T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/360 Esas
KARAR NO : 2025/393 Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 19/09/2024
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, ... fuarına katılım konulu toplam 34.689,19 TL bedelli 05.08.2022 tarihli fuar katılım sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme ile toplamda 34.689,19 TL olan sözleşme bedelinin 04.08.2022 tarihinde 7.189,19 TL havale/eft ile 20.09.2022 tarihinde 13.750,00 TL'lik senetle ve 20.10.2022 tarihinde 13.750,00 TL'lik senetle olmak üzere 3 parça halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve senetlerin tanzim edildiğini, müvekkilinin işbu sözleşme uyarınca ödemekle yükümlü olduğu bedellerden 7.189,19 TL'yi 05.08.2022 tarihinde; 20.09.2022 tarihli 13.750,00 TL tutarlı senet ödemesini de 20.09.2022 tarihinde gerçekleştirdiğini, ödeme sonrası aynı senet için müvekkiline ...bank ... Şubesinden ödememe protestosu gönderildiğini, bankadan edinilen bilgiyle davalının senedi borcuna karşılık "... A.Ş." unvanlı şirkete verdiği ve şirketin de senedi ...bank ... Şubesine teslim ettiğinin anlaşıldığını, davalı şirketin bu konuda müvekkiline hiçbir bildirimde bulunmadığı gibi kendisine yapılan senet bedeli ödemesini de alacaklısına bildirmediğini, davalıya ödedikleri senet bedelini protesto masrafıyla birlikte 23.09.2022 tarihinde "... A.Ş." unvanlı şirkete tekrar ödemek zorunda kaldıklarını, davalı tarafça müvekkiline iade edileceği söylenen mükerrer senet ödemesinin yapılmaması nedeniyle taraflarınca İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu belirterek davalarının kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin yaptığı toplam 14.088,00 TL tutarındaki ödemenin 23.09.2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacının her ne kadar ödeme yaptığını iddia etse de böyle bir ödemenin bulunmadığını, dosyada davacının fuar katılım bedeli olarak ödediğini iddia ettiği 34.689,19 TL'nin müvekkiline ulaştığını gösterir hiçbir delil bulunmamasına rağmen davacının bu bedeli gönderdiğini iddia etmesinin ve mükerrer ödeme yaptığından bahisle iade talebinde bulunmasının hukuki temelinin olmadığını, davacı tarafın müvekkiline ödeme yaptığını ispat edemediğini, taraflar arasında akdedilen 05.08.2022 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesine ilişkin ödemenin 3 taksit halinde yapılacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafın 20.09.2022 tarihli senede bağlanan 2. taksiti ve 20.10.2022 tarihli senede bağlanan 3. taksiti ödemediğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; bir an için 2. taksitin mükerrer ödendi iadesinin gerektiği kabul edilse dahi, davacının 3. taksit borcunun halen devam ettiğini, bu doğrultuda takas defilerinin bulunduğunu, protesto masrafından müvekkilinin sorumlu olmadığını, 23.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine, tüm yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmistir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
...bank Anonim Şirketine, ... Bankası Anonim Şirketine, ...bank ... Şirketine, ... Anonim Şirketine yazılan müzekkerelere, taraflar arasında akdedilen davaya konu senet ve ödemelere ilişkin tüm bilgilerin gönderilmesiyle cevap verildiği görüldü.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İstanbul Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının 22.01.2024 tarihinde düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 13.750,00-TL asıl alacak, 338,00 TL 20/09/2022 vade tarihli senet için haksız ödenen ödememe protestosu masrafı( istenen: yıllık adi kanun faiz) yönünden 28/09/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak olarak gösterildiği, davalı tarafından 29/09/2022 tarihinde borcun tamamına, ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesi gereğince düzenlenen senetlerin ödenip ödenmediği, mükerrer ödeme olup olmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı, ne kadar alacağının olduğu, davalının takas talebi ile davalının itirazında haklı olup olmadığı noktalarındadır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme günü verilmiş olup davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme günü verilmiş olup davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, .... Talimat sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacının 2022 takvim yılı yevmiye defteri açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defter-i kebir ve envanter defterlerinin noter tasdiklerinin yapıldığı, dava ile ilgili kayıtları eksiksiz, usulüne ve mevzuata uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, davacı ile davalı aralarında 05.08.2022 tarihli fuar katılım belgesi düzenledikleri, bu belgeye göre davacı davalıya 34.689,19 TL ödeme yapacağı, davacı bu sözleşme tutarının 14.088,00 TL fazlasıyla 48.777,19 TL olarak ödediği, 20.09.2022 tarihli 13.750,00 TL lik senedin mükerrer ödendiği, davacı 20.10.2022 tarihli 13.750,00 TL lık senedi ödediğinden, davacının mükerrer ödediği 20.09.2022 tarih 13.750,00 TL lık senedin davalının takas talebinde haklı olmadığı, davacının davalıdan 13.750,00 TL mükerrer ödenen senet bedeli ile 338,00 TL protesto masrafının toplamı olan 14.088,00 TL alacaklı olduğu, sonuç ve kanaatine vardığı raporunu ibraz etmiştir.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle;davalı vekilinden ve davalı şirketten talep edilen belgeler ibraz edilmediğinden davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporlarının HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesi; "İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar.
(2)İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
(3)Mahkeme, yukarıdaki belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hâl görürse, ilgili daireden açıklama isteyebilir." şeklindedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 139. maddesinde takas başlığı ile;“İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir” hükmünü içermektedir. Öte yandan Türk Hukuk Lûgatında takas için “İki kişi karşılıklı olarak bir miktar ya da özdeş (aynı cinsten) diğer edimleri birbirlerine borçlu iseler her iki taraf muaccel (istenebilir) olan borçlarından ya da alacaklarından vazgeçerek sözleşmeyi sona erdirebilirler” ( Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 1052) denilerek Kanun maddesi ile aynı doğrultuda tanımlama yapılmıştır.
Yapılan bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak birbirinden alacaklı (birbirinden borçlu olması) gerekir. Alacak ve borç karşılıklı değilse veya iki kişi arasındaki borç ilişkisinin, dışında kalan kişilerden olan alacaklar ya da borçlar takasa konu olamaz. Takas bildiriminde bulunan kimse karşı tarafa borçlu bulunmalı, aynı zamanda karşı taraftan alacaklı olmalıdır. Ayrıca takas için, yalnız borçlularda değil, borçlarda da karşılıklılık bulunmalıdır. Ancak aynı nitelikteki cins (nevi) veya özdeş edimlerin takası mümkündür.
Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında alacak sahiplerinden her biri tarafından ileri sürüleceği gibi, bu yola gitmeksizin taraflar alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Diğer bir anlatımla takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'î de diğer def'îler gibi süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davacı Fıar Katılım sözleşmesi olduğu, sözleşme ile toplamda 34.689,19 TL olan sözleşme bedelinin 04.08.2022 tarihinde 7.189,19 TL havale/eft ile 20.09.2022 tarihinde 13.750,00 TL'lik senetle ve 20.10.2022 tarihinde 13.750,00 TL'lik senetle olmak üzere 3 parça halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı sabit olup hem ödeme dekontları ile hem de ticari defterleri ile sabittir. Davacının aynı senet için dava dışı ...bank ... Şubesinin ihtarı ile ödeme yaptığı dolayısıyla aynı senet bakımından iki kez ödeme yapıldığının ispat edildiği dolayısıyla fazladan yapılan 14.088,00-TL davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davalını süreside sunduğu cevap dilekçesinde takas defi ileri sürdüğü anlaşılmakla bu talebi bakımından; somut davada olduğu gibi takas ve mahsup farklı kavramlardır. Takasta karşılıklı aynı cins muaccel alacak ve borç söz konusu olduğu hâlde, mahsupta karşılıklı birer alacak söz konusu değildir. Mahsup, bir alacaktan (zararlı olayın zarar görene sağladığı diğer faydalar, giderlerdeki tasarruflar gibi) bazı kalemlerin düşülmesine izin veren bir sayışma işlemidir. Mahsupta mahsup hakkına sahip olan taraf bu hakkını karşı taraf alacağını kendisinden istemedikçe ileri süremez. Davalının bu talebi incelendiğinde ise, takasa konu edilen bedelinin de davacı tarafından ödenmiş olduğu anlaşıldığından bu talebi bakımından reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının faiz talebi bakımından ise; Temerrüt (gecikme) faizi; borçlunun, para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren, alacaklının zararın varlığını, miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın borçlunun ödemesi gereken, miktarı yasalarla belirlenmiş asgari bir tazminat türü olarak tanımlanabilir (Nami Barlas, Para Borçlarının İfasında Borçlunun Temerrüdü ve Temerrüt Açısından Düzenlenen Genel Sonuçlar, İst.1992, s.127 vd.) Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş (kesin vade bulunması) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır (6098 sayılı Kanun'un 117. maddesi). Kesin vade olmadığı gibi temerrüde düşüren ihtarname de çekilmeden icra takibi yapılmış ise takip tarihinde temerrüt gerçekleşir (11.12.1957 tarihli ve 17/29 sayılı İçihadı Birleştirme Kararı). Temerrüde esas icra takibi de bulunmuyorsa dava tarihinde temerrüt gerçekleşir. ¸Tüm bu açıklamalar dikkate alınarak davalının fazla ödemenin davacı tarafından yapılması ile borçlu temerrüde düştüğünden ödeme tarihi olan 23.09.2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,
1-Davacı tarafından fazladan ödenen 14.088,00-TL nin ödeme tarihi olan 23/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davalının TAKAS DEFİNİN takasa konu edilen bedelinin de davacı tarafından ödenmiş olduğu anlaşılmakla REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 962,35-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 534,75-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 916,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 11.051,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 14.088,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır