T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/461 Esas
KARAR NO : 2025/235 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/09/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından .... no'lu Trafik Sigortası Poliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu ... plakalı araç, 11.12.2022 tarihinde 8/8 kusurlu olarak ve alkol ölçümünü reddeden ve alkollü sürücüsü sevk ve idaresinde iken ..., .... ve ... plakalı araçlara çarptığını, araçların hasarlanmalarına sebebiyet verdiğini, dava konusu kaza sebebiyle tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, ... plakalı araç olayda 8/8 kusurlu ve sürücüsünün alkol ölçümünü reddederek kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgeleri düzenleme yükümlülüğüne aykırı davrandığı veya alkollü olduğu sabit olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle, müvekkil şirketin .... plakalı araç malikine 24.02.2023 tarihinde 37.500,22.-TL hasar tazminatı ve 29.03.2023 tarihinde 10.849,78.-TL değer kaybı tazminatı, ... plakalı araç malikine 16.01.2023 tarihinde 15.004,44.-TL hasar tazminatı, ... plakalı araç malikine 30.01.2023 tarihinde 60.850,26.-TL hasartazminatı ve 05.04.2023 tarihinde 28.538,20.-TL değer kaybı tazminatı olmak üzere, dava konusu kaza ile ilgili toplam 152.742,90.-TL tazminat ödemesi yapıldığını, trafik sigorta poliçesi genel şartları B.4/c bendine göre; aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta aikollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle sigortacının, sigorta ettirene rücu edebileceği kabul edildiğini, davalı şirkete ait ve müvekkil şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün alkol ölçümünü reddetmesinden dolayı müvekkil sigorta şirketinin davalı şirket sigortalısına rücu etme hakkını doğmasına sebep olduğunu, müvekkili şirketin, Trafik Sigortasi Poliçesi Genel Şartları B.4/c ve f bentleri hükümlerine göre yaptığı ödeme nedeniyle kendi sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalı yapılan icra takibine itiraz etmesi ile takip durduğunu, arabululuculuk alternatif çözüm yoluna başvurulduğunu, anlaşmazlık ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle, davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptalı ile takibin devamına, davalının kötüniyetli itirazları sebebiyle aleyhlerine Y220'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adresi "... Mh. ... Sk. A Blok No:42-44/A Sancaktepe/İSTANBUL" olup yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, yetkiye itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin araç kiralama işlerini yürüttüğünü, öncelikle davanın husumet yönünden reddedilmesinin gerektiğini, müvekkilinin söz konusu aracı dava dışı ....'a kiraladığını, yapılan bu kira sözleşmesi ile işleten sıfatı bu firmaya geçtiğini, dava konusu kaza tarihinde müvekkil şirketin kontrolünde olmadığını, müvekkili firmaya herhangi bir kusur veya sorumluluk atfedilemeyeceğini, davacının iddialarına ilişkin olarak somut herhangi bir delil dosyaya ibraz etmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere, ....'nun alkollü olduğu kabul edilse bile bu alkol düzeyinin oranı belli olmadığı gibi meydana gelen kazada varsa alkolün ve/veya alkol miktarının etkisinin de araştırılması gerektiğini, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyet tarafından kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanmasının gerektiğini, kusur oranlarının kesin olarak belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davaya konu trafik kazasında müvekkilinin %100 kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulü mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle, davanın yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın husumet yokluğu ve esastan reddini, davanın reddi talebi yerinde görülmez ise davanın kiracı ... ve sürücü ....'na ihbar edilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretini karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İstanbul Arabuluculuk Dairesinin .... Numaralı dosyasında; 08.08.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 152.742,90-TL asıl alacak, 28.075,70-TL faiz alacağı yönünden 24.04.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak " Müvekkil şirkete Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı ve borçlunun maliki olduğu ... plakalı aracın ALKOLLÜ sürücü ... sevk ve idaresinde iken 11.12.2022 tarihinde ..., ... ve ... plakalı araçlara çarpması sonucu; çarptığı araçlar için müvekkil şirket tarafından ödenen Hasar ve Değer Kaybı Tazminatlarının T.S.G.Ş. B.4/c gereğince borçlu şirketten rücuen tahsili talebidir. 180.818,60 TL" şeklinde gösterildiği, davalı tarafından 29/04/2024 tarihinde borcun tamamına, ferilerine ve yetkiye itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın asıl alacak bakımından bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmüştür.
Davacı, Trafik Sigortasi Poliçesi Genel Şartları B.4/c ve f bentleri hükümlerine göre yaptığı ödeme nedeniyle kendi sigortalısına rücu hakkı bulunduğu iddiası ile 11.12.2022 tarihinde gerçekleşen kaza nedeni ile ödenen bedelin iadesi şartlarının gerçekleştiğini ileri sürmüş; davalı, süresinde cevap dilekçesi sunduğu yetki itirazında, husumete ilişkin itirazı ( aracın "..." tarafından kiralandığı), kazanın salt alkolün etkisinde olmadığı, kusurlarının olmadığı iddiası olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, öncelikle icra dairesinin ve mahkememizin yetkili olup olmadığı, davalının husumetinin olup olmadığı, rücu şartlarının oluşup oluşmadığı ( sigortalı otomobilin sürücüsünün alkolmetre cihazını üflememesinin, sigortacının sigortalıya rücu hakkını verip vermeyeceği) , rücu şartları oluştu ise alacak miktarının takipte istenilen bedel ile uyumlu olup olmadığı noktasındadır.
Mahkememizce günsüz olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişiler tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; A. Kusur Durumunun Tespiti Yönünden; A-1.(AŞAMA)KAZA'DA 1.... Plakalı araç Sürücüsü / Maliki ... ve .. Plakalı Araç sürücüsü ...'ın "Aynı Derece Asli Kusurlu”,kusur oranlarının %50'şer, 2. ... Araç sürücüsü ...'ın “Kusursuz” B-2.(AŞAMA) KAZA'DA; 3.... plakalı araç sürücüsü ....'nun “Asli ve Tek Kusurlu”, kusur oranının %100, 4. .. plakalı araç sürücüsü ..., ... plakalı araç sürücüsü ...., ... araç sürücüsü .... ve .... plakalı araç sürücüsü ...'ın “Kusursuz” oldukları kanaatine varıldığı, B. Nörolog Bilirkişi Tespiti Yönünden; ... plakalı araç sürücüsü ....'nu alkol ölçümünü reddettiği için alkollü olarak kabul etsek bile kazanın münhasıran alkol etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini söyleyebilmek için kan alkol düzeyini bilmek gerektiği, bu durumda, kazanın münhasıran alkol etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda yorum yapılamayacağı görüş ve kanaatinde olduğu, C. Hasar Ve Değer Kaybı Yönünde: .... plakalı aracın hasar durumu nedeniyle; davacı sigortanın bu araç için rücu talebinin 60.000,07 TL olduğu görülmekte olup, bu talebin 58.545,79 TL ile uygun olarak kabul edilmesinin gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı,... plakalı araç malikine 28.538,20 TL değer kaybı tazminatı olarak ödemiş olduğu, ödenen miktarın kadri maruf olduğu, ...plakalı aracın hasar durumu nedeniyle; 20.457,27 TL olarak bulunan bu bedel, hasar giderilmesi için gerekli olan tutar olarak belirlenmiş ise de, davacı sigortanın bu araç için rücu talebinin 15.004,44 TL olduğu görülmekte olup, bu talebin uygun olarak kabul edilmesinin gerektiği görüş ve kanaatine vardığı,.... plakalı aracın hasar durumu nedeniyle; davacı sigorta şirketince yapılan bu araç rücu talebinin 37.500,22 TL olduğu görülmekte olup, bu talebin; burada 39.822,64 TL ile hesaplanmış bulunan hasar tutarına göre uygun görülerek, davacı sigorta şirketinin bu araç için hasar tutarı için, bulunan 37.500,22 TL rücu talebinin kabul edilmesi gerektiği görüş ve kanaate vardığı, Yukarıda yapılan tespite göre aracın bu hasar sebebiyle bulunan 36.513,00 TL değer kaybı olduğu görüşüne varılmış olarak, bu bağlamda; görülen o ki; davacı sigorta şirketinin, 29.03.2023 tarihinde ödemiş olduğu 10.849,78 TL değer kaybı tazminatının kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Sorumlulukların Değerlendirilmesi; ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...'nun kazanın meydana gelmesinde %100 oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olması sebebiyle, araç maliki davalı ... Tic. A.Ş.'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği dava dışı ...'n mülkiyetinde bulunan .... plaka sayılı, dava dışı ....'ın mülkiyetinde bulunan .... plaka sayılı ve dava dışı ....'ın mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçlarda kaza sonucunda gerçekleşen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %100'ü oranındaki kısmından araç maliki ve işleticisi olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda sigortacının rücu hakkı, KTK'nın 95/2.maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca sigortacı; tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartları'nın 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin, "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.
Poliçenin tanzim tarihinde ve olayın meydana geldiği günde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409'uncu maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2'nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (KMAZMSSGŞ), A.6'ncı maddesinde sayılan teminat dışında kalan haller ile B.4'üncü maddesinde sayılan zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı kapsamında olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, KMAZMSSGŞ'nin, A.6'ncı ve B.4'üncü maddeleri ve TTK'nin 1446'ncı maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirir. Bu durumda oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
ZMSS'de sigortacının rücu hakkı KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile KMAZMSSGŞ'de düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu tür davalarda KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri sürme olanağı bulunmayan sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre sigorta ettirene rücu edebilir.
"...Davacı taraf HMK'nın 16. maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanarak kazanın meydana geldiği yer icra dairesinde icra takibi yapmış ve aynı yer mahkemesinde dava açmıştır. Bu durumda mahkemece; davacının zarar gören 3.kişiye ödediği tazminatın rücuen tahsili amacıyla icra takibine konu ettiği tazminatın ödenmesine sebep olan trafik kazasının Bakırköy ilçesinde gerçekleştiği; haksız fiil sorumluluğuna ilişkin yetki kuralları ile 2918 sayılı KTK'nın 110/2. maddesinde ki yetki kurallarının somut olayda geçerli olduğu, davacının takip yaptığı Bakırköy İcra Dairesi'nin takipte yetkili olduğu, itirazın iptali davasına bakma hususunda yetkisizlik kararı veren mahkemenin de yetkili olduğu gözetilerek, işin esasına girilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır..." Yargıtay ... Hukuk Dairesi, 25/02/2020 tarihli, ... Esas, .... Karar.
"...Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, sırf maddi hasarla sonuçlanan kimsenin yaralanmadığı davaya konu trafik kazasında, davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü ....'nin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme veya can güvenliği gibi zorunlu bir neden altında olmaksızın alkolmetre cihazına üflememek suretiyle alkol raporu düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığı, böylece davacı .... Sigorta Şirketi ile ZMSS poliçesini düzenleyen davalı işleten .... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin sözleşme ve KMAZMSSGŞ'ye aykırı davrandığının anlaşılması karşısında, KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile KMAZMSSGŞ'nin B.4'üncü maddesinin "f" bendinde öngörülen rücu koşullarının oluştuğu gözetilmeden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle reddine hükmolunmasında isabet görülmemiştir. .." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi, 21.01.2025 Tarih, .... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; öncelikle yetki itirazı incelendiğinde, 6100 sayılı HMK'nın 6.maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. 6100 sayılı HMK'nın 16. maddesinde "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." düzenlemesini benimsemiştir. Bir davada (takipte) birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ya da icra takibi yapmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını (takibini) bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçer. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda 110/2. maddesinde ise, motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluğa ilişkin davalarda, kazanın meydana geldiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda trafik kazası, aksi ispat olununcaya kadar geçerli belge niteliğindeki kaza tespit tutanağından açıkça anlaşılacağı üzere Bahçelievler/İstanbul'da gerçekleşmiştir. Kazanın gerçekleştiği yer olan Bahçelievler Bakırköy sınırlarında olup bu suretle icra takibinde yetkili icra daireleri Bakırköy İcra Daireleri, davaya bakma hususunda yetkili mahkemelerde Bakırköy mahkemeleri olduğundan davanın da yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Husumet itirazı bakımından dosya incelendiğinde; Davacı .... Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ... Tic. A.Ş.'nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 21.06.2022 başlangıç 21.06.2023 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde .... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca sigortacı; tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebileceğinden aracın dava dışı ...'tan kiralanmasının bir önemi bulunamamaktadır.
Davacının rücu alacağı ve kusur bakımından dosya incelenmekle; davacı rücu sebebi olarak, ZMSS poliçesiyle sigortalı otomobilin sürücüsünün alkolmetre cihazını üflememesine dayanmış olup, sigortacının sigortalıya rücu hakkını verip vermeyeceğinin incelenmesi gerekmektedir. Kolluk tarafından düzenlenen düzenlenen 11.12.2022 tarihli kaza tespit tutanağı ekindeki Alkol Raporunda "SONUÇ: RET, ÖLÇÜM :RED " şeklinde düzenlenmiş olup bu tutanak ile alkol metre cihazına üflemekten imtina ettiği anlaşılmıştır. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları ile YHGK 23.10,2002 gün ve ...., YHGK 7.4.2004 gün ve ...., YHGK 2.3.2005 gün ve ...., YHGK 14.12.2005 gün .... sayılı ilamlarına konu olaylard sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmekte olup her ne kadar mahkemece bu yönde bilirkişi raporu alınmış ve davalı kazanın münhasıran alkol etkisinde gelmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de buradaki durum farklılık arz etmektedir. Kazanın meydana geldiği 11/12/2022 tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın (KMAZMSSGŞ), zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı
na ilişkin B.4'üncü maddesinin "f" bendi uyarınca, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, ödemede bulunan sigortacı, sigortalıya rücu edebilir. Somut uyuşmazlıkta, sırf maddi hasarla sonuçlanan kimsenin yaralanmadığı davaya konu trafik kazasında, davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme veya can güvenliği gibi zorunlu bir neden altında olmaksızın alkolmetre cihazına üflememek suretiyle alkol raporu düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığı, böylece davacı .... Sigorta Şirketi ile ZMSS poliçesini düzenleyen davalı işleten ... Anonim Şirketi'nin sözleşme ve KMAZMSSGŞ'ye aykırı davrandığının anlaşılması karşısında, KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile KMAZMSSGŞ'nin B.4'üncü maddesinin "f" bendinde öngörülen rücu koşullarının oluştuğu anlaşılmakla yukarıda bahsi geçen T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, 21.01.2025 Tarih, .... Esas, ... Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak rücu koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Rücu edilebilecek tazminat tutarı bakımından; sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir. ( Yargıtay 17.HD'nin 2014/15731 Esas, 2017/587 Karar sayılı ilamı) Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, kazada zarar gören 3. kişilere ödenmesi gereken maddi tazminatın miktarı ile Davacı ... Sigorta Şirketi tarafından dosyada mübrez; 30.01.2023 tarih ve “.... Nolu Dosya Ödemesi” açıklamalı ödeme dekontu ile 60.850,26-TL tutarında maddi zarar, 05.04.2023 tarih ve “ ....” açıklamalı ödeme dekontu ile 28.538,20-TL tutarında değer kaybı zararı olmak üzere toplam 89.388,46-TL tazminat tutarının ... plaka sayılı aracın maliki dava dışı ....'a, 16.01.2023 tarih ve “.... Nolu Dosya Ödemesi” açıklamalı ödeme dekontu ile 15.004,44-TL tutarında maddi zarar tazminat tutarının ... plaka sayılı aracın maliki dava dışı ....a; 24.02.2023 tarih ve “.... Nolu Dosya Ödemesi” açıklamalı ödeme dekontu ile 37.500,22-TL tutarında maddi zarar, 29.03.2023 tarih ve “.... Nolu Dosya Ödemesi” açıklamalı ödeme dekontu ile 10.849,78-TL tutarında değer kaybı zararı olmak üzere toplam 48.350,00-TL tazminat tutarının .... plaka sayılı aracın maliki dava dışı ...'a; ödenenen miktarların tespit edilen %100 kusur durumu ve gerçek zarar miktarını belirlediğinde, davacının talep edebileceği miktarın 150.438,43 TL asıl alacak, 27.921,50 TL faiz alacağı olabileceğine ilişkin tespiti de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verrmek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Davalı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın 150.438,43 TL asıl alacak, 27.921,50 TL faiz alacağı bakımından iptali ile asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2- İİK'nın 67/2. maddesi şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 12.351,59-TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 2.183,81-TL'den mahsubu ile bakiye 10.167,78-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 2.183,81-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 2.672,21-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 17.155,00- TL yargılama giderlerinin kabul edilen miktar gözetilerek 16.921,73-TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye 233,27-TL nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk verilen kabul edilen miktarı dikkate alınarak 3.551,04-TL sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, red edilen miktar dikkate alınarak 48,96-TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9- Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 2.456,67-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır