T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/638
KARAR NO : 2025/23
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tekstil ve kumaş ticareti ile iştigal etmekte olduğunu, davalı-borçlu ile aralarındaki ticari münasebet neticesinde kumaş sattığını, davalı -borçlu şirketin cari hesap borcunu ödememesi üzerine borçlu aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasıyla genel haciz yolu ile icra icra takibi yapıldığını, borçluya örnek 7 ödeme emri tebliğ edilmiş, borçlu tarafından takip konusu fatura karşılığı olan kumaşların teslim alınmadığı, kumaş alınmış gibi fatura düzenlendiği iddiası ile borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak yapılan görüşmelerde davalı ile anlaşma sağlanamadığını, davalının iddiasının doğru olmadığını, davalının imzasını taşıyan kumaş teslimine ilişkin çeki listeleri ve belgelerden de görüldüğü üzere, fatura konusu kumaşların borçluya teslim edildiğini, e-fatura olarak faturaları kesildiğini, davalı-borçlu, müvekkil şirkete olan borcunu hiçbir şekilde ödemediğini, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı şirketin Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava masraf ve ücreti vekaleten davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığın, davaya konu edilen alacak tutarının esas olarak müvekkilden '' kur farkı '' gerekçesi ile talep edildiğini, davacının yasal olarak böyle talepte bulunmasının mümkün olmaması nedeniyle de müvekkil tarafından davacı şirket yetkilisi (davacı şirketin eski ortağı) .... hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... sor sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilin kur farkı ödemesini kabul etmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını, davacının kanunen kur farkı talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili ile arasında Yargıtay'ın aradığı kriterlerden olan yabancı para birimi üzerinden ticari ilişki kurulduğuna dair sözleşme olmadığını, ayrıca müvekkil çek ile olan ödemeleri TL üzerinden yaptığını, davacının sunmuş olduğu 01.02.2024 düzenleme tarihli ve 416.957,18 TL tutarlı fatura dikkate alındığında çeki defterinde 1 yıl öncesine yani 2023 tarihine ait evrakların bu faturaya dayanak yapıldığını, bu hususun V.U.K'nın 231. Maddesine aykırı olduğunu, fatura malın tesliminden itibaren 7 gün içinde düzenlenmesi gerektiğini, müvekkili dava dilekçesi ekinde Ek.2 olarak bulunan 16.02.2024 tarihli ve 231.435,38 TL tutarındaki faturaya ilişkin borcuyla ilgili olarak davacı şirket çalışanı ...'ya 190.080,00 TL tutarlı .... Bankası'nın ... seri numaralı çeki ile ödeme yaptığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Taraf vekilleri 08/01/2025 tarihli uyap üzerinden gönderilen dilekçeleri ile feragat talebinde bulundukları görülmüştür.
Taraf vekillerinin vekaletnameleri incelendiğinde davadan feragat ve feragati kabul yetkilerinin bulunduğu görülmüştür.
HMK madde 307 hükmü;"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. "
HMK madde 309 hükmü; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. "
HMK madde 310 hükmü; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "
HMK madde 311 hükmü; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir."
Dosya tüm deliler ile birlikte değerlendirildiğinde; davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı şirket yetkilisinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
1-Ön inceleme aşamasında davadan feragat edilmesi nedeniyle alınması gereken 427,60-TL'nin 1/3'üne denk gelen 142,53-TL harcın davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 4.469,84 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 4.327,31-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davadan feragat nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6-Davadan feragat edildiği ve tarafların vekalet ücreti talebi olmadığı nazara alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır