planlanan 27 paletlik parsiyel sevkiyata” ilişkin hiçbir bilgi ve belge tespit edilemediği, davalı gönderici firmanın zamanında gerçekleşmeyen Türkiye — Rusya arası 27 paketlik parsiyel sevkiyatın alıcı firmalara zamanında ulaştırılması amacıyla karşılamak zorunda kaldığı 3.450,00 Euro ek masrafların davacı taşımacı firma tarafından karşılanacağı konusunda mutabık kaldıklarına dair herhangi bir yazılı belgenin tespit edilemediği, davalı gönderici tarafından davacı taşıma firmanın zamanında çıkış yapamadığı Türkiye — Rusya arası 27 paketlik parsiyel sevkiyat ve bu sevkiyatın alıcı firmalara zamanında ulaştırılması için davalı göndericinin karşılamak zorunda kaldığı 3.450,00 Euro ek masrafla ilgili tarafımızca herhangi bir kanaate varılamadığı görüş ve kanaatlerini bildirir raporlarını ibraz etmişlerdir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ...... Numaralı dosyasında 29/07/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 3.450,00-EURO asıl alacak,142,15-EURO faiz alacağı yönünden 10.05.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı Alacaklı tarafından sağlanan fakat bedeli ödenmeyen hizmetlere ilişkin 3.450,00- EUR cari hesap alacağı ile geçmiş gün faizinin fiili ödeme tarihinde geçerli olan TCMB Efektif Satış Kuru üzerinden tahsili talebidir 3.450,00 EUR
dayalı alacak olarak gösterildiği, davalı tarafından 13/05/2024 tarihinde borcun tamamına, ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, karayolu taşımacılığından kaynaklı davalıya hizmet verilip verilmediği, verilen hizmetin fatura tutarı ile uyumlu olup olmadığı, davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Cari hesaba ilişkin taşıma eyleminden kaynaklı bakiye alacak miktarını davacı TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir.
HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Somut olayda, davacı davalı tarafa taşımacılık hizmeti verdiğini bu nedenle cari hesap alacağının kaldığından bahisle takip başlatılmış olup bu kapsamda bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi taşıma sürecinden üç adet taşıma senedinin davacı tarafından sunulduğu, bu taşıma senetlerine göre tarafların defter incelemeleri sonucunda davacının cari hesap alacağı olarak gösterdiği 3.450,00 EURO alacağın davalının defterlerinde de kayıtlı olduğunun 16.02.2025 tarihli raporda tespit edildiği, davalının kendi defterlerine kaydettiği fatura bakımından hizmetin alınmadığı iddiasının kabul edilemeyeceği, davalının davacıdan kaynaklanan sebeplerle express olarak sevkiyatı yapılmak zorunda kalınan taşıma için 3.450,00 Euro ek masraf yapmak zorunda kaldıklar, bu nedenle zararı olduğu iddiası bakımından ise dosyaya bir delil sunulmadığı, defter kayıtlarında da bu yönde bilgi olmadığı, kaldı ki davalının cevap dilekçesinde bu zarar iddiası bakımından takas mahsup talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasını ispatladığı cari hesaba konu hizmetin verildiği ve alacağının ödenmediği anlaşılmakla İİK madde 67 uyarınca davacının davasının asıl alacak bakımından kabulüne, faize ilişkin talebi bakımından takip öncesinde davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, taşıma senetleri ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile 3.450,00 EURO asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına, bakiye alacak bakımından talebin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 23.906,84- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 8.165,38-TL karar ve ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.685,83-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 6.479,55-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 1.685,83-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 2.174,23-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.827,00-TL toplam yargılama giderlerinin kabu/red oranı dikkate alınarak 9.438,13 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye red miktarına denk gelen 388,87 kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin verilen kararın niteliği nazara alınarak 3.456,00 TL'sinin davalıdan 144,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.925,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır