T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/297 Esas
KARAR NO : 2025/605 Karar
DAVA : Haksız Rekabetin Tespiti
DAVA TARİHİ : 17/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... San. ve Tic. A.Ş.'nin Türkiye'nin lider mobilya aksesuar markası olup; 1973 yılında İstanbul'da kurulmuş, 6000'i aşkın ürün çeşidi ve 50 yıllık deneyimi ile mobilya aksesuar sektöründe öncü bir şirket olduğunu, şirketin 32.000 m?'si kapalı olmak üzere toplam 80.500 m7'lik bir alanda en son teknolojiyle donatılmış modern ve yüksek kapasiteli üretim tesislerinde 1.150'den fazla çalışan istihdam ettiğini, AR-GE merkeziyle mobilya aksesuarları için inovatif ürün yöntemleri geliştirmekte önemli bir rol oynayarak her yıl alanında patent şampiyonları arasında yer aldığını, müvekkili Şirketin 9613 hissedarı olan Davalı ...'nın Türkiye Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren 26 (yirmi altı) bankaya Göksun .... Noterliği'nden .... Yevmiye No'lu ve 21.06.2024 keşide tarihli bir ihtarname gönderdiğini ve müvekkilinin işbu ihtamamenin varlığını öğrendiğini, işbu ihtarnamede ...'nın müvekkili şirketin genel kurul sürecinde “incelediği Mali verilerde birtakım usulsüzlüklerin olduğunu”, bu hususta yasal süreç başlatıldığını ve bundan sonra hissedarı olduğu şirkete ilişkin herhangi bir kefalet ilişkisini kabul etmediğini iddia ve beyan ettiğini, davalı ...'nın “mali verilerde birtakım usulsüzlüklerin olduğu” soyut iddiasını Müvekkil Şirket'in KEP adresine gönderdiği 26.06.2024 tarihli ihtarnamesinde şu gerekçeye dayandırdığını: “Söz konusu belgeler incelendiğinde 7440 sayılı Kanun kapsamında birtakım vergi cezalarına ilişkin başvuruda bulunulduğunun görüldüğünü, 7440 sayılı Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili .... San. ve Tic. A.Ş.'nin Türkiye'nin lider mobilya aksesuar markası olup; 1973 yılında İstanbul'da kurulmuş, 6000'i aşkın ürün çeşidi ve 50 yıllık deneyimi ile mobilya aksesuar sektöründe öncü bir şirket olduğunu, şirketin 32.000 m?'si kapalı olmak üzere toplam 80.500 m7'lik bir alanda en son teknolojiyle donatılmış modern ve yüksek kapasiteli üretim tesislerinde 1.150'den fazla çalışan istihdam ettiğini, AR-GE merkeziyle mobilya aksesuarları için inovatif ürün yöntemleri geliştirmekte önemli bir rol oynayarak her yıl alanında patent şampiyonları arasında yer aldığını, müvekkili Şirketin 9613 hissedarı olan Davalı ...'nın Türkiye Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren 26 (yirmi altı) bankaya Göksun .... Noterliği'nden ... Yevmiye No'lu ve 21.06.2024 keşide tarihli bir ihtarname gönderdiğini ve müvekkilinin işbu ihtamamenin varlığını öğrendiğini, işbu ihtarnamede ...'nın müvekkili şirketin genel kurul sürecinde “incelediği Mali verilerde birtakım usulsüzlüklerin olduğunu”, bu hususta yasal süreç başlatıldığını ve bundan sonra hissedarı olduğu şirkete ilişkin herhangi bir kefalet ilişkisini kabul etmediğini iddia ve beyan ettiğini, davalı ...'nın “mali verilerde birtakım usulsüzlüklerin olduğu” soyut iddiasını Müvekkil Şirket'in KEP adresine gönderdiği 26.06.2024 tarihli ihtarnamesinde şu gerekçeye dayandırdığını: “Söz konusu belgeler incelendiğinde 7440 sayılı Kanun kapsamında birtakım vergi cezalarına ilişkin başvuruda bulunulduğunun görüldüğünü, 7440 sayılı herhangi bir işlem yapılamayacağının müvekkil şirkete bildirildiğini, keza .... dışında başka bankaların da aynı gerekçelerle müvekkil şirketin bazı taleplerini reddettiğini ileri sürerek, haksız rekabetinin tespitini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu ve şirkette 9613 hissesi bulunduğunu, şirketin ... ailesi tarafından yönetildiğini ve bu ailenin 676,25 hisse oranıyla hakim ortak durumunda olduğunu, şirketin 2023 yılı genel kurul toplantısının ilk birleşiminin 10.06.2024, ikinci birleşiminin ise 10.07.2024 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin genel kurulda birçok usulsüz/hukuksuz işlemler gerçekleştirildiğini fark ettiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasına da hukuka aykırı şekilde engel olunduğunu, genel kurul sürecinde yaşanan hukuksuzlukların bunlarla da sınırlı kalmadığını, TK'nın oydan yoksunluk hükümlerinin uygulanmayarak ... ailesinin ibraz edilmesi gibi hukuka aykırı kararların alındığını, şirket içerisindeki usulsüzlük ve hukuka aykırılıkları gün yüzüne çıkararak haklarını korumak isteyen müvekkiline karşı uygulanan baskının bir başka yansımasının ise mezkur davaya konu edilen mesnetsiz ve kötü niyetli haksız rekabet iddiası olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hususların tamamının hukuken mesnetsiz ve hakim hissedarın bir azınlık pay sahibi olan müvekkilini bastırmak ve korkutmak saiki ile ileri sürülmüş iddialardan ibaret olduğunu, davaya dayanak gösterilen ihtarnamenin hukuka aykırı olarak elde edildiğini, ihtamame incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin ihtarnamede muhatap bankalar ile arasındaki kefalet sözleşmelerini feshettiğini ihtar ettiğini, gönderilen ihtarnamede şirkette birtakım usulsüzlüklerin olduğunun iddia edildiğini, bu iddianın doğru olduğunu, ... ailesinin hakim hissedar olmanın verdiği hakları ve yönetim kurulu yetkisini müteaddit kereler kötüye kullanmış olduğunu, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından şirket hakkında yapılan bir incelemede milyonlarca liralık tarhiyat yapıldığını, vergi inceleme raporlarında; a. “Tespit edilen bu husus, mükellef kurumun ilgili dönemde vermiş olduğu beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil teşkil etmektedir.” “Mükellef kurumun 2021 hesap döneminde yararlanabileceği yatırıma katkı tutarı olması gerekenden fazla hesaplaması da indirimli kurumlar vergisi matrahının yüksek, kurumlar vergisinin ise eksik beyan edilmesi sonucunu doğurmuştur.” C. “Mükellef tarafından ziyana uğratılan geçici vergi tutarları vergilendirme dönemleri itibarı ile aşağıdaki gibidir.” tespitlerinin yer aldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, davalının eylemlerinin haksız rekabete yol açtığı gerekçesine dayalı TTK 55. Uyarınca haksız rekabetin tespiti talebinden ibarettir.
Uyuşmazlık, Davanın, davalının 26 bankaya göndermiş olduğu ihtarname nedeniyle eylemin haksız rekabet teşkil edip etmediği hususlarının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Olayda kötüleme suretiyle haksız rekabet fiilinin gerçekleşmediği görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, bilirkişi tarafından 06/04/2025 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; kök raporda değişiklik yapılmasına gerek görülmediği görüş ve kanaatini bildirir ek raporunu ibraz etmiştir.
Taraf vekilleri tarafından 10/07/2025 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçeleri ile davacının davasından feragat ettiği, davalının feragat nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığı beyan edilmiştir.
Taraf vekillerinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat ve feragati kabul yetkilerinin bulunduğu görülmüştür.
HMK madde 307 hükmü;"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. "
HMK madde 309 hükmü; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. "
HMK madde 310 hükmü; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "
HMK madde 311 hükmü; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir."
Dosya tüm deliller, yasa hükmü ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, taraf vekillerinin mahkememize vermiş olduğu dilekçeleri ile açmış oldukları dilelçeden davacının davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiği, feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine, taraf vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin beyanları dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmaduğına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE
1-Harçlar Kanunu Madde 22 uyarınca feragatın ilk celseden daha sonra gerçekleşmesi nedeni ile alınması gereken 615,40-TL'nin 2/3'üne denk gelen 410,26-TL harcın peşin yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 17,34 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi gereğince iadesine,
4-Davalının feragata ilişkin sunduğu beyan dilekçesinde vekalet ücretinden feragat ettiği anlaşılmakla lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğuna verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı