T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/243 Esas
KARAR NO : 2025/410
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 14/09/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...... Oto Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi ile müvekkili sigorta şirketi arasında 31/12/2021 başlangıç, 31/12/2022 bitiş tarihli, ...... numaralı, ticari risk sigorta poliçesi akdedildiğini, anılan poliçede riziko adresinin ...... Blokları Mah. ..... Bulvar no: 182 a Çankaya/ANKARA olarak belirtildiğini, arabuluculuk faaliyetine rağmen davalı tarafla anlaşılma sağlanamadığını, 17.03.2022 tarihinde, maliki ..... Nakliyat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve sürücüsü .... olan ...... plakalı aracın %100 kusuru ile sebebiyet verilen kaza neticesinde müvekkili nezdinde sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle ..... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalıya 12.925,57 EURO tazminat ödendiğini, dava dışı sigortalı nezdinde tutulan tutanak ile dava konusu kazanın tespiti yapılarak imza altına alındığını, dava konusu hasarın davalı aracın sigortalı firmaya getirilen malzemenin yedek parça kısmına getirdiği kolileri indirmek için -2 katına giriş yapması sırasında gerçekleştiğini, sonuç olarak sigortalı yetkilileri tarafından tutulan tutanaktan anlaşılacağı üzere, davalı tarafından % 100 kusurlu olarak kazaya sebebiyet verilerek sigortalı işyerinde hasarın meydana geldiğini, davalının bu hasar sebebiyle sorumlu olduğunu, 17.03.2022 tarihinde vuku bulan dava dışı sürücünün % 100 kusurlu olduğu kaza neticesinde meydana gelen hasara ilişkin müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına taraflar arasında cari olan Ticari Risk sigorta poliçesi uyarınca 12.925,57-EUR tazminat ödemesi yaptığını, bu sebeple davalıya rücu edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin rücu bedelini icra takibine konu yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, davalıların borcunu ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenle de asıl alacak miktarı üzerinden en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini Bakırköy ..... İcra Dairesi ...... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın 12.925,57 EUR alacak açısından iptali ile takibin 31.03.2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faiz ile birlikte devamını, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, iş bu icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davacının bu kez de itirazın iptali ve takibin devamı için huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, davacının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile 12.925,57-EUR tazminat ödenmiş olduğu iddiası ile rücu bedelini takip konusu yaparak Euro cinsinden alacağının tahsilini talep ettiğini, Sigorta Genel şartlarına göre davacının rücu hakkı doğmadığını, davacının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile takip konusu yaptığı alacağın 31/03/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile devamı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle davacının dava dilekçesine itirazlarının kabulü ile; usul ve esas yasalara, Yargıtay içtihatlarına aykırı, mesnetsiz ve haksız iddialarla kötü niyetli bir şekilde müvekkili aleyhinde açılmış olan huzurdaki davanın reddini, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere belirlenecek kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca halefiyet esasına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine İİK'nın 67. Maddesi kapsamında açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ..... Sigorta Anonim Şirketi olduğu, borçlusunun ...... Nakliyat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 12.925,57 Euro asıl alacak ve 388,83 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.314,40 Euro üzerinden icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun 07/12/2023 tarihinde borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı sigorta şirketine 31/12/2021-31/12/2022 tarihleri arasında Ticari Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ..... Oto Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketinin -2 kat deposuna malzeme bırakılması sırasında -2 kat branda kapısının nakliye aracı vasıtasıyla zarara uğradığı, 17/03/2022 tarihinde meydana gelen hasarın vade içerisinde olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından, 22228714 nolu hasar dosyası oluşturulduğu, tespit edilen 12.925,57 EURO hasarın 31/03/2023 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacı taraf, 17/03/2022 tarihinde meydana gelen hasarın davalının kusuru neticesinde meydana geldiğini, mevcut kusur sebebiyle davacı sigorta şirketine sigortalı olan dava dışı firmanın branda kapısının hasarlandığını ve davacı sigorta şirketi tarafından meydana gelen zararın ödenmesi nedeniyle sigortalının haklarına halef olduklarını iddia etmektedir. Buna göre; davacı taraf, davalı tarafın kusurunu, sigortalı dava dışı firmanın branda kapısının hasarlanması neticesinde meydana gelen zararın ödenmesi sebebiyle sigortalının haklarına halef olduğunu ispat etmekle mükelleftir. TTK.'nın 1472. maddesinde de belirtildiği üzere; sigorta şirketi, meydana gelen zarar sebebiyle sigortalısına ödediği bedel nispetinde hukuken sigortalısının haklarına halef olur. Bu halefiyet, karşı tarafın kusuru ve sigorta şirketinin yaptığı ödeme nispetindedir.
Mahkememizce aldırılan 20/01/2025 tarihli Sigorta Uzmanı ve Kusur Bilirkişi heyeti raporuna göre; "...1-a) ..... Plakalı Araç Sürücüsü Tayfun Tokay’ın; “Asli ve Tek Kusurlu”
kusur oranının %100,
b) ...... Oto Pazarlama Ve Ticaret Anonim Şirketi’nin; “Kusursuz” olduğu,
2 – Sigorta Mevzuat hükümlerine göre Davacı Sigorta şirketinin rücu hakkının
olduğu, kanaatine varılmıştır....."
Mahkememizce aldırılan 10/04/2025 tarihli Makine Mühendisi, Sigorta Uzmanı ve Kusur Bilirkişi heyeti raporuna göre; "...1-a) ..... Plakalı Araç Sürücüsü ..... ’ın ; “Asli Kusurlu ve
Tek Kusurlu”, kusur oranının ise %100,
b) ...... Oto Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi’nin; “Kusursuz”, olduğu,
yönümdeki kanaatimde bir değişiklik olmamıştır.
2- Davacı tarafın dava konusu yapabileceği tazminat miktarı (12.925,57 x
%100 ) = 12.925,57 EURO olduğu kanaatine varılmıştır.
3 - Sigorta Mevzuat hükümlerine göre Davacı Sigorta şirketinin
rücu hakkının olduğu kanaatine varılmıştır .
....." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun hükme esas almaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı sigorta şirketine sigortalı iş yerinde 17/03/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde işyerinde oluşan hasar nedeni ile davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi TTK'nın 1472. maddesi kapsamında halefiyet ilkesi gereği davalıdan tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin maliki olduğu ..... plakalı aracın davalı sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, iş yerinde meydana gelen hasarın onarım bedeli ile talep edilen tutarın uyumlu olduğu tespit edilmiştir. 17/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sigortalı işyeri için davacı sigorta şirketi nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi vadesi içerisinde ve teminat kapsamında gerçekleşmiş olup, davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalısına 12.925,57-EURO hasar tazminatı ödendiği, davacının bu bedel üzerinden icra takibi başlatmakta haklı olduğundan bu miktar yönünden davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de; dava konusu edilen sigortalıya ödenen bedelin davalı tarafından bilinmesinin ve hesaplanmasının beklenemeyeceği, zarar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği ve dolayısıyla likit olmadığı, bu durumda davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı (İstanbul BAM 14 HD 2021/1708 Esas, 2024/1975 Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine ve netice itibari ile açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 12.925,57-EURO asıl alacak, 388,83-EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.314,40-EURO üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (EURO) 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin UYGULANMASINA,
2-Yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 33.216,68-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 8.304,18-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 24.912,50-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 8.792,58- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 76.939,57-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 13.850,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip ......
¸e-imza
Hakim .....
¸e-imza