T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/729 Esas
KARAR NO: 2025/214 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 24/09/2024
KARAR TARİHİ: 06/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... plaka sayılı aracı 308.700,00 TL karşılığında davalıya sattığını, araç satışına dair fatura düzenlendiğini, davalı tarafın faturaya karşı yasal süresinde itirazda bulunmadığını, fatura alacağının kesinleştiğini, aracı aldığını ve bu bedeli müvekkiline ödemediğini, bu bedelin tahsili için Yalova İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı tarafın yetkiye itirazı ile icra dosyasının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına tevzi edildiğini, borçlunun yeniden borca itiraz ettiğini, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu, sürecin anlaşmama olarak düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takipteki itirazın iptali ile duran takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/09/2024 tarihli görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiştir.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında 06.03.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 10/02/2024 tarihinde 308.700,00 TL alacak talebi ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 24/11/2023 araç satış sözleşmesine istinaden 02/12/2023 fatura tarihli .... plakalı aracın satış bedeli alacağı 308.700,00 TL olarak gösterildiği, davalı tarafından 15/02/2024 tarihinde borcun tamamına itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, araç satışı nedeni ile ödenmediği iddia edilen bedel nedeni ile düzenlenen fatura nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık,Üsküdar ..... Noterliğinin 24.11.2023 tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinde ödendiği yazılan bedelin ödenip ödenmediği, ödenmediği iddiası ile düzenlenen fatura nedeni ile davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesi; "İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar.
(2)İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
(3)Mahkeme, yukarıdaki belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hâl görürse, ilgili daireden açıklama isteyebilir." şeklindedir.
Hukukumuzda delillerin; kesin ve takdiri delil ayrımı esas alınarak incelendiği, kesin delil teriminin takdiri delil teriminin karşıtı olduğu, takdiri delillerin, tanık (HMK m. 240-265), bilirkişi (HMK m. 266-287), keşif (HMK m. 288-292), senet dışındaki belgeler (HMK m. 199) ve kanunda düzenlenmemiş (HMK m. 192) deliller olduğu, bu delillerin, koşullarını ve hükümlerini kanunun tayin etmediği, hâkimi bağlamayan, hâkimin üzerinde serbestçe takdir hakkını kullanabildiği deliller olduğu, kesin delil kavramının ise, şartlarını, hükümlerini ve sonuçlarını kanunun belirlediği ve bu şartların mevcut olması hâlinde hâkimin bağlı olduğu ve takdir yetkisine sahip olmadığı deliller olduğu, iddia edilen vakıanın ispatı için kanunda kesin delil öngörülmüşse, hâkimin başka delil inceleyemeyeceği gibi iddia edilen vakıa kesin delille ispatlandığı takdirde hâkimin o vakıanın doğruluğunu kabul etmek ve uygun karar vermek zorundadır. Kesin delillerin, ikrar (HMK m. 188), senet (HMK m. 200 vd), yemin (HMK m. 225 vd) ve kesin hüküm (HMK m. 303 ve 204/1) olmak üzere dört tanedir.
HMK'nın 204. maddesi de benzer şekilde, "İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar." düzenlemelerini içermektedir. Kesin delil, yanları ve hakimi bağlayan, bu tip delillerle kanıtlanan olayın hukuksal doğru olarak kabul edilmesi gereken delillerdir. Hakimin kesin delilleri takdir yetkisi yoktur. Bu biçimde ispatlanan hususu doğru kabul etmek zorundadır. Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup bunlar, ikrar, senet, yemin ve kesin hükümdür (Hukuk Genel Kurulu’nun 14.11.2012 gün ve Esas:2012/20-583, Karar:2012/789 sayılı ilamı).
"...Bölge Adliye Mahkemesince, araç satış sözleşmesine göre davacının araç bedelinin tamamını aldığı, ispat yükü noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinin aksini iddia eden davacıda olup, davacının tek taraflı olarak düzenlenen ticari defterlerinin ispat bakımından yeterli olmadığı gibi, davalının ticari defterlerinin dosyaya ibrazının sonuca etkili olmadığı, davacının satış bedelinin bir kısmını almadığına dair iddiasını noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinin aksine yazılı deliller ile ispat edemediği, dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.........Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir..." ¸T.C. Yargıtay .... Hukuk Dairesi, .... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Üsküdar .... Noterliğinin 24.11.2023 tarih .... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin incelenmesinde araç bedelinin 308.700,00TL olduğu, satıcının aracı satarak bedelini aldığı şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının dava konusu aracı noterde düzenlenen araç satış sözleşmesi uyarınca davalıya sattığı, satış bedelinin 308.700,00-TL olduğu bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı anlaşılmıştır. Davacı noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinin aksini iddia etmekte olup ispat yükü davacı üzerindedir. HMK 204 Maddesi uyarınca noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayıldığı, aksinin tanıkla ispatı mümkün değildir. Bu nedenle davacının tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının takibe koyduğu fatura HMK’nın 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, fatura aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. Davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılması nedeni ile yemin hakkı hatırlatılmış ise de yemin metni verilen kesin süre de sunulmamıştır.
Neticeten, davacı noter satım sözleşmesinin aksini kesin delil ile ispat etmesi gerektiği, davacının tek taraflı olarak düzenlenen faturanın ispat bakımından yeterli olmadığı, HMK 204 uyarınca tanık ile de ispatın sağlanmayacağı, davacının sınırlı sayıda olan kesin delillerden ikrar, senet, yemin ve kesin hüküm ile davasının ispatlayamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının 5.271,83 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 4.656,43 TL harcın davacıya iadesine
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 TL arabuluculuk ücretinin verilen kararın niteliği nazara alınarak davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır