T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/542 Esas
KARAR NO : 2025/518 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 27/01/2024
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı taraf İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu’nun 4. Maddesinde bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığını, aynı kanunun asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesinde hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlendiğini, Yine Türk Ticaret Kanunun 1483 ve devamı maddelerinde zorunlu sorumluluk sigortaları düzenlendiğini, davalılardan bir tanesinin sigorta şirketi olduğundan Asliye Ticaret Mahkemelerinin iş bu davada görevli olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 7. maddesinde,” davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir'' dendiğini, davalı sigorta şirketinin Ege Bölge Müdürlüğü ''... Mah. .... Cd. No:13, 35210 Konak/İzmir'' adresinde olduğunu, iş bu sebeple tüm davalılar bakımından İzmir Mahkemeleri yetkili olduğunu, 29.09.2023, tarihinde, ...'a ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkiline ait .... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracı ile, İstanbul ili, ... ilçesi, .... sokakta seyir halinde iken 204. Sokak kesişimine geldiğinde, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsünün 204 sokaktan 298 sokağa ilerlerken önceliklilik yani geçit hakkı kuralını ihlal ederek müvekkiline ait aracın sol ön kısımlarından çarparak zarar verdiğini, Esenyurt Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davalı ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlardan Karayolları Trafik Kanunu’nun 57/1-c hükmünü ihlal ederek maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, müvekkiline ait araç sürücüsü ise tali kusurlardan 52/1-a maddesini ihlal ettiğini, davanın kusurlu sürücü ve malik ile ... Sigorta A.Ş’ye karşı açıldığını, davalı şirket ile kusurlu araç arasında .... poliçe no'lu ZMMS poliçesi bulunduğunu, davalı şirket de bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, mağdur araçta kaza neticesinde oluşan zararın müvekkilinin seçimlik hakkını kullanarak aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan ..... isimli firma tarafından 15.10.2023 tarihinde düzenlenen teknik maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarı KDV dahil 14.059,10 Euro olarak tespit edildiğini, araçta oluşan değer kaybı miktarının ise 1.050,00 Euro olduğunu, ayrıca aracın tamir süresi boyunca günlük kullanım kaybı 79,00 Euro olduğunu, tamir süresinin 7-10 iş günü arasında olabileceği için 553,00 - 790,00 Euro arası kullanım kaybı söz konusu olduğunu, ekspertiz raporu için BVSK ücret listesine göre orantılı olarak KDV dahil 1.680,29 Euro ödemede bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibarıyla 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, şirket yönünden taleplerini ZMMS teminat limitini aşmamak üzere sınırladıklarını, müvekkilinin aracının yabancı plakalı olup müvekkilinin daimi ikametgahının da Almanya olduğundan ve orada Euro üzerinden harcama yapacağından araçtaki zarar burada parça fiyatları, işçilik ücretleri, değer kaybı ve diğer zorunlu giderler, yani eksperiz rapor ücreti de Türkiye piyasasına göre değil aracın bulunduğu ülke piyasasına yani Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davalı taraflar ve sigorta şirketi ZMMS sıfatıyla zarar görene gerçek zararını ödemek zorunda olduğunu ve hasar bedeline yansıyacak KDV miktarını da ödemek zorunda olduğunu, yine müvekkilinin daimi ikametgahı ve aracın Almanya plakalı olduğu dikkate alındığında müvekkilinin zararını gidermek için yabancı para EURO üzerinden harcama yapacağının da kabulü gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre zarar verenin tazminat yükümlülüğü belirlenirken zarar görenin malvarlığının zararını doğumundan önceki hale getirilmesinin sağlanması esas tutulmalı ve gerçek zararı gidermeye yeterli olacak miktarda tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tazminat miktarı, zarar görenin malvarlığında zarardan önceki duruma göre bir artış sağlamamalı ancak azalmaya da neden olmaması gerektiğini, bu durumda müvekkilinin zararının tazmini de Euro üzerinden hesaplanmalı ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerektiğini, kanunen yapmış olduklarını bildirim ve ihtarlardan bir netice alamadığımızdan dolayı iş bu davayı açmadan önce ticari dava şartı olarak davalı sigorta şirketi için son kez zorunlu Arabuluculuk müessesesine başvurmuş olmalarına rağmen alacakları için anlaşma sağlanamadığını, diğer davalılar için zorunlu arabuluculuk, söz konusu olmadığını, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i taleplerinin ıslah haklarınız saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak olarak şimdilik, 30,00 Euro hasar ve 10,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplamda 40,00 euro tazminatın davalı şahıs ve araç malikinden kaza tarihi olan 29.09.2023 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden ise teminat limitleri ( 120.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan (02.11.2023 + 8 iş günü) 14.11.2023 tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini, belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 Euro kullanım kaybı tazminatının sadece davalı şahıstan, kaza tarihi olan 29.09.2023 tarihinden itibaren, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini, Almanya BVSK Ücret listesine göre orantılı olarak belirlendiğini, 1.680,29 Euro ekspertiz rapor ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerinden sayılmasını, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili Av. ...'in 21/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı 29/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ... plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek ... plakalı aracın kusuruna istinaden müvekkili olan sigorta şirketinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30 Euro hasar tazminatının ve 10 euro değer kaybı, 1.680,29 Euro ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılarak fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro Efektif Satıs Kuru karsılıgı Türk Lirası olarak tazminat isteminde bulunduğunu, müvekkili olan sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın belirtmiş oldukları gerekçelerle reddi gerektiğini, ..... plakalı aracın müvekkili olan şirket nezdinde .... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 27/09/2023 - 27/09/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00 TL olduğu, poliçe limitini bildirmemiz davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini ve taraflarınca talep olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini taraflarına tebliğ etmesinin zorunlu olduğunu, ilgili delil belgelerinin taraflarına tebliği üzerine her türlü beyan ve itiraz haklarını saklı tuttuklarını peşinen belirttiklerini, huzurdaki davanın yetkili mahkemede açılmadığını, dava yetkili olmayan mahkemede açıldığını, işbu davada yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkili olan şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen evrakları sunduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunu, davacının aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği, şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise bu durumda kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapmasını, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin hesabının yapılabilmesi için kaçınılmaz olduğunu, aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan müvekkili olan şirketin hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplaması da mümkün olmayacağını, bu nedenle, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili olan sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olduğunu, zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak Yargıtay tarafından hükmün eksik inceleme ürünü olarak değerlendirilmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, müvekkili olan şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, araç hasarı talebine ilişkin başvuru sahibini yokluklarında tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulü mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, hasar durumunda, hasar gören parça, önce onarılmaya çalışılır şayet onarımı mümkün değilse eşdeğer parça ile değiştirilir veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim sağlandığını, bu da yapılamıyorsa ancak hasarlı parça orijinali ile değiştirileceğini, kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda ise hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirileceğini, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirileceğini, talep sahibinin aracının kaza tarihindeki yaşı 3’ten fazla bir araç olduğu göz önüne alındığında eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmadığını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, yine ticari yaşamın olağan akışı kapsamında davalı sigorta kuruluşunun makul nitelikteki parça tedarik ve işçilik indirim hakkını kullanabilme olanağının olduğunu kabul etmek gerektiğini, zarara uğradığı iddia edilen bir kişinin pazarlık yoluyla iskonto alabildiği hem piyasa şartlarında mümkün olduğunu, ancak herhangi bir vatandaşın pazarlık yoluyla yaptırabildiği makul iskontodan müvekkili olan şirketin mahrum bırakılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili olan şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan dosya kapsamında yapılacak hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatı zorunlu olduğunu, diğer yandan poliçede KDV klozu mevcut olduğunu, buna göre sigortalı kıymetler KDV dahil bildirilmiş ise hasar ödemelerinin KDV dahil olabileceği hüküm altına alındığını, bu kapsamda da yapılacak KDV ödemelerinin ancak ve ancak müvekkili olan şirket adına düzenlenecek yansıtma fatura sonrası yapılacağı düzenlendiğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, bu nedenle söz konusu kalemin de reddi talep olunduğunu, dosya kapsamında yansıtma faturası bulunmadığını, müvekkili olan şirket aleyhine hasar tazminatına hükmedilmesi durumunda hesaplanan tutardan KDV hariç tutulması gerektiğini, yabancı plakalı araçlar için genel şartlar uyarınca değer kaybı talep edilebilmesi mümkün olmadığını, somut olayda dava konusu aracın kazadan önceki halinin değerli/orijinal/kazaya uğramadığı/değişeni olmadığına ilişkin herhangi bir delil dosyada mevcut olmadığını, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, aracı hasara uğrayan kişiler hem kasko poliçelerindeki hasarsızlık indirimini bozmamak hem de tramer kayıtlarına girmemek için harici olarak bazı kayıtsız tamirhanelerde onarım yoluna gitmek yolunu seçtiklerini, somut olayda da sadece tramer kayıtlarıyla yetinilmeyip dava konusu olaydan önceki hasar sebeplerinin araştırılarak somut olay dışında meydana gelmiş kazalara ilişkin zararların da işbu tazminatın konusu olmasına izin verilmemesi gerektiğini, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilmeyeceğini, eksper görevlendirilmesi davacının isteği ile yapıldığını, Sigortacılık Kanunu ve de bu kanunu destekleyen mevzuata göre, eksper ücretini eksper talebinde bulunan ödediğini, söz konusu ücretin müvekkili olan şirketten talep edilmesi haksız olduğunu, hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini, davacının asıl ve birleşen davasının reddine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili Av. ....'nun cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı sigorta şirketinin "Ege Bölge Müdürlüğü" adresinin Konak/İZMİR olması hasebiyle İzmir mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia ettiğini, ancak bölge müdürlükleri şube niteliğinde olmadığını, kazanın vuku bulduğu yerin ortak yetkili mahkeme olması sebebiyle davanın İstanbul mahkemelerinde açılması gerektiğini, yetki itirazlarının bulunduğunu, açıklanan sebeplerle yetki itirazları dikkate alınarak davanın reddini talep ettiklerini, davacının hasar tazminatı, değer kaybı, ekspertiz rapor ücreti tazminatı ile kullanım kaybı tazminatı doğduğu iddiası ile huzurdaki davayı açtığını, davacı hasar tazminatı, değer kaybı ve ekspertiz rapor ücreti tazminatını davalılardan müşterek ve müteselsil talep ederken aracın onarımda kaldığı süre boyunca kullanılamaması nedeniyle oluşan kullanım kaybı tazminatını sadece davalı müvekkilinden talep ettiğini, haksız fiil sebebiyle doğduğu kabul edilen araç hak mahrumiyeti (kullanım kaybı) tazminatı taleplerinde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, görev yönünden itirazlarının dikkate alınması gerektiğini, davacının davalılardan sadece müvekkile olan karşı yöneltmiş olduğu kullanım kaybı tazminatı talebinin Asliye Hukuk Mahkemelerince değerlendirilmesi gerektiğini, söz konusu talebe ilişkin yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanı dışında olduğunu, tüm talepler açısından Asliye Ticaret Mahkemelerinin ortak görevli mahkeme olarak kabul edilemeyeceği açık olup davaya konu kullanım kaybı tazminatı talebinin görevsizlik sebebiyle reddini talep ettiklerini, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacı tarafın davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olmasına karşılık davaya konu hasar tazminatının, araç değer kaybının, ekspertiz rapor ücretinin ve hak mahrumiyetinin tazminine ilişkin talebin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesi mümkün olmadığını, müvekkili olan davalı ....'ın bir an için bile davaya konu kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu ve müvekkilinin doğduğu iddia edilen zarardan sorumlu olduğu varsayımında dahi, davacının bizzat dosyaya sunmuş olduğu 15/10/2023 tarihli "Ekspertiz Raporu" ndan doğduğu iddia edilen zararın aslında belirlenebilir olduğunun açık olduğunu, davacının usule ve hukuka aykırı ikame etmiş olduğu davasının hukuki yarar yokluğundan da reddi gerektiğini, davaya konu olan kazada kusura ilişkin ATK'dan rapor alınması gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkili olan ....'IN herhangi bir kusuru bulunmadığını, işbu kazanın meydana gelmesinde davacı taraf asli ve tam kusurlu olup müvekkiline kusur verilmesi hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağı usule aykırı bir şekilde tutulmuş olduğunu, kazaya ilişkin gerçek hususlarını taşımadığını, bu nedenle kusur durumuna itiraz ettiklerini, dosyanın tekrardan inceleme yapılmak üzere mahkemece mahallinde keşif yapılmasını ve kusur durumunun tespiti adına dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep ettiklerini, işbu tazminat davasının dayanağı davacının iddiasına göre trafik kazası olduğundan müvekkilinin sorumluluğunun ancak ve ancak kusurlu olması halinde doğacağı açık olduğunu, kaza yerinin durumu ile kazaya ilişkin iz ve delillerin, kazaya karışan sürücülerin, varsa ölü veya yaralıların, hasar veya zarara ilişkin bilgilerin, kaza gün ve saati ile gerekli görülen diğer hususların belirtildiği, kazaya ve olay yerine ilişkin bir kroki de ihtiva etmesi gereken, taraflarca yahut trafik zabıtası veya genel zabıtaca düzenlenen ve yargı mercilerine intikal eden uyuşmazlıklarda mahkemeler ve tahkim kurulları tarafından değerlendirilecek ve denetlenecek olan bir belge olduğunu, bu sebeple kaza tespit tutanakları tek başına, hüküm kurmak için yeterli olmadığını, tutanaktaki tespitlere yönelik bir itiraz var ise mahkemece kusur yönünden bir tahkikat yapılması, bu kapsamda, görgü tanıklarının hatta gerektiğinde tutanak tanıklarının çağrılarak dinlenmesi, keşif ve uzman bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kaza neticesinde kolluk görevlileri tarafından oluşturulan kaza tespit tutanağı ve eğer varsa akabinde yürütülen cezai soruşturma kapsamında tespit edilen kusur oranlarının hukuk hakimini bağlamayacağı ilkesi göz önünde bulundurularak itirazlarımızı kapsar biçimde kusur oranları yeniden belirlenmesi gerektiğini, mahkememizce kazaya ilişkin daha detaylı kusur incelemesi yapılabilmesi adına ve kazada müvekkil olan kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini, davacının iddia edildiği şekilde maddi zararı bulunmadığını, davacı tarafından maddi zararları olduğu iddia edilmişse de işbu mesnetsiz iddialarını destekleyecek hiçbir delil dosyaya ibraz edilmediğini, ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, davacı 29/09/2023 tarihli kaza sebebiyle aracının hasar görüğünü iddia etmiş ve hasar tazminatı, değer kaybı, ekspertiz rapor ücreti tazminatı ile kullanım kaybı tazminatı talep ettiğini, söz konusu taleplerinin dayanağı olarak da München/Almanya'da olduğu anlaşılan 089 Ingenieurbüro isimli bir firmanın düzenlediği 15/10/2023 tarihli bir ekspertiz raporu sunulduğunu, davaya konu kaza 29/09/2023 tarihinde Esenyurt/İSTANBUL'da meydana geldiğini, davacının hasar gördüğünü iddia ettiği .... plakalı aracının, kazanın olduğu yerden ekspertiz raporunun düzenlendiği götürüldüğüne dair herhangi bir belge dosya kapsamında mevcut olmadığını, yani davacının hasar gördüğünü iddia ettiği aracıyla karayoluyla günlerce sürecek 2.000 kilometrelik bir yolu nasıl gittiğini, yolda başka bir kaza olup olmadığını, araç yürür vaziyetteyken çıkılan bu yolculuğun arabada meydana getirdiği mekanik ve fiziksel yıpranmanın etkisinin ne olduğu, yürür vaziyette değilse de çekici ile mi seyahat edildiği bilinmediğini, davacının davasına delil olarak gösterdiği teknik maliyet ekspertiz raporunun "Muayene" başlıklı kısmında; aracın sürülmeye hazır olmadığı ve yola elverişli olmadığı tespitine yer verildiğini, davacı tarafından sunulmuş olan rapor uyarınca dava konusu aracın yürür vaziyette olmadığı hususu göz önünde bulundurulduğunda aracın muayene işlemine nasıl götürüldüğü önem arz ettiğini, aracın doğduğu iddia edilen zararlar mevcutken 2.000 kilometrelik mesafeyi nasıl gittiği, hasarın kaza dışı başka olaylardan etkilenip etkilenmediğinin tespiti adına önem arz ettiğini, davacı tarafın aracını kullanamaması sebebiyle hak mahrumiyetine uğradığına dair de herhangi bir delil dosyaya ibraz edemediğini, tamirde geçtiği iddia edilen sürelerde herhangi bir ZMMS ya da KASKO Poliçesi kapsamında ikame araç hizmetinden yararlanılıp yararlanmadığı bilinmediğini, ayrıca davacı talep etmiş olduğu 1.680,29 EURO ekspertiz raporu bedelinin ödendiğine dair bir makbuz sunmadığını, fatura düzenlemiş olması gerçek kişi davacının söz konusu fatura bedelini ödediğine dair bir karine olmadığını, söz konusu faturada ödemenin firmaca belirtilen hesaba havale edilmesi gerektiği belirtildiğini, buna dair herhangi bir dekont sunulmadığını, Yukarıda açıklanan sebeplerle usule ilişkin itirazlarımızın kabule şayan bulunmaması halinde davacının doğduğunu iddia ettiği hasar tazminatı, değer kaybı, rapor ücreti ve kullanım kaybı tazminatı talepleri haksız ve hukuka aykırı olup, soyut taleplerden ileri gitmediğinden davanın reddini talep ettiklerini, taleplerin döviz cinsinden sunulması hatalı olduğunu, rapor denetlenebilir cinsten olmadığını, davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının öncelikle yetki, görev ve hukuki yarar yokluğundan reddini, bunun mümkün olmaması halinde ise davacının davasının esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas, ... Karar sayılı dosyasında verilen 08/05/2024 tarihli karar ile dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı,araç mahrumiyet bedeli ve eksper ücretinin karşı araç sürücüsü, işleteni ve ZMS sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
İstanbul Anadolu Arabuluculuk Dairesinin .... Numaralı dosyasında ; 04/12/2023 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, Davacının dava tarihi itibariyle 29/09/2023 tarihli kaza nedeni ile maliki olduğu ... plakalı araçta davalı sürücün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise kusur oranının ne olduğu, davacının aracında değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli, hasar bedeli ne olduğu, kusur oranına göre sorumlu olan miktarın ne olduğu, davalıların sorumluluklarının ne olduğu noktasındadır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Dava konusu Yaralanmalı ve Maddi Hasarlı Trafik kazasının meydana gelişinde, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalı bulunan .... plaka sayılı traktör sürücüsü davalı ....yaralanmayla birlikte araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda % 75 (YÜZDE YETMİŞ BEŞ) Oranında Kusurlu Olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, davacı .... adına tescil kaydı bulunan ...... plaka sayılı otomobil sürücüsü ..... yaralanmayla birlikte araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda % 25 (yüzde Yirmi Beş) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, ...... plaka sayılı araçta, 29.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan hasarının, hasar miktarının 10.589,25 Euro, değer kaybı zararının 990,00 Euro, ekspertiz ücretinin 1.680,29 Euro, araç mahrumiyet zararının 600,40 Euro olduğu, tespit edilen kusur durumuna göre, davalı .... Sigorta A.Ş. Nin, ZMMS (Trafik) poliçe limiti olan 120.000,00 TL, diğer davalının kusuru oranında 167.004,74 TL hasar ve değer kaybı zararından, 12.995,75 TL araç mahrumiyet zararından sorumlu olacağı görüş ve kanaatlerini belirten raporlarını ibraz etmişlerdir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Karayolu ile motorlu araç işletenin sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunu m. 85/f.1 ile şu şekilde düzenlenmektedir; “İşletenin Hukuki Sorumluluğu İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu: Madde 85-Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmes ihalinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”
Karayolunda motorlu araç işletenlerin üçüncü kişiye verebilecekleri zarardan sorumluluklarını sigorta ettirme zorunluluğu ise Karayolları Trafik Kanunu m. 91 uyarınca öngörülmüştür. “Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu: Madde 91 - (Değişik: 17/10/1996 - 4149/33 md.) İşletenlerin, bu Kanunun85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”
Sorumluluk doğrudan başvuru hakkı ise TTK m. 1478 uyarınca şu şekilde düzenlenmiştir: “TTK m. 1478 Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla doğrudan sigortacıdan isteyebilir.”
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları; “A.5. KAPSAMA GİREN TEMİNAT TÜRLERİ; Bu (Değişik ibare:RG-4/12/2021-31679) Genel Şartlar kapsamındaki teminat türleriaşağıda yer almaktadır. a) (Değişik:RG-20/3/2020-31074)(2) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu Genel(Değişik ibare:RG-4/12/2021-31679) Şartlarda tanımlanan ve zarar gören araçta meydanagelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.”
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davaya konu kaza da davalı asilin sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı traktör sürücüsü davalı ..... yaralanmayla birlikte araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda %75 Trafik bilirkişisince düzenlenen rapor ile tespit edilmiş olup aracı işleten ve araç sahibi sorumludur. Dolayısıyla işletenler kanundan doğan sorumluluklarını karşılamak üzere sorumluluk sigortası ortası bakımından zarar görenlerin sorumluluk sigortacısına yaptırmak zorundadır. Bu durumda somut uyuşmazlık bakımından davacı motorlu araç İşletilmesi sebebiyle zarar gören konumunda olduğundan davalı sigortacıya doğrudan başvurma hakkını haiz olduğundan tarafların husumet ehliyetleri bulunmaktadır. Davacı, davalı tarafından %75 kusurlu olarak gerçekleştirilen trafik kazası sonucu aracının değer kaybına ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat talep etmektedir. Karayolları Trafik Kanunu m. 91 uyarınca ve TTK m. 1478 uyarınca talep hakkının olduğuna şüphe bulunmaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A5 hükmünden değer kaybının talep edilebileceği açıkça düzenlenmiş olup davacının değer kaybı talebinde bulunabileceğine de şüphe bulunmamaktadır. Yukarıda da bahsedildiği gibi davacının iş bu davada davalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerekmektedir. Alınan bilirkişi raporunda davalının sigortalısının oluşan kazada %75 kusur olduğu ve aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin zararını ispat etmiş olup, talep artırım dilekçesi de dikkat alınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Araç mahrumiyet bedeli talebi bakımından ise, Araç sahibi herhangi bir araç kiralamamış olsa da aracını kullanamamaktan doğan zararının karşılanması amacıyla talep ettiği tazminattır. Bu bedelin talebi için araç kiralanmadığı, buna rağmen ulaşım ihtiyacının aksadığı ve zarar doğduğu ispatlanmalıdır. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi – 29 Eylül 2022, ...... E., ..... K. Sayılı ilamında araç sahibi ikame araç kiralamasa bile, makul tamir süresi ve günlük kira rayicini gösteren bilirkişi raporuna dayanarak “araç mahrumiyet bedeli”ne hükmedilebileceği açıkça belirtilmiştir. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda kazada %75 kusur olduğu ve aracında meydana gelen ikame araç bedeline ilişkin zararını ispat etmiş olup, talep artırım dilekçesi de dikkat alınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dava açılmadan önce araç maliki tarafından tazminat tutarını belirlemek için yaptırılan ekspertizin ücreti makul giderler arasında kabul edileceğinden davalılardan talep edilmesinde isabetsizlik olmadığı Yargıtay .... HD ...... Esas, ..... Karar Sayılı kararı gereği yargılama giderleri içinde değerlendirilerek bu talebinin de kabulü gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE;.
1- Talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak 7.941,93-Euro hasar bedeli; 742,50 Euro değer kaybı bedelinin 'nun davalı asil bakımından haksız fiil tarihi olan 29/09/2023 davalı sigorta şirketi bakımından 14/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli EURO mevduata verdiği en yüksek faiz oranı ile birlikte ödeme günündeki efektif TL karşılığının davalılardan (- davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 120.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak 450,30-Euro ikame araç bedelinin haksız fiil tarihi olan 29/09/2023 den itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli EURO mevduata verdiği en yüksek faiz oranı ile birlikte ödeme günündeki efektif TL karşılığının davalı asilden tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin nispi harç, 6.708,97- TL ıslah harcı ve 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 7.624,97-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.495,00-TL bilirkişi ve tebligat gideri ile 1.680,29 Euro nun dava tarihi itibari ile (32.90*1680,29:55281,54) toplam yargılama giderleri olan 64.776,54-TL nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili hazineye irat kaydına,
9-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025
Katip .....
¸e-imzalı
Hakim ......
¸e-imzalı