T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/283 Esas
KARAR NO : 2025/865 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/09/2024
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 23.10.2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkilinin davalıya muhtelif tarihlerde ürün satışları yaptığını ve hizmet sunduğunu, davalı tarafça fatura karşılıklarının ödenmediğini, taraflar arasında karşılıklı hesap mutabakatının da yapıldığını, bizzat davalı şirket tarafından davalının borçlu olduğu tutarın imza altına alındığını, davalı tacirin imzalı hesap mutabakatı ile bağlı olduğunun açık olduğunu, cari hesap ekstresindeki bakiye alacağın tahsil edilememesi üzerine taraflarınca davalı adına Beyoğlu ... Noterliği'nin 02.08.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ödeme yapılması talep edildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davacı tarafından davalı yana faturalar kesildiğini, davalı ... alacak bakiyesinin 3.773.347,07TL’lik oluştuğunu davalı tarafın borcunun ödemediği davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi ...Esas takip başlatıldığını davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığını, tüm bu hususlar neticesinde kısmına ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili karşı dava dilekçesi içeriğinde asıl davaya cevap olarak; Taraflar arasındaki ilişkinin nakit ücret karşılığında doğrudan satış yada hizmet ifası olmadığını, taraflar arasındaki anlaşmanın, davalı müvekkili şirketin ürettiği inşaat projelerindeki kullanılacak bazı malzemelerin davacıdan temin edilmesinin, davacı tarafça projede uygulanması ve bunların bedeli ile aradaki farkın da nakit olarak ödenmesi kaydı ile, müvekkilinin ürettiği projeden davacıya bağımsız bölüm verilmesi şeklinde anlaşma yapıldığını, taraflar arasındaki anlaşmanın bu şekilde olduğu konusunda, taraflar arasında elektronik posta ve cep telefonu mesajlaşmalarının mevcut olduğunu, bu deliller ve bunları teyit edecek tanık anlatımları ile, taraflar arasındaki anlaşmanın, malzeme karşılığı ve nakit ödeme karşılğında bağımsız bölüm verilmesi şeklinde olduğu, hiçbir şekilde müvekkilinin davacıya nakit ödeme yükümlülüğü altına girmediğinin ortaya çıkacağını, davacı tarafın, tek taraflı cari hesabında gösterdiği tüm fatura bedellerini talep etmekte ise de müvekkilinin sorumluluğunun sadece kendisine malzeme teslimi yapılan faturalarla sınırlı olduğunu, davacı tarafça sevk irsaliyesi sunulamayan, ürün teslim belgesi olmayan fatura veya cari hesap kayıtlarını kabul etmediklerini, davacı tarafın, malzeme satışı dışında hizmet bedeli gibi bir talep ileri sürmekte ise de davacının müvekkili şirkete sunduğu bir hizmet olmadığını, soyut hizmet faturası ile müvekkilini borçlandırmasının mümkün olmadığını, davacının haksız taleplerinin reddinin gerektiğini, haksız ve hukuksal dayanağı olmayan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu miktar üzerinden, %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafça temin edilen malzeme ve işçilikteki gizli ayıpların yeni yeni ortaya çıkmaya başladığını, başlangıçta proje inşaat halinde olduğu, kullanım da olmadığı için ve iklim şartları itibarı ile ancak zamanla anlaşılabilecek (nem yoğunluğu ve yağış dönemlerinde anlaşılabilir olduğu için) ayıpların yeni yeni ortaya çıkmaya başladığını, davacı tarafça temin edilen malzeme ve işçiliğin, standartları sağlamadığı için, nem ve rutubet oluşumunu engelleyemediğini, zemin uygulamalarında ise yeterli izolasyon kalitesi ve işçiliği sağlanmadığı için, yağışlı mevsimlerin gelmesi ile zeminlerin su almaya başladığını, yerinde bilirkişi incelemeleri yapıldığında ayıp ve hasarın boyutunun tespit edileceğini, karşı davaya konu malzeme ve işçiliklerle ilgili ayıp ve hasarların bir kısmı değer kaybı oluşturduğunu, bir kısmının da tamamen kullanılamaz olduğundan tamamen zarar oluşturduğunu, bu çerçevede mahallinde yapılacak inceleme ile zarar miktarları tespit edilerek, hesaptan düşülmesini talep ettiklerini, ayıp ve hasarlardan kaynaklı tazminat talep haklarının saklı tutulduğunu, karşı davanın kabulü ile ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL gizli ayıp-hasar bedelinin davacıya olan hesaptan mahsubuna karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce karşı davanın işbu dosyadan tefriki ile mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından yürütülmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalının iddialarının gerçeklikten uzak olduğunu, haklı davanın kabulünün gerektiğini, öncelikle, davalının dilekçesinde müvekkilinin tek taraflı cari hesabında gösterdiği tüm fatura bedellerini talep ettiğini, sorumluluklarının sadece kendisine malzeme teslimi yapılan faturalarla sınırlı olduğunu iddia etmiş ise de cari hesaptaki faturalara ilişkin malzemelerin tamamı davalının yapmış olduğu inşaat alanına teslim edilmiş olduğunu, faturaların tamamının usulüne uygun tutulan müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile de bu hususun ortaya çıkacağını, davalı tarafından bugüne kadar iş bu faturalara karşı da herhangi bir itiraz yapılmadığını, taraflar 2023 yılında karşılıklı olarak hesap mutabakatı yapıldığını, davalı şirkete ait kaşe ve imzalı cari hesap mutabakatının ekte olduğunu, akabinde 2024 yılında da taraflar arasındaki ticari ilişkisi devam ettiğini, yeni ürün satışı ve işçilik hak edişlerinin doğduğunu, davalı tarafın bugüne kadar işbu alacaklarına ilişkin herhangi bir itiraz veya fatura iadesi yapmadığını, alacaklarının davalı taraf nezdinde de kabul edilmiş durumda olduğunu, ne var ki tüm görüşmelere ve taleplere rağmen alacaklarının ödenmemesi nedeniyle hukuki sürecin başlatıldığını, usulüne uygun tutulan ve HMK kapsamında delil niteliğine haiz ticari defterlerinin incelendiğinde taleplerinin haklılığının ortaya çıkacağını, neticede davanın kabulü ile, davalı/borçlunun icra takibine itirazı haksız ve mesnetsiz olduğundan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davacı tarafça sunulan cevaba cevap dilekçesinin davalıya tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde ikinci cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizce 08/01/2025 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile; Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve taraflara ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile tespit edilen uyuşmazlıklar konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi Dr. ...tarafından düzenlenen 21/02/2025 tarihli raporda; "6100 Sayılı HMK’nın 105 ile 113. md arasındaki düzenlemeye göre; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu Davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı ... tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, Davacı ... tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 17.09.2024 tarihinde T.C. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği, Davacı tarafın davalı yana kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yanan gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediği görülmüştür. Bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir. Davacı tarafından davalı yana Beyoğlu .... Noterliğinden 02.08.2024 tarihinde ... Yevmiye Numarası ile “ Cari hesap alacağına istinaden “ ihtarname keşide edildiği ve davalı taraf 03.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür, Taraflar arasında ticari ilişkinin 2022-2023-2024 yılına ait olduğu, Tarafların ticari Defter ve belgelerinde 3.720.483,07TL’lik, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde 52.864,00TL’lik Ödemelerin olduğu, Görülmüştür. Mahkemenizce Müzekkere ile Talep Edilen Davalcı ve Davalı Tarafa 2022-2023-2024 yılına ait hizmet Alımında-Satımında KDV Hariç faturanın beyan edildiği, Bu Hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemeye Aittir, Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2022-2023-2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz Edilmediği Davacı ... Paz Tic A.Ş tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı ... faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olmuştur. Davacının ... davalıdan kaydı olarak 3.773.347,07TL tutarında Alacaklı olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davacı şirket yetkilisi ... Ayvalık ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında yeminli beyanında; "Yemin teklifini kabul ediyorum. Yemin metninde yer alan hususlar ise gerçek dışıdır. Kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu, yemin beyanı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacı tarafça açık hesap ilişkisine dayalı olarak alacak iddiası kapsamında başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görülmüştür.
Dava konusu Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 3.773.347,07-TL toplam asıl alacağının tahsiline kadar %48 avans işlemlerinde uygulanan faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Dava konusu miktar 3.773.347,07-TL'dir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davacının ve davalının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı - davalı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı fatura, ödeme kayıtları ve ticari defter ve ticari kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında, hizmet sözleşmesinin var olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defterler ve kayıtları ile bilirkişinin hazırlamış olduğu rapor içeriğinin incelenmesinde;
- Davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 3.773.347,07 TL alacaklı olarak gözüktüğü,
- Davacının ve davalının BS/BA kayıtlarının birbirini teyit ettiği,
- Takibe konu cari hesap ekstresindeki faturaların e - fatura olduğu, davalıya e - arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı tarafın faturalara herhangi bir itirazının olmadığı görülmüştür.
Kural olarak, faturaların tebliğ edildiğinin ve hizmetin görüldüğünün ispat yükü davacı üzerindedir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Davacı tarafın kestiği faturaların açıklama kısmına hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği; iş bu faturaların davalı tarafın da yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği; davacı ve davalının faturaları BS/BA formları ile beyan ettiği; davalı tarafça süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve bu itirazı tesvik edecek belge sunulmadığı; yine davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ayıp iddiasına yönelik herhangi bir ayıp ihbarının olmadığı ve ayıp ihbarına yönelik herhangi bir belge de sunulmadığı görülmüştür.
"Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir." (Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 09.04.2018 Tarih ve 2017/1445 Esas - 2018/1438 Karar sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 07.03.2024 Tarih ve 2020/2292 E. - 2024/307 K. sayılı ilamı. )
Yukarıda açıklanan hususlar kapsamında; davacının hem kendi ticari defter kayıtları ile hem de davalının ticari defter ve kayıtları ile alacağın varlığını ispatladığı, davacı tarafça bu aşamada fatura tebliğ ve hizmet görme olgusunu ispat ettiği ve yine davalının aksini gösterir başka yazılı kesin kayıt - delil sunmadığı; yine ayıp iddiasına yönelik olarak davalının davacı taraf yemin teklif ettiği, davacı şirket yetkilisinin de usulüne uygun yemin ederek, davalı tarafın iddialarına kabul etmediği de görülerek, davalının davacıya 3.773.347,07 TL borçlu olduğu kabul edilmiş ve açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra takibinin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından ve davanın kabulüne de karar verildiğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA,
-Alacağın % 20' si olan 754.669,41-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
-Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 257.757,34-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 45.572,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 212.184,74-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 46.411,00.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 9.979,16- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4- Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
- Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın yatıran tarafa İADESİNE,
5- Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 445.867,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı