T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/641 Esas
KARAR NO : 2025/32 Karar
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 02/10/2024
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı .... Anonim Şirketi tarafından, Bakırköy Arabuluculuk Merkezine müvekkili aleyhine Ticari uyuşmazlıktan kaynaklı arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve Bakırköy Arabuluculuk Bürosu .... numaralı dosyası üzerinden sürecin başladığını, başvuruya binaen arabulucunun müvekkili şirket ile ... aracılığıyla iletişime geçtiğini, akabinde müvekkili şirketin arabuluculuk safhasında taraflarını görevlendirdiğini, taraflarca yapılan görüşme neticesinde ilk toplantının 27.09.2024 tarihinde gerçekleştirilmişse de ilk toplantıda netice alınamaması sebebiyle müzakereler için ikinci bir toplantı günü tayin edildiğini, 27.09.2024 tarihli ilk toplantıda müvekkili şirketi temsilen toplantıya Av. ... ve ...'nın katıldığını, ne var ki, ilk toplantı sonrasında müvekkili şirket ile yapılan görüşmede süreci etkin ve etkili yönetemediği anlaşılan yetkili avukatların bilhassa müvekkili şirketin isteğiyle Arabuluculuk sürecine devam etmemek üzere azledildiğini, müvekkili şirketin yapılacak 30.09.2024 tarihli 2. toplantıya vekil sıfatıyla tarafının mutlaka katılması hususunu ayrıca bildirdiğini, ikinci toplantıda müvekkili şirket adına toplantıya her ne kadar kendisi katılacaksa da 29.09.2024 Pazar günü akşamında yaşadığı rahatsızlık ve bir çene komplikasyonu yaşadığını, ... Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene cerrahisi Poliklinik'inde Dr. ... tarafından yapılan Gratolojik Kas Muayenesi sonucu 30.09.2024 tarihinden 04.10.2024 tarihine kadar istirahatte olduğuna ilişkin rapor düzenlendiğini, 30.09.2024 yapılacak ikinci toplantı saatinden önce mazereti ve raporu arabulucuya bildirilmiş ve ikinci toplantının en erken 05.09.2024 tarihine ertelenmesinin istenildiğini, ancak arabulucunun bu gerekliliği dikkate almaksızın ikinci toplantıyı raporlu olmasına rağmen gerçekleştirmek istediğini, hal böyle olunca, Arabuluculuk görüşmesine bir önceki güne kadar yurtdışında olan ve süreci yeterince takip edemeyen müvekkili şirket yetkilisi ...'in asaleten katılmak zorunda kaldığını, en nihayetinde, yapılan ikinci toplantıda müvekkilin savunma hakkı engellenmek suretiyle etkin ve etkili bir süreç yönetilemediğinden anlaşma da sağlanamadığını ve müzakere sürecinin sona erdiğini, 30.09.2024 tarihli Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirket aleyhine başvurulan Ticari uyuşmazlıktan kaynaklı 30.09.2024 tarihli dava şartı arabuluculuk tutanağı ve anlaşamama belgesinin iptalinin gerektiğini, müvekkilinin Arabuluculuk safhasında uzlaşma niyetinde iken, yeterli süre verilmeden ve vekili rahatsızken bu sürecin kapatılması hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin dava ile uğraşmak istemediğini, süreci sulh yoluyla kapatmak istediğini, ancak somut olayda başvurucu ve arabulucunun bir an evvel süreci bitirme gayreti içine girdiklerini bu yönüyle de sürecin hukuka aykırı işletildiğini, yargılama süresince hak kayıplarını önlemek amacıyla 30.09.2024 tarihli ve .... numaralı Son Tutanak ve Anlaşamama belgesi hakkında tedbir kararı verilmesini mahkemeler nezdinde kullanılamamasını, yasalara ve hukuka aykırı 30.09.2024 tarihli ve ... numaralı Arabuluculuk Son Tutanağının ve Anlaşamama Belgesinin iptalini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının .... tarihli fuar etkinliği nedeniyle haksız rekabetin önlenmesi ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminatın tazmini talebiyle 09.09.2024 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığını, başvuruları üzerine 10.09.2024 tarihinde Arabulucu ....'in görevlendirildiğini, Arabuluculuk ve haksız rekabet konusu olan fuar tarihinin (...) yakın olması nedeniyle yakın bir toplantı günü tayin edilmek istenmişse de; davacı firma yetkilisinin Ankara'da olduğunu, 27.09.2024 tarihinde İstanbul'a geleceğini ve toplantıya vekiliyle birlikte yüz yüze katılmak istediğini belirttiğinden ilk toplantı tarihinin 27.09.2024 olarak belirlendiğini, ilk toplantı tarihi gününde ise, davacı şirket yetkilisinin yurt dışında olduğu beyan edilerek davacının iki vekilinin katılmasıyla ve telekonferans yoluyla ilk toplantı gerçekleştirildiğini, bu toplantıda davacı tarafından taleplerine karşı herhangi bir dönüş yapılmadığını, toplantının ertelenmesi talep edildiğini ve 30.09.2024 tarihine (sürecin son haftasına) ikinci toplantı günü tayin edildiğini, ikinci arabuluculuk toplantısına çok kısa bir zaman kala davacı ilk toplantıya katılan vekillerin görevlerine son verdiklerini, Av. ...'in ise mazereti nedeniyle toplantıya katılamayacağını bu nedenle ikinci toplantının da ertelenmesini talep ettiğini, ne var ki; davacının 3 haftalık arabuluculuk sürecinde taleplerine karşı hiçbir teklifte bulunmaması, ve süreci uzatmak amacıyla kötü niyetli olarak toplantıyı 3. defa ertelemek istemesi nedeniyle taraflarına davacı vekilinin mazereti kabul edilmediğini, neticeten arabuluculuk süreci, şirket yetkilisinin katılımıyla 30.09.2024 tarihinde tarafların görüşme sonunda anlaşmaya varamaması nedeniyle anlaşamama olarak sonuçlandırıldığını, akabinde; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasıyla ... tarihli etkinliğin tedbiren durdurulması, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebiyle davacı aleyhine dava açıldığını, tüm bu hususlar dikkate alındığında; davacının asıl gayesinin kötü niyetli olarak arabuluculuk sürecini sürüncemede bırakmak ve söz konusu fuar etkinliği öncesinde dava açılmasını engellemek olduğunun açık olduğunu, davacının arabuluculuk sürecinin başından itibaren taleplerinin arabulucu aracılığıyla kendilerine iletilmesine rağmen tekliflerine karşı olumlu veya olumsuz hiçbir dönüş yapmadığını, ilk toplantıyı şirket yetkilisinin yüz yüze toplantıya katılacağını belirterek ertelettiğini, toplantı günü şirket yetkilisinin yurt dışında olduğunu belirterek vekil aracılığıyla toplantı gerçekleştirdiğini, ardından ilk toplantıya katılan vekili azlettiğini belirterek Av. ...'in toplantıya katılacağını belirttiğini, Av. ... toplantı gününde mazeret bildirerek toplantının 3. kez ertelenmesini talep ettiğini ve nihayetinde şirket yetkilisinin toplantıya katılımıyla görüşmelerin sağlandığını ve sürecin anlaşmama olarak sonuçlandığını, davacının iddialarının aksine; dava konusu arabuluculuk süreci usul ve yasalara uygun olarak gerçekleştirildiğini ve arabulucu tarafından davacıya taleplerinin değerlendirilmesi yeterli bir süre verildiğini, davacının tamamen kötü niyetli olarak süreci uzatmaya çalıştığını, arabuluculuk son toplantısının davacı şirket yetkilisinin katılımıyla usul ve yasalara uygun olarak gerçekleştirildiğini, bu sürecin ve davacının iddialarına ilişkin olarak arabulucu ....'in dinlenmesini talep ettiklerini, neticede haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 30/09/2024 tarihli ve .... sayılı arabuluculuk son tutanağının iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasının incelenmesinde; işbu dosyanın davalısı ... Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. Vekili tarafından 09/09/2024 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulması üzerine işbu dosya davacısı olan ... Fuarcılık A.Ş.'ye ilk toplantı tarihi olan 27/09/2024 tarihi saat 16:00'da yapılacak toplantı ile ilgili bildirimde bulunulduğu, toplantının telekonferans yolu ile yapıldığı, ilk toplantının her iki taraf vekilinin katılımı ile gerçekleştiği, başvurucunun haksız rekabetin önlenmesi ve haksız rekabetten doğan tazminat isteminin bulunduğu, karşı taraf olan davacı ... vekilinin başvurucunun taleplerinin mali yönü konusunda değerlendirmek üzere süre istemesi üzerine tarafların kabulü ile toplantının 30/09/2024 tarihi saat 13:00'e ertelenmesine karar verildiği, aynı gün karşı taraf vekili Av. ... tarafından dosyaya sunulan yetki belgesinin iptal edildiğinin ve toplantıya kendisinin katılacağını belirtir mail gönderildiği, arabulucu tarafından toplantının ertelendiği gün ve saatin yeni vekile bildirildiği görülmüştür. İkinci toplantı öncesinde karşı taraf vekili Av. ...'in toplantının ertelenmesini talep eden mazeret dilekçesi ve ekinde istirahat raporu sunduğu, toplantı gününde başvurucu taraf vekilinin mazeret isteminin süreci uzatmaya yönelik olması nedeni ile kabul etmediklerini, süreci sonlandırmak istediklerini beyan ettikleri, mazeret bildiren vekilin çenesindeki ağrıdan dolayı konuşamadığına ilişkin beyanı üzerine karşı taraf şirket yetkilisine ulaşıldığı ve şirket yetkilisinin yeniden aynı sebeple 1-2 günlük süre talep ettikleri, başvurucu vekilinin sürecin aldığı aşama ve fuar konusundaki yasal işlem süresi göz önünde bulundurularak talebin reddini talep ettiği ve arabulucu tarafından taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına ilişkin tespiti ile sürecin sonlandırıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı şirket her ne kadar arabuluculuk sürecinde vekil ile temsil edilmesinin önüne geçildiğinden ve bu nedenle hak kaybına uğradıklarından bahisle arabuluculuk tutanağının iptali isteminde bulunmuş ise de, davacı/karşı taraf vekilinin arabuluculuk ilk toplantısına vekil aracılığı ile katıldığı, vekilin taleplerin mali yönü konusunda değerlendirme yapmak üzere süre talep etmesi üzerine arabulucu tarafından süre verildiği, yeni toplantı gününde davacı/karşı taraf şirketi temsil edeceğini bildiren vekile yeni toplantı günü hakkında bilgi verildiği halde yeni toplantıya katılacağını bildiren Av. ...'in sonrasında mazeret isteminde bulunarak toplantının ertelenmesi talebinde bulunulduğu ancak netice itibari ile şirket yetkilisinin şirketi temsilen toplantıya katıldığı, bu halde tarafların usulüne uygun şekilde katılımının sağlandığının kabulünün gerekeceği, şirket yetkilisi ilk toplantıda süre erteleme talebinde bulunulurken bildirilen sebep doğrultusunda yeniden süre verilmesini talep etmiş ise de, aynı sebeple yeniden süre istenilmiş olmasının süreci uzatmaya yönelik olduğu kanaati uyandırdığı, ayrıca şirket yekilisinin 2-3 gün süre talep etmesine rağmen mazeret bildiren vekilin sunmuş olduğu raporun 7 günlük olduğu göz önünde bulundurulduğunda işbu dava açılırken bildirilmiş olan sürecin av. ... tarafından yürütülmesinin istenildiği yönündeki beyanların da bir geçerliliğinin bulunmadığının görüldüğü, zira arabulucu tarafından talep doğrultusunda 3 gün süre verilmiş olsa idi dahi yeni toplantıya Av. ...'in sunmuş olduğu rapor doğrultusunda katılımının mümkün olamayacağı, ilk toplantıda verilen sürede başvurucunun taleplerinin mali yönden görüşülme olanağının bulunduğu, şirket yetkilisi tarafından da şirket menfaatleri doğrultusunda bir görüşme yapılabileceği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafın arabuluculuk sürecinin usule uygun olarak yürütülmediği yönündeki beyan ve taleplerinin geçerliliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki; iptali istenilen arabuluculuk tutanağına konu arabuluculuk sürecinin tarafların anlaşamaması ile neticelendiği, bu durumda arabuluculuk tutanağının taraflar arasında hak ve borç doğuracak bir sözleşme niteliğinde olmadığı ve dolayısıyla davacıyı hak kaybına uğratacak mahiyette olmadığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TLharcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı