T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/606 Esas
KARAR NO : 2025/252
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin davalıdan olan alacağını talep etmek amacı ile Çatalca İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafın itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı şirketin davalı şirket ile anlaşması sonucunda, davalı şirkete "sıvı karbondioksit" satışı gerçekleştirdiğini ve satışı yapılan malın 08/01/2024 tarih .... No'lu e-faturayı düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin vadesi geçmiş olmasına rağmen işbu malın fatura bedelini müvekkil şirkete ödemediğini, bunun üzerine davacı şirketin davalı şirkete PTT iadeli taahhütle göndermiş olduğunu ihtarnamesiyle icra takibine konu faturanın ödenmesini talep ettiğini, işbu ihtarname ile temerrüde düşen davalının buna rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, takibe konu faturanın davalı şirket tarafından itiraz edilmeden kesinleştiğini ve defter kayıtlarına işlendiğini, davalı şirkete yapılan ihtarların sonuçsuz kalmasından dolayı, davacı şirketin alacağının tahsili için faturaya dayalı olarak, temerrüde düşen borçlu firma hakkında yürürlükte bulunan ticari temerrüt faizi oranında faiz işletilerek Çatalca İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyasıyla davalı/borçlu şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe ilişkin olarak icra müdürlüğünce gönderilmiş olan ödeme emri ve eklerinin bulunduğu tebligatın davalı şirkete tebliğ edildğini, davalı şirket vekili tarafından haksız ve kötü niyet ile 19/08/2024 tarihinde takibe itiraz edildiğini ve söz konusu itiraz üzerine icra takip dosyasının durdurulduğunu, davalı şirketin haksız ve kötüniyetli olarak yapmış olduğu itirazın hukuka aykırı olup işbu itirazın iptaline karar verilerek, takibin devamına ve davalının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın, alacağın sürüncemede kalmaması ve sonuçsuz kalmaması açısından davalı/borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacının iddialarının aksine müvekkili şirkete tebliğ edilmiş bir fatura olmadığını, müvekkili şirketin bir anonim şirketi olduğunu, müvekkili şirketin özel hukuk tüzel kişisi olması neticesinde elektronik tebligat adresi mevcut olduğunu davacı şirket tarafından müvekkilinin e-tebligat adresine tebliğ edilmiş bir fatura olmadığını, müvekkili şirket ile aralarında anlaşma olduğunu bu anlaşma gereği müvekkili şirkete sıvı karbondioksit sattığını ve bu satış neticesinde müvekkili şirketten 95.654,40 TL tutarında alacağı olduğunu iddia ettiğini, davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiği meblağın 95.654,40 TL tutarında olduğunu, usul hukuku kapsamında senetle ispat edilmesi gereken bir meblağ olduğunu, davacı tarafın delillerinde yazılı bir sözleşme ibraz etmediği gibi yazılı bir sözleşmeye de dayanmadığını, bununla birlikte davacı şirketin müvekkili aleyhine fatura düzenlediğini ve bu faturaya dayanarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, davacı tarafından, dayanak gösterilen mezkur faturanın iddia edilen borcu ve akdi ilişkiyi ispatlayacak bir delil olmadığını, davacının müvekkili şirketi temerrüde düşürmesi gibi bir durum da söz konusu olmadığını, her ne kadar yapılacak yargılama sonucunda müvekkili şirketin borçlu olmadığı ortaya çıkacak ise de aksi durumda dahi icra inkar tazminatına hükmedilebilme imkanı olmadığını, bu nedenlerle haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Çatalca İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 95.654,40-TL fatura alacağının ve 1.627,44 TL işlenmiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu edilen fatura nedeni ile davacının davalı şirketten alacaklı olup olmadığı hususlarının tespitinden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''....Davacı ... ticari defter ve belgelerinde, davalı ... 95.654,40 TL fatura alacağı olduğu tespit edilmiş, bu alacağa ilişkin davalı ... temerrüte düştüğüne dair bilgi ve belgeye rastlanılmamış olup, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı tespiti için de davalı ... ticari defter ve belgelerinin incelenmesi gerektiği....'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için Kahramanmaraş Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat neticesinde aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan 95.654,40-TL tutarında alacağı olduğunun sabit olduğu, tarafların BA/BS bildirimlerinin birbiri ile örtüştüğü, bu halde takibe konu fatura içeriği malzemenin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak asıl alacağı yönünden davasını ispat ettiği, dava dilekçesi ekinde yer alan ihtarnamenin usulüne uygun şekilde davalı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, sunulan posta alındı evrakı içeriğinden evrak içeriğinin anlaşılamadığı, bu halde davalı tarafın icra takibi başlatılmadan önce temerrüde düşürülmediğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptaline, işlemiş faiz talebi yönünden reddine, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 95.654,40-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 19.130,88-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 6.534,15-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.174,93-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.359,22-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.663,33- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.539,52-TL'sinin davalıdan, 60,48-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 4.590,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.512,88-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.627,44-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza