T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/304 Esas
KARAR NO : 2025/119
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/09/2024
KARAR TARİHİ : 07/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaş meyve ve sebze ticareti yapmakta olduğunu, davalıya da bu yönde satış yapıldığını ve üzerine düşen edimin ifa edilmesine rağmen bedelini tahsil edemediğini, bunun üzerine davalı adına K.çekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek takibin devamını, davanın kabulünü, yargı ve harç giderlerinin davalıya tahmilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığını, davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, haksız başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 11.07.2024 tarihinde K.çekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... E sayılı dosyası ile 183.781,62.-TL için takip başlatıldığı, takibe dayanak olarak, 11 adet tamamı 13.06.2024 tarihli olan ..... nolu faturalar gösterilmiş ve TTK 1530 gereği faiz talep edildiği ödeme emrinin borçluya 27/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 22/07/2024 tarihli dilekçeyle itiraz edildiği ve takibin 29/07/2024 tarihinde durdurulduğu anlaşılmıştır.
SMMM Bilirkişi ...... 'ın mahkememize sunmuş olduğu 08/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı yanca ibraz edilen yasal defterlerin e-defter statüsünde olduğu ve defter beratlarının Maliye Bakanlığı'n süresi içinde verildiği görüldüğünü, davalı tarafından irtibat kurularak istenilmesine rağmen hiçbir belge ibraz edilmediğini, davacı kayıtlarına göre davalının borçlu ya da alacaklı olmadığını, hesabın peşin çalışıldığı belirtilerek davalıya ait borç tahsil edilmemiş olmasına rağmen tahsil edilmiş gibi kayıt yapıldığı iddia edildiğini, fatura içeriği ürünlerin davalıya teslimine ilişkin belge ibraz edilmediğini, davalının e-arşiv fatura kullanıcısı olmadığını, iş bu davaya konu faturaların nasıl tebliğ edildiği sorulmuşsa da faturaların tebliğine ilişkin belge ibraz edilmediğini, davacı yanca söz konusu fatura bedellerinin tahsil edilmediğini belirtilerek banka hesapları paylaşıldığını, iş bu rapor ekinde mahkemeye ibraz edildiğini, kabulü hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, tarafına ibraz edilen banka ekstresinde davalı tarafından yapılan bir ödeme olmadığının görüldüğünü, davalının iş bu davaya konu faturalardan haberdar mıdır anlaşılmadığını, B formları da dosya içerisinde bulunmadığını, mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının haklı olduğu kanaati hasıl olması durumunda 183.781,62-TL celbi alacak için davacının faiz talep edemeyeceği anlaşıldığını kanaati ile bilirkişi raporu sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, ticari satım nedenine dayalı, davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf iddia ve savunmalara bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
İddia ve savunmalar kapsamında mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde, davacı kayıtlarına göre davalının borçlu ya da alacaklı olarak görünmediği, faturaya konu ürünlerin davalıya teslimine ilişkin belge sunulmadığı dolayısıyla teslim olgusunun ispat edilemediği, davalının e-arşiv fatura kullanıcısı olmaması nedeniyle faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediği konusunda tevehhüm oluştuğu, bu konuda davacının ispatı tevsik edici vesika sunamadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça her ne kadar defter sunulmamış ise de ispat yükünün öncelikle davacı üzerinde olduğu, davacının iddiasını ispata yarar deliller sunması halinde ispat yükünün davalıya geçeceği fakat davacı tarafça yukarıda değinilen hususlar tekrar gözetildiğinde iddiasını henüz ispata yarar delil sunamaması nedeniyle ispat yükünün hala davacı üzerinde olduğu bu nedenle davalının defter sunmamasının aleyhine bir sonuç doğurmayacağı kanaatine varılmıştır.
Gelinen aşamada "tevehhüme itibâr yoktur" (Soyut beyana itibar edilemez-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kuralı dikkate alındığında, davacının iddialarının somut delillerle desteklenmemesi nedeniyle soyut kaldığı, davasını ispatlayamadığı lâkin takip yapmada davacının kötü niyetli olduğunun da davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 2.219,63-TL harçtan mahsubuna, artan 1.604,23-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.07/02/2025
Katip ......
¸E-imza
Hakim .......
¸E-imza