T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/182 Esas
KARAR NO : 2024/161 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)
DAVA TARİHİ : 11/09/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 30.10.2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkili ile davalı şirketin müdürü ...'nun farklı kliniklerde diş hekimi olarak çalışmaktayken bilhassa müvekkilinin teşvik ve desteğiyle bir klinik açmaya karar verdiklerini, ve davalı ... ile şirkete bağlı hizmet veren "..." diş kliğini yarı yarı hisse ile ortak olarak kurduklarını, davalı şirketin ve kliğin yönetimi kurulduğu tarihten bu yana, şirket müdürü ve mesul müdür olarak hareket eden ... tarafından yürütülmekte olduğunu, davacı müvekkili ile ....'nun 2010 yılında evlendiğini, ancak ....'nun ilgisiz davranışları, psikiyatrik rahatsızlıkları ve sadakatsizliği nedeniyle taraflar arasında çekişme yaşandığını, nihayetinde ...'nun 13.05.2023 tarihinde müvekkilini darp ederek bacağını kırdığını, davacı müvekkili tarafından boşanma davasının ikame edildiğini, yine darp olayı nedeniyle davalı aleyhinde ceza davası açıldığını, davacı müvekkilinin tedavi süreci ve yeniden ayağa kalkabilesi uzun bir süre aldığını, bu dönemde müvekkilinin, ortağı olduğu şirketten uzaklaştırıldığını ve dışlandığını, müvekkilinin, ortağı olduğu ve hekimlik yaptığı kliğine uzun bir süre giremediğini, aile mahkemesinden alabildiği uzaklaştırma kararları sayesinde kısıtlı sürelerde çalışabildiğini, müvekkilinin bu dönemde sınırlı şekilde ulaşabildiği kayıtlara baktığında, resmi kayıtlarla uyumsuzluk olduğu, hastalardan tahsil edilen bedellerin muhasebe kayıtlara işlenmediği, ...'nun talimatıyla hastalardan elden tahsilat alındığını, hatta hastaların bu yönde teşvik edildiğini, nakden ödeme yapamayan hastaların ise babası .... banka hesabına ödeme yaptırıldığının ortaya çıkartıldığını, ... tarafından bizzat ve personel eliyle harici bir kasa defteri tutularak gayri resmi gelirlerin bu deftere işlendiğini, paranın gün sonunda alınarak şirket dışına çıkartıldığı tespit edildiğini, müvekkili tarafından sadece bir kısmının ele geçirilen kasa defterleri incelendiğinde davalı şirketin gayet iyi gelir elde ettiğini ancak bu gelirin büyük ölçüde gayri resmi şekilde kontrol edildiği anlaşıldığını, ancak tam olarak ne kadar bir gelir elde edildiğinin hesaplanamadığını, bunun yanı sıra söze konu şirket müdürünün münferiden hareket edebildiğinden şirketin tüm banka hesapların, kredi kartının bağlı olduğu hesapların, faturalı gelirler de kendisinin kontrolünde olduğunu, müvekkilinin, şirketin banka hesaplarında ne kadar bir mevduat olduğunu, borç veya gelir durumunu öğrenemediğini, yine şirketin kullandığı malzemelerin stok durumunun, tedarikçilere borç olup olmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığı en önemlisi vergi ve sigorta borçlarının ödenip ödenmediğinin bilinmediğini, zira şirket müdürü tarafından müvekkiline yazılı veya sözlü olarak hiçbir şekilde bilgi verilmediğini, hesap sunulmadığını, ortaklık geliri, kar payı, benzeri ödemelerin yapılmadığını, davacı müvekkilinin, davalı şirketin yasaya uygun, doğru ve şeffaf yönetilmesi ve alacaklarının ödenmesi adına davalı şirkete ve şirket müdürüne karşı Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye, 22.06.2023 tarihli ve yine ... yevmiye,16.05.2024 tarihli ihtarnamelerini keşide ettiğini, ancak şirket yönetiminin düzeltilmediğini, müvekkiline bilgi verilmediğini ve müvekkilinin alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin kurucu ortak olarak, her yıl yüzlerce hasta baktığı halde şirketin gelir-gider, kar-zarar veya borç durumunu bilemediğini ve hiçbir yolla öğrenemediğini, davalı ...’nin; 26.07.2019 - 31.12.2023 dönemine ilişkin olarak gelir, gider, kar, zarar, stok, bütçe, malvarlığı ile ilgili mali, muhasebesel, idari ve hukuki durumu hakkında ortaklara bilgi verilmesi, rapor sunulması ile davacı ortağın kar payı alacağının tespiti ve ödenmesi gündeminin görüşülmesi, karar alınması amacıyla TTK Md. 412 uyarınca olağanüstü genel kurul toplantısına çağrılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, dava açılmasına sebebiyet veren davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı müvekkili şirketin iki hissedarı olan davacı taraf ile ...'nun evli olduklarını, her iki ortağın da diş hekimi olduğunu, farklı farklı hastanelerde çalışırken ortak karar aldıklarını, davalı müvekkili şirketi kurmaya karar verdiklerini, bunun üzerine davalı müvekkili şirketin halen faaliyette olduğu adresinin 22.07.2019 tarihli kira akdiyle 5 yıllığına kiraladıklarını, davalı müvekkili şirketin 01.08.2019 tarihinde kurulduğunu, tarafların, davalı müvekkili şirketi kurduktan sonra yine diş hekimliği yapan ... isimli kişiyi de ortak olarak aldıklarını ancak 11/11/2021 tarihinde kendisinin ortaklıktan ayrıldığını, tarafların bu süreçten sonra birlikte çalışarak davalı müvekkili şirketi işlettiklerini, ...'nun ise şirketin tüm idari işlemler ve diğer ihtiyaçlarını daha kolay karşılayabileceği düşüncesiyle davalı müvekkili şirketin müdürü olduğunu, yani aslında uygulama da her iki hissedarın da davalı müvekkili şirkette olan tüm her şeyden haberdar olduklarını, davacı tarafın, davalı müvekkili şirket kurulduktan sonra, daha önce de kayıt dışı çalıştığı klinikleri bırakmak istemediğini ve direndiğini, ortaklık hukukuna aykırı davranarak çalışmaya devam ettiğini, halen de devam ettiğini, taraflar arasında bir süre sonra bu ve benzeri sebeplerle anlaşmazlıklar meydana geldiğini ve problemlerin çözülemeyince davacı tarafın 13.07.2023 tarihinde halen derdest olan Sayın Büyükçekmece .... Aile Mahkemesi'nde ... E. Sayılı boşanma davasını açtığını, davacı tarafın davanın başından itibaren bu süreçte, Sayın örneğin; Küçükçekmece .... Aile Mahkemesi'ne başvurarak 05.07.2023 tarihli ... D. İş sayılı ve Büyükçekmece .... Aile Mahkemesi'ne başvurarak örneğin 05.06.2023 tarihli ... D. İş sayılı kararı, 05.06.2024 tarihli ... D. İş sayılı kararı, 12.06.2024 tarihli ... D. İş sayılı kararı ile 6284 sayılı yasa kapsamında koruma tedbiri kararı aldırdığını, davalı müvekkili şirket ile ilgili ve mahkeme kararındaki müşterek çocuğu görmeye çalışması üzerine de davacı tarafın başvurduğunu, Büyükçekmece .... Aile Mahkemesi'nin 18.10.2023 tarihli, ... D. İş, ... K. Sayılı kararıyla "... 1- Magdur vekilinin mahkememize sunmus oldugu talebi geregince ... hakkında zorlama hapsine karar verilmesi ile ilgili talebin KABULÜNE, 2-Karsı taraf ...'nun 6284 sayılı kanunun 5. Maddesi uyarınca hükmedilen tedbire muhalefeti nedeniyle aynı kanunun 13. Maddesi uyarınca 3 GÜN SÜRE ILE ZORLAMA HAPSINE TABI TUTULMASINA, ..." şeklinde karar verilmiş ve diğer hissedar ... cezaevine gönderildiğini, diğer hissedarın davalı müvekkili şirketle ilgili görüşme talebi üzerine, davacı taraf yine mahkemeye başvurduğunu ve Sayın Büyükçekmece .... Aile Mahkemesi'nin 25.12.2023 tarihli, ... D. İş , ...K. Sayılı kararıyla "...6284 Sayılı Kanunun 12/1 Maddesi uyarınca geregince; ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nun tedbir isteyen ...'nun bulundugu her yere, konutuna ve is yerine yaklasmaması üzerine 6284 sayılı yasanın 12. Maddesi geregine 1.000 metre mesafe dikkate alınarak 2 ay süre ile Elektronik Kelepçe Uygulanmasına, 2-Bu sekilde davacının 2 ay süreyle koruma altına alınmasına, ..." şeklinde karar ile diğer hissedara elektronik kelepçe takıldığını, hissedarların mahkeme kararlarıyla bir araya geldiğini, olağan ya da olağanüstü genel kurul yapma imkan ve ihtimali olduğunu, davacı tarafın haftanın "perşembe" günleri şirkette tek başına çalışmasına yönelik karar verildiğini, bunun üzerine çalışanların davalı müvekkili şirketten ayrılmaya başladıklarını ve en son çare olarak da müvekkili şirket müdürü ...'nun da müvekkili şirketin feshi talebiyle Sayın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ...E. Sayılı davayı açtığını, Büyükçekmece .... Aile Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosya kapsamında vermiş olduğu karar gereği, tarafların bir araya gelerek olağanüstü ya da olağan genel kurul yapma imkanının bulunmadığını, davacı tarafın, TTK'daki başta haksız rekabet yasağı olmak üzere, hissedar olarak kanuni yükümlülüklerine yerine getirmemesi, şirketin demirbaşlarını kendisine ait olduğunu beyan ederek üçüncü kişi ya da kurumların polikliniklerinde yasa dışı olarak çalışması nedeniyle de şirketin muhasebe kayıtlarının düzgün tutulamaması sebebiyle şirkette genel kurul yapılması maddi olarak mümkün olmadığını, neticede davanın öncelikle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki ....E. Sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde bu davanın konusuz kalması sebebiyle reddine karar verilmesini, neticede esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; 6102 Sayılı TTK' nın 617/3. maddesi yollaması ile TTK 410 ve devamı maddeleri uyarınca genel kurulu toplantıya çağrı izin istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun; davacının, 6102 Sayılı TTK' nın 410 maddesi uyarınca genel kurulu çağrıya izin koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının talebinin haklı bir gerekçeye dayanıp dayanmadığı, genel kurulu toplantıya çağrı izni verilmesi halinde bu hakkın sınırının ne olduğu noktalarında toplandığı görülmüştür.
Davalı şirketin sicil kaydının incelenmesinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil no'lu ...' nin, ... Mah. ... Cad. No:14/5/72 Beylikdüzü / İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı şirketin adresi itibariyle mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nin 410, 411, 412, 617 ve 624. maddeleri limited şirketin olağanüstü genel kurulu toplantıya çağırmasına izin verilmesine ilişkin esasları düzenlemektedir.
TTK'nın 410. maddesi "(1)Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. (2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." şeklindedir.
TTK'nın 411. maddesi "(1) Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.(2) Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır. (3) Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır. (4) Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır." şeklindedir.
TTK 412. maddesi "Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir." şeklindedir.
TTK 617. maddesi "(1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır. (2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir. (3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir. (4) Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça, genel kurul kararları, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması kararın geçerliliği için şarttır." şeklindedir.
TTK 624. maddesi "(1) Şirketin birden fazla müdürünün bulunması hâlinde, bunlardan biri, şirketin ortağı olup olmadığına bakılmaksızın, genel kurul tarafından müdürler kurulu başkanı olarak atanır. (2) Başkan olan müdür veya tek müdürün bulunması hâlinde bu kişi, genel kurulun toplantıya çağrılması ve genel kurul toplantılarının yürütülmesi konularında olduğu gibi, genel kurul başka yönde bir karar almadığı ya da şirket sözleşmesinde farklı bir düzenleme öngörülmediği takdirde, tüm açıklamaları ve ilanları yapmaya da yetkilidir. (3) Birden fazla müdürün varlığı hâlinde, bunlar çoğunlukla karar alırlar. Eşitlik hâlinde başkanın oyu üstün sayılır. Şirket sözleşmesi, müdürlerin karar almaları konusunda değişik bir düzenleme öngörebilir." şeklindedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 396. Maddesine göre “kayyım”, “vasi” gibi bir vesayet organı olup 403/2. maddesine göre, “Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.” Kayyımın görev ve yetkilerinin sınırları hangi iş için atanmış ise o iş ile sınırlı olup kural olarak genel temsil yetkisine sahip değildir. Uygulamada ve öğretide kayyımlık türleri, TMK düzenlemelerine göre temsil kayyımı (TMK, m.426), yönetim kayyımı(TMK, m.427) ve isteğe bağlı (iradî) kayyım (TMK, m.428) olmak üzere üçlü bir ayrıma tabi tutulur. Ancak bazı kaynaklarda TMK 428. Madde kapsamında düzenlenen isteğe bağlı kayyım atanması, yönetim kayyımının bir alt türü olarak kabul edilmektedir.
6102 sayılı TTK 410 ve devamı uyarınca limited şirketlerde genel kurulu toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir hükmü amir olup, ilgili madde delaletiyle TTK'nın anonim şirketlerde genel kurulun toplanmasına ilişkin çağrı usulünü düzenleyen 410. maddesinde, genel kurulun, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabileceği, tasfiye memurlarının da görevleri ile ilgili konular için genel kurulu toplantıya çağırabilecekleri, yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izni ile tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği ve mahkemenin vereceği kararın kesin olacağı düzenlemesi bulunmaktadır.
Bilindiği üzere, TTK'nın 412. maddesi, madde başlığı da gözetildiğinde, anonim ve limited şirketlerde, azlık oy sahiplerince şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasına mahkemece izin verilmesi halini düzenlemektedir. Maddede de belirtildiği üzere, mahkemece bu yoldaki istem yerinde görülürse, gündemi düzenlemek ve genel kurul çağrısı yapmak üzere azlık oy sahipleri adına bir kayyım atanmalı ve kararda kayyımın görev ve yetkilerinin gösterilmesi ile yetinilmelidir. Diğer bir söyleyişle, atanan kayyım, mahkemenin değil azlık oy sahiplerinin adına görev ifa etmelidir. Kanuni düzenleme, genel kurulu toplantıya çağıran süjenin mahkeme olmayıp azlık oy sahipleri adına hareket edecek olan kayyım olduğunu belirlemektedir.
Limited şirketlerde müdür, genel kurula çağrı için yetkilidir. Davacı, ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere şirketin %50 paylı ortağı olup, şirket müdürü değildir. Şirket müdürü, dava dışı %50 paylı ortak ... olup, münferiden yetkilidir.
Somut olayda: Davacının, Bakırköy .... Noterliği' nin ... yevmiye numaralı ve 20/08/2024 tarihli ihtarnamesi ile hem şirket müdürüne hem de davalı şirkete genel kurul yapılması talepli başvurduğu, Bakırköy .... Noterliği' nin .... yevmiye numaralı ve 26/08/2024 tarihli ihtarnamesi ile davacının taleplerinin kabul edilmediğinin hem şirket müdürü hem de davalı şirket tarafından davacıya bildirildiği görülmüştür. Dosya içerisine celp edilen ticaret sici kayıtlarından anlaşıldığı üzere, davalı şirketin ilk kurulduğu günden beri pay devirleri dışında mali genel kurul yapmadığı; yapılan en son genel kurul tarihinin de 12.11.2021 tarihi olduğu, bu tarihten sonra genel kurul toplantısının yapılmadığı ve yine davalı şirket ortakları davacı ve dava dışı ... arasındaki boşanma davası ile davalı şirketin tasfiyesi davası da olduğu, tasfiye davasında da şirkete yönetim kayyımı da atandığı görülmekle davacının talebinin 6102 Sayılı TTK' nın 410/2. maddesindeki şartları taşıdığı, genel kurulun devamlı olarak toplanamadığı anlaşılmakla davacının genel kurula çağrı için talepte bulunması açısından hukuki yararının olduğu kabul edilmiş ve gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere re'sen Bakırköy .... ATM' nin .... E. sayılı dosyasında atanan yönetim kayyımı ....' nun kayyım olarak atanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil no'lu ...' nin genel kurul toplantısının yapılması için toplantı çağrısını yapmak ve davalı şirketin 26.07.2019 - 31.12.2023 dönemine ilişkin olarak gelir, gider, kar, zarar, stok, bütçe, malvarlığı ile ilgili mali, muhasebesel, idari ve hukuki durumu hakkında ortaklara bilgi verilmesi ile davacı ortağın kar payı alacağının tespiti ve ödenmesi talepli gündeminin görüşülmesi konularında gündemi düzenleme konularında sınırlı olmak üzere görevli ve yetkili olmak üzere ....'nun kayyım olarak ATANMASINA,
2-Atanan kayyıma bir defaya mahsus olmak üzere şirketin büyüklüğü yapılacak işin niteliği emek ve mesai gözetilerek 10.000,00-TL ücret takdirine ve bu ücretin daha sonra davalı şirketten alınmak üzere davacı tarafça yatırılmasına, kayyım ücreti yatırıldığında kararın kayyıma tebliği ile görevine BAŞLAMASINA,
3-Atanan kayyım için yatırılan ücretin, karar gereğinin yerine getirildiğine ilişkin kayyım raporunu sunmasından sonra kendisine ÖDENMESİNE,
4-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 916,00.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 969,17-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
6-Davalı tarafça sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davanın mahiyeti dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; TTK 410 maddesi gereğince KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı