T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/682 Esas
KARAR NO : 2025/829
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.09.2024 tarihinde Silivri İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile fatura borcunu ödemeyen davalı adına icra takibi başlatıldığını, ..,...,...,... nolu faturaların tutarının toplamda 262.269,28-TL olduğunu, ilgili faturalar ile verilen hizmete ilişkin olarak, teslim tesellüm belgelerinin iş bu dava dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı ile davalı şirketin iletişim için kullandığı ortak ... grubunda yapılan işlemlere ilişkin kayıtlar ile mutabakatların, mailin mevcut olduğunu, borçlu vekilinin 15.09.2024 tarihinde takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, davalının birden fazla bankaya ve SGK ile birçok kamu kurumuna vergi vb. yüklü miktarda borçlarının olduğunu şifahen öğrenildiğini, bu nedenle davalının taşınır taşınmaz mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığını, davacı şirket tarafından söz konusu faturalara dayanak teşkil edecek malın müvekkili şirkete teslim edildiğine ilişkin kesin ve yazılı delil sunulmadığını, davacı tarafından işbu dosyaya sunulan teslim belgelerinde gönderici firma .... Gıda iken alıcı firma davacı şirket olduğunu, hal böyleyken davacı şirketin mal teslimine ilişkin dosyaya sunmuş olduğu teslim belgelerinin davacı şirket aleyhine olduğunu, bu bağlamda davalıdan hiç bir alacağı bulunmadığı halde davalıca gönderilen ürünlerin teslim belgeleri ile davalıdan alacak talebinde bulunulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı şirketin alacağı bulunduğuna ilişkin dosyaya sunduğu faturalara istinaden müvekkili şirketin borcu bulunmadığını, ayrıca davacı şirket tarafından işbu dosyaya sunulan faturalara ilişkin malın müvekkili şirkete teslim edildiğini kanıtlar somut delil sunulmadığını, 8 gün içerisinde faturaya itiraz edilmemiş olmasının borcun kabul edildiği anlamına gelmeyeceğini, itiraz edilmemiş faturanın alacağın kesin ispatını sağlamayacağını, diğer taraftan davacı tarafından işbu davaya konu faturaların müvekkiline tebliğ edildiğine dair dosyada delil bulunmadığını, faturaya süresinde itiraz edilmemesinin, düzenleyen lehine delil olabilmesi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi olması ve malların teslim edildiğinin kanıtlanmış olması gerektiğini, her ne kadar kanunda 8 gün içinde itiraz edilememesi halinde faturanın içeriğinin kabul edildiği ifade edilmişse de bu hükmün faturadaki her türlü bilginin doğruluğunun kabul edildiği veya malın alıcıya teslim edildiği anlamına gelmediğini, fatura alacaklısı, faturasına itiraz edilmese bile malı teslim ettiğini veya işi yaptığını ispat etmek zorunda olduğunu, faturanın tek başına mal tesliminde bulunulduğunu kanıtlamadığını, bunun kanıtlanması için yetkili kişilerce imzalanmış teslim belgesi/sevk irsaliyesi sunulması gerektiğini, dosyaya davacı şirket tarafından sunulan teslim belgelerinde gönderici firma müvekkili şirket olduğunu, mal tesliminin müvekkili şirket tarafından yapıldığı dikkate alındığından müvekkil şirketin davacı şirketten alacağının bulunması gerektiğini, bu bağlamda davacı tarafından alacağı bulunduğundan bahisle dosyaya sunulan teslim belgelerinin davacının alacağının bulunduğuna delil olarak gösterilemeyeceğini, dosyaya sunulan ... yazışmaları malın teslimini kanıtlamamakta olduğunu, delil başlangıcı olarak kullanılmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, nitekim söz konusu konuşmaların kimler arasında yapıldığının ispata muhtaç olduğunu, söz konusu ... yazışmalarında malın teslimine ilişkin somut bir veri bulunmadığını, nitekim davacı tarafından dosyaya sunulan konuşma ekran görüntüleri, numaralar farklı isimlerde kaydedilerek ve teslime ilişkin konuşma yapılmış gibi gösterilerek herkesin kolaylıkla elde edebileceği bir görüntü olabileceğini, davacı tarafından dosyaya sunulan görüntülerin gerçekliğinin ispatının ayrıca başka bir inceleme ve ispat kuvveti gerektirmekte olup söz konusu görüntülerin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, işbu dosyada alacağını ispat yükünün davacı şirkette olduğunu, davacı tarafından söz konusu alacağın varlığını kanıtlar somut delil sunulmadığını beyanla davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 262.269,28-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, faturaya konu malların davalı tarafa teslim edilip edilmediği, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...1. Tarafların ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, ancak envanter defteri ibraz edilmediği bu nedenle her iki taraf ticari defterlerinin de sahibi lehinde delil vasfına haiz olmadığı, 2. Davacının ticari defterlerine göre takip ve dava tarihi itibariyle davacının kaydi olarak 259,001,10TL davalıdan alacaklı göründüğü, 3. Davacının takibe dayanak faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe dayanak faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu, 4. Tarafların ticari defter kayıtları, tacirin ticari defterlerindeki aleyhe olan kayıtların her zaman delil ittihaz olunacağı ilkesi, davacının takibe dayanak faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının ticari defterlerine göre davacının 259.001,10TL davalıdan alacaklı göründüğü hususları birlikte değerlendirilerek 04.09.2024 takip tarih, itibariyle davacının 259.001,10TL davalıdan asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı, 5. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez bankası verilerinden, 04.09.2024 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 451,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına 04.09.2024 takip tarihinden itibaren 451,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
"...takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği.... diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği, davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." (T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi , 25.10.2018 Tarih, ... Esas, ... Karar.)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, tarafların ticari defterlerinin inceleme gününde sunulduğu, her 2 taraf defter ve kayıtlarına göre davacının 259.001,10-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davalı taraf icra takibine dayanak faturalara konu ürünlerin taraflarına teslim edilmediğini beyan etmiş ise de; dosya kapsamında yer alan teslim tutanakları, ... yazışmaları, faturaların davalının kayıtlarında yer alması ve BA bildiriminde de bulunmuş olması karşısında davacının faturaya konu ürünlerin davalıya teslimini ispat emiş olduğu ve davalıdan takip miktarındaki asıl alacak bakımından alacaklı olduğunu ispatladığı, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla; davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 259.001,10-TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 51.800,22-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 17.692,36-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 4.478,91-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.213,45-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 4.967,31-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 4.740,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.680,75-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 41.440,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.268,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.555,00-TL'sinin davalıdan, 45.00-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza