T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/75
KARAR NO : 2025/107
DAVA KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin "... Mah. ... Cad. .... Han No: 14 İç Kapı No: 3 Beyoğlu /İstanbul" adresinde faaliyet gösteren bir klinik işlettiğini, müvekkili şirket ile borçlu/davalı şirket arasında akdedilen ticari satım sözleşmesi gereğince müvekkili şirket "İğneli Epilasyon Cihazı, Kalıcı Makyaj Cihaz, Hydrofacial Oval Cihazı, Lenf Drenaj Cihazı, Bölgesel Zayıflama Cihazı, 3 adet Sedye Motoru, 3 adet Tabure, 1 adet Cilt Analiz Cihazı" ürünlerini satın aldığı ve satın alınan ürünlerin karşılığında 03.02.2023 tarihinde "Cihaz Ödemesi" açıklamasıyla 129.000,00 TL ile yine 03.02.2023 tarihinde "Cihaz Ödemesi" açıklamasıyla 170.000,00 TL olmak üzere toplam 299.000,00 TL ödeme yapıldığını, ürünlere karşılık gelen bedel müvekkili şirketçe vaktinde davalı şirkete ait banka hesabına ödenmiş olmasına rağmen davalı şirket bedelin ödendiği tarihten bugüne kadar sözleşmeye konu malları teslim etmediğini, Sözleşmeye konu mallara ilişkin ödemenin yapıldığı tarihten bugüne değin malların teslimine ilişkin müvekkili şirket oyalanmakta, süreç sürüncemede bırakıldığını, gelinen aşamada halen daha malların teslim edilmemiş olması hasebiyle sözleşmeye konu mallara mukabil olarak davalı şirkete ödenen 299.000,00 TL'nin havale tarihi itibariyle işletilecek yasal faiziyle birlikte müvekkili şirkete iade edilmesine yönelik olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası başlatılmış olduğunu, dosya yetkisizlik ile Küçükçekmece İcra Dairesine gönderildiği ve ... Esas sayılı icra dosyasından borçlu şirkete ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinde borcun sebebi "03.02.2023 tarihli cihazların ödemesi yapılmasına rağmen malın tesliminin gerçekleşmemesi sebebiyle para iadesi talebi" şeklinde açıklandığını, borçlu şirket 20.05.2024 tarihinde borca itiraz ettiğini, takibin devamı ve işbu itirazın iptali için işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, davanın kabulüne, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalı/borçlunun, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap dilekçesi vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE, Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, "İğneli Epilasyon Cihazı, Kalıcı Makyaj Cihaz, Hydrofacial Oval Cihazı, Lenf Drenaj Cihazı, Bölgesel Zayıflama Cihazı, 3 adet Sedye Motoru, 3 adet Tabure, 1 adet Cilt Analiz Cihazı" için davalıya yapılan ödemenin, mal teslimi yapılmadığı iddiasıyla ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında 24.07.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 299.000,00 TL alacak yönünden 30.05.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak20/05/2024 tarihli 03.02.2023 tarihli cihazların ödemesi yapılmasına rağmen malın tesliiminin gerçekleşmemesi sebebiyle para iadesi talebi olarak gösterildiği, davalı tarafından 21/05/2024 tarihinde borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Davacı; ticari ilişki kapsamında davalıya ""İğneli Epilasyon Cihazı, Kalıcı Makyaj Cihaz, Hydrofacial Oval Cihazı, Lenf Drenaj Cihazı, Bölgesel Zayıflama Cihazı, 3 adet Sedye Motoru, 3 adet Tabure, 1 adet Cilt Analiz Cihazı" için davalıya yapılan ödemenin, mal teslimi yapılmadığını ileri sürmüş; davalının süresinde davaya cevap vermemesi nedeniyle HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakıaları inkar ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflara arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, malların davalıya usulüne uygun bedelinin ödenmesine rağmen teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği, sebepsiz zenginleşme kapsamında ödenen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği noktalarındadır.
Mahkememizce taraflara defterlerini sunmaları için süre verilmiş, davacı tarafın defterlerinin Kahramanmaraşta olduğundan istinabe sureti ile davacının ticari defterleri incelenmiştir.
Talimat Mahkemesi aracılığı ile .... Talimat sayılı dosyada alınan Bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2023 yılı yasal defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı, kapanış tasdikinin Kahramanmaraş ilinde devam eden mücbir sebep nedeni ile yapılmamış olduğu ve TTK nunu hükümlerine uygun olduğu, davacının tutmuş olduğu yasal yevmiye defterin genel muhasebe standartlarına uygun olarak tutulmuş olduğu, davacının 2023 yıllarında davalıya toplam 299.000,00 TL yi EFt yapılmış olduğu sunulan banka dekontlarında ... Bankasından 03.02.2023 tarihinde Alacaklı : ...., Alacaklı Iban : .... hesabına 129.000,00 TL EFT yapıldığı tespit edilmiş ve yine 03.02.2023 tarihinde ... Bankası hesabından Alacaklı : ..., Alacaklı Iban : ... hesaba 170.000,00 TL EFT yapıldığı, Dekontlarda açıklama olarak Cihaz Ödemesi ibaresinin var olduğu, davacı ... davalıya 2023 yılında havale (EFT ) edilen toplam tutarın 299.000,00 TL olduğu bu tutara karşılığı davalı ... tanzim edilen bir fatura, davalı ... davacıya iade edilen bir para kaydı davacı yasal kayıtlarında olmadığı davacının 2023/2 ayında davalıya göndermiş olduğu 299.000,00 TL yi dönem sonu kapanış kaydında verilen sipariş avansı olarak kayıtlı olduğu ve davalıdan alacak bakiyesi olarak davacı yasal kayıtlarında yer almış olduğu, davacı ... Küçükçekmece İcra Dairesi .... esas sayılı dosyasında icraya konu edilen 299.000,00 TL asıl alacak tutarının davacı yasal kayıtlarında davalıdan alacak olarak yer aldığı, davacı tarafından talep edilen %20 den aşağıya olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı yetkisinin Sayın Mahkemede olduğu kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ve “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
TBK'nın 207. maddesine göre satım akdi kural olarak peşin olup, alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi asıldır. TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler. Faturanın davacı/alıcı tarafından sunulması ve kayıtlı olması nedeniyle, davalının ayrıca emtiayı teslim ettiğini kanıtlamasına gerek bulunmamaktadır. İspat yükü TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddesine göre davacıda olup, davacının avans ödemesini yaptığını kesin delillerle kanıtlaması gerekmektedir.
"....TBK 207/2 maddesi gereğince –sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler. Mahkemece söz konusu madde dikkate alınmaksızın çek tutarı kadar mal teslim edildiğini ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğu yönünde ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp, davacının söz konusu çek nedeniyle borçlu olmadığını ispatla yükümlü olduğu gözetilerek tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, yanılgılı gerekçe ile eksik inceleme sonucu yazılı şekile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir...." Yargıtay .. Hukuk Dairesi, 22.05.2014 Tarih, ... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yukarıda bahsi geçen Yargıtay .. Hukuk Dairesi, 22.05.2014 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi TBK'nın 207. maddesine göre satım akdi kural olarak peşin olup, alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi asıldır. Bu kapsamda davacı, yapmış olduğu ödemeyi taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında avans olarak yaptığını ispatla yükümlüdür. Davacı tarafından gönderilen ... Bankasından 03.02.2023 tarihli 170.000,00 ve 129.000,00 iki ödeme bakımından davacının "cihaz ödemesi" için yapıldığını ödeme dekontlarında açıkça belirttiği, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacı ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda da açıkça davacı defterlerinde ödemenin sipariş avansı olarak yapıldığı yazılı olduğu, 7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlendiği, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ve banka dekontlarına göre davacının davalıya avans ödemesi yaptığı anlaşılmakla davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davada ve takip talebinde davacı ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinde bulunmuş ise de, bu hususta davalının takip öncesinde temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyaya belge sunulmadığı anlaşılmakla 24.034,69-TL faiz talebi bakımından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 299.000,00-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 59.800,00- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 20.424,69-TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 5.516,63-TL'den mahsubu ile bakiye 14.908,06-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 5.516,63-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 6.005,03-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.587,50- TL yargılama giderlerinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.336,09 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye 1.251,40-TL kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk verilen kararın niteliği nazara alınarak ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.332,16 TL'nin davalıdan alınarak, bakiye 267,84-TL kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 47.840,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır