T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/397 Esas
KARAR NO : 2025/768 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2024
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı Müvekkili ..... Edirne İli Uzunköprü İlçesinde çiftçilikle iştigal ettiğini, ....'ın davalı alacaklı .....'yi hiçbir şekilde tanımadığını, davalı .... ile 4.000.000 TL bedelli senet verecek, şahsını borçlandıracak hiç bir alış verişi bulunmadığını, borç para alış verişini gerektirecek şahşi münasebetinin de bulunmadığını, takip mesnedi senedin, bedel kısmındaki 4.000.000 TL yazısı ve borçlu İmza hanesi, keşide tarihi, keşide yeri, vade tarihi, kefil hanesindeki yazıların ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, davalının, müvekkili hakkında K.Çekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı icra dosyası üzerinden takip başlattığını, takibin usulsüz tebligat yoluyla müvekkilinin haberi olmadan kesinleştirildiğini ve müvekkilinin tüm mal varlığına icrai haciz uygulandığını, müvekkilinin dosyada haczedilmiş taşınır ve taşınmazlar malların değeri dikkate alındığında ortalama değerinin 20-30 milyon TL olduğunu, dava dosyasında alacaklı gözüken davalının alacağının 6-7 katında fazla bir mal varlığı haczedilmiş olduğunu, iş bu sahteciliğe konu edilmiş olan senet ile ilgili olarak K.Çekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...... haz. Dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturma dosyasının halen derdest olduğunu, dosyada hacizli taşınır- taşınmaz mallarının satışının dava sonuna kadar tedbiren durdurulması yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mümkün değilse İcra İflas Kanunu ilgili hükümleri uyarınca teminatsız olarak icranın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu mümkün değilse müvekkilin haciz ve satış tehdidi altında olması nedeniyle dosyada bulunan taşınır-taşınmaz malların satışlarının dava sonuna kadar tedbiren teminatsız olarak durdurulması yönünde karar verilmesini, buda mümkün değilse icra dosyasında tahsil olacak meblağın alacaklıya ödenmemesi yönününde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin çiftçi olması tüm mal varlığı üzerine haciz dercedilmiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu 85/a uyarınca adli yardımdan yararlandırılmasını, adli yardımdan yararlandırılması mümkün değilse aynı kanunun 85/b maddesi uyarınca ayni teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini, buda mümkün değilse uygun görülecek bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini, K.Çekmece İcra Dairesi'ninn ..... E. Sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile takip mesnedi senedin ve icra dosyasının iptaline karar verilmesini, bu tespitlerin yapılabilmesi için; K.Çekmece İcra Dairesi'ninn ...... E.. Sayılı dosyada bulunan senet metni ve imzası üzerinde kriminal incelemesi yapılmasını, Alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak açtığı icra takibi nedeniyle %20 den az olmamak üzere ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalarak davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı icra dosyası ile başlatmış oldukları takip dolayısıyla borçluya göndermiş oldukları icra takibine (örnek 10 ödeme emri ve dayanak belge sureti) ilişkin karşı tarafça borca ve imzaya itirazda bulunulmadığını ve takibin kesinleştiğini, senetteki imzaya itiraz edilmediğini, senetlerin yalnızca çıplak gözle karşılaştırılması ile dahi imzaların aynı olduğunun anlaşılacağını, davacının, dava dilekçesinde senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, imzasını taklit ederek huzurdaki dava konusu senedi müvekkilinin sahte şekilde oluşturduğundan bahsettiğini, taraflarınca davacı tarafın yersiz iddialarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, öncelikle mahkemece ilgili imzanın borçluya ait olduğuna dair kanaat getirmesi açısından; ilgili senette borçlunun iki tane imzasının bulunduğunu, müvekkilinin sahte imzayla oluşturduğu senede neden iki tane imza atsın? Kaldı ki, davacı tarafın sunmuş olduğu evraklardan da açıkça imzanın borçlu ....’a ait olduğu bilirkişi marifetsiz çıplak gözle dahi gözükmediğini, ayrıca Davacı tarafın dosyada kefil sıfatıyla bulunmakta olduğunu, diğer borçlu öz oğlu ..... olup takip kesinleştirkten sonra üzerinden baya zaman geçmesine rağmen dosyanın satış aşamasına gelmesi neticesinde yargılamayı uzatman açısından kötü niyetli dava açtığını, senetteki imzanın alelade bir imza olmadığını; vasıflı bir imza olduğunu, taklit edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın icra takibini uzatmak ve sürüncemede bırakmak maksadıyla kötü niyetli olarak imzaya itirazda bulunduğunu, davacı dava dilekçesinde tebligatın usulsüz olduğunu dile getirmiş ancak hiç bir şekilde usülsüz tebligat iptali ve itiraz ile ilgili bir dava açmadığını, öğrendiği tarihten itibaren süresi olmasına rağmen mağdur sıfatıyla bu davayı açması bile kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, borçlu tarafından kesinleşen takibe konu bonoda yer alan imzaya itirazın reddine karar verilmesi, davacının tüm tedbir taleplerinin reddine, güncel faiz ve masraflarla birlikte tüm alacak miktarı üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 01/09/2025 Tarih ve ...... sayılı Raporu ile; "İnceleme konusu senette borçlu imza bölümüde altta atılı imzalar ile .....'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ......'un eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları. ATK raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, menfi tespit isteminden ibarettir.
Dava konusunun; Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyasındaki takibe esas 4.000.000,00-TL bedelli senetten ve ilgili icra dosyasından kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu görülmüştür.
Dava konusu Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 4.000.000,00-TL asıl alacak, 4.700,00-TL vekalet ücreti, 1.192,90-TL yargılama gideri, 341.917,81-TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 4.347.810,71-TL alacağının faiziyle tahsili talep edilmiştir.
Takibe konu senedin incelenmesinde; Alacaklısının ....., borçlusunun ....., Kefilinin ..... olduğu, 15/01/2024 düzenleme tarihli, 01/04/2024 ödeme tarihli, 4.000.000,00-TL miktarlı olduğu görülmüştür.
Dava konusu miktar 4.000.000,00-TL'dir.
Davacı taraf, dava konusu senedin bedel kısmındaki 4.000.000 TL yazısı ve borçlu İmza hanesi, keşide tarihi, keşide yeri, vade tarihi, kefil hanesindeki yazıların ve imzaların sahte olduğu iddiasında bulunmuştur.
Bir senet üzerinde bulunan imzanın sahte olması halinde imza sahibinin bu senet ile bağlı olamayacağı sonucuna varmak gerekir. Elbette bu durum diğer imzaların sıhhatini etkilemediği halde kendisine imza atfedilen şahsen sorumlu olmasını ise engeller .
Esasen senetteki imzanın sahte olduğunun açıklanmış olması imza atfedilen kişi tarafından ileri sürülen bir def'i niteliğindedir. Bu def'inin niteliği ve imzanın sahte olmasına dayanılmış olması, bu def'in herkese karşı ileri sürülmesinin mümkün kılan bir def'idir. Nitekim doktrinde dahi kambiyo evrakı niteliğindeki belgede yer alan imzanın sahte olması halinde ileri sürülen definin herkese karşı ileri sürülebilen bir defi olduğu kabul edilmektedir.
Açıklanan durum karşında davalı - alacaklı gözüken şahsın iyi niyetli olması dahi herhangi bir önem arzetmeyecek olup, bu def'inin adı geçen davalıya karşı ileri sürülmesi de yasal olarak mümkün olacaktır.
Davacı ..... yönünden yapılan incelemede; mahkememizce hükme esas alınan ve hukuka uygun ATK raporunda, yargılamaya konu senet üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının belirtildiği görülerek, hukuka uygun incelemeye dayalı ATK raporu kapsamında davacının dava konusu senet ve icra takibi sebebiyle borçlu olmadığına karar verilmiştir.
Senetten dolayı icra takibi başlatan davalı - lehdar, senet üzerindeki imzanın davacıya (keşideciye aval veren) ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Bu nedenle, davacı aleyhine icra takibi başlatılmasında davalının kötüniyetli olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve İİK.' nun 72/5. maddesi uyarınca davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir.
Mahkememizin 15/09/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara kararının halen yasal şartlarını taşıdığı, talebin niteliğine göre verilen tedbir kararının ölçülü olduğu, ATK raporuna binaen teminatsız tedbir kararı verildiği, davanın kabulüne de karar verildiği, bu aşamada mahkememiz kanaatini değiştirecek herhangi bir durum da görülmediğinden davalı tarafın tedbire yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasından dolayı ve takibe konu; alacaklısı ....., borçlusu ......olan, 15/01/2024 düzenleme, 01/04/2024 ödeme tarihli, 4.000.000,00-TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin KABULÜNE, dava konusu değerin %20'si olan 800.000,00-TL kötü niyet tazminatın davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-Mahkememizin 15/09/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara kararının halen yasal şartlarını taşıdığı, talebin niteliğine göre verilen tedbir kararının ölçülü olduğu, ATK raporuna binaen teminatsız tedbir kararı verildiği, bu aşamada mahkememiz kanaatini değiştirecek herhangi bir durum da görülmediğinden davalı tarafın TEDBİRE YÖNELİK İTİRAZININ REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 273.240,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 68.310,00-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 204.930,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 68.946,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından sarf edilen ATK rapor ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 6.846,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
- Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE,
6-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 464.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7- İş bu yargılama dosyası kesinleştiğinde, celp edilen belge asıllarının ilgili yerlere İADESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Başkan ....
¸e-imzalı
Üye .....
¸e-imzalı
Üye ......
¸e-imzalı
Katip ........
¸e-imzalı