T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/352 Esas
KARAR NO : 2025/753 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 19/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 11/10/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali, davası ile mahkememiz dosyası ile birleştirilen Bakırköy ..... ATM'nin ..... Esas sayılı Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Asıl davada davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının kendi üretip tasarladığı tekstil ürünlerinde kullanılmak üzere müvekkili şirketten aksesuar ürünleri siparişi vermesi üzerine müvekkili şirketin davalının siparişleri doğrultusunda ürünleri hazırlayarak davalı tarafa teslim ettiğini, sipariş edilen malzemelerin özel malzeme olması ve davalı yanın talepleri doğrultusunda hazırlanmış olması nedeniyle numune sürecinin oldukça uzun sürdüğünü, bu kapsamda sipariş geldikçe davalı tarafa fatura kesildiğini, davalı şirketin bu süreçte ara ara ödeme yaptığını fakat siparişlerinin tamamının teslim edilmesine karşın cari borcu olan 681.613,29 TL’yi ödemediğini, davalı tarafın sipariş ettiği aksesuar ürünlerinin müvekkili tarafından Euro olarak tedarik edilmekte olup davalı tarafın ödeme yapmamasının müvekkili şirketin ticari hayatını olumsuz etkilemesi ve davalı yanın ödemeyi sürekli ertelemesi üzerine davalı hakkında Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... E. sayılı dosyasıyla fatura/cari alacağa dayalı olarak 681.613,29 TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı tarafın borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek müvekkilinin ileride doğabilecek zararlarının önüne geçilebilmesi adına (teminatsız olarak) ihtiyati haciz kararı verilmesini, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen reeskont avans faizi ile ödemeye, davalı/borçlunun kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Asıl davada davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin giyim ürünlerinin üretimi, ithalat ve ihracatı başta olmak üzere tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, işbu faaliyetleri kapsamında yurt dışındaki pek çok firma ile ticari ilişki içerisinde olduğunu, İngiltere'de bulunan dava dışı ...... firmasından yaklaşık 30.000 adet olmak üzere 3 farklı renkte taşlı tişört siparişi alındığını, müvekkili şirketin işbu tişörtlerin üzerindeki taşların temini için davacı ...... ile, taşların tişörtlere yapıştırılması için de dava dışı ...... isimli firma ile anlaştığını, işbu anlaşma görüşmelerinde ..... ve ...... adlı firmaları aynı iki kişinin temsil ettiğini, .....’ün her iki şirkette de pay sahibi olduğunu, ......’ün ise hem taş satış hem de taş presleme işlemi için müvekkili şirket ile iletişim kurduğunu, şirketleri temsilen müvekkili şirket ile görüşmelere katılan şahısların dava dışı ...... firmasının sipariş ettiği tişörtlerin üzerinde bulunmasını istediği şekil ve boyutlardaki taşları davacı ......’ın sağlayacağını ve işbu taşların fason işçiliğini yapabilecek şirketin de dava dışı ...... olduğu yönünde vaatte bulunduğunu ve böylelikle tarafların söz konusu iş bakımından anlaştıklarını, müvekkili şirket ile davacı ..... ve dava dışı ..... firmaları arasında ilgili tişörtlerin taş tasarımlarının yapımı aşamasında numuneler üzerinden son haline ilişkin mutabakata varıldığını, haliyle bu tarihten sonra yaklaşık 30.000 adet tişörtün taş tasarımı, numuneler üzerinden onaylanmış hali ile aynı amaç ve kalitede olmasının beklendiğini, numune tişörtler üzerindeki taşlarda dökülme ve kopma yaşanmazken ...... firmasına gönderilmek üzere hazırlanan ilk partide dökülme ve kopma yaşandığını, ilk partiden itibaren davacının tişörtlerin taş tasarımını vasfına uygun şekilde yapamadığını, ......'e gönderilmek üzere taşların tişörtlerde sabit kalamayıp düştüğünden işbu ayıpların müvekkili şirketçe derhal davacı şirkete bildirilip onarım yoluna gidildiğini, her ne kadar ......'tan ilgili tişörtlerin üzerine yapıştırılacak malzeme (taş) satın alınmış olsa da ile dava dışı ..... arasında organik bağ bulunduğunu, taş tasarımı yapılacak tişörtlerin üzerinde kullanılacak malzeme ve yapıştırma işi için tek kalemde fiyat verildiğini, siparişlerin ilk partisinin ...... firmasına gönderilmek üzere kargoya verildiğini, akabinde ikinci ve üçüncü partilerin hazırlandığını ve ikinci partinin de kargoya verildiğini, ..... firması tarafından müvekkili şirkete mail yolu ile ''ilk partiyle gönderilen tişörtlerin teslim alındığı, işbu tişörtlerin üzerindeki taşların kargo sırasındaki basit sarsıntılarla, paketleri dahi açılmadan düştüğü, bu sebeple üçüncü partinin gönderiminin bir süreliğine durdurulması''nın bildirildiğini, dava konusu ayıplarla ilgili olarak ..... ve ...... ’nın ayıplı ifada bulunduklarını kabul ederek işbu ayıpları onarma yoluna gitmeyi kabul ettiklerini, bunun üzerine müvekkili şirketin de .... firmasına durumu ilettiğini fakat .....'ten olumlu bir cevap alamadığını, müvekkili şirket ile ...... firması arasındaki ticari ilişkinin davacı yanın ve dava dışı .....'nın ayıplı ifası sebebiyle sona ermesi, .....in tişört siparişlerini iptal edip sözleşmeden dönmesi ile yaklaşık 30.000 adet tişörtün müvekkili şirketin elinde kaldığını, dolayısıyla söz konusu ayıplar nedeniyle onarım yoluna gidilebilecek bir durumun kalmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket ......'in kesin bildirimi üzerine ihtarname ile ayıp ihbarı yapıldığını ve sözleşmeden döndüğünü davacı şirkete bildirdiğini, işbu ihtarnamenin öncesinde de müvekkili tarafından, fatura alacağının ödenmemesi ile zımni olarak ayıp ihbarı yapılmış olduğunu, ayıp bildirimi yapılan ve sözleşmeden dönme yoluna gidileceğini öğrenen davacı yanın kötü niyetli olarak yalnızca malzeme satışının esas alınarak icra takibi başlattığını, kesilen faturalara yönelik yalnızca malzeme tutarının ödenmiş olup, ayıplı ifa fark edildiği andan itibaren ilgili faturalardan bakiye kısmın ödenmemesinin de ayıp ihbarı anlamına geldiğini, müvekkili şirketçe davacıya 08.08.2024 tarihinde Bakırköy ....... Noterliğinin ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tişörtlerdeki ayıplar sebebi ile sözleşmeden dönüldüğünün ihtar edildiğini belirterek öncelikle zaman aşımı def'inde bulunduklarını, haksız davanın reddine, masraf ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini, sayın mahkemenizin aksi kanaate olması halinde Bakırköy .... Asliye Ticaret ..... E. sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
TALEP: Birleşen Bakırköy ....... ATM'nin ...... Esas sayılı davada davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, giyim ürünlerinin üretimi, ithalat ve ihracatı başta olmak üzere tekstil alanında faaliyet göstermekte olduğunu, bu faaliyetleri kapsamında, yurt dışındaki pek çok firma ile ticari ilişki içerisinde olduğunu, İngiltere'de bulunan dava dışı ...... firması ile de süregelen ticari ilişkilerinden iki tarafın da çok memnun kalması sebebiyle son olarak işbu firmadan yaklaşık 30.000 adet olmak üzere 3 farklı renkte taşlı tişört siparişi alındığını, tişörtlerin üzerindeki taşlar için dava dışı ..... ve davalı ...... isimli firmalar ile anlaştıklarını, bu kapsamda tişörtlerin üzerine yapıştırılacak taşları davalı ......'tan; işbu taşların tişörtlere yapıştırılması (çakma ve pres yöntemi gerçekleştirilerek tişörtlerin üzerine işlenecek) için de dava dışı ..... isimli firma ile anlaştıklarını, bu anlaşma öncesi görüşmelerinde ..... ve ..... adlı firmaları aynı iki kişi temsil ettiğini, ....... 'ün her iki şirkette de pay sahibi olduğunu, ...... 'ün ise hem taş satış hem de taş presleme işlemi için müvekkili şirket ile iletişim kurduğunu, söz konusu kişilerin şirketleri temsilen müvekkili şirket ile görüşmelere katılarak müvekkili şirketin müşterisi konumunda olan dava dışı ...... firmasının sipariş ettiği tişörtlerin üzerinde bulunmasını istediği şekil ve boyutlardaki taşları davalı ......'ın sağlayacağını ve işbu taşların fason işçiliğini yapabilecek şirketin de dava dışı ..... olduğu yönünde vaatte bulunduğunu ve böylece tarafların söz konusu iş için anlaştıklarını, müvekkili şirket ile davalı ..... dışı ...... firmaları arasında ilgili tişörtlerin taş çakma işleminin yapımı aşamasında numuneler üzerinden son haline ilişkin mutabakata varılmış olduğunu, haliyle de bu tarihten sonra yaklaşık 30.000 adet tişörtün taşlarının, numuneler üzerinden onaylanmış hali ile aynı amaç ve kalitede olması beklendiğini, ilk partiden itibaren davacı yan tişörtlerin taş çakma işlemini vasfına uygun şekilde yapamadığını, taşların tişörtlerde sabit kalamayıp düştüğünü, numunelerde dökülme olmazken siparişlerde dökülmeler meydana geldiğini, bu ayıplar ile ilgili olarak müvekkili şirketçe derhal dava dışı ..... ve davalı .....'ı temsil eden ..... ile iletişime geçildiğini, akabinde ilgili ayıpların taraflara bildirilmesi ile onarım yoluna gidildiğini, müvekkili şirketin ......'in kesin bildirimi üzerine ihtarname ile ayıp ihbarı yapmış olduğunu ve sözleşmeden döndüğünün davalı şirkete bildirdiğini, fatura alacağının ödenmemesi ile de zımni olarak ayıp ihbarı yapıldığını, ayıp bildirimi yapılan ve sözleşmeden dönme yoluna gidileceğini öğrenen davalı yan tarafından kötü niyetli olarak yalnızca malzeme satışı esas alınarak icra takibi başlatıldığını, öncelikle söz konusu tişörtlerin taş ve taş çakma işine ilişkin eser sözleşmesinden ayıp sebebiyle dönüldüğü, işbu hususun davalı tarafa sözlü ve yazılı şekilde usulüne uygun ihtar edildiğinin sabit olduğunu, ayıplı ifa sebebiyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların (tişört yapım, işçilik, depolama maliyetleri ile nakliye ve gümrük masrafları) ve mahrum kaldığı kazançların davalı şirketçe ilgili mevzuatta yer alan hükümler uyarınca tazmin edilmesine yönelik taleplerinden oluşan bu davayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL bedelin ticari faizi ile birlikte tazmin edilmesini, davanın kabulü ile yargılama masrafı ile avukatlık vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Birleşen Bakırköy ...... ATM'nin ..... Esas sayılı davada davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Mahkemeniz nezdinde görülen dava ile Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. sayılı dosyasında birleştirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin taraflar arasındaki anlaşma gereğince davacıya yalnızca tekstil ürünlerinde kullanılmak üzere aksesuar taş satımı yaptığını, bu sebeple müvekkilinin davacıya yalnızca taş sattığı için müvekkiline yönelik herhangi bir ayıp iddiasında bulunulamayacağını, davacının ilgili TTK hükümleri ve Yargıtay kararlarına göre basiretli tacir gibi davranarak usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunmadığını, öncelikle huzurdaki dava ile davalı müvekkili tarafından, davacıya karşı açılan itirazın iptali davası ile bağlantılı olması nedeniyle birleştirme kararı verilerek Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. no.lu dosyasına gönderilmesini, davacının kötü niyetli davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Bakırköy ...... ATM'nin ..... Esas ..... Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası birleştirilmiştir.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Asıl dava yönünden;
Dava, hukuki niteliği itibariyle, genel haciz yolu ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ...... numaralı dosyasında; 14/08/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 11, m. 15. m ve 16 ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 681.613,29-TL alacak (İstenen: yıllık reeskont avans Faiz) yönünden 22/07/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak fatura alacağının gösterildiği, davalı tarafından 06/08/2024 tarihinde ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, itiraz iptal edilecek ise davacı lehine , dava reddedilecek ise davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği, davacının takip miktarı kadar alacaklı olup olmadığı hususlarında toplanıldığı tespit edildi.
Birleşen dava yönünden;
Dava, hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında imzalanan eser sözleşmesine davalı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği iddiasından kaynaklı olarak doğan zararların davalı tarafından tazminine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ..... numaralı dosyasında; 06/09/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 11, m. 15. m ve 16 ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında imzalanan eser sözleşmesine davalı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği iddiasından kaynaklı olarak doğan zararların davalı tarafından tazminine ilişkin olup edimlerin yerine getirilip getirilmediği, davacının tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle tüm dosya kapsamına göre tarafların iddia ve savunmaları da irdelenip değerlendirilerek uyuşmazlık hakkında hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor aldırılmak suretiyle 28/01/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 29/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Tarafların 2024 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2- Davacının 22.07.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 803.122,87 TL alacaklı olduğu, 3- Davalının 22.07.2024 takip tarihi itibarıyla davacıya 803.122,85 TL borçlu olduğu, 4- Davacının 2024 yılına ilişkin Bs bildirimi ile davalının Ba bildiriminin birbirleriyle uyumlu olduğu, 5- Davalının bilirkişi incelemesine sunduğu davacının sattığı taşların çakılmış olduğu 3.000 adet beyaz renk tişört ve 7.000 adet lacivert renk tişörtün taş düşmesi yönünden ayıplı olmadığı, 4.000 adet siyah renk tişörtte tespit edilen taş düşmesi ayıplı ürün miktarının tekstilde ve uluslararası kontrol yöntemlerinde kabul edilen limit dahilinde kaldığı, davalının ayıplı ürün nedeniyle herhangi bir talepte bulunamayacağı, 6- Davacının yurt dışına ihraç ettiği ürünlerin bilirkişi incelemesine sunulmadığı gibi söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu da sunulmadığından davacının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. Birleşen dava bakımından ise, birleşen dosta davacısı davalının edimlerini yerine getirmediğini ve bu nedenle alacaklı olduğunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...Diğer taraftan, her iki taraf tacir olup HMK 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemeleri sonucunda tutmakla yükümlü oldukları ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olduğu ve delil vasfını taşıdığı tespit edilmiştir. Gerek davacı, gerekse davalının ticari defter ve kayıtlarında takip konusu fatura ve fatura alacağı yer aldığı gibi davalı şirkete ait BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü neticesinde verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi, 10.10.2024 Tarih, ..... Esas, ..... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir.
Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmiş tarafların ticari defterleri incelenmiştir. SMM Bilirkişi raporunda, davacının ve davalının usulüne uygun ticari defterlerine göre davacının 803.122,85-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı ve davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu raporda tespit edilmiştir. Tarafların fatura tarihine konu 2024 dönemlerinde VD karşılaştırılması BA-BS lerini eşleştikleri, davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. Davalının ayıp iddiası bakımından ise ispat yükü davalı üzerindedir. Bu kapsamda ticari ilişkiye konu ürünler incelendiğinde tekstil mühendisi bilirkişisinin davalının bilirkişi incelemesine sunduğu davacının sattığı taşların çakılmış olduğu 3.000 adet beyaz renk tişört ve 7.000 adet lacivert renk tişörtün taş düşmesi yönünden ayıplı olmadığı, 4.000 adet siyah renk tişörtte tespit edilen taş düşmesi ayıplı ürün miktarının tekstilde ve uluslararası kontrol yöntemlerinde kabul edilen limit dahilinde kaldığı, davalının ayıplı ürün nedeniyle herhangi bir talepte bulunamayacağı tespiti karşısında ayıp iddiası ile birleşen dosya bakımından edimlerin eksik yerine getirildiği ve bu nedenle alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamamış olduğunda, son ve kati delil olan yemin delili kendisine hatırlatılmış olup yemin deliline başvurmadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile asıl dava bakımından takip konusu alacak faturadan kaynaklı açık hesap alacağı olup, taraflarca bilinebilir ve likit bir alacak niteliğinde olup davacının ticari defterleri ve BA kayıtları ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine,
birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-ASIL Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
A)-Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 681.631,29-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
B)-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 136.326.25- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2-Birleşen Davanın REDDİNE,
A)-Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,
3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
A)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 46.562,23-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 8.232,19-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 38.330,04-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
B)-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 8.232,19-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 8.720,59-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C)-Davacı tarafından yapılan 10.110,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
D)-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
E)-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
F)-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
G)-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 106.244,69-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
A)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
B)-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
C)-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
E)-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına,
F)-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
G)-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2025
Katip .....
¸e-imzalı
Hakim ......
¸e-imzalı