T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(Feragat)
ESAS NO : 2024/192
KARAR NO : 2025/157
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/09/2024
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; olay günü 21.05.2023 tarihinde 01:16 sıralarında sürücü...... sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile ..... Mahallesi ...... Caddesi ile .... sokak kavşağında ..... sokak içerisinden geri geri manevra yaparak kavşağa giriş yaptığı sırada geri geri seyrine göre sağından yani .... caddesinden gelen müvekkil .....'ın kaza yapmasına sebebiyet vermesi neticesi müvekkili .....'ın direksiyon hakimiyetini kaybederek seyrine göre kavşağın sağından kavşak başından kavşağa giriş yapmak için duraklayan sürücü .....'in sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araca çarptığını, çarpışmanın şiddeti ile bu noktadan tekrar savrularak ..... caddesi üzerinde kavşak çıkışında yolun sonunda park halinde bulunan ...... plaka sayılı araca çarpması neticesi yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ....... plaka numaralı araç sürücüsü ...... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67, 84/j ve 47/1-d maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda ASLİ kusurlu olduğunu, davacı müvekkili geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak olay yerinde bulunan kişilerce ...... Hastanesine götürülmüş olup çekilen MR sonuçlarında 'kırık yok incinme var' denilerek gönderildiğini, fakat 10 gün kadar sonra ağrıları geçmemiş müvekkilinin ...... Hastanesine başvurmuş dizinde kırık olduğu tespit edildiğini, ameliyata alınmış 17/06/2023 tarihine kadar hastanede tedavisine devam edildiğini,
13/05/2024 tarihli adli tıpçı mütalaa raporuna göre müvekkilde dava konusu kaza dolayısıyla "SOL DİZ PCL AVULZİYON KIRIĞI- OPERE" meydana geldiğini, bu olay neticesinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ..... soruşturma numarası ile tarafların ifadesi alındığını, kazaya sebebiyet veren " ......" plaka sayılı araç, davalı ..... Sigorta Anonim Şirketinin ..... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen yaralanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ..... Sigorta A.Ş'den karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalıya 14/12/2023 tarihinde başvurulduğunu, ödeme yapılması için ilgili evraklar davalı kuruma teslim edildiğini, başvuru dilekçemizde 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava yoluna gidileceği ihtaren bildirildiğini, işbu başvuru neticesinde ...... Sigorta Anonim Şirketi tazminat talebinin reddedildiğini, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, müvekkil 15.06.1999 doğumlu olup kaza tarihi itibariyle 23 yaşında olduğunu, müvekkilinin 2918 sayılı yasadan kaynaklanan söz konusu kaza dolayısı ile işgücü kaybından doğan daimi sakatlık tazminatı, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatını alabilmesi için işbu davayı açtıklarını, açıklanan nedenlerle, 28.000,00-TL daimi maluliyet tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri ve 100,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 28.300,00- TL tazminatın davalı ..... Sigorta Anonim Şirketine başvuru tarihi olan 14.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak olarak yapılmasında hukuki menfaatin bulunmadığını, dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran taraf karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulden reddi gerektiğini, mezkur kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağında kusur dağılımı yapılmadığı gibi hasar aşamasında kusur tespitine yarar herhangi bir belgenin iletilmediğini, maddi vakıanın hangi şekilde gerçekleştiğine ilişkin öncelikle ceza dosyasının kesinleşmesi gerektiğini, bekletici mesele yapılması talebimiz bulunduğunu, usul ekonomisi ve mağdurun zararının ivedilikle tazmini bağlamında, zarardan sorumlu sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulmasının her iki tarafın da menfaatine olduğunun açık olduğunu, sigortacının üçüncü kişinin gerçek zararı ile bu zarardan sorumlu olduğu tespit edebilmesi açısından genel şartların ilgili hükmünde sayılan belgelerin ibrazı gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, aksi kanaat halinde kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumu 2. ihtisas dairesi'ne sevk edilmesi gerektiğini, dosyada kusur durumunun tespiti gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, davacının geçici iş göremezlik zararının oluşması için kaza tarihinde aktif şekilde çalıştığının ispat edilmesinin gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemeri vs. koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, davacının zararın artmasında etkisi bulunuyor ise zarardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bu sebeplerle, tazminattan %20'den az olmayacak şekilde müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiğini, başvuru sahibinin savcılık aşamasında sigortalı araç sürücüsüyle uzlaşıp uzlaşmadığının tespit edilmesini, uzlaşmanın tespiti halinde CMK madde 253/19 gereğince davanın reddini; aksi kanaat halinde, hesaplanan tazminatan ödeme yapılan tutarın mahsup edilmesini talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere, işbu dava tarihi öncesinde müvekkili şirkete yapılan başvuru usulsuz olduğundan geçersiz olduğunu, işbu nedenle aleyhe hüküm kurulması halinde, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Tarafların kusur oranlarının yüzdesel olarak tespiti için dosyanın trafik bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; sürücülerin araçlarını sevk ve idare ederken olası tehlikelere karşı algı ve dikkatlerini sürekli yola ve eklentilerine vermeleri, tehlikeyi algıladıktan sonra güvenli sürüş için tedbirli davranmaları gerektiği, meydana gelen bu kazanın oluşumunda olay tarihinde sürücü ...... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı aracı ile Bağcılar ilçesi ..... Mahallesi 1886 Sokak içerisinde saat: 01.16 sıralarında gece vakti Namık Kemal Caddesine tali yoldan ana caddeye geri geri manevrasıyla bir başkalarının Can ve mal güvenliğini düşünmeden, tehlikeli bir manevra ile kavşak üzerinde kendi aracının sağ tarafından Namık Kemal Caddesi üzerinden ..... caddesi istikametine seyreden sürücü ...... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı motosikletin seyrettiği şeridi kapatması, önünü kesmesi sonucunda motosiklet sürücüsünün panikle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bu vahim kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, önlenebilirliği öngörüsü ile gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucunda bu kazanın meydana geldiği, önceden teknik olarak belirlenmiş trafik güvenliğini ve düzenini sağlayan, 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU TRAFİK İŞARET VE KURALLARINA UYMA ZORUNLULUĞU MADDE 47/ 1-D ile aynı Kanun YÖNETMELİK MADDE 95/D Bendinde belirtilen,D) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar. Kuralı ile yine, 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU ARAÇ MANEVRALARINI DÜZENLEYEN KURALLAR MADDE 67/ 1-A ile aynı Kanun YÖNETMELİK MADDE 137/ Bendinde belirtilen, A)Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmalarının yasak olduğu, kuralını ihlalle yine 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU ARAÇ MANEVRALARINI DÜZENLEYEN KURALLAR MADDE 84/ 1-1 ile aynı Kanun YÖNETMELİK MADDE 157/A - 10 bendinde belirtilen,1) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar. BİRİNCİ DERECEDE TAM KUSURLUDUR Oransal olarak (% 80 YÜZDE SEKSEN KUSURLUDUR.) ...... plaka sayılı Motosiklet sürücüsü ...... ” ın Sürücülerin araçlarını sevk ve idare ederken olası tehlikelere karşı algı ve dikkatlerini sürekli yola ve eklentilerine vermeleri, tehlikeyi algıladıktan sonra güvenli sürüş için tedbirli davranmaları gerektiği ilkesi ile davranmadığından 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU HIZIN GEREKLİ ŞARTLARA UYGUNLUĞUNU SAĞLAMAK MADDE 52/ 1-B ile aynı Kanun YÖNETMELİK MADDE 101/B bendinde belirtilen, B) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, İKİNCİ DERECEDE TALİ KUSURLUDUR Oransal olarak ( % 20 YÜZDE YİRMİ KUSURLUDUR.) kusurlu olduğu görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Dava; haksız fiile dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından 18/02/2025 tarihli UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçe ile davadan feragat ettiklerini ve feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf vekillerinin vekaletnameleri incelendiğinde davadan feragat ve feragati kabul yetkilerinin bulunduğu görülmüştür.
HMK madde 307 hükmü;"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. "
HMK madde 309 hükmü; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. "
HMK madde 310 hükmü; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "
HMK madde 311 hükmü; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir."
Dosya tüm deliller, yasa hükmü ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu 18/02/2025 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiği, feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE
1-Harçlar Kanunu Madde 22 uyarınca feragatın ilk celseden daha sonra gerçekleşmesi nedeni ile alınması gereken 615,40-TL'nin 2/3'üne denk gelen 410,26-TL harcın peşin yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 17,34 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi gereğince iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tarafların feragat etmesi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davalının Sulhe ilişkin sunduğu beyan dilekçesinde vekalet ücretinden feragat ettiği anlaşılmakla lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır