T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/22 Esas
KARAR NO : 2025/784
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/09/2024
KARAR TARİHİ : 29/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Mahkemeye verilen dava dilekçesinde özetle;Davacının deri üretimi yapmakta olup davalı ile arasında deri alım satımına ilişkin ticari ilişki mevcut olduğunu, bu deri alım satımına ilişkin Temmuz-Eylül 2023 tarihleri arasında ekli on bir adet fatura kesildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki karşılıklı mutabakat uyarınca yabancı para cinsinden kurulduğunu, ticari ilişkiye konu deri malların döviz karşılığı satıldığını, ancak vergi usul kanununda yer alan zorunluluk uyarıca ilgili faturaların davacı tarafından TL üzerinden düzenlendiğini, faturalarda döviz ve Türk Lirası karşılıklarına ayrı ayrı yer verildiğini, faturalarda ayrıca ilgili tarihteki döviz kuru ve ödemenin ödeme gününde TCMB Satış kuru üzerinden TL olarak yapılacağı aksi halde kur farkı yansıyacağını bildirmiş, davalıya ihtarname gönderdiğini, ödeme yapılmaması üzerine de dava açtığını bildirmiştir. Sonuç ve Talep olarak: Davanın kabulünü, 18.955,62 Amerikan Doları'nın temerrüt tarihi olan 20.03.2024 tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının Amerikan doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının deri ticareti yaptığını, davalı şirkete bir kısım deri ürünü satıp teslim ettiğini, ücretini aldığını, ancak kur farkından dolayı şirketten alacaklı olduğu iddiasıyla dava açtığını taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını bildirmiştir. Sonuç ve talep olarak: davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/09/2024 tarih, ... Esas, ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize tevzi edilmiş ve mahkememizdeki yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
SMMM bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında, kur farkı ödenmesi hususunda, sözleşme ve teamül bulunmadığı ve dolayısıyla kur farkı alacak iddiasının hukuken olanaksız olduğu dikkate alınarak, şayet mahkemenizce davalının bu konuda haklı olduğuna karar verilmesi halinde, davalının davacıya herhangi bir borcunun kalmadığı (0,00) Çeklerin iktisap tarihleri temel alınarak hesaplanan, yukarıdaki yabancı para borç alacak durumuna göre, şayet sayın mahkemenizce, davalının (401,28.USD/fili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı) borçlu olduğuna karar verilmesi halinde ve talebi doğrultusunda (20.03.2024) dava tarihine (02.09.2024) kadarki kamu bankalarınca Euro üzerinden açılan 1 yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına, yıllık değişen oranda uygulanan azami faiz tutarının 6,39.USD (Fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı) olabileceği, Çeklerin tahsilat/ciro edilme tarihi temel alınarak hesaplanan yukarıdaki yabancı borç alacak durumuna göre, şayet sayın mahkemenizce davalının (16.062,84.USD/ftili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı) borçlu olduğuna karar verilmesi halinde ve talebi doğrultusunda (20.03.2024) dava tarihine (02.09.2024) kadarki kamu bankalarınca Euro üzerinden açılan | yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına, yıllık değişen oranda uygulanan azami faiz tutarının 255,68.USD (Fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı) olabileceği sonuç ve kanaati ile rapor sunmuştur.
SMMM bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan ek bilirkişi raporunda özetle; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 99.maddesi hükmüne istinaden davacı talebinin değerlendirmesi sayın mahkemenize ait olmak üzere şayet davalının, taraflar arasında, kur farkı ödenmesi hususunda, sözleşme ve teamül bulunmadığı ve dolayısıyla kur farkı alacak iddiasının hukuken olanaksız olduğuna ilişkin beyanlarının dikkate alınması ve mahkemenizce davalının bu konuda haklı olduğuna karar verilmesi halinde, davalının davacıya herhangi bir borcunun kalmadığı (0,00) çeklerin iktisap tarihleri temel alınarak hesaplanan, yukarıdaki yabancı para borç alacak durumuna göre, şayet sayın mahkemenizce, davalının (674,06.USD/ftili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı) borçlu olduğuna karar verilmesi halinde ve talebi doğrultusunda (20.03.2024) dava tarihine (02.09.2024) kadarki kamu bankalarınca Euro üzerinden açılan 1 yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına, yıllık değişen oranda uygulanan azami faiz tutarının 10,73.USD (Fi ılığı) olabileceği, çeklerin tahsilat/ciro edilme tarihi temel alınarak hesaplanan yukarıdaki yabancı borç alacak durumuna göre, şayet sayın mahkemenizce davalının (16.307,37.USD/ftili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı) borçlu olduğuna karar verilmesi halinde ve talebi doğrultusunda (20.03.2024) dava tarihine (02.09.2024) kadarki kamu bankalarınca Euro üzerinden açılan | yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına, yıllık değişen oranda uygulanan azami faiz tutarının 259,57.USD (Fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı olabileceği sonuç ve kanaati ile bilirkişi ek raporu sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan kur farkı alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
İnceleme neticesinde dosyaya kök ve ek raporlar sunulmuştur. Sunulan ek raporun yeterli olduğu anlaşıldığından rapora yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir.
Yapılan inceleme neticesinde davacının davalıdan kur farkı alacağı olduğu kanaatine varılmıştır. Zira, taraflar arasında kur farkına ilişkin yazılı sözleşme bulunmasa da, taraflar arasındaki teamül ya da bizzat ticari ilişkiye dayalı itiraz edilmemiş faturalar içeriği, taraflar arasında böyle bir fiili uygulamanın olup olmadığı konusunda kanaat verecektir. Nitekim somut olayda davacının düzenlediği faturaların döviz cinsinden düzenlendiği, davalıya tebliğe rağmen bu fatura içeriklerine itiraz etmediği, aradaki ticaretin döviz cinsinden olduğu anlaşılmıştır.
Bu aşamadan sonra davalı tarafça yapılan ödemelerin karşılığının fiili ödeme tarihleri dikkate alındığında döviz borcunu karşılayıp karşılamadığının tespiti gerekmekte olup, alınan ek rapor neticesinde davalı tarafça yapılan ödemelerin ödeme tarihlerine denk gelen döviz karşılıkları dikkate alındığında, bakiye döviz borcunun kaldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça çekle yapılan ödemelerin davacı tarafça iktisap tarihleri dikkate alınarak yapılan hesaplamaya mahkememizce değer verilmiş, yapılan hesaplama neticesinde davalının 674,06 USD bakiye borcunun kaldığı anlaşılmıştır. Yine davacı tarafça düzenlenen faturalarda davalının itirazının olmadığı gözetilerek, faturalarda düzenlenen "satış kuru" ifadesi üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Zira faturaları teslim alan davalının basiretli tacir gibi faturaları inceleyip itirazı var ise itirazını ya da ihtirazi kaydını ileri sürmesi gerekmektedir. Faturalardaki kayıtlara ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi nedeniyle söz konusu kayıtlar geçerli sayılmış, neticeten yapılan hesaplama dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-674,06 USD'nin fiili ödeme tarihinde kamu bankaları nezdinde USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faizin uygulanarak dava tarihinden itibaren işleyen bu faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 1.891,50-TL harcın karar ve ilam harcından peşin alınan 10.977,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.085,67-TL harcın davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından ödenen 427,60-TL başvurma harcı, 1.403,1-TL peşin harç (başlangıçta yatırılan peşin harçtan mahsup edilen miktar), 60,80-TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 4.360,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre (%3,55) hesaplanan 154,78-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında %3,55'i olan 127,08-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, bakiye 3.472,2-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
7-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 27.690,38-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
8-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 116.650,97-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.
29/09/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ....
¸E-imza