T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/406 Esas
KARAR NO : 2025/716 Karar
DAVA : Ortaklıktan Çıkma
DAVA TARİHİ : 06/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Ortaklıktan Çıkma" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin halen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... numaralı sicil esasında kayıtlı bulunan .... Kimyevi Maddeler Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ortak edilmiş olup hali hazırda iş bu şirketin ortağı olarak görüldüğünü ancak müvekkilinin ortaklıktan çıkmasının gerektiğini, bir dönem annesiz ve babasız büyümüş ve ilk okul eğitimi sonrasında eğitimine devam edememiş olan müvekkilinin 2009 yılında tanıştığı bazı kişilerce kandırılarak şirkete ortak edildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi olarak zor durumunu anlayan bu kişilerin kendisine hiç bir bilgi vermeden, aydınlatmadan şirkete ortak edilmesini sağladıklarını, ayrıca müvekkilinin bu şirket dışında bir kaç firmaya daha ortak edilmiş olup bunlardan birinin de tasfiye halinde olan Tasfiye Halinde .... Örme Kumaşçılık Ve Sanayi Limited Şirketi olduğunu, müvekkilinin şirketlere ortaklığının tamamen bilinçsiz olarak gerçekleştiğini, müvekkilinin davalı şirkete ortaklığının normal şartlarda gerçekleşmemiş olduğunu, zor durumundan yararlanan bazı insanların kendisini bir takım söz ve beyanlarla şirkete ortak ettirdiklerini, müvekkilinin cehaletinden yararlanılan bu durum sonrasında müvekkilinin bu şahıslarla irtibatının koptuğunu, öyle ki, şirketin kuruluşundan ortak edildiği güne ve sonrasında bugüne kadar müvekkiline şirketin iş ve işleyişi ne de şirket bilançoları ile ya da genel kurullarından bilgi sahibi olmadığını, müvekkilinin şirket işleri hakkında bilgi alma ve inceleme hakkı mevcutsa da gerçek bir ortaklığı olmadığından böyle bir durumun söz konusu olmadığını, öte yandan kendisini ortak eden ve resmiyette ortak olan kişilerle bir iletişimi bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin diğer ortak ile bir tanışıklığı ve de aralarında güven ortamı bulunduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, şirketin kuruluşundan bugüne kadar şirketin işleyişi ve faaliyetleri hakkında müvekkilinin hiç bir bilgisi bulunmadığını, müvekkilinin, davalı şirketin sicilde kayıtlı gösterilen adreste faaliyette olup olmadığını dahi bilmediğini, müvekkilinin davalı şirketin faaliyet konusuna bile vakıf olmadığını, müvekkilinin davalı şirkete ortak edilmekle sadece borçlara ortak edilmiş ve kendisine anlaması mümkün olmayan sorumluluklar yüklenmiş olduğunu, ortaklık sebebiyle müvekkilinin ne gibi sorumluluk ve yükümlülükler altına girdiğini bilmediğini, kaldı ki müvekkilinin bu ortaklık sebebiyle vergi suçları yönünden ceza davalarında sanık olarak yargılanmak zorunda bile kaldığını, bütün bunlara karşılık TTK uyarınca ne bir kuruş dahi ortaklık ödemesi almış ne de bir kuruş zorunlu olan kar dağıtımı kendisine ödenmediğini, müvekkilinin davalı şirketin kar veya zarar mı ettiğini dahi bilmediğini, sonuç olarak Eğitimsiz biçare bir kadın olan müvekkilinin yasal haklarını bile bilmemekte olup şirketin yaptığı işlerden haberdar olmadığını ve de kendisinin hiç bir konuda onayı alınmadığını, tüm bu sebeplerle baştan itibaren bilgisizce kurulan iş bu ortaklığın müvekkili açısından çekilmez olduğunun şüphesiz olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin davalı şirket ortaklığından, geç de olsa, çıkmasının bir zorunluluk olduğunu, bu itibarla müvekkilinin TTK gereğince yukarıda sayılan haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, davacı, davalı şirketin ortağı olup, hissesine tekabül eden ayrılık akçesi mahkeme tarafından verilecek kararın kesinleşmesi halinde muaccel hale geleceğini beyan ederek, öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, müvekkilinin ortaklıktan çıkmasının kabulü halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL’nin TTK md. 641 uyarınca müvekkili lehine ayrılık akçesi olarak ödenmesine, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulmuş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas, .... Karar sayılı ilamıyla verilen görevsizlik kararı ile dosya yukarıdaki esas numarasına kaydedilmiştir.
Taraflar usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava; TTK.nun 638.maddesine dayanan ortaklıktan çıkma ve davanın kabulü halinde TTK.nun 641.vd.maddesi gereğince ayrılık akçesi ödenmesi istemine ilişkindir.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 30/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Sicil kayıtlarından, şirketin 28/12/2009 tarihinde tescil edildiği, kurucuların davacı ve davalı ... olduğu, davalı ...'nın ilk 10 yıl için (şirketi münferiden temsil ve imzalama yetkili) şirket müdürü olarak atandığının görüldüğü, davacı vekilinin müvekkilinin davalı şirkette ortaklığının normal şartlarda gerçekleşmediğini, müvekkilinin zor durumundan yararlanan bazı insanların kendisine bir takım söz ve beyanlarla müvekkilini şirkete ortak ettiğini, müvekkilinin cehaletinden yararlanılan bu durum sonrasında müvekkilinin bu şahıslarla irtibatının koptuğunu, şirketin kuruluşundan ortak edildiği güne ve sonrasında bugüne kadar müvekkilinin, şirketin ne iş ve işleyiş ne de şirket bilançoları ile genel kurullarından bilgi sahibi olduğunu, şirketin işleri hakkında bilgi alma ve inceleme hakkı mevcutsa da gerçek bir ortaklığı olmadığından böyle bir durumun söz konusu olmadığını, öte yandan kendisini ortak eden kişilerle bir iletişimi de bulunmadığını, sicilde kayıtlı gösterilen adreste faaliyette olup olmadığını dahi bilmediğini iddia ettiğini, bununla birlikte dosya içeriğinde, davacının ortak olduğu günden itibaren bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığına,(TTK m.614) ve fakat davalı şirketin kendisine bilgi vermediğine/inceleme yaptırmadığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, keza ortaklar arasındaki ilişkini çekilmez hale geldiğine dair bir delile de rastlanmadığı, somut uyuşmazlıkta haklı sebeple çıkma koşullarının oluşmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Uyuşmazlık, Davacının TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı, çıkma payı alacağının olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
TTK 638/2 hükmü gereğince “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Limited şirkette ortaklıktan çıkma TTK 638. madde düzenlenmiş olup, haklı sebeplerin varlığı halinde her ortak şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açma hakkına sahiptir. Kanunda haklı sebepler tanımlanmamış ve tahdidi olarak sayılmamış olmasına rağmen yerleşmiş yargı kararları ve öğretide kabul edildiği üzere ortakların davranışı şirketin faaliyetini engelleyecek veya zarara uğratacak mahiyette olup yahut karşılıklı güvenin sarsılmış ve ortaklık ilişkisinin çekilmez bir duruma gelmiş olması durumunda haklı sebeplerin var olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda; limited şirketten çıkma talebinin şirkete yöneltilebileceği, şirket ortaklarına husumetin yöneltilemeyeceği, davalı ortağın açılan işbu davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı gerçek kişi yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı şirkete karşı açılan dava bakımından ise; davacının ortak olduğu günden itibaren bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığına,(TTK m.614) ve fakat davalı şirketin kendisine bilgi vermediğine/inceleme yaptırmadığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, ortaklar arasındaki ilişkini çekilmez hale geldiğine dair bir delile de rastlanmadığı, alınan bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edildiği, davacının davasının ispatlayamadığı anlaşılmakla şirkete karşı açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile, bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından karşılanan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
3-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 4 adet tebligat gideri olan 840,00-TL avansın davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi gereğince iadesine,
5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı asil-davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı