T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/508 Esas
KARAR NO : 2025/348
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişki neticesinde müvekkilinin davalı
borçludan 80.128,01-TL alacaklı bulunduğunu, müvekkilinin borçlu şirket ile arasındaki ticari
ilişkiden kaynaklı doğmuş fatura ve cari hesap alacağı bakiyesi için borçlu şirket tarafından
bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlu şirkete karşı mevcut olan fatura ve cari
hesap alacaklarının tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun başlatılan takibe haksız ve kötü niyetli
olarak itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına,
davalı borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'sinden
az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile
avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, .... metro ve metrobüs ulaşım araçlarının hemen yanında
35 yılı aşkındır faaliyet vermekte olan köklü bir özel hastane olduğunu, davalı tarafın ise tacir
olduğunu iddia eden taraf olduğunu, Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takip
dosyasında müvekkili şirketin borçlu sıfatına haiz olduğunu ancak taraflar arasında borç ilişkisi
mevcut olmadığından borçlu sıfatının da oluşmadığını, taraflar arasındaki tüm alım satım,
hizmet görüm ve her ne nam adı altında olursa olsun kurulan borç ilişkisinde alacak ve/veya
borç kalmadığından halihazırda bir ticari ilişki bulunmadığını, dava dilekçesindeki iddialar ve delillerin tamamının davacının tek yanlı hazırlamış olduğu belgelere dayanmakta olduğunu,
cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresinin borcun varlığını ispatlamasının
beklenemeyeceğini, cari hesap ekstresinin yanı sıra dayanak olarak gösterilen faturaların da
davacının tek taraflı hazırlamış olduğu belge olduğundan borcun varlığını ispatlamaya elverişli
olmadığını belirterek itirazın iptaline yönelik haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine,
haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın takip değerinin %20'sinden az olmamak
üzere davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet
ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 80.128,01-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...Rapor içerisinde detaylı olarak açıklandığı üzere;
1- Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış
tasdiki ile yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı,
2- Davacının 06.05.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 81.438,01 TL alacaklı olduğu,
3- Davalı şirket merkezine yapılan ziyarette ve sonrasında tanınan süre içerisinde talep edilen
belgeler ibraz edilmediğinden ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı,
4- Davacının Bs bildirimleri ile davalının Ba bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davacı tarafça defter ve belgelerin hazır edildiği, davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmuş ise de, bilirkişice defaten kendisine ulaşılmaya çalışılmasına rağmen talep edilen belgelerin sunulmaması nedeni ile davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı tarafa tebliğ edilen ön inceleme duruşma tutanağında süresi içerisinde defter ve kayıtların inceleme için hazır bulundurulmadığı takdirde inceleme talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtar edildiği, kaldı ki davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz ve beyanlarını içerir dilekçesinde defter ve kayıtların sunulmama sebebine ilişkin bir açıklamaya da yer verilmediği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan icra takip tutarı kadar alacağı olduğunun sabit olduğu, her ne kadar davalı taraf icra takibine dayanak teşkil eden cari hesap ekstresi ve faturanın tek taraflı düzenlendiği ve konu ürünlerin kendisine teslim edilmediğini beyan etmiş ise de; davacı ve davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden celp edilen BA-BS formlarının incelenmesinde kayıtların birbiri ile uyumlu olduğunun ve taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, kaldı ki davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip tutarının 80.128,01-TL olduğunun ve bu tutarın davacının alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE, davalının, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 80.128,01-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarda devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 16.025,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 5.473,54-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 967,75-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.505,79-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.456,15- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 5.507,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza