T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/634
KARAR NO : 2025/28
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirket aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Örnek No:7 ödeme emri davalı yana usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalı borçlu ise tebliğ edilen ödeme emrine karşı yetkiye, borca ve sair hususlara itiraz ettiğini, yapılan yetki itirazı üzerine dosyanın Küçükçekmece İcra Müdürlüğüne tevdi edilmiş ve icra takibi .... Esas numaralı dosya ile devam ettiğini, söz konusu icra dosyasından gönderilen Örnek No:7 ödeme emri de davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalı taraf, borcuna ilişkin olarak gönderilen bu ödeme emrine karşılık borcun tamamına itiraz etmiş ve bu sebeple icra takibinin durduğunu, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinin olduğunu, defter kayıtlarından bu hususun görülebileceğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşamama neticesiyle sonuçlandığını, açıklann sebeplerle ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik; borçlunun, yerinde olmayan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan işbu itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, argılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözle uyarınca uyuşmazlığın çıkması halinde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığından bahisle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı şirketle 01.08.2023 tarihinde akdedilen “Hizmet Sözleşmesi” uyarınca müvekkili şirkete ait kargoların davacı şirket tarafından alınarak alıcılara taşınması, dağıtımı ve teslimi hususunda anlaşma sağlandığını, ancak bu süreçte davacı şirket tarafından yüklenilen edimlerin gereği gibi yerine getirilmediğini, müşteriye teslim edildiği iddia edilen ürünlerin daha sonra müvekkili şirkete iade edildiğini, ürünlerin hasarlı olarak müşterilere ulaştırıldığını, en son iade döndüğü belirtilen ürünlerin davacı şirketin deposunda kaybolduğu belirtilerek müvekkil şirkete geri teslim edilmediğini, müvekkil şirket bu ayıplı hizmet karşısında müşterilere teslim edildiği iddia edilen ancak daha sonra müvekkili şirkete iade dönen kargolar nedeniyle alıcı müşteriler ile arasında sıkıntılar yaşamış ve bu nedenle ciddi miktarda maddi- manevi zararlara uğradığını, davacı tarafça taraflar arasındaki cari hesap ilişkinden kaynaklanan bakiye alacak bulunduğu şeklindeki iddiaya dayalı olarak Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takibi başlattığını, davacı takibe dayanak olarak cari hesap dökümü sunmuşsa da cari hesap dökümünün davacı tarafın alacaklı olduğunu iddiasını ispatlamadığını, müvekkilin davacı tarafın iddiası gibi bir borcunun olmadığını, davacı tarafın tanık delilinin alacağın ispatı mümkün olmadığından tanık deliline muvafakat etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte likit bir alacak söz konusu olmadığından icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini, açıklanan nedenlerle, öncelikle tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında akdedilen sözleşme ile uyuşmazlık durumunda İstanbul (Çağlayan) mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulüyle işbu davanın yetkisizlik nedeniyle USULDEN reddine, mahkeme aksi kanaatte olunması halinde açıklanan nedenlerle dayanaksız ve ispata kavuşmayan davasının ve icra inkar tazminatı talebinin esastan reddine, aksi kanaatte olunması durumunda davacı yanın müvekkil şirkete sunduğu ayıplı hizmet nedeniyle müvekkil şirketin maddi-manevi zararlarının takas/ mahsup edilmesine, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığından, davacı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı taraf süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş olup, Mahkememizce öncelikle yetki durumu incelenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz.
Dosya tüm deliler ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki 01.08.2023 tarihli ‘Hizmet Sözleşmesi’nin 9.10. Maddesi gereğince taraflar sözleşme ile ilgili doğacak ihtilaflarda İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin, sözleşme ile yetkili mahkemeyi belirleyebilecekleri öngörülmüştür. Dava konusu olayda tarafların ikisi de tacir olduğu takdirde yetki sözleşmesi geçerli olacaktır. Tarafların tacir olduğu hususunda Yargı Yeri belirleme kararından ve dosyadaki belgelerin tamamından anlaşıldığı gibi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki yetki sözleşmesinde, yetkili mahkemenin İstanbul Merkez (Çağlayan) mahkemeleri olduğu, davalının süresinde cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla sözleşmesinin 12. maddesi ve HMK madde 17 uyarınca mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle, yetki sözleşmesi dikkate alınarak HMK'nın 114/1-ç ve 115. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince davacının yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL(ÇAĞLAYAN) NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmesinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 331/2 maddesi gereğince yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet yetkisizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
4-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İSTANBUL(ÇAĞLAYAN) Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İSTANBUL(ÇAĞLAYAN) Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır