T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/378 Esas
KARAR NO : 2025/192 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 20/09/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 16 - 18 Ocak 2024 tarihinde Dubai'de yapılacak olan .... fuarında davacıya ait malların sergilenebilmesi için taşıma teklifi ve sözleşmesi imzalandığını, mezkur sözleşmeye göre davalının malları davacıdan alıp fuar alanına götürmeyi fuar bitiminde davacıya eksiksiz ve hasarsız olarak iade etmeyi üstlendiğini, davacının navlun bedelini ödediğini ve davalının istediği tüm belgeleri eksiksiz temin ettiğini, malların Dubai'ye götürüldüğünü ama sözleşmeye aykırı biçimde iadesinin gerçekleştirilmediğini, dilekçede ekli faturadan görüleceği üzere toplamda 39 kalem malın bedelinin 5.925,50 USD olduğunu, davacıya ait malların halen iade edilmediği gibi bedellerinin de ödenmediğini, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 USD tutarı dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca belirlenecek en yüksek mevduat faiziyle beraber ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, fuar taşıma sözleşmesinin ihlali nedeni ile TTK madde 886 ve 1187 uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin .... Numaralı dosyasında 18.09.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Davacı; özel bir taşıma türü olan fuar taşıma sözleşmesine ilişkin ilişki kapsamında ftazminat talebi olduğunu ileri sürmüş; davalının süresinde davaya cevap vermemesi nedeniyle HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakıaları inkar ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık,tarafların 16-18 Ocak Tarihli .... Fuarı için düzenlenen "sözleşme" kapsamında edimlerini yerine getirip getiremedikleri, davacının tazminat talep edip edemeyeceği noktasındadır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından 21/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; dosya muhteviyatına sunulan bilgi ve belgeler ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler ışığında davacı tarafın davalı taraftan dava tarihi itibariyle 5.925,50 USD tutarından çok olmamak üzere fatura konusu malların belli kullanım gördüğü gözetilerek hakkaniyete uygun bir tazminatı talep edebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/son maddesine göre, alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceği, bu alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz istenebileceği, davacı tarafın dava tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, dava tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD mevduatlara fiilen uygulanan yıllık azami faiz oranlarıyla faiz talep edebileceği, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatlerini belirten raporlarını ibraz etmişlerdir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
HMK'nın 190. maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Eldeki davada taşıma hizmetinin sözleşmeye uygun olarak verilmediğini ve tazminat talep hakkı olduğunu ispat yükü davacı taraftadır.
TTK 886 hükmü " Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz" şeklindedir.
Taşıyanın sorumluluğu başlıklı TTK madde 1178 hükmü; " (1) Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. (2) Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. (3) Eşya, yükleten veya onun adına veya hesabına hareket eden bir kişiden yahut yükleme limanında uygulanan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın taşınmak üzere kendilerine teslimi zorunlu makamlardan ya da üçüncü kişilerden taşıyanca teslim alındığı andan; a) Taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği ana veya b) Gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçındığı hâllerde sözleşme veya kanun hükümlerine yahut boşaltma limanında uygulanan ticari teamüle uygun olarak gönderilenin emrine hazır tutulduğu ana ya da c) Boşaltma limanında geçerli kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın kendilerine teslimi zorunlu makamlara veya üçüncü kişilere teslim edildiği ana, kadar taşıyanın hâkimiyetinde sayılır. (4) Eşya, navlun sözleşmesinde belirlenen boşaltma limanında açıkça kararlaştırılmış olan süre veya açıkça kararlaştırılmış bir süre yoksa, olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan eşyanın tesliminin makul olarak istenebileceği süre içinde teslim edilmediği takdirde teslimde gecikme olduğu varsayılır. (5) Eşyanın zayi olmasına dayanarak tazminat isteminde bulunabilecek kişi, dördüncü fıkra uyarınca teslim süresinin dolmasından itibaren aralıksız altmış gün içinde teslim olunmayan eşyayı zayi olmuş sayabilir." şeklindedir.
TTK 1187 hükmü ; "Zarara veya teslimdeki gecikmeye, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın veya gecikmenin meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edildiği takdirde taşıyan, 1186 ncı maddede öngörülen sorumluluk sınırlarından yararlanamaz. (2) Zarara veya teslimdeki gecikmeye, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın veya gecikmenin meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyanın adamları da 1190 ıncı maddenin ikinci fıkrası hükmüne dayanarak 1186 ncı maddede öngörülen sorumluluk sınırlarından yararlanamazlar.
" şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davacı davasını 5 adet faturaya, taraflara arasındaki "taşıma teklifi/ sözleşmesi" başlıklı sözleşmeye ve kısım mail yazışmalarına dayandırmış olup, iddiası sözleşme kapsamında Dubai e götürülen davalıya ait malların sergiledikten sonra geri kendilerine teslim edilmesi gerekir iken teslimin gerçekleşmediği iddiasındadır. Davalının cevap dilekçesi sunmaması karşısında davayı inkar ettiği kabul edilerek yargılamaya devam olunmuş davacının ticari defter ve belgelerine dayanmış olması nedeni ile SMM Bilirkişisi vasıtası ile inceleme yaptırılmıştır. Davacı dosyaya sunmuş olduğu 16-18 Ocak Tarihli .... Fuarı için düzenlenen "sözleşme" başlıklı belge ve mail yazışmaları ile taraflar arasındaki anlaşmanın çıkış limanına geri teslimini de kapsadığını ispat etmiştir. Mallar ile ilgili olarak 27.06.2024 tarihli mailde, davacının fuar bittikten sonra 5 aydan fazla zaman geçmesine rağmen malların akıbetinin belli olmadığı, davalının malı geri getirmediği gibi süreç hakkında da gerekli bilgiyi vermediğinden TTK m. 1178/5 gereği makul taşıma süresinin 2 ay kabul edildiği, bu nedenşe "zayi karinesinin" uygulanması için yeterli sürenin geçtiği anlaşılmıştır. Davalının davacının maillerine karşı sebep açıklamaması, cevap dilekçesi sunmaması da dikkate alındığında malın kayıp edildiği kabul edilmiş olup TTK m.886 ve yine TTK m.1187 hükümlerine göre ağır kusur-pervasızca hareket veya ihmal ile yol açılan zarar olmakla, davalı yan tüm zararı tazmin etmesi gerekmektedir. Mahkememizce 21/01/2025 tarihli raporda davacının zararının 5.615,00-USD az olmayacağının tespit edildiği, davalıya raporun da tebliğ edilmesine rağmen itiraz edilmediği, taşıma bilirkişisince de davacı tarafın davalı taraftan dava tarihi itibariyle 5.925,50 USD tutarından çok olmamak üzere fatura konusu malların belli kullanım gördüğü gözetilerek hakkaniyete uygun bir tazminatı talep edebileceği tespiti ve davacının ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği de anlaşılmakla 100,00-USD nin dava, bakiye 5.615,00-USD nin ıslah tarihi olan 07.02.2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığı üzerinden faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,
1-Alacak miktarı olarak 100,00-USD'nin dava, bakiye 5.615,00-USD'nin ıslah tarihi olan 07.02.2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığı üzerinden faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 13.817,46-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 13.389,86-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin nispi harç, 3.460,00 TL ıslah harcı ve 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 4.376,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 13.525,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3600 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
7-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 32.364,14-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır