T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/562 Esas
KARAR NO : 2025/838 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 27/09/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait olan ... plakalı aracın 25.03.2024 tarihinde Bursa ili, .... ilçesinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, ilgili kazaya ilişkin tutanak bölge kolluk görevlileri tarafından Kaza Tespit Tutanağı düzenlenmiş olup, tutanakta aynen "Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... istikametine seyir halindeyken 05-06 /12 Kesim, 57 +600 KM ve .... Gişeler katılım yol ayrımına 200 metre kala sağ şeridinden gelip .... gişeler yol ayrıma girmek isterken, araç sağanak yağıştan kaynaklı otoyolun dışında bulunan kum ve çakıl taşlarının üzerinden geçerken aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle savrulup yolun solunda bulunan demir bariyerlere aracının sol ön ve sol yan kısımlarını boydan boya çarpması neticesinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşmasında ... A.Ş. Nin 2918 sayılı KTK' nın 13. (Yolun yapımı ve bakımı ile görevli kuruluştan izin almadan ve trafik akımı ile güvenliğini bozacak karayolunu kullananlara ve araçlara yaya yollarını trafiğe kapatacak şekilde Karayolu yapısında çalışma yapmak) maddesini ihlal ettiği, .... plakalı araç sürücü ...' nin ise bu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." ifadelerine yer verildiğini, kazanın oluşumunda Davalı ... Yatırım ve İşletme A.Ş.'nin KTK m.13 uyarınca kusuru bulunmakta olup, meydana gelen maddi hasar, değer kaybı ve ikame araç bedeli tazminatından sorumlu olduğunu, Davalı tarafın yolun yapımı ve bakımı ile ilgili görevli kuruluştan izin almadan ve trafik akımı ile güvenliği bozacak, araçlara zarar verecek ve trafiğe kapatacak şekilde çalışma yapmış olması sebebiyle KTK'nın ilgili maddelerini ihlal ettiğinin açık olduğunu, davalı tarafça ilgili izinler alınmış, trafik akımı ve güvenliğini tehlikeye sokmayacak önlemler alınmış olsaydı kaza hiç oluşmayacağını, davalı tarafın tüm bu hususlar uyarınca kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, dilekçe ekinde sunmuş oldukları kaza ve kaza yerine ilişkin fotoğraflar incelendiğinde trafik akımının yoğun olduğu yerlerden ... üzerine kum ve çakıl şeklinde çamur birikintilerinin aktığı görüldüğünü, ilgili yabancı maddelerin trafik akımını engelleyecek şekilde otoyola aktığı ve geçtiği gözle görülmekle birlikte bu durumun engellenmesi için alınmış bir önlem ise görülmediğini, fotoğrafların bazılarında da görüleceği üzere araçlar ... üzerinde çamurlu birikintilerin üzerinden geçmekte ve bu husus trafik güvenliği açısından da ciddi bir risk oluşturduğunu, yaşanan kaza sonucunda müvekkiline ait araç üzerinde bir çok parça hasar gördüğü gibi farklı farklı bölgelerden değişim, onarım ve boya işlemleri uygulandığını, buna göre kazanın oluşumunda kusurlu olan davalı taraf maddi hasarı karşılamakla yükümlü olduğun, yerleşik içtihatlar uyarınca; davalının aracın onarımına ilişkin tamamen orijinal parçalar kullanılarak iskonto yapılmadan ve KDV dahil bedelinden, gerçek zarar ilkesi gereği uyarınca sorumlu olduğunu, müvekkilinin gerçek zararının aracın tamiratı esnasında orijinal parçaların kullanılması halinde ortaya çıkacak bedel olduğundan buna ilişkin olarak da taraflarınca bir Ekspertiz Raporu alınmış olup, bu raporun da dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulduğunu, müvekkiline ait .... plakalı araç 2013 model, .... marka .... model olup, aracın yaşı, modeli, kullanım süresi ve kilometresi dikkate alındığında aracın kazadan önceki ikinci el değeri ile kazandan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farkın belirlenmesi ve bu doğrultuda müvekkiline gerçek zararın ödenmesinin gerektiğini, aynı zamanda ilgili aracın kaza sonrasında onarım süresi boyunca kiralanamamış olması sebebiyle müvekkilinin kazanç kaybına da uğradığını, bilindiği üzere yerleşik içtihatlar uyarınca kazanç kaybı, hasarın giderilmesi için gereken makul onarım / tamir süresinin belirlenmesi suretiyle hesaplanması gerektiğini beyan ederek, Müvekkilin .... Plakalı aracında meydana gelen Maddi hasarın daha sonradan belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere,100,00-TL'lik kısmının Belirsiz Alacak davası olarak kaza tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, Müvekkilin ... Plakalı aracında meydana gelen Değer Kaybının daha sonradan belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere,100,00-TL'lik kısmının Belirsiz Alacak davası olarak kaza tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, Aracın onarım sürecinde kiralanamaması sebebiyle uğranılan kazanç kaybının belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere,100,00-TL'lik kısmının Belirsiz Alacak davası olarak kaza tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, dava dilekçesinde davacı ... Anonim Şirketi'nin adına kayıtlı .... plakalı otomobili ile 25.03.2024 tarihinde .... Otoyolu (Bursa Yönü) üzerinde, otoyolun dışında bulunan kum ve çakıl taşlarının üzerinden geçerken aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucu savrulup bariyerlere çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiği gerekçesiyle, 100,00-TL araç mahrumiyet bedeli, 100,00 TL deger kaybı bedeli ve 100,00 TL ayıplı tamirat nedeniyle maddi hasar farkı bedelinin olmak üzere, HMK 109 uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere şimdilik toplamda 300,00 TL alacağın kaza tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı vekilinin dava dilekçesinde öne sürdüğü tüm hususların mesnetsiz ve dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili Şirketin, Uygulama Sözleşmesi ve ekleri doğrultusunda hazırlamış olduğu projeleri Karayolları Genel Müdürlüğü onayı sonrasında projelere uygun şekilde inşa etmiş ve bu süreç boyunca tüm imalatlar bizzat Karayolları Genel Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından görevlendirilmiş Müşavir Firma elemanları tarafından kontrol edildiğini, yapım sonrasında ise Müvekkili Şirkete işletme, bakım, onarım, tadilat, temizlik ve güvenlik çalışmalarını 6001 sayılı Kanun uyarınca ...’un emniyetle kullanılmasını sağlayacak şekilde, Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalanan Uygulama Sözleşmesi ve eklerine uygun olarak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile sair mevzuat tahtında eksiksiz bir şekilde yerine getirmektedir. Müvekkili Şirketin her türlü projelendirme, yapım, bakım ve onarım çalışmasını yerine getirirken Karayolları Genel Müdürlüğü Teknik Şartnamelerinde belirtilen standartlara uygun hareket etmekte, bu standartlara göre düzenlenerek, çalışmanın yapıldığı bölgeden sorumlu emniyet amirliği ve Karayolları Genel Müdürlüğünce onaylanmış trafik projelerine uygun olarak trafik işaretlemesi yapmakta olduğunu, ...’da sürücülerin uyması gerekli trafik kuralları 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili mevzuat kapsamında belirlenmiş olup, sürücüler de ...’da seyir esnasında tedbirli davranmakla ve değişken hava ve yol şartlarını dikkate alacak şekilde üzerine düşen özeni göstermekle yükümlü kılındığını, müvekkil şirketin, Uygulama Sözleşmesi tahtındaki yükümlülüklerine uygun olarak her 4 (dört) saatte bir ...’da devriye faaliyeti yürüttüğünü, Devriye ekiplerinin, devriye turları sırasında tespit ettikleri ya da 161 ... Çağrı Merkezi’ne bildirilen kazalara ve sair olaylara müdahale etmekte, olay yerinin güvenliğini sağlayıp yol yüzeyinin temizliğini gerçekleştirmekte olduklarını, hız sınırının belirlenmiş olmasının dahi, belirlenen seviyede hız yapılabilmesinin mümkün olduğu anlamına gelmemekte olduğunu, sürücünün her halükarda hızını görüş, yol ve hava durumuna göre ayarlama yükümlülüğü devam ettiğini, müvekkil şirketin ... üzerinden geçiş yapan araçların hızını tespit etme yetkisi bulunmadığından uzman bir bilirkişi tarafından ... plakalı araçta bulunan araç içi bilgisayarın incelenmesi akabinde aracın hızının tespit edilmesini istediklerini beyan ederek, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının öncelikle Müvekkili Şirket açısından usulden reddine; söz konusu itirazlarımızın yerinde görülmemesi halinde dava dilekçesinde yer alan hususlara ilişkin itirazlarımızın yerinde görülerek, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, davacıya ait aracın yapmış olduğu 25/03/2024 tarihli kaza sebebiyle davacı tarafa ait araçtaki mahrumiyet bedeli, değer kaybı bedeli, tamirat nedeniyle maddi hasar farkına ilişkin zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir
Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... Numaralı dosyasında; 06/08/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, Davanın, kaza nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığı kusurunun bulunup bulunmadığı, davalı tarafın yolun bakımı ve yapımı ile ilgili görevli kuruluştan izin alıp almadığı, trafik akışı ve güvenliğini bozacak şekilde çalışma yapılıp yapılmadığı sonuç olarak davacının yapmış olduğu kaza nedeniyle davalının sorumluluğu ve davacının kaza nedeniyle maddi hasarının, değer kaybının ve kazanç kaybının ne kadar olduğu hususlarının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Olayın gerçekleştiği mahal taşıt yolu üzerinin yapımı, bakımı ve işletmesinden sorumlu olan Davalı ... Anonim Şirketi ... plaka sayılı otomobil üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında asli düzeyde tek ve tam kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, Davacı ... Ticaret Anonim Sirketi adına tescil kaydı bulunan ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ... idaresinde bulunan otomobil üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının oluşumunda atfa kabil kusuru bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, Kaza nedeniyle davalının sorumlu olduğu, kusurunun bulunduğu, hadise davalı tarafın yolun bakımını ve denetimini yapmadığı için gerçekleştiği, sonuç olarak davacının yapmış olduğu kaza nedeniyle davalının kusurlu olduğu ve kazada sorumluluğunun olduğu, Davacının kaza nedeniyle, ... plaka sayılı araçta, 25.03.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası hadisesinde, 691.184,52 TL hasar miktarı, 239.750,90 TL değer kaybı ve 35.625,00 TL araç mahrumiyet zararı olduğu," görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edilmekle, davalı vekilinin itirazları dikkate alınarak ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 10/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "..dosya kapsamında sunulmuş olan deliller üzerinden yapmış olduğumuz inceleme tespitler sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, Olayın gerçekleştiği mahal taşıt yolu üzerinin yapımı, bakımı ve işletmesinden sorumlu olan Davalı ... Anonim Şirketi maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında asli düzeyde tek ve tam kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, Davacı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi adına tescil kaydı bulunan ... plaka sayılı otomobil sürücüsü .... maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının oluşumunda atfa kabil kusuru bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, mahkemenin ara kararı gereği, davalı vekilinin, kök raporlarında teknik itirazları hususları tetkik edildiği, itirazlara konu kök raporlarında herhangi bir değişiklik olmadığı, sabit kalındığı, davalının itiraz dilekçesinde yer, aracın bilgisayar incelenmesi yapılmak sureti ile tespitinin mümkün olmadığı, dosyanın yeniden tetkikinin olayın oluşumu ile davacıya ait aracın üzerinde oluşan hasarın yeniden dosya içeriğinde bulunan bilgiler doğrultusunda incelenmesi irdelenmesi neticesinde anlaşıldığı," görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporlar HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı taraf ıslah dilekçesi sunmuş olup ıslah dilekçesi davalıya 14/05/2025 usulüne uyun tebliğ edilmiştir.
Dava, haksız fiil nedeni ile araçta meydana zarar istemine ilişkin olup TMK madde 6 ve HMK 191 uyarınca ispat yükü davacı üzerindedir.
Haksız fiilden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanunun ikinci kısmında düzenlenmiş olup; Türk Borçlar Kanunu Madde 49 hükmü; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de,bu zararı gidermekle yükümlüdür."
Türk Borçlar Kanunu Madde 50 hükmü; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığıönlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
Türk Borçlar Kanunu Madde 51 hükmü; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirler.Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür."
Sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir. İşleten de sürücü ile birlikte zarar görene karşı müteselsilen sorumludur.
KTK'da, işletenin m. 85/f. 1 kapsamına giren sorumlulukları için mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu kabul edilmiştir (KTK. m. 91). Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıdan talepte bulunabilir ve gerekirse sigortacıya karşı dava açabilir (KTK. m. 97). Ancak zarar görenin öncelikle sigortacıya başvurma zorunluluğu mevcut değildir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davacı 25/03/2024 tarihli trafik kazası nedeni ile davalının kusurlu olduğundan bahisle aracında meydana gelen hasar bedeli, kazanç kaybı ve değer kaybı talebinde bulunmuştur. Haksız fiilden doğan zararın tazminine ilişkin davalarda ispat yükü davacıya aittir. Davacı taraf davalının kusurunu ve kendi zararını ispatı bakımından bilirkişi deliline başvurduğu, bu kapsamda trafik bilirkişisince düzenlenen raporda, olayın gerçekleştiği mahal taşıt yolu üzerinin yapımı, bakımı ve işletmesinden sorumlu olan davalının sorumluluğu olduğu, ... plaka sayılı otomobil üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasında, kaza tespit tutanağın ve olay sonrasına ait resimlerin bulduğu görülmüştür. Kaza sebebinin, sağanak yağıştan kaynaklı otoyolun dışında bulunan kum veçakıl taşlarının üzerinden geçerken aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi olduğu, anlaşıldığı üzere taşıt yolu üzerinde araçların güvenle ilerlemesine engel olacak düzeyde çakıl, toprakla beraber, taşıt yolunun dışından yoğun bir şekilde taşıt yolu üzerinde yabacı cisimlerle karışık suyun akması nedeniyle taşıt yolu üzerinde araçların, mahalde belirlenen azami 140 KM/S ile bu hızın çok altında bir hızla güveli bir şekilde ilerlemesinin mümkün olmadığı görülerek ve davalı tarafından işletilen karayolunun oluşabilecek olumsuzluklara karşı doğru tedbirleri ile her türlü hava koşullarına uygun şekilde risk analizi yaparak taşıt yolu üzerindeki kirlenmeye karşı tedbirlerin zamanında alınmaması nedeniyle yağışlı havada taşıt yolu dışından gelen yabancı cisimlerin karayolu üzerini kirletmesi nedeniyle olayın gerçekleşmiş olması nedeniyle davalının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu yönündeki tespitin yerinde olduğu, her ne kadar davalı tarafça aracın hızının da kazaya etki edebileceği bu nedenle araç bilgisayarından tespitinin yapılması gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de bu yönde alınan ek raporda aracın hızının tespitinin araç içi bilgisayar incelemesi ile mümkün olmadığı, kaza yerinde hız sınırının 140 km/s olduğu ve davalının bu hızda kullanıma uygun olmayacak şekilde kirşlenmeye karşı tedbir almadığı kabul edilmiştir. Davalının belirlenen kusur oranında göre 691.184,52-TL maddi hasar, 239.750,90-TL değer kaybı zararı, 35.625,00-TL kazanç kaybı zararının olduğunun tespit edildiği, teknik bilrirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacının talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,
Davacının 691.184,52-TL maddi hasar, 239.750,90-TL değer kaybı zararı, 35.625,00-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 966.560,42-TL zararının, kaza tarihi olan 25/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 66.025,74-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 65.598,14-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin nispi harç, 16.501,31-TL ıslah harcı, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 17.417,31-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 18.469,5-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 147.318,46-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı