T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/311 Esas
KARAR NO : 2025/774 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 13/09/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirketin tıbbi tekstil ve sair araç gereklerin toptan ticari satımı alanında faaliyet gösterdiklerini, bu faaliyet içerisinde davalı şirketin, müvekkili şirkete 6.476.400 adet üç katlı cerrahi maske satmayı taahhüt ettiğini ve mezkur adet maskenin KDV dahil olmak üzere 489.615,84'ye satımı hususunda anlaştıklarını, bu anlaşma gereğince müvekkilinin fatura kesimi akabinde 50.000-TL ve malın teslimi anında da geri kana tutarı ödeyeceğini, ancak davalının 50.000-TL'yi almasına rağmen müvekkili şirkete herhangi bir ürün teslimi gerçekleştirmediğini, bunun üzerine müvekkilinin, davalıya Beyoğlu ...... Noterliği'nin 16/01/2024 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarname göndererek ödenen bedelin iadesini talep ettiğini, davalı tarafında iadeyi gerçekleştirmemesi üzerine Küçükçekmece İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu sebeplerle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ..... Numaralı dosyasında; 04/03/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 50.000,00-TL ödemenin iadesi, 3.948,00-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.948,00-TL yönünden 17/06/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı,, davalı tarafından 12/07/2023 tarihinde borcun tamamına itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davanın, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturanın davacı tarafından ödenmesi ancak ürün tesliminin gerçekleştirilmemesi sonucu davacı tarafından ödenen faturanın davalı tarafından iadesinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle davacı tarafından başlatılan icra takibinde davacının alacaklı olup olmadığı, ne kadar alacağı olduğu, davalının itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespitine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 21/01/2025 tarihinde inceleme günü verildiği görülmüştür.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 10/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Rapor içerisinde detaylı olarak açıklandığı üzere;
1- Davacının 06.07.2022 tarihinde kuruluş tescilinin yapıldığı, 2022 yılına ilişkin yevmiye,
kebir ve envanter defterlerinin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından tasdik edildiği,
2023 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin kanuni
süresinde yaptırıldığı, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin yevmiye defterlerinin kapanış
tasdiklerinin ibraz edilmediği tespit edilmiş olup ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil
niteliği hususundaki takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu,
2- Davacının 16.12.2022 tarihinde davalıya yapmış olduğu 50.000,00 TL tutarlı ödemenin
ticari defter kayıtlarında yer almadığı, 19.06.2023 takip tarihi itibarıyla davalıdan alacağının
bulunmadığı,
3- Davalı 21.01.2025 günü saat 14:30’da duruşma salonunda yapılan incelemede hazır
olmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından ticari defter ve kayıtlar üzerinde
inceleme yapılamadığı,
4- Tarafların vergi dairelerinden gelen 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin Ba-Bs Formları
karşılaştırıldığında, tarafların Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olmadığı, 5- Davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında yeterli
bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep
edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Davalı şirket yetkilisine yemin davetiyesi tebliğ edilmiş olup, 25/09/2025 tarihli duruşmada şirket yetkilisi beyanında : " davacıya 6.476.700 adet 3 katlı cerrahi mavi maske satmayı taahhüt ettiğimi ve meskur adet maskenin KDV si dahil olmak üzere 489.615,84-TL ye sattığım konusunda anlaşmaya vardığımıza, 50.000-TLyi ...... nolu 489.615,84-TL tutarlı faturaya istinaden alıp almadığımı bilmiyorum, fatura numarasını hatırlamıyorum, ben şirketin yetkilisiyim, muhasebe işlemini hatırlamıyorum, 50.000,00-TLyi 10/01/2023 tarihinde faturaya istinaden aldım, davacıya bu faturaya konu tüm ürünleri teslim ettik, bizim kestiğimiz faturalara konu ürünlerin tamamı teslim edildi, bedellerini de aldık" dediği görüldü.
Davacı faturaya istinaden yapılan ön ödemenin iadesinin gerektiğini TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Davacı davalı ile aralarında cerrahi maske alımına ilişkin ticari ilişki kurulduğunu, bu nedenle 50.000,00-Tl ön ödeme yaptığını, ürünlerin teslim edilmediğini bu nedenle yapılan ödemenin iadesinin gerektiğinden bahisle takip başlattığını, itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı öncelikle yapmış olduğu ödemeyi ispat etmesi ve akabinde de ödemenin iadesi şartlarının gereçekleştiğini ispat etmesi gerekmektedir. Bu kapsamda davacı ödemeye dair dekont sunmamıştır. HMK Madde 200 uyarınca bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri dava tarihş olan 2024 tarihi itibari ile 23.450,00-TL geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle bu miktardan aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Bu kapsamda davacının ticari defter ve bilirkişi deliline dayanmış olduğu anlaşılmakla inceleme günü verilmiş ve SMM bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinde faturanın kayıtlı olduğu, ancak yapıldığı iddia edilen ön ödemenin yer almadığı, bu 50.000,00-TL lik ödemenin de yer almadığından takip tarihi itibari ile alacağının olmadığı, tarafların BA-BS kayıtlarının da uyumlu olmadığının tespit edilmiş olup her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe olmaması karşısında davacı kendi defterleri ile dahi takibe konu fatura nedeni ile yapılan ön ödeme nedeni ile alacaklı olduğunu kanıtlayamamıştır. Davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla kati delil olan yemin delili hatırlatılmış olup yemin metni sunulmuş, yemin metni davalı şirketin münferiden yetkililerine tebliğ edilmiş, davalı şirket yetkilisinin yemin tahtındaki beyanında fatura konusu ürünlerin teslim edildiğini ve ön ödemenin de faturaya istinaden alındığının beyan edilmesi karşısında davacının davasını kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Davalının sözlü yargılama duruşmasındaki, davalı şirket yetkilisinin yemin eda için Denizli Asliye Hukuk Mahkemesince yazılan talimat duruşmasına katılmadığından bahisle yemin metnini kabul etmiş sayılmasına karar verilmesi talebi bakımından ise, her iki münferiden yetkilinin de Segbis ile katılma taleplerinin ve mazeretlerinin bulunması dikkate alındığında HMK md.229 kapsamında değerlendirilmesi gerekmiştir. Bu kapsamda talimat dosyası incelenmiş olup, her iki şirket yetkilisine tebligat çıkarılmadığı, Mehmet İnce nin olup her iki yetkilinin de ayrı ayrı mazeret dilekçesi sundukları, mahkeye gelerek yemini eda ettikleri, yargılamanın uzamasına bu hali ile sebebiyet verilmediği, davacı vekilince yemin metnine ve diğer şirket yetkilisinin de yemin ettirilmesi yönündeki talepleri bakımından da yemin metni içeriğinin eda ettirildiği, şirket yetkililerinin müştereken değil münferiden yetkili olması nedeni ile birinin yemini edasının geçerli sayılacağından reddine karar verilmiştir. Neticeten, davacının takibe konu ön ödeme niteliğinde bir ödeme yaptığını ve iadesinin gerektiğinden bahisle alacaklı olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 584,14-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 31,26-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri ile yatırılan harçların davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Davalı tarafından yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2025
Katip .....
¸e-imzalı
Hakim .....
¸e-imzalı