T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/31 Esas
KARAR NO : 2025/239 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının takibe yönelik yaptığı yetki itirazının hukuka uygun olmadığını, işbu icra takibine konu borcun konusu para alacağına dayanmakta olduğunu, para alacakları götürülecek borçlardan olduğundan yetkili icra dairesi, sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, alacaklının ödeme anındaki yerleşim yeri olduğunu, şu halde alacaklı konumundaki müvekkilinin yerleşim yerinin adli yargı bakımından bağlı olduğu Bakırköy İcra Dairelerinde başlatılmış olan takibin hukuka uygun olduğunu ve bu husustaki itirazın mesnetsiz olduğunu, Müvekkili şirketin davalıya gümrük işleri hizmeti vermiş olduğunu, işbu hizmetine karşılık 27.10.2023 tarihinde davalıya fatura ve masraf dekontu kesmiş olduklarını, davalı buna karşılık herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu, davalının, yaptıkları tüm sözlü uyarılara rağmen borcunu ödememiş olduğunu, bu sebeple alacaklarının tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının takibe ve borca itiraz etmiş olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalarının kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile başlattıkları takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yüklenmesi karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında 27.08.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 5.541,00-TL asıl alacak yönünden 10.07.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak masraf bedeli fatura alacağı olarak gösterildiği, davalı tarafından 18/07/2024 tarihinde itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın asıl alacak bakımından bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmüştür.
Davacı; ticari ilişki kapsamında fatura nedeni ile alacaklı olduğu ileri sürmüş; davalının süresinde davaya cevap vermemesi nedeniyle HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakıaları inkar ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen fatura nedeni ile alacağını olup olmadığı, faturaya konu hizmetin ifa edilip edilmediği noktalarındadır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 26.11.2024 tarihide inceleme günü verilmiş olup davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, davalı ticari defter ve belgelerini sunmamıştır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 28.01.2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle;raporun içeriğinde belirtilen üzere, davacı ... 2023 ve 2024 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı Tehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, davalı ... ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, davacı ... incelemeye sunulan 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan 09/07/2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 5.541,00-TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, davacı tarafından davalı ... 16.10.2023 tarihli Gümrük Beyannamesi .... 6.025,89 EUR bedelli göndericisi .... alıcısı Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ olan Çam Kereste İthalatı için Gümrükleme Hizmet Bedeli 2.110,TL ve Zirai Karantina Bedeli 350 TL Ödemesine ait 27.10.2023 tarihinde .... Numaralı KDV Hariç tutarı 2.460,-TL KDV Dahil Tutarı 2.952,-TL olan E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, Davacı tarafından davalı ... düzenlenmiş E-Arşiv Faturasının KDV Hariç tutarı olan 2.460,-TL, BA BS Bildirim limiti olan 5.000-TL Altında olduğundan BA BS Bildirim yükümlülüğü bulunmamakta olduğu, ayrıca 16.10.2023 tarihli Gümrük Beyannamesi .... ile yapılmış olduğu, belirtilen ithalat için davacı tarafından davalı ..., Kapıkule Gümrük Saymanlık Müdürlüğü'ne ödenen memur yolluk ücreti için 1.250,-TL, Tarım Ve Köy İşleri Müdürlüğü'ne ödenen Tarım Başvuru Ücreti için 1.149 TL ve Tarım Ve Köy İşleri Müdürlü'ne ödenen .... Firma kaydı ücreti için ödenen 190 TL olmak üzere toplam 2.589 TL için ... no.lu Dekont düzenlenmiş olduğu, davacı ticari defterlerine göre, Davacının davalı adına yapılmış olduğu belirtilen ithalat nedeniyle davalı ... düzenlenmiş fatura ve masraf yansıtması olarak toplam olarak (2.952,-TL+2.589,-TL) 5.541,-TL Alacaklı olduğu tespit edilmiş olduğu, ancak dosya içeriğinde yapılan İthalat ile ilgili Gümrük Belgeleri görülmemiş olduğu, E-Arşiv Faturasının E-Arşiv portalinden gönderilmiş olduğu, ayrıca E-Arşiv Faturası ve Dekontun davalı ... fiziki teslimine ilişkin bir belgeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı ... lehine karar alınması durumunda, davacı ..., icra takip tarihi olan 09/07/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu hizmetin verilip verilmediğini TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği davacı yasal delillerle ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; öncelikle yetki itirazı incelendiğinde, para alacakları bakımından İİK'nın 50.maddesi yollamasıyla HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi yetkilidir. Dosyada bulunan fatura ve kayıtlardan davacı şirketin muamele merkezinin Bahçeşehir/İstanbul olduğu, para alacakları yönünden alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin ve icra dairesinin yetkili olması nedeniyle takibin doğru icra dairesinde başlatıldığı, davanın da yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre davacı ... incelemeye sunulan 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerine göre, icra takip tarihi olan 09/07/2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 5.541,00-TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturanın davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir. Her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır.7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlemektedir. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ile gümrük beyannamelerinin de uyumlu olduğu anlaşılmakla davacının davsını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, faturalar ve gümrük kayıtları ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 5.541,00-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 1.108,20- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 916,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.425,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3600 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
7-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen olunan 5.541,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır