T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/631
KARAR NO : 2025/110
DAVA KONUSU : Alacak
DAVA TARİHİ : 01/10/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 11.09.2023 tarihinde davalı şirketten 0 km 2023 Model .... marka bir araç satın aldığını, aracın 12.09.2023 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, söz konusu aracın müvekkili şirkete tesliminden sonra araç torpidosunda çizikler ve yırtıkların olduğunu, bu hususta davalı şirket ile iletişime geçilmiş ise de bir sonuç alınamadığını, söz konusu ayıba ilişkin müvekkili şirket tarafından 15.09.2023 tarihinde Gaziosmanpaşa .... Noterliği ... Yevmiye numarası ile "aracın misli ile değişimi talepli" ihtarname gönderildiğini, ancak gönderilen ihtarnameye rağmen yine davalıdan herhangi bir sonuç alınamadığını, satılan malın ayıplı olduğunu, dava konusu aracın torpidosunda yırtık ve çiziklerin olması maldaki ayıbı gösterdiğini, malın ayıplı olması halinde satıcının ayıptan sorumlu olması sebebiyle alıcının birtakım seçimlik haklarının olduğunu, müvekkili adına ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasını talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100 TL olmak üzere, bilirkişi hesaplaması sonucu araç bedeli üzerinden ayıp oranında indirilecek miktarın davalıdan tahsili ayıp oranında bedelinden indirime karar verilmesi halinde davacıya iade edilecek meblağın davalıdan avans faiziyle alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesindeki beyan ve iddialarının gerçek dışı olduğunu, kabulü mümkün olmadığını, davacının davayı daha önce (10.11.2023) Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas ... karar sayılı dosyasında "misli ile değişim veya satış bedelinden indirim yapılması" talepli olarak açtığını, mahkemece eksik harcın tamamlanması aksi halde dosyanın işlemden kaldırılacağı davacıya bildirildiğini, davacı süresi içerisinde eksik harcı tamamlamadığından mahkemece dosya işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, malıh ayıplı olması durumunda tüketicinin seçimlik haklarını düzenlendiğini, tüketicinin seçimlik haklarını tek yanlı ve varması gereken bir irade açıklamasıyla kullanmasının gerektiğini, davacı Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açmış olduğu davada "misli ile değişim ve satış bedelinde indirim" seçimlik haklarını kullanmış olup, mahkemenizde açmış olduğu davanın usulden reddinin gerektiğini, davaya konu olayda davacının aracı 11.09.2023 tarihinde satın aldığını, ayıp ihbarını ise 15.09.2023 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edilen Gaziosmanpaşa .... Noterliği’nin ... yevmiye nolu ihtarı ile yani kanunun öngördüğü azami ayıp bildirim süresi geçtikten sonra yaptığını, anılan ihtarnameye Beşiktaş .... Noterliği’nin 20.09.2023 Tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile cevap verilmiş ve ihtara konu tüm talep ve iddiaların reddedildiğini, davacının beyanından araç torpidosunda var olduğunu iddia ettiği çiziği yani “açık ayıbı” 12.09.2023 tarihinde öğrendiğini, yasaya göre açık ayıplar işin kabulü anında, gizli ayıplar ortaya çıktığında vakıf olur olmaz bildirilmesinin zorunlu olduğunu, aksi halde ayıptan ötürü başvuru hakkının düştüğünü, davacı ise ayıp ihbarını teslimden 3 gün sonra yani yasal ihbar bildirim süresini geçirdikten sonra 15.09.2023 tarihinde yaptığını, davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin ... A.ş.'nin yetkili bayisi olduğunu, davaya konu olayda müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur ve yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı iddialarının kabulü anlamına da gelmemesi kaydı ve şartı ile üretici firmanın borçları ve sorumluluklarından dolayı da müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle müvekkili şirket açısından davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiğini, ayrıca müvekkili şirketin yetkili bayii olması nedeniyle distribütör firma olan, ... SATIŞ A.Ş.’ye davanın ihbar edilmesini talep ettiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunduklarını,Davacı aracı teslim alırken imzalamış olduğu 12.09.2023 tarihli ".... Araç Teslim ve Garanti Başlangıç Belgesi"nde, açıkça yazılı olup bu belge ile de davacı taraf aracı ayıpsız olarak aldığını kabul ettiğini, dolayısıyla davacının ayıp ihbarında bulunmasının mümkün olmadığını, söz konusu çiziğin davacı kullanımından kaynaklandığını, davacı tarafın huzurda görülen davaya neden olduğunu iddia ettiği olayda basiretli tacir gibi davranmadığı davanın bu yönüyle de iyi niyetli olmadığını, açıklanan nedenlerle, nedenlerle davanın bayii olmamız nedeniyle husumet yokluğundan reddine, davanın daha önce aynı taleple dava açıldığından davanın usulden reddine, hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine, davanın ... .... SATIŞ A.Ş.’.ye ihbar edilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili tarafından sunulan ihbara cevap dilekçesinde özetle; davacının 11.09.2023 tarihinde davalı şirketten 0 km 2023 model araç satın aldığını, aracın 12.09.2023 tarihinde teslim edildiğini, aracın tesliminden sonra torpidoda çizikler ve yırtıklar olduğunun tespit edildiğini, ayıp oranında bedel indirimini talep ettiğini, davalı taraf, davanın müvekkil şirkete ihbarını talep ettiğini, dava konusu araçta üretim kaynaklı herhangi bir problem olmaması nedeniyle davacının talepleri haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm taleplerin reddi gerektiğini, davacı daha önce Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas, ... K. sayılı dosyasını ikame ettiğini, aracın misli ile değişim talep ettiğini, mahkemece eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığını, söz konusu kararın kesinleştiğini, dava dilekçesinde aracın 12.09.2023 tarihinde teslim alındığının belirtildiğini, huzurdaki davanın ise aracın teslim alınmasından uzun bir süre geçtikten sonra ikame edildiğini, araç torpidosunda var olduğu iddia edilen çiziğin ancak açık ayıp olarak değerlendirilebileceğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesi talep ettiğini, dava konusu araç son teknoloji ürünü olduğunu, son derece modern tesislerde yüksek kalite standartları ile üretildiğini, bu nedenle araçta üretim kaynaklı kusur olmasının mümkün olmadığını, davacının aracının üretimden kaynaklı ayıplı olarak kendisine satıldığı iddiasını kabul etmediklerini açıklanan nedenlerle, davanın öncelikle usulden reddine, esasa girilmesi halinde dava konusu aracın fabrika çıkışı orijinal haliyle satılmış olması, araçta ayıp veya arıza bulunmaması, aracın ayıpsız şekilde teslim edildiğinin davacı tarafça tutanak altına alınmış olması nedenleriyle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, TBK 227. maddesi uyarınca ayıplı satıştan kaynaklı satış bedelinde ayıp oranında indirim yapılmasına ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında 08.11.2023 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının mahkememiz davacısı, davalısının mahkememiz davalısı olduğu, 10/11/2023 tarihli dava dilekçesi ile 11/09/2023 tarihli 2023 Model ... marka aracın satım sözleşmesinden kaynaklı aracın ayıpsız misli ile değişim olmadığı taktirde terditli olarak satış bedelinden indirim yapılması talebinde bulunulduğu, 15/02/2024 tarihinde eksik harca ilişkin ara karar kurulduğu, 01/03/2024 tarihinde eksik harcın tamamlanmadığından dosyanın işlemden kaldırıldığı 27/08/2024 tarihinde davanın açılmamış sayılmamasına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği görülmüştür.
Uyuşmazlık,TBK 227. maddesi uyarınca ayıplı satıştan kaynaklı satış bedelinde ayıp oranında indirim yapılmasının mümkün olup olmadığı, davacının Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasındaki talebinin seçimlik hakkının kullanılmasına ilişkin olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktalarındadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesinde; "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir." ,
Aynı Kanun'un "Ayıptan Sorumluluk" başlıklı 219 uncu maddesinde; " Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.",
6098 sayılı TBK’nın 227. Maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.
Gerek ticari satım, gerek tüketicilere yönelik ticari olmayan satımlarda ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılması yenilik doğurucu hak niteliğindedir. (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 13. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2013, s. 127; Yavuz, Cevdet; Satıcının Satılanın (Malın) Ayıplarından Sorumluluğu, Beta Yayınevi, İstanbul 1989 (Satım), s. 141; Aslan, Yılmaz; 6502 sayılı Kanuna Göre Tüketici Hukuku, 4. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2014, s. 165-166; G).
Seçimlik yenilik doğurucu hakların bir kez kullanılması halinde, sonradan bu seçimden dönülmesi ve başka bir seçimde bulunulabilmesi mümkün değildir (Yargıtay 11. HD'nin 08.04.2021 T. ve 2019/4094 E. – 2021/3484 K.). Seçim hakkının değiştirilmesi “ıslah” suretiyle bile mümkün olamaz (Yargıtay 11. HD'nin 11.02.2020 T. ve 2018/4145 E. – 2020/1212 K. ; Yargıtay 11. HD'nin 12.11.2019 T. ve 2019/296 E. - 2019/7125 K. ; Yargıtay 13. HD’nin 05.06.2008 tarih ve 2008/1735 E., 2008/7867 K.). Islah ancak usul işlemlerinden geri dönmeyi sağlar. Maddi hukuka dayalı yenilik doğurucu hak niteliğindeki seçimlik haklardan geri dönmeye imkan vermez.
Davanın açılmamış sayılması kararı verilmesinin en önemli sonucu davanın açılmış sayılması ile meydana gelen sonuçların ortadan kalkmasıdır. Dava açılmasının maddî hukuk ve usul hukuku açısından sonuçlar doğurur. Dava açılmasının maddî hukuk bakımından sonuçları, zamanaşımının kesilmesi, hak düşürücü sürenin korunması, bazı kişisel hakların malvarlığı hakkına dönüşmesi, iyiniyetin kötü niyete dönüşmesi ve davalının temerrüde düşmesidir. Davanın açılmasının usul hukuku bakımından sonuçları ise; mahkemenin davayı incelemesi zorunluluğunun doğması, dava şartları davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi, davanın açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanması, derdestlik, davayı geri alma yasağı, davayı genişletme ve değiştirme yasağının doğmasıdır.(Elgün, Emel Şeyda: Medenî Usul Hukukunda Davanın Açılmamış Sayılması Ve Sonuçları
, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans tezi 2010, s. 207.)
Davanın açılmamış sayılması kararı, davanın maddî varlığını sona erdirmez, bu sadece itibarî bir düşüncedir. Bu nedenle de dava dosyası üzerinde yapılan maddî işlemlerin sonunun ne olacağı düşünülebilir. Dava dosyasının içindekiler (dava malzemeleri) taraf beyanları yönünden bir belge niteliğine dönüşebilir. (Elgün, Emel Şeyda: Medenî Usul Hukukunda Davanın Açılmamış Sayılması Ve Sonuçları
, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans tezi 2010, s.195 )
Bir başka ifade ile davanın açılmamış sayılması halinde maddi hukuka ilişkin bazı sonuçlar, daha sonra yeni bir dava açılması halinde tamamen ortadan kalkmamakta, ancak usule ilişkin sonuçların tümü ortadan kalkmaktadır. (Özmumcu, Seda: Davanın Açılmasına Bağlanan Hukuki Sonuçların Davanın Açılmamış Sayılması Halinde Değerlendirilmesi, İÜHFM C. LXX, S. 2, s. 183-206, 2012, s.205)
Somut olay bakımından, davacı tarafın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... K. dosyadında TBK m.227'de sayılan seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını halihazırda kullanmış olup, seçimlik hakkından 1 tanesini kullanmış ve tüketmiş olmasına rağmen bu kez mahkememizde 2. seçimlik hakkını kullanmak istediğinden bahisle ayıp oranında indirim talepli dava açılmıştır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre de yasanın alıcıya tanıdığı seçimlik hakların bozucu nitelikli inşai haklardan olup kullanılmakla son bulduğundan bundan rücu edilemeyeceği, seçimlik hakkının bir tanesinin seçilmesi anlamına geldiği ve seçimlik haklardan birisi kullanılınca diğer seçimlik haklarının kullanılamayacağı sabittir. Her ne kadar davacı tarafça Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden bahisle bu iradenin kullanılmış sayılamayacağı iddia edilmiş ise de, yukarıda da bahsedildiği gibi önceki davanın açılmamış sayılması durumu maddi hukuka ilişkin olarak seçimlik hakkın kullanılmasına dair bozucu inşai hak olup bir kez kullanılması halinde, sonradan bu seçimden dönülmesi ve başka bir seçimde bulunulabilmesi mümkün olmadığından davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
AÇILAN DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL'den mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin verilen kararın niteliği nazara alınarak davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır